8 Haziran 2026 Pazartesi

SKAL İstanbul 70. Yılı-Yılmaz Parlar

  SKAL İstanbul 70. Yılı

Türk Turizminin Dostluk ve Barış Çınarı, Hilton İstanbul Bosphorus’ta Tarihe Yakışır Bir Geceyle Taçlandı

Türk turizminin en köklü ve saygın sivil toplum kuruluşlarından biri olan SKAL International İstanbul Kulübü, kuruluşunun 70. yılını, 7 Haziran 2026 Pazar günü İstanbul'un simge yapılarından Hilton İstanbul Bosphorus Oteli’nde düzenlenen görkemli bir törenle kutladı.

Başkanlığını Mustafa Devrim Yalçın’ın yürüttüğü SKAL International İstanbul Kulübü'nün Haziran ayı toplantısı, aynı zamanda kulübün kuruluş yıldönümüne denk gelmesi nedeniyle adeta bir tarih ve vefa buluşmasına dönüştü.

Turizm, otelcilik, seyahat, akademi ve sivil toplum dünyasının önemli isimlerini bir araya getiren gece, dostluk, dayanışma ve turizmin evrensel değerlerini yansıtan unutulmaz anlara sahne oldu.

70 Yıllık Bir Çınarın Gölgesinde

Kutlamanın gerçekleştirildiği Hilton İstanbul Bosphorus, tesadüfen seçilmiş bir mekan değildi. SKAL İstanbul gibi 70 yaşına ulaşan bu efsanevi otel, Türkiye'nin modern turizm tarihinin en önemli tanıklarından biri olarak geceye ayrı bir anlam kattı.

Otelin Genel Müdürü Todori Kalamaris’in ev sahipliğinde gerçekleştirilen organizasyon, konuklardan büyük takdir topladı.

Başkan Mustafa Devrim Yalçın ile yönetim kurulu üyeleri Seyhan Ayel, Atilla Acet, Tülay Salihoğlu, Merve Kadıoğlu, Meltem Tepeler ve Bozkurt Atabek, gece boyunca tüm davetlilerle birebir ilgilenerek örnek bir ev sahipliği sergiledi.

Seyhan Ayel'den Anlamlı Karşılama

Gecenin açılışında Yönetim Kurulu Üyesi Seyhan Ayel, davetlileri tek tek takdim ederek katılımcıları selamladı.

Ayel konuşmasında başta Hilton İstanbul Bosphorus Genel Müdürü Todori Kalamaris olmak üzere otel yönetimine misafirperverlikleri ve destekleri için teşekkür etti.

Geceye katılan isimler arasında; SKAL International Eski Dünya Başkanları Hülya Aslantaş ve Salih Çene , USDF Yönetim Kurulu Üyesi Ayşe Önen , Geçmiş Dönem SKAL USDF Türkiye Başkanı Orhon Atameriç , SKAL Marmara Kulübü Başkanı Mete Özmenç , TÜRSAB Başkan Vekili Hasan Eker, Boğaziçi Üniversitesi İİBF Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Ahmet Uşaklı,  Nişantaşı Üniversitesi Turizm ve Otel İşletmeciliği ile Turizm Rehberliği Bölüm Başkanı Berna Tuzlak, Bülent Tuzlak, Balcan Oğuz ve geçmiş dönem SKAL İstanbul Başkanları Can Arınel, Selma Tatar, Sadettin Bülbül ve Ceyhan Pirinçcioğlu yer aldı.

Mustafa Devrim Yalçın'dan Tarihe Yolculuk

Gecenin en dikkat çekici konuşmasını yapan Başkan Mustafa Devrim Yalçın, SKAL'ın yalnızca bir turizm organizasyonu olmadığını, aynı zamanda dünya barışına hizmet eden uluslararası bir dostluk hareketi olduğunu vurguladı.

Yalçın konuşmasında, SKAL International'ın 1934 yılında kurucusu Florimond Volckaert tarafından ortaya konulan vizyona dikkat çekerek şu düşünceyi öne çıkardı:

"Turizm yalnızca bir sektör değildir; insanları, kültürleri ve ülkeleri birbirine bağlayan güçlü bir köprüdür."

Başkan Yalçın, turizmin dünyada barışa en fazla katkı sağlayan sektörlerden biri olduğunu belirterek, farklı kültürlerin birbirini tanımasının önyargıları ortadan kaldırtığını ve dostluğu güçlendirdiğini ifade etti.

SKAL İstanbul'un Kuruluş Hikâyesi Gururlandırdı

Programın en duygusal bölümlerinden biri, kulübün kuruluş yıllarının anlatıldığı bölüm oldu.

1956 yılında kurulan SKAL İstanbul'un arkasındaki öncü isimler arasında yer alan Fethi Pirinçcioğlu ve kurucu üyeler saygıyla anıldı.

Türk turizminin duayen isimlerinden olan Fethi Pirinçcioğlu'nun yalnızca SKAL'ın değil, aynı zamanda Türkiye'de halkla ilişkiler mesleğinin gelişmesinde de önemli rol oynadığı vurgulandı.

ATURJET'in Onursal Başkanı olan Pirinçcioğlu'nun aynı zamanda Türkiye Halkla İlişkiler Derneği'nin kurucuları arasında bulunması, salonda büyük takdirle karşılandı.

Hilton İstanbul Bosphorus'a Özel Onur

SKAL İstanbul'un 70. yılına ev sahipliği yapan Hilton İstanbul Bosphorus'un Genel Müdürü Todori Kalamaris, tarihi otelin yenilenme sürecini anlattığı konuşmasında, yapının özgün mimarisini koruyarak geleceğe taşımak için üç yıl süren kapsamlı bir restorasyon gerçekleştirdiklerini söyledi.

Kalamaris'in konuşması büyük alkış alırken, SKAL İstanbul yönetimi tarafından kendisine teşekkür plaketi ve SKAL rozeti takdim edildi.

Bu anlamlı takdimi, SKAL'ın dünya çapındaki gurur kaynakları olan eski Dünya Başkanları Hülya Aslantaş ve Salih Çene gerçekleştirdi.

Akademiden Turizme Güçlü Destek

Gecede sohbetimizde  Doç. Dr. Ahmet Uşaklı, turizm eğitiminin geleceği ve sektörün sürdürülebilir gelişimi üzerine değerlendirmelerde bulundu.

SKAL'ın genç turizmcilerin yetişmesindeki önemine dikkat çeken Uşaklı sektör-profesyonel iş birliğinin önemini bir kez daha ortaya koydu.

Dünyadan Gelen Kutlama Mesajları Duygulandırdı

Kutlamalarda SKAL International Başkan Yardımcısı NSN Mohan'ın gönderdiği özel mesaj da okundu.

Mesajında SKAL İstanbul'un 70 yıllık yolculuğunu "dostluğun, profesyonelliğin ve liderliğin simgesi" olarak tanımlayan Mohan, kulübün dünya çapında SKAL ruhunu başarıyla temsil ettiğini belirtti. "Dostlukta birleştiğimizde birlikte büyürüz."

Kurucu Üye Fethi Pirinçcioğlu'nun Mirasını Oğlu Ceyhan Pirinçcioğlu Anlattı

Gecenin en anlamlı anlarından biri, Skål İstanbul'un kurucu isimlerinden ve Türk turizminin duayenlerinden Fethi Pirinçcioğlu'nun oğlu, geçmiş dönem Skål İstanbul Başkanı Ceyhan Pirinçcioğlu'nun konuşması oldu.

Babasının 1950'li yıllarda Türkiye'nin tanıtımı için büyük emek verdiğini anlatan Pirinçcioğlu, Fethi Pirinçcioğlu'nun ülkemizin kültürünü, misafirperverliğini ve turizm potansiyelini dünyaya tanıtmak için öncü çalışmalar gerçekleştirdiğini söyledi.

1956 yılında yedi arkadaşıyla birlikte Skål İstanbul'u kuran babasının dostluğu turizmin temel taşı olarak gördüğünü belirten Pirinçcioğlu, "Turizm ortak payda olduğunda rakipler bile dost olabilir" anlayışının bugün de Skål'ın temel felsefesi olduğunu ifade etti.

Konuşmasının sonunda salondan büyük alkış alan Ceyhan Pirinçcioğlu, şu anlamlı sözleri paylaştı:

"Babamın açtığı kapıdan yürümek benim için büyük bir onur. Yetmiş yıl önce bu şehirde yakılan dostluk ateşi bugün hâlâ yanıyorsa, bu sizlerin ve bizlerin sayesinde devam ediyor."

Bu duygu yüklü konuşma, Skål İstanbul'un 70 yıllık tarihinin yalnızca bir kulüp hikâyesi değil, nesilden nesile aktarılan bir dostluk ve turizm mirası olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

Bir Kulüpten Çok Daha Fazlası

Yetmiş yıl boyunca sayısız turizm profesyonelini aynı çatı altında buluşturan SKAL İstanbul, yalnızca bir meslek örgütü değil; dostluğun, dayanışmanın, etik değerlerin ve uluslararası iş birliğinin yaşayan sembolü olmayı başardı.

Başkan Mustafa Devrim Yalçın liderliğinde son yıllarda gerçekleştirdiği başarılı çalışmalarla dikkat çeken kulüp, geçmişine duyduğu saygıyı geleceğe yönelik vizyonuyla birleştirerek Türk turizmine yön vermeyi sürdürüyor.

Nice 70 Yıllara SKAL İstanbul!

Hilton İstanbul Bosphorus'un tarihi atmosferinde gerçekleşen bu görkemli kutlama, SKAL İstanbul'un yalnızca geçmişteki başarılarını değil, gelecekteki güçlü yolculuğunu da simgeledi.

Türk turizminin hafızasında özel bir yere sahip olan SKAL İstanbul, 70 yıllık köklü geçmişiyle bugün de dostluğun, barışın ve mesleki dayanışmanın en güçlü temsilcilerinden biri olmayı sürdürüyor.

İyi ki varsın SKAL İstanbul... Nice 70 yıllara

yilmazparlar@yahoo.com

SKAL Istanbul Celebrates Its 70th Anniversary

A Pillar of Friendship and Peace in Turkish Tourism Crowned with a Historic Celebration at Hilton Istanbul Bosphorus

One of the most established and respected professional tourism organizations in Türkiye, SKAL International Istanbul Club, celebrated its 70th anniversary with a magnificent ceremony held on Sunday, June 7, 2026, at the iconic Hilton Istanbul Bosphorus.

The June meeting of SKAL International Istanbul, led by President Mustafa Devrim Yalçın, coincided with the club’s anniversary and became a remarkable gathering honoring both history and legacy.

Bringing together distinguished figures from tourism, hospitality, travel, academia, and civil society, the evening reflected the universal values of friendship, solidarity, and international cooperation that define the spirit of SKAL.

Under the Shadow of a 70-Year-Old Landmark

Hilton Istanbul Bosphorus was not chosen by chance for this special celebration. Like SKAL Istanbul, the legendary hotel has also reached its 70th year and stands as one of the most important witnesses to the history of modern Turkish tourism.

Hosted by General Manager Todori Kalamaris, the event received great appreciation from all attendees.

President Mustafa Devrim Yalçın and Board Members Seyhan Ayel, Atilla Acet, Tülay Salihoğlu, Merve Kadıoğlu, Meltem Tepeler, and Bozkurt Atabek personally welcomed guests throughout the evening, demonstrating exemplary hospitality.

A Meaningful Welcome by Seyhan Ayel

Board Member Seyhan Ayel opened the evening by introducing the guests and extending a warm welcome to all participants.

During her remarks, Ayel expressed gratitude to General Manager Todori Kalamaris and the Hilton Istanbul Bosphorus team for their generous hospitality and support.

Among the distinguished attendees were former SKAL International World Presidents Hülya Aslantaş and Salih Çene, USDF Board Member Ayşe Önen, former SKAL USDF Türkiye President Orhon Atameriç, SKAL Marmara Club President Mete Özmenç, TÜRSAB Vice President Hasan Eker, Boğaziçi University Vice Dean Associate Professor Dr. Ahmet Uşaklı, Nişantaşı University Tourism Department Head Berna Tuzlak, Bülent Tuzlak, Balcan Oğuz, as well as former SKAL Istanbul Presidents Can Arınel, Selma Tatar, Sadettin Bülbül, and Ceyhan Pirinçcioğlu.

Mustafa Devrim Yalçın Took Guests on a Journey Through History

One of the most remarkable speeches of the evening was delivered by President Mustafa Devrim Yalçın, who emphasized that SKAL is not merely a tourism organization but also an international friendship movement serving world peace.

Referring to the vision established by SKAL International founder Florimond Volckaert in 1934, Yalçın stated:

“Tourism is not merely an industry; it is a powerful bridge connecting people, cultures, and nations.”

He further noted that tourism is one of the sectors contributing most significantly to global peace, as it helps eliminate prejudice through cultural understanding and human connection.

The Founding Story of SKAL Istanbul Inspired the Audience

One of the most emotional moments of the evening was the tribute to the founders of SKAL Istanbul.

The pioneering contributions of Fethi Pirinçcioğlu, one of the founders of SKAL Istanbul in 1956, were remembered with great respect.

A leading figure in Turkish tourism, Pirinçcioğlu was recognized not only for his role in establishing SKAL Istanbul but also for his significant contributions to the development of public relations in Türkiye.

As Honorary President of ATURJET and one of the founding members of the Public Relations Association of Türkiye, his legacy continues to inspire generations.

A Special Tribute to Hilton Istanbul Bosphorus

During his speech, General Manager Todori Kalamaris explained the extensive three-year restoration project undertaken to preserve the historic character of Hilton Istanbul Bosphorus while preparing it for the future.

His remarks received enthusiastic applause, and he was presented with a commemorative plaque and SKAL pin by the SKAL Istanbul leadership.

The honor was bestowed by former SKAL International World Presidents Hülya Aslantaş and Salih Çene.

Strong Support from Academia

During the evening, Associate Professor Dr. Ahmet Uşaklı shared valuable insights regarding the future of tourism education and the sustainable development of the industry.

Highlighting the importance of SKAL in mentoring future tourism professionals, Uşaklı emphasized the value of cooperation between academia and the tourism sector.

International Messages of Congratulations

A special congratulatory message from SKAL International Vice President NSN Mohan was also shared with attendees.

In his message, Mohan described SKAL Istanbul’s 70-year journey as “a symbol of friendship, professionalism, and leadership” and praised the club for successfully representing the spirit of SKAL worldwide. “United in friendship, we grow together.”

Ceyhan Pirinçcioğlu Honored His Father's Legacy

Another emotional highlight of the evening was the speech delivered by Ceyhan Pirinçcioğlu, former President of SKAL Istanbul and son of founding member Fethi Pirinçcioğlu.

Recalling his father’s efforts to promote Türkiye internationally during the 1950s, he emphasized that Fethi Pirinçcioğlu dedicated his life to introducing Turkish culture, hospitality, and tourism potential to the world.

He also noted that his father viewed friendship as the cornerstone of tourism and believed that even competitors could become friends when united by a common purpose.

Concluding his speech, Ceyhan Pirinçcioğlu stated:

“It is a great honor for me to continue walking through the door my father opened. If the flame of friendship ignited in this city seventy years ago is still burning today, it is thanks to all of you.”

Much More Than a Club

For seventy years, SKAL Istanbul has brought together countless tourism professionals under one roof and has become a living symbol of friendship, solidarity, ethical values, and international cooperation.

Under the leadership of Mustafa Devrim Yalçın, the club continues to honor its rich heritage while shaping the future of Turkish tourism through innovative initiatives and visionary leadership.

Happy 70th Anniversary, SKAL Istanbul!

This magnificent celebration at the historic Hilton Istanbul Bosphorus not only honored SKAL Istanbul’s remarkable past but also symbolized its promising future.

With its proud 70-year history, SKAL Istanbul remains one of the strongest representatives of friendship, peace, and professional solidarity in Turkish tourism.

Long live SKAL Istanbul. Here's to many more successful decades ahead.

yilmazparlar@yahoo.com

7 Haziran 2026 Pazar

Mavi Suların Gökdeleni, AROYA-Yılmaz Parlar

 Mavi Suların Gökdeleni, AROYA

Mavi Sularda Yüzen Bir Şehir

Galataport’un modern rıhtımında demirleyen AROYA Cruise, 6 Haziran 2026 Cumartesi günü acenteler ve basın mensupları için düzenlediği özel lansmanla kapılarını açtı.

Gemi yetkilileri tarafından gerçekleştirilen sunumlarda hem kruvaziyer sektörünün geleceğine hem de AROYA'nın Akdeniz'deki büyüme hedeflerine ilişkin önemli bilgiler paylaşıldı.

Mavi Sularda Yüzen Bir Şehir

Sığındığı limana devasa görüntüsüyle ayrı bir ihtişam katan AROYA, yalnızca bir kruvaziyer gemisi değil; 24 saat yaşayan çağdaş bir metropol görünümünde yüzen bir tatil şehri.

Güvertelerinden salonlarına, restoranlarından eğlence alanlarına kadar her ayrıntı misafirlerine deniz üzerinde benzersiz bir yaşam deneyimi sunuyor.

Galataport'ta tüm görkemiyle yükselen gemi, İstanbul'un kruvaziyer turizmindeki önemini bir kez daha gözler önüne sererken, ülke turizmine ve ekonomisine de önemli katkı sağlıyor.

İstanbul'dan ayrılırken Türk yolcuları da misafir eden gemi, onları Akdeniz'in tarih, kültür ve efsanelerle bezeli limanlarına taşıyor.

Kruvaziyer Turizminde Büyük Büyüme

AROYA Başkanı Sture Myrmell lansmanda yaptığı konuşmada kruvaziyer sektörünün son yıllardaki olağanüstü gelişimine dikkat çekti.

Dünya genelinde yıllık kruvaziyer yolcu sayısının 2025 yılında yaklaşık 37 milyona ulaştığını belirten Myrmell, bu rakamın 2028 yılında 42 milyona yükselmesinin beklendiğini söyledi. Daha önce hiç kruvaziyer deneyimi yaşamamış kişilerin yaklaşık yüzde 70'inin böyle bir tatili değerlendirmeye açık olduğunu, kruvaziyer deneyimi yaşayanların ise yüzde 90'ının yeniden gemi tatiline çıkmak istediğini ifade etti.

Myrmell ayrıca AROYA'nın geçen yıl Akdeniz'deki ilk sezonunda Türkiye pazarından son derece olumlu geri dönüşler aldığını, 2026 sezonunda Türk misafir sayısını iki katına çıkarmayı hedeflediklerini, 2027 yılında ise daha uzun Akdeniz sezonu ve İstanbul çıkışlı seferlerle büyümeyi sürdüreceklerini açıkladı.

İstanbul Çıkışlı Özel Rotalar

Bu sezon AROYA'nın dikkat çeken rotaları arasında vizesiz İstanbul–İskenderiye seferleri, Yunan Adaları programları ve İstanbul'dan Cidde'ye gerçekleştirilecek özel konumlandırma seferleri yer alıyor. Özellikle İstanbul–İskenderiye hattında başlatılan çift yönlü biniş uygulamasıyla Mısır'dan da yolcular gemiye katılabilecek.

İstanbul'dan Cidde'ye uzanan sekiz gecelik özel rota ise Marmaris, Bodrum, Süveyş Kanalı ve Şarm El Şeyh duraklarıyla dikkat çekiyor. Umre ziyaretini kruvaziyer deneyimiyle birleştiren bu programın Türk yolcular tarafından yoğun ilgi gördüğü belirtildi.

Dünyanın Tek Arap Kruvaziyer Markası

AROYA, dünyanın tek Arap kruvaziyer markası olma özelliğini taşıyor. Gemide Arap kültürü, misafirperverlik, eğlence ve dinlenme konseptleri bir araya getiriliyor.

Helal yiyecek-içecek seçenekleri, Türkçe konuşan personel, kadınlara özel kullanım saatleri ve kültürel etkinlikler özellikle Türk misafirlerden büyük beğeni topluyor.

2026 Sezonunun Dört Büyük Yeniliği

Bu yıl AROYA misafirlerini dört önemli yenilik bekliyor:

Neon Noon adlı uluslararası müzikal ve kültürel sahne gösterisi,

Geminin farklı noktalarında sahnelenecek Suudi Folklor Gösterileri,

2026 FIFA Dünya Kupası maçlarının gemi genelinde canlı yayınlanması,

Süit ve villalarda konaklayan misafirlere özel geliştirilen Khuzama VIP Deneyimi.

Hayatın Hiç Durmadığı Bir Dünya

AROYA'nın iç mekanları, farklı dekorasyon anlayışlarıyla tasarlanmış restoranları, tiyatroları, alışveriş alanları ve eğlence merkezleriyle misafirlerini adeta başka bir dünyaya taşıyor.

Gemide yüzme havuzları, aqua parklar, fitness alanları, koşu parkurları, spa merkezleri, Türk hamamı, jakuziler, çocuk kulüpleri ve gençlere yönelik oyun alanları bulunuyor.

Geceleri ışıklarla süslenen güvertelerde denizin sonsuzluğuna bakarken yıldızlarla sohbet etmek, farklı kültürlerden insanlarla dostluklar kurmak ve müziğin ritmine kapılarak eğlenmek mümkün. AROYA'nın sunduğu deneyim yalnızca bir seyahat değil; farklı kültürleri, lezzetleri ve yaşam tarzlarını aynı çatı altında buluşturan unutulmaz bir deniz yolculuğu.

Akdeniz'in Yeni Gözdesi

Galataport'tan ayrılarak Akdeniz'in tarih kokan limanlarına doğru yola çıkan AROYA, kruvaziyer turizminin yükselen yıldızlarından biri olmaya aday görünüyor. İstanbul'u önemli bir çıkış limanı olarak konumlandıran şirket, önümüzdeki yıllarda Türkiye pazarındaki varlığını daha da güçlendirmeyi hedefliyor.

Mavi suların üzerinde yükselen bu dev yapı, yalnızca bir gemi değil; deniz üzerinde kurulmuş görkemli bir şehir, yani gerçek anlamıyla “Mavi Suların Gökdeleni: AROYA.

yilmazparlar@yahoo.com

The Skyscraper Of Blue Waters, AROYA

Anchored at Galataport's modern quay, the AROYA Cruise opened its doors on Saturday, June 6, 2026, with a special launch event organized for agencies and press members. During the presentations made by ship officials, important information was shared regarding both the future of the cruise industry and AROYA's growth targets in the Mediterranean.

A Floating City on Blue Waters

Adding a unique grandeur to the port it docks at with its colossal appearance, AROYA is not just a cruise ship; it is a floating holiday city resembling a contemporary metropolis that lives 24 hours a day. From its decks to its lounges, from its restaurants to its entertainment areas, every detail offers guests a unique living experience on the sea. Rising in all its magnificence at Galataport, the ship once again reveals the importance of Istanbul in cruise tourism while also making significant contributions to the country's tourism and economy. As it departs from Istanbul, the ship also hosts Turkish passengers, taking them to the ports of the Mediterranean adorned with history, culture, and legends.

Significant Growth in Cruise Tourism

AROYA President Sture Myrmell, in his speech at the launch, drew attention to the extraordinary development of the cruise industry in recent years. Stating that the annual number of cruise passengers worldwide reached approximately 37 million in 2025, Myrmell said this figure is expected to rise to 42 million by 2028. He noted that about 70% of people who have never had a cruise experience are open to considering such a holiday, while 90% of those who have experienced a cruise wish to go on another ship holiday. Myrmell also announced that AROYA received extremely positive feedback from the Turkish market during its first season in the Mediterranean last year, that they aim to double the number of Turkish guests in the 2026 season, and that in 2027 they will continue to grow with a longer Mediterranean season and cruises departing from Istanbul.

Special Itineraries from Istanbul

Among AROYA's notable itineraries this season are visa-free Istanbul–Alexandria cruises, Greek Islands programs, and special repositioning cruises from Istanbul to Jeddah. With the dual embarkation practice initiated on the Istanbul–Alexandria route, passengers from Egypt will also be able to join the ship. The eight-night special route from Istanbul to Jeddah draws attention with stops at Marmaris, Bodrum, the Suez Canal, and Sharm El Sheikh. It was stated that this program, which combines an Umrah visit with the cruise experience, has attracted intense interest from Turkish passengers.

The World's Only Arabic Cruise Brand

AROYA holds the distinction of being the world's only Arabic cruise brand. Onboard, Arabic culture, hospitality, entertainment, and relaxation concepts are brought together. Halal food and beverage options, Turkish-speaking staff, ladies-only usage hours, and cultural events are especially appreciated by Turkish guests.

The Four Major Innovations of the 2026 Season

This year, four significant innovations await AROYA guests:

Neon Noon, an international musical and cultural stage show,

Saudi Folklore Shows staged at various points on the ship,

Live broadcast of the 2026 FIFA World Cup matches throughout the ship,

The Khuzama VIP Experience, developed exclusively for guests staying in suites and villas.

A World Where Life Never Stops

AROYA's interiors, with their restaurants designed with different decoration concepts, theaters, shopping areas, and entertainment centers, transport guests to another world. The ship features swimming pools, aqua parks, fitness areas, running tracks, spa centers, a Turkish bath (hammam), Jacuzzis, children's clubs, and game areas for young people. On the decks illuminated by lights at night, it is possible to gaze out at the infinity of the sea, converse with the stars, forge friendships with people from different cultures, and have fun carried away by the rhythm of the music. The experience offered by AROYA is not just a journey; it is an unforgettable sea voyage that brings together different cultures, flavors, and lifestyles under one roof.

The New Favorite of the Mediterranean

Departing from Galataport towards the history-scented ports of the Mediterranean, AROYA appears poised to become one of the rising stars of cruise tourism. Positioning Istanbul as a significant homeport, the company aims to further strengthen its presence in the Turkish market in the coming years. This giant structure rising from the blue waters is not just a ship; it is a magnificent city built upon the sea, truly meaning "The Skyscraper of Blue Waters, AROYA."

yilmazparlar@yahoo.com

17 Mayıs 2026 Pazar

Czech FoodFest 2026-Yılmaz Parlar

  Gastronominin Diplomasisi İstanbul’da Buluştu

Czech FoodFest 2026, Lezzet ve Kültür Şölenine Dönüştü

Gastronomi artık yalnızca yemek kültürü değil; ülkelerin kimliğini, tarihini, yaşam tarzını ve medeniyet birikimini dünyaya anlatan en güçlü kültürel diplomasi araçlarından biri olarak kabul ediliyor.

Bir milletin mutfağı; onun hafızası, coğrafyası ve ruhudur. İşte tam da bu anlayışla düzenlenen “Czech FoodFest 2026 – Çek Cumhuriyeti Yemek Festivali”, İstanbul’da unutulmaz bir kültür ve lezzet şölenine dönüştü.

Çek Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Olga Hajflerová ev sahipliğinde, 16 Mayıs 2026 tarihinde Tünel Midpoint’te gerçekleştirilen festival; diplomasi, gastronomi, müzik ve kültürü aynı sofrada buluşturdu.

İstanbul’un seçkin davetlilerinin katıldığı etkinlik, yalnızca bir yemek festivali değil; Türkiye ile Çek Cumhuriyeti arasındaki dostluğun ve kültürel yakınlaşmanın güçlü bir sembolü oldu.

Çek Mutfağının Asırlık Lezzet Yolculuğu

Festival boyunca Çek mutfağının geleneksel ve karakteristik tatları konuklara sunuldu. Orta Avrupa mutfak kültürünün en güçlü temsilcilerinden biri olarak kabul edilen Çek mutfağı; yoğun aromaları, uzun pişirme teknikleri, et ve sos dengesiyle dünya gastronomisinde özel bir yere sahip bulunuyor.

Festivalde sunulan geleneksel Çek yemeklerine ilişkin detaylı bilgiler ise Barbora Hitaj tarafından şahsıma paylaşıldı. Menüde yer alan özel tarifler, Çek mutfağının köklü gastronomi kültürü hakkında bana bilgiler sundu

Festivalde sunulan özel lezzetler arasında:

Beyaz ve kırmızı lahana eşliğinde servis edilen geleneksel ördek eti ve Çek usulü hamur köftesi

Sebzeli kremalı sos ile hazırlanan meşhur “Svíčková na smetaně”

Geleneksel gulaş çorbası

Şinitzel ve patates salatası

Tarçın ve elmalı özel Çek strudeli

büyük ilgi gördü.

Özellikle gulaş çorbası, misafirlerin en çok konuştuğu lezzetlerden biri oldu. Uzun süre ağır ateşte pişirilen et, yoğun kırmızı biber aroması ve doğal et suyuyla hazırlanan bu geleneksel tarif; Çek mutfağının karakterini adeta tek başına yansıttı.

Tatlı bölümünde sunulan elmalı strudel ise ince hamuru, elma ve tarçın dengesiyle adeta Avrupa pastacılık kültürünün zarif bir imzası gibiydi.

Bohemya’nın Dünyaca Ünlü Bira Kültürü

Festivalin en dikkat çeken bölümlerinden biri de Çek bira kültürü oldu. Dünyanın kişi başına en fazla bira tüketen ülkelerinden biri olan Çek Cumhuriyeti, bira üretimindeki yüzlerce yıllık geleneğiyle tanınıyor.

Özellikle Bohemya bölgesinde üretilen Budvar biraları; geleneksel üretim teknikleri, yüksek malt kalitesi ve aromatik dengesiyle dünya bira kültüründe özel bir yere sahip. Festival boyunca açık ve koyu Budvar fıçı biraları büyük ilgi görürken, düzenlenen bira ustalık atölyesi de katılımcılardan tam not aldı.

Konuklar, Çek biracılığının yalnızca bir içecek kültürü değil; aynı zamanda sosyal yaşamın, dostluğun ve paylaşımın önemli bir parçası olduğunu yakından deneyimleme fırsatı buldu.

Başkonsolos Olga Hajflerová’dan Zarafet ve Samimiyet Dolu Konuşma

Festivalin açılış konuşmasını yapan Çek Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Olga Hajflerová, davetlileri sıcak ve samimi sözlerle karşıladı.

Başkonsolos Hajflerová konuşmasında, festivalin yalnızca yemek sunmak amacı taşımadığını; dostlukları güçlendiren, kültürleri yakınlaştıran özel bir buluşma olduğunu vurguladı.

Konuşmasında Çek mutfağının önemli temsilcileri olan şefler Kristyna Kocánková ve Petr Král’ın Çek Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı tarafından festivale özel gönderildiğini belirten Hajflerová, Güney Bohemya Üniversitesi’nden Dr. Václav Nebeský’nin de Çek balık kültürünü tanıtmak amacıyla etkinlikte yer aldığını ifade etti.

Festivalin gerçekleşmesine katkı sağlayan Midpoint, Škoda Yüce Auto, Twisto, Evolog ve tüm sponsorlara teşekkür eden Hajflerová’nın mütevazı ve içten tavırları geceye damga vurdu.

Çek Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Olga Hajflerovákonuşmasın sonunda  Çek Konsolosluğu ekibine ve ekip lideri René Daněk başta olmak üzere organizasyonda emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarına özverileri, disiplinleri ve dayanıklılıkları için özel teşekkür etti.

Asalet Detaylarda Gizlidir

Gecenin en dikkat çeken anlarından biri ise Başkonsolos Olga Hajflerová’nın sergilediği zarafet oldu.

Protokol mesafesinin arkasına saklanmayan Hajflerová, etkinlik sırasında yemek standında herkes gibi sıraya girerek yemeğini aldı ve ardından benim bulunduğum Bistro Pub masasına gelerek sohbet etti.

Verdiğim basın desteğine gösterdiği bu ince vefa davranışı, davetliler üzerinde büyük takdir topladı. Gösterişten uzak tavrı, samimiyeti ve tevazusu; gerçek asaletin makamdan değil karakterden geldiğini bir kez daha ortaya koydu.

Diplomasinin sert yüzünün aksine, insan ilişkilerindeki sıcaklığı ve zarafetiyle dikkat çeken Olga Hajflerová, gece boyunca misafirlerle birebir ilgilenerek kültürel diplomasinin en güzel örneklerinden birini sergiledi.

Tolga Çevik’e Sürpriz Doğum Günü

Gecenin sürprizlerinden biri de Çek Konsolosluğu Siyasi İşler ve Basın Sorumlusu Tolga Çevik için hazırlanan doğum günü pastası oldu.

Festival atmosferine ayrı bir renk katan sürpriz kutlama, davetlilerin alkışları ve neşeli anları eşliğinde gerçekleşti. Samimi görüntüler, gecenin yalnızca resmi bir diplomatik etkinlik değil; aynı zamanda dostlukların güçlendiği özel bir buluşma olduğunu gösterdi.

Misafirlerle kurulan  içten iletişim

Festival boyunca Çek Cumhuriyeti Ankara Elçiğinden gelen Military hava ateşe Albay Michal Barton, Çek Konsolosluğu’nun üst düzey isimlerinden Tolga Çevik, René Daněkve Jakub Dluhosch davetlilerle birebir ilgilenerek samimi sohbetleri ve sıcak yaklaşımlarıyla geceye ayrı bir değer kattı. Misafirlerle kurdukları içten iletişim, organizasyonun yalnızca diplomatik bir etkinlik değil; aynı zamanda dostluk ve kültürel paylaşım atmosferi taşıyan özel bir buluşma olduğunu gösterdi.

İstanbul’da Avrupa Rüzgârı Esti

Müzik, gastronomi, kültür ve diplomasi…
Czech FoodFest 2026, tüm bu unsurları aynı sofrada buluşturmayı başardı.

Ticho de Pre Cupé Band’in performansı eşliğinde devam eden gece boyunca konuklar; Çek lezzetlerini tattı, Bohemya bira kültürünü deneyimledi ve Avrupa’nın kalbinden İstanbul’a uzanan sıcak dostluk atmosferine tanıklık etti.

Festival sonunda davetlilerin ortak görüşü ise aynıydı:

“Bu sadece bir yemek festivali değil, kültürlerin sofrada buluştuğu unutulmaz bir deneyimdi.”

yilmazparlar@yahoo.com

Czech FoodFest 2026
Gastronomy Diplomacy Meets in Istanbul

Czech FoodFest 2026 Turned Into a Feast of Flavor and Culture

Gastronomy is no longer merely a food culture; it is now recognized as one of the strongest tools of cultural diplomacy, reflecting a nation’s identity, history, lifestyle, and civilizational heritage to the world.

A nation’s cuisine is its memory, geography, and soul. Organized with precisely this understanding, “Czech FoodFest 2026 – Czech Republic Food Festival” transformed into an unforgettable celebration of culture and flavor in Istanbul.

Hosted by the Consul General of the Czech Republic in Istanbul, Olga Hajflerová, the festival took place on May 16, 2026, at Tünel Midpoint, bringing diplomacy, gastronomy, music, and culture together at the same table.

Attended by distinguished guests from Istanbul, the event was not merely a food festival; it became a powerful symbol of friendship and cultural rapprochement between Türkiye and the Czech Republic.

A Century-Old Culinary Journey of Czech Cuisine

Throughout the festival, guests experienced the traditional and distinctive flavors of Czech cuisine. Considered one of the strongest representatives of Central European culinary culture, Czech cuisine holds a unique place in world gastronomy with its rich aromas, slow-cooking techniques, and perfect harmony of meat and sauces.

Detailed information regarding the traditional Czech dishes served at the festival was personally shared with me by Barbora Hitaj. The special recipes featured on the menu provided valuable insights into the deeply rooted gastronomic culture of Czech cuisine.

Among the specialties presented at the festival were:

Traditional roasted duck served with white and red cabbage alongside Czech-style dumplings
The famous “Svíčková na smetaně,” prepared with creamy vegetable sauce
Traditional goulash soup
Schnitzel with potato salad
Special Czech apple strudel flavored with cinnamon

These dishes attracted remarkable attention from the guests.

In particular, the goulash soup became one of the most talked-about flavors of the evening. Slowly cooked over low heat, enriched with intense paprika aroma and natural broth, this traditional recipe perfectly reflected the character of Czech cuisine.

The apple strudel served in the dessert section, with its delicate pastry and balanced apple-cinnamon flavor, stood out as an elegant signature of European pastry culture.

Bohemia’s World-Famous Beer Culture

One of the most remarkable highlights of the festival was Czech beer culture. The Czech Republic, known as one of the countries with the highest beer consumption per capita in the world, is globally recognized for its centuries-old brewing tradition.

Especially Budvar beers produced in the Bohemia region hold a distinguished place in world beer culture thanks to their traditional brewing techniques, high-quality malt, and aromatic balance. Throughout the festival, both light and dark Budvar draft beers attracted great interest, while the beer masterclass received full appreciation from participants.

Guests had the opportunity to experience firsthand that Czech brewing culture is not merely about beverages, but also an essential part of social life, friendship, and sharing.

A Speech Full of Elegance and Sincerity by Consul General Olga Hajflerová

Delivering the opening speech of the festival, Consul General of the Czech Republic in Istanbul Olga Hajflerová welcomed the guests with warm and sincere remarks.

In her speech, Hajflerová emphasized that the festival was not organized solely to present food, but rather to create a special gathering that strengthens friendships and brings cultures closer together.

She stated that chefs Kristyna Kocánková and Petr Král, prominent representatives of Czech cuisine, had been specially sent by the Ministry of Foreign Affairs of the Czech Republic for the festival. She also mentioned that Dr. Václav Nebeský from the University of South Bohemia participated in the event to introduce Czech fish culture.

Hajflerová also thanked Midpoint, Škoda Yüce Auto, Twisto, Evolog, and all sponsors contributing to the festival. Her humble and sincere attitude left a remarkable impression on the evening.

At the end of her speech, Consul General Olga Hajflerová extended special thanks to the Czech Consulate team, especially team leader René Daněk, and all colleagues involved in the organization for their dedication, discipline, and resilience.

True Nobility Lies in the Details

One of the most memorable moments of the evening was the elegance displayed by Consul General Olga Hajflerová.

Without hiding behind diplomatic protocol, Hajflerová stood in line like everyone else at the food stand to receive her meal and later came to the Bistro Pub table where I was seated to have a conversation.

This graceful gesture of appreciation for the press support I provided received great admiration from the guests. Her modesty, sincerity, and humility once again proved that true nobility comes not from position, but from character.

Contrary to the often rigid face of diplomacy, Olga Hajflerová drew attention throughout the evening with her warmth and elegance in human relations, presenting one of the finest examples of cultural diplomacy.

A Surprise Birthday Celebration for Tolga Çevik

One of the evening’s pleasant surprises was the birthday cake prepared for Tolga Çevik, Political Affairs and Press Officer of the Czech Consulate.

The surprise celebration added a joyful atmosphere to the festival and was accompanied by applause and cheerful moments from the guests. These sincere scenes demonstrated that the evening was not only an official diplomatic event but also a special gathering where friendships were strengthened.

Warm Communication with the Guests

Throughout the festival, Military Air Attaché Colonel Michal Barton from the Embassy of the Czech Republic in Ankara, along with senior members of the Czech Consulate including Tolga Çevik, René Daněk, and Jakub Dluhosch, personally interacted with guests through friendly conversations and warm hospitality, adding special value to the evening.

Their sincere communication with the attendees showed that the organization was not merely a diplomatic event, but also a meaningful gathering carrying the spirit of friendship and cultural exchange.

A European Breeze in Istanbul

Music, gastronomy, culture, and diplomacy…

Czech FoodFest 2026 successfully brought all these elements together at the same table.

Throughout the evening, accompanied by the performance of Ticho de Pre Cupé Band, guests tasted Czech delicacies, experienced Bohemian beer culture, and witnessed a warm atmosphere of friendship extending from the heart of Europe to Istanbul.

At the end of the festival, the common opinion among the guests was clear:

“This was not simply a food festival, but an unforgettable experience where cultures met around the same table.”

yilmazparlar@yahoo.com

8 Mayıs 2026 Cuma

TUED Academy Dünyaya Açılıyor-Yılmaz Parlar

  

TUED Academy ve Virscend University İş Birliği

TUED Academy ve Virscend University İş Birliğiyle Türkiye Etkinlik Sektörü Dünyaya Açılıyor

Meltem Tepeler’den Küresel Vizyon Hamlesi

Türkiye etkinlik sektöründe uluslararası ölçekte ses getirecek yeni bir dönem başladı. Dünyanın ilk ve tek uluslararası sofra sergisi olma özelliği taşıyan Sofralar Sergisi’ni Nisan 2026’da Londra’nın prestijli sahnesi The Savoy London’da gerçekleştiren KM Events Kurucusu ve Direktörü, aynı zamanda Türkiye Uluslararası Etkinlikler Derneği (TUED) Başkanı olan başarılı iş insanı Meltem Tepeler, şimdi de eğitim alanında sektör adına tarihi bir projeye imza attı.

TUED Academy ve Virscend University iş birliğiyle hazırlanan “International Event Management Certificate Program”, The Peninsula İstanbul Hotelde düzenlenen görkemli lansmanla tanıtıldı. Sektör temsilcileri tarafından büyük ilgi gören organizasyon, Türkiye’nin etkinlik endüstrisini küresel arenaya taşıyacak vizyoner bir adım olarak değerlendirildi.

The Peninsula İstanbul Hotelde Uluslararası Vizyon Buluşması

7 Mayıs 2026 Perşembe günü The Peninsula İstanbul Deniz Salonu’nda gerçekleştirilen lansman gecesi; sektör temsilcileri, akademisyenler, etkinlik profesyonelleri ve organizasyon dünyasının önemli isimlerini aynı çatı altında buluşturdu.

Açılış konuşmasını TUED Başkanı Meltem Tepeler yaptı. Program koordinatörleri Prof. Dr. Cihan Çobanoğlu Amerika’dan, Doç. Dr. Özen Kırant Yozcu ise Portekiz’den canlı yayınla katıldı.

Bahar atmosferinin sıcaklığıyla birleşen organizasyon, yalnızca bir lansman değil; aynı zamanda Türkiye’nin etkinlik sektöründe uluslararası eğitim vizyonunun ilanı niteliğinde güçlü bir buluşma olarak dikkat çekti.

Meltem Tepeler’e Büyük Takdir

Uluslararası projeleriyle Türkiye’yi global organizasyon dünyasında başarıyla temsil eden Meltem Tepeler, yaptığı konuşmayla büyük alkış aldı.

Tepeler, Türkiye’nin etkinlik sektörünü dünyada daha görünür hale getirmek için uzun yıllardır kararlılıkla çalıştıklarını belirterek, genç profesyonellerin global standartlarda eğitimlere erişmesinin sektörün geleceği açısından kritik önem taşıdığını vurguladı.

Başarılı iş insanı Meltem Tepeler’in vizyoner liderliği, yalnızca organizasyon sektöründe değil; eğitim, iletişim ve uluslararası iş birlikleri alanında da dikkat çekici bir dönüşümün öncüsü olarak değerlendiriliyor.

Özellikle ücretsiz ve uluslararası katılıma açık bu programın hayata geçirilmesi, sektör temsilcileri tarafından “Türkiye adına stratejik bir eğitim yatırımı” şeklinde yorumlandı.

International Event Management Certificate Program” Dünyaya Açılıyor

Tamamen İngilizce olarak tasarlanan “International Event Management Certificate Program”, etkinlik ve turizm sektöründe kariyer hedefleyen genç profesyonellerin yanı sıra bilgi ve yetkinliklerini küresel ölçekte geliştirmek isteyen sektör temsilcilerine kapsamlı bir eğitim modeli sunuyor.

Programın içeriği, uluslararası etkinlik yönetimi standartları temel alınarak hazırlandı. Akademik birikim ile sektör deneyimini bir araya getiren program, alanında uzman isimlerin katkılarıyla şekillendirildi.

Programın koordinatörlüğünü Virscend University’den Prof. Dr. Cihan Çobanoğlu ile Doç. Dr. Özen Kırant Yozcu yürütüyor.

Toplam 6 modülden oluşan ve ücretsiz olarak sunulan programı başarıyla tamamlayan katılımcılar uluslararası sertifika almaya hak kazanacak.

Programın dünya genelindeki katılımcılara açık olması ise Türkiye’nin etkinlik sektöründeki bilgi üretimini küresel platforma taşımayı hedefliyor.

Prof. Dr. Cihan Çobanoğlu, “Bu Projeyi Binlerce Kişiye Ulaştıracağız”

Amerika’dan canlı bağlanan Prof. Dr. Cihan Çobanoğlu, projeye ilişkin yaptığı konuşmada büyük heyecan duyduğunu belirterek şu mesajları verdi:

Türkiye merkezli ve Türk akademisyenlerle sektör profesyonellerinin yoğun katkısıyla oluşturulan bu programın dünyada örnek gösterilecek bir model olduğunu ifade eden Çobanoğlu, önümüzdeki dönemde Amerika başta olmak üzere farklı ülkelerdeki üniversitelerle iş birlikleri geliştirileceğini söyledi.

Çobanoğlu ayrıca, programın ilk etapta 119 katılımcıya ulaştığını, ilerleyen süreçte bu rakamların binlere çıkmasının hedeflendiğini açıkladı.

Doç. Dr. Özen Kırant Yozcu, “Türkiye’de Başlayan Proje Uluslararası Boyuta Taşındı”

Portekiz’den canlı bağlanan Doç. Dr. Özen Kırant Yozcu ise duygusal açıklamalarda bulundu.

2007 yılında Meltem Tepeler’in girişimiyle Türkiye’de ilk etkinlik yönetimi sertifika programını başlattıklarını hatırlatan Yozcu, bugün bu vizyonun uluslararası boyuta taşınmasının gurur verici olduğunu söyledi.

Programın içerik kalitesi, ücretsiz yapısı ve global erişim modeliyle dünyada benzerinin olmadığını ifade eden Yozcu, projeye destek veren tüm akademisyenlere, sektör profesyonellerine ve teknik ekibe teşekkür etti.

Özen Kırant Yozcu konuşmasında özellikle Meltem Tepeler’in süreç boyunca gösterdiği liderliğe dikkat çekerek, “Bu programın temelinde Meltem Tepeler’in vizyonu ve kararlılığı var” ifadelerini kullandı.

Gülşah Tahiroviç Antalya’dan Destek Verdi

Programın teknik ve dijital altyapı süreçlerinde önemli rol üstlenen Gülşah Tahiroviç de konuşmasında Antalya’dan yürüttüğü çalışmaları anlattı.

ODTÜ mezunu olan Tahiroviç, uzun yıllar İstanbul’da Akbank İnsan Kaynakları Müdürlüğü görevinde bulunduğunu, ardından Antalya’da turizm sektörüne geçtiğini belirtti. Yaklaşık beş yıldır Prof. Dr. Cihan Çobanoğlu ile çalıştığını söyleyen Tahiroviç, programın teknik altyapısının oluşturulmasının yoğun emek gerektirdiğini ifade etti.

Tahiroviç, önümüzdeki süreçte programın çok daha geniş kitlelere ulaşacağına inandığını belirterek tüm ekibe teşekkür etti.

Akademi ve Sektör Dünyasının Güçlü Kadrosu

Programın eğitmen kadrosunda akademi, etkinlik, turizm, iletişim ve organizasyon dünyasının önemli isimleri yer aldı:

Prof. Dr. Bengi Ertuna, Berkant Kuru, Boğaç Pişkin, Burcu Kısakürek, Cantekin Temizer, Cem Gork, Prof. Dr. Cihan Çobanoğlu, Dr. Duygu Salman Öztürk, Elmas Özler, Doç. Dr. Emel Adamış, Ferda Karslıoğlu, Feyhan Kapralı, Fulya Eyilik, Hasan Dinç, Murat Ali Aydın, Meltem Tepeler, Mustafa Devrim Yalçın, Doç. Dr. Özen Kırant Yozcu, Özlem Öktem, Şen Günersel, Tülay Salihoğlu, Yakar Allevici, Yaşar Seki, Doç. Dr. Yeşim Eşgin ve Zeynep Esen.

TUED’den Geleceğe Güçlü Mesaj

TUED Academy çatısı altında geliştirilen yeni eğitim modeli, yalnızca bir sertifika programı değil; Türkiye’nin etkinlik sektöründeki bilgi, deneyim ve yaratıcılığını dünyaya taşıyacak uzun vadeli bir vizyonun ilk büyük adımı olarak görülüyor.

TUED yönetimi, önümüzdeki dönemde de uluslararası eğitim programları, sektör zirveleri ve yeni iş birlikleriyle Türkiye’nin etkinlik sektörünü küresel ölçekte daha güçlü hale getirmeye devam edeceklerini açıkladı.

Ayrıca toplantı sonunda gerçekleştirilen sertifika töreni de büyük ilgi gördü. Sertifika almaya hak kazanan katılımcılar, belgelerini turizm ve etkinlik dünyasının önemli isimlerinden teslim aldı.

Geçmiş Dönem SKAL International Dünya Başkanı Hülya Aslantaş, SKAL Türkiye - USDF Yönetim Kurulu Üyesi Ayşe Önen ve SKAL İstanbul Başkanı Mustafa Devrim Yalçın’ın takdim ettiği sertifikalar, geceye prestij ve anlam kattı.

yilmazparlar@yahoo.com

TUED Academy and Virscend University Collaboration

Turkey’s Event Industry Opens to the World
Turkey’s Event Industry Opens to the World Through the Collaboration Between TUED Academy and Virscend University
A Global Vision Initiative by Meltem Tepeler

A new era that is expected to make an international impact in Turkey’s event industry has officially begun. Meltem Tepeler, the Founder and Director of KM Events — who recently brought the world’s first and only international table art exhibition, Sofralar Exhibition, to the prestigious stage of The Savoy London in April 2026 — and also the President of the Turkish International Events Association (TUED), has now launched another historic project for the sector in the field of education.

The “International Event Management Certificate Program,” developed through the collaboration between TUED Academy and Virscend University, was introduced at a magnificent launch event held at The Peninsula Istanbul Hotel. The event attracted significant attention from industry representatives and was described as a visionary initiative that will carry Turkey’s event industry onto the global stage.

International Vision Gathering at The Peninsula Istanbul Hotel

Held on Thursday, May 7, 2026, at The Peninsula Istanbul Deniz Salonu, the launch event brought together industry representatives, academics, event professionals, and prominent figures from the organization world under one roof.

The opening speech was delivered by TUED President Meltem Tepeler. Program coordinators Prof. Dr. Cihan Çobanoğlu joined live from the United States, while Assoc. Prof. Dr. Özen Kırant Yozcu connected from Portugal.

Blending with the warm atmosphere of spring, the event stood out not only as a launch ceremony but also as a powerful declaration of Turkey’s international educational vision in the event industry.

Great Appreciation for Meltem Tepeler

Representing Turkey successfully in the global organization world through international projects, Meltem Tepeler received great applause for her speech.

Tepeler emphasized that they have been working with determination for years to make Turkey’s event sector more visible worldwide and highlighted the critical importance of providing young professionals with access to education at global standards for the future of the industry.

The visionary leadership of successful businesswoman Meltem Tepeler is considered a driving force not only in the organization sector but also in education, communication, and international collaborations.

In particular, the launch of this free program open to international participation was described by industry representatives as “a strategic educational investment for Turkey.”

“International Event Management Certificate Program” Expands Globally

Designed entirely in English, the “International Event Management Certificate Program” offers a comprehensive educational model for young professionals aiming to build careers in the event and tourism industries, as well as for sector representatives seeking to improve their knowledge and competencies on a global scale.

The program content was prepared based on international event management standards. Combining academic knowledge with sector experience, the program was shaped through contributions from leading experts in different fields.

The program is coordinated by Prof. Dr. Cihan Çobanoğlu and Assoc. Prof. Dr. Özen Kırant Yozcu from Virscend University.

Participants who successfully complete the six-module program, offered free of charge, will be awarded an international certificate.

The program’s openness to participants worldwide aims to carry Turkey’s knowledge production in the event industry onto the global platform.

Prof. Dr. Cihan Çobanoğlu: “We Will Reach Thousands Through This Project”

Joining live from the United States, Prof. Dr. Cihan Çobanoğlu expressed his excitement about the project and shared important remarks.

Çobanoğlu stated that the program, created through the intensive contributions of Turkish academics and industry professionals, would become a model recognized worldwide. He also announced that collaborations with universities in the United States and other countries would continue to expand.

He further revealed that the program has already reached 119 participants in its initial phase and aims to grow into the thousands in the near future.

Assoc. Prof. Dr. Özen Kırant Yozcu,“A Project Born in Turkey Has Reached the International Stage”

Joining the event live from Portugal, Assoc. Prof. Dr. Özen Kırant Yozcu delivered emotional remarks.

Yozcu recalled that the first event management certificate program in Turkey was launched in 2007 through the initiative of Meltem Tepeler and said that seeing this vision evolve into an international platform today is a source of great pride.

Emphasizing that the program’s content quality, free structure, and global accessibility make it unique in the world, Yozcu thanked all academics, industry professionals, and technical teams who contributed to the project.

In her speech, Yozcu especially highlighted Meltem Tepeler’s leadership throughout the process, stating: “At the core of this program lies Meltem Tepeler’s vision and determination.”

Support from Antalya by Gülşah Tahiroviç

Gülşah Tahiroviç, who played a significant role in the technical and digital infrastructure of the program, also shared details about the work carried out from Antalya.

A graduate of METU, Tahiroviç stated that she worked for many years as a Human Resources Manager at Akbank in Istanbul before transitioning into the tourism sector in Antalya.

Having worked with Prof. Dr. Cihan Çobanoğlu for nearly five years, Tahiroviç emphasized that building the technical infrastructure of the program required intensive effort and dedication.

She also expressed her belief that the program would reach much broader audiences in the near future and thanked the entire team.

Strong Line-Up from Academia and the Event Industry

The program’s instructor staff included prominent figures from academia, events, tourism, communication, and organization sectors:

Prof. Dr. Bengi Ertuna, Berkant Kuru, Boğaç Pişkin, Burcu Kısakürek, Cantekin Temizer, Cem Gork, Prof. Dr. Cihan Çobanoğlu, Dr. Duygu Salman Öztürk, Elmas Özler, Assoc. Prof. Dr. Emel Adamış, Ferda Karslıoğlu, Feyhan Kapralı, Fulya Eyilik, Hasan Dinç, Murat Ali Aydın, Meltem Tepeler, Mustafa Devrim Yalçın, Assoc. Prof. Dr. Özen Kırant Yozcu, Özlem Öktem, Şen Günersel, Tülay Salihoğlu, Yakar Allevici, Yaşar Seki, Assoc. Prof. Dr. Yeşim Eşgin, and Zeynep Esen.

A Strong Message for the Future from TUED

Developed under the umbrella of TUED Academy, this new educational model is regarded not only as a certificate program but also as the first major step of a long-term vision aimed at bringing Turkey’s knowledge, experience, and creativity in the event industry to the world.

TUED management announced that they will continue developing international education programs, sector summits, and new collaborations to further strengthen Turkey’s event industry on a global scale.

Additionally, the certificate ceremony held following the program attracted significant attention. Participants who successfully earned their certificates received them from distinguished figures in the tourism and event industries. The certificates were presented by Former SKAL International World President Hülya Aslantaş, SKAL Turkey - USDF Board Member Ayşe Önen, and SKAL Istanbul President Mustafa Devrim Yalçın, adding prestige and special significance to the program.

yilmazparlar@yahoo.com