9 Haziran 2014 Pazartesi

TUROB GELENEKSEL YEMEK HİLTON BOMONTİ HOTEL-YILMAZ PARLAR

Turistik Otelciler, İşletmeciler ve Yatırımcılar Birliği'nin (TUROB) Haziran ayı Geleneksel Öğle Yemeği, Hilton Bomonti Hotel'de düzenlenen organizasyon ile gerçekleştirildi.
Sektörü bir araya getiren yemeğe, İstanbul Turizmden Sorumlu Vali Yardımcısı Kazım Tekin ve TUROB Başkanı Timur Bayındır’ın yanı sıra, TUROB üyesi oteller, sektör temsilcileri ve basın mensupları katıldı.

Yemeğin açılış konuşmasını gerçekleştiren TUROB Başkanı Timur Bayındır, geçtiğimiz haftalarda acı bir olay ile yitirdiğimiz Somalı madenciler için bir kez daha rahmet dilediklerini, insan hayatının ve değerinin bu gibi üzücü kayıplar ile hatırlatılmamasını temenni ettiklerini vurguladı. 2014 yılının yarılandığı bu dönemde, Birlik olarak tanıtım çalışmaları ve pazar araştırmalarının tüm hızıyla devam ettiğini söyleyen Bayındır, “Sektörümüzün, en önemli uluslararası fuarlarını geride bırakırken, her yıl yeni ve gelişen pazarları, endüstriye kazandırmaya çalışıyoruz” dedi.


“Afrika Pazarından Büyük Kazanımlar Sağlayabiliriz”
Mayıs ayı başında, TUROB bünyesinden bir heyet ile katılım sağladıkları WTM Afrika Turizm Fuarı’nın, bölgeyi tanımak açısından önemli bir fırsat yarattığını belirten Bayındır şunları aktardı; “Tüm meslektaşlarımın yakından tanıdığı "WTM Londra" markası, WTM Latin Amerika ayağından sonra, WTM Afrika Projesi ile sektörün dikkatini global olarak, bölgeye çekmektedir. Kıtanın ve özellikle Güney Afrika Cumhuriyeti'nin, Ülkemiz ile olan yakın ticari ilişkileri ve bağlarının, bölgeyi, turizm sektörü için önemli bir potansiyel haline getirdiğini düşünüyoruz. Türk Hava Yolları'nın başlattığı direkt ve aktarmalı 30'un üzerinde sefer ile kıta ile olan ulaşım sıkıntımız çok büyük bir oranda giderilmiş, destinasyonun ivmesi başarılı bir artış yakalamıştır. Fuar süresince yapılan görüşmelerde, ülkemizin yakın gelecekte Afrika pazarından turizm anlamında da önemli kazanımlar sağlayacağı izlenimini edindik.

“Mevcut Pazarların Güçlendirilmesi Önceliklerimiz Arasında”
Turizmin ne kadar hassas ve kırılgan yapıda bir sektör olduğu bilinciyle, her zaman alternatif pazarlar yaratarak, ürün çeşitliliğimizi ön planda tutma gayretindeyiz. Bununla beraber mevcut pazarların da güçlendirilmesi ve ilişkilerimizin pozitif tutulması bizler için öncelikli. Özellikle son yıllarda ülkemiz için önemli bir pazar haline gelen

“Ortadoğu Ülkeleri “Turist Çeken” Ülke Algısına Odaklandı”
Ortadoğu bölgesini hedef alan, ATM Dubai Fuarı'nda edindiğimiz izlenim, Bölgenin "turist gönderen ülke" imajından sıyrılarak, "turist çeken ülke" algısı üzerine titizlikle çalıştığı yönünde olmuştur.  Yaptığımız görüşmelere göre, özellikle Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Bahreyn, Kuveyt, Oman gibi ülkelerin turizm stratejileri, kongre- alışveriş - eğlence turizmi üzerine planlanmakta ve ortaya çıkarılan cazibe merkezleri ile bu ülkeler birer turizm ülkesi haline getirilmektedir. Dubai’de 2020 yılında gerçekleştirilecek EXPO ile Katar’ın ev sahipliğinde 2022 yılında gerçekleştirilecek FIFA Dünya Kupası etkinliklerinin bölgenin tanıtımı ve imajına katkı yapacağı, aynı zamanda cazibe merkezi haline getireceği öngörülmektedir.”

“Kongre Turizminde Yeni ve Güçlü Rakiplerin Sayısı Artıyor”
Ürün çeşitliliğini geliştirmek ve var olan potansiyeli doğru kullanmak adına özellikle İstanbul gibi büyük şehirler açısından önem arz eden Kongre Turizmindeki gelişmeleri takip etmek için IMEX Frankfurt fuarına katıldıklarını ifade eden Bayındır; “Fuardaki en önemli detay her destinasyonun, ayrı bir marka olarak, ülke stantları içerisinde yer almadan tanıtılmasıdır. Bildiğiniz gibi 2013 yılında Türkiye, toplam 221 toplantı ile ilk kez ICCA Top 20 Ülkeleri arasına girerek 18. sırada yer buldu. İstanbul ise 146 toplantı ile geçen yıla göre 1 sıra atlayarak  8. sırada yükseldi. Kongre Turizminde etkin ülke ve şehirlerin yanında, yeni ve güçlü rakipler, sundukları cazip imkanlar ile bu alanda önemli bir rekabet getirmişlerdir. Geleneksel şehirler dışında, başta Ortadoğu, Afrika ve Uzakdoğu olmak üzere çok sayıda ülke kongre turizmi pastasından pay almak üzere çaba göstermektedir. Örneğin; Malezya Kuala Lumpur ile atağa geçerek 2014-16 döneminde toplam 10 bin delegenin katılımı ile 10 Uluslararası Kongre kazanmıştır. Gördüğümüz üzere rakiplerimiz giderek artmakta, sahip olduğumuz tarihi ve doğal güzellikler, değişen rekabet koşullarında ve beklentilerde, tek başına yeterli gelmemektedir” diye konuştu.

“Yatırımlar Salt Turizm İstatistiklerine Dayanarak Değil Titiz Bir Fizibilite Çalışması ile Yapılmalı”
Turizmin, bugün dünya ekonomisi içerisinde gelir sağlayıcı faktörlerin başında yer alan, büyük oranda yatırım yapılan ve gelişen bir sektör haline geldiğine vurgu yapan Bayındır, konuşmasını şöyle sürdürdü; “Ülkemizde de gelişen turizm hareketlerinin, ağırlıklı olarak otel yatırımlarına yansıdığını görmekteyiz. Ancak her zaman altını çizerek belirttiğimiz üzere, yatırımların, salt turizm istatistiklerine dayanarak değil, titiz bir fizibilite çalışması ile ihtiyaçlar tespit edilerek yapılması gerekmektedir. Her ay açıklanan teşvikleri incelediğimizde Genel tablo ağırlıklı olarak yüksek kapasiteli 4 ve 5 yıldızlı oteller ile İstanbul ve Antalya'yı işaret etmektedir. Bu şehirlerimizin turizm gücü düşünüldüğünde, yatırımların yoğunlaşması normal olsa da, arz fazlasına bağlı olarak otel doluluklarındaki gerileme ve potansiyel düşünüldüğünde, Anadolu'ya doğru yönelecek yatırımların daha önemli ve verimli olduğunu söyleyebiliriz.

“Doğru Lokasyonda Doğru Hedef Kitleye Hitap Edecek Tesisler Yapılmalı”
Trabzon, Eskişehir, Konya, Kayseri, Malatya, Van, Bursa, Mersin, Adana, Diyarbakır ve İzmir otel yatırımları için önde gelen şehirlerimiz arasındadır. Bununla beraber dünya genelinde ziyaretçi trendlerin daha küçük butik konseptli otellere yöneldiği görülmektedir. Asıl önemli olan doğru lokasyonda doğru hedef kitleye hitap edecek tesisler yaratmaktır. Günümüz turistinin gözünde, ziyaret edilen bölge bir bütün olarak değerlendirilmektedir. Şehrin altyapı ve üstyapıdaki başarısı, Hava alanı hizmetleri, ulaşım kolaylığı, restoran ve eğlence merkezlerinin çeşitliliği ve kalitesi, esnafın ve halkın bilinçli yaklaşımı gibi pek çok unsur turizm imajına etki etmektedir. Yapılacak yatırımların yeni otellerden ziyade, turizm çeşitliliğine ve mevcut ürünlerin geliştirilip, iyileştirilmesine yönelik olması, bahsetmiş olduğum artan pazar rekabeti anlamında ülkemize çok daha fazla avantaj sağlayacağı düşüncesindeyim. TUROB olarak, biz bu anlamda sektörümüze ışık tutmaya gayret ediyor ve ülkemiz çıkarına işleyecek ortak hedefler üzerine çalışmalarımızı yürütüyoruz. Bu çalışmalarda, ülkemizin ekonomik, sosyal ve turizm açısından merkezi sayılan İstanbul markası bizim için son derece önemlidir. Şehrin, bir kültür mozaiği ve temsili bir marka olması hepimize büyük bir sorumluluk yüklemektedir. Bu markayı güçlendirmek ve yaşatmak için değişen dünya dinamiklerine ve beklentilere cevap verebilmek ve bu doğrultuda planlama yapabilmek kaçınılmaz bir gerçektir.  Bununla beraber Anadolu'daki şehirlerimizde sevindirici gelişmeler yaşanmaktadır.

“Van Kahvaltısının Guinness Rekorlar Kitabına Girmesi Var Olan Değeri ve Ürünü Tanıtmak Açısından Çok Güzel Bir Örnek”
Ülkemizin zengin kültür miraslarını barındıran önemli kentlerimizden Van'ın tanıtımına çok önemli katkılar sağlayan Van Kahvaltısının, Guinness Rekorlar Kitabına girmesini büyük bir gururla karşıladık. Bu organizasyon, var olan bir değeri ve ürünü pazarlama ve tanıtma anlamında yapılabilecek projelere çok güzel bir örnek olmuştur. En başından beri Birliğimizin de desteklemiş olduğu bu güzel etkinlikte, emeği geçen tüm yetkililerimizi ve sektörümüzün değerli girişimcilerini tebrik eder, organizasyon süresince göstermiş olduğu kıymetli özverileri için Rescate Hotels Yönetim Kurulu Danışmanı Sayın Şule Gökırmak'a özellikle teşekkürlerimi sunarım.”

İstanbul’da 4. kez başlayacak ve ay sonuna kadar devam edecek Shopping Fest’te de değinen Bayındır, bu kapsamda tüm İstanbullular ve yabancı misafirler için alışveriş fırsatları sunan etkinlik ile ilgili bilgilendirmelerin yapılmasının önemine dikkat çekti.
Geçtiğimiz günlerde yitirdiğimiz duayen turizmci Mehmet Zelzele’nin vefatının yarattığı büyük üzüntüyü dile getiren Bayındır, “Birliğimizde uzun yıllar yönetim kurulu üyeliği yapmış, turizm sektörüne büyük katkıları bulunan, İstanbul Pisa ve Eyfel otellerinin sahibi, değerli büyüğümüz Mehmet ZELZELE'ye bir kez daha Allah'tan rahmet diliyorum, kendisini ve sektörümüze sağladığı katkıları daima hatırlayacağız” diye konuştu.
Başkan Bayındır’ın ardından, TUROB Danışmanı Yeminli Mali Müşavir Dr. Nedim Türkmen, son dönemde KDV’de yaşanan gelişmelerle ilgili bir konuşma yaptı.
Bayındır, konuşmasının ardından yeni üye otellere plaketlerini sunarken, sponsorlar; Ecolab-Yurtiçi Kargo ve Boyut Yayın Grubuna; değerli ev sahipliğinden ötürü Hilton İstanbul Bomonti Hotel Genel Müdürü Sayın Remco Norden'a ve değerli ekibine teşekkürlerini sunarak, plaket taktim etti.

yilmazparlar@yahoo.com

6 Mayıs 2014 Salı

AMERİKA REKORUNU VAN KIRACAK-YILMAZ PARLAR




AMERİKA REKORUNU VAN KIRACAK

Amerika'nın elinde bulundurduğu 18 bin 941 kişiye verilen kahvaltıyla Guinness dünya rekorunu kırmak için Van 1 haziran 2014 tarihinde 20.000 kişilik kahvaltı sofrası kurarak Guinness Dünya Recorunu Türkiye’ye getirecek.

Tüm Van şehrinin devlet, yerel idare, sivil toplum kuruluşları, Ticari kuruluşlar,  öğretim yuvaların tüm temsilcileri ve halk topyekün tek vücut olarak inanmış bir irade olarak yola çıktılar. Guinness otoritelerine başvurdular. İstek kabul gördü. İstanbul Ticaret odası binasında 5 mayıs 2014 tarihinde basın toplantısı düzenleyerek halka duyurdular.

Basın toplantısına  Van Valisi Aydın Nezih Doğan, Van Belediyesi Eş Başkanı Hatice Çoban, Van Milletvekili Mustafa Bilici, Prof Dr Orhan Kural, Üniversite rektörü Peyami Battal, Van Milletvekili Nazmi Gür,  Van TSO Başkan Necdet Takva, İTO Yönetim kurul sayman üyesi Hasan Erkesim,  ve Van Vakıf Başkanı Müjdat Çelik katıldılar.

Van turizm tanıtım ve Van kahvaltısının kültürü ile ilgili kısa filmi gösterildi. 60 çeşit kahvaltı ile pek çok firmanın ve kuruluşun sponsorluğunda kurulacak kahvaltının öncelikle “Barış sofrası” olmasını altı çizildi.

Barış sofrası, Van’ın kahvaltısını marka yapabilecek ve dünyaya tanıtabileceği gibi  hemde dünyaya kardeşçe yaşama kavramını, barış mesajı gönderecek.

Van Valisi Aydın Nezih Doğan moderatörlüğünde gerçekleşen Basın toplantısında tüm konuşmacıların ortak vurguları fotograf karesinin bütünlük teşkil etmesi. Barış huzur kavramının ilk sırayı alması rekordan ziyade dost sofrasını dünyaya duyurmaktı. Uluslararası turizm zirvelerinde yabancıların bizlere söyledikleri gibi “Varolan Misafirperverliğinizi konukseverliğinizi tanıtın.-Bu konuda benzersizsiniz” sözlerini hatırlatıkca Van’ın böylesine örnek olabilecek etkinliği şehri tanıttığı gibi marka yaptığı gibi Türkiye markasında önemli katkısı olacaktır.

Bu proje ile Van’da turizm patlaması olacağı ve bunun için Van’ın hazır olduğunu tüm konuşmacılar tekrarladılar. Hep Birlikte bu Barış sofrasına davet ettiler. 20.000 Kişiden fazlasını rekora yazdırtacaklarını ifade ettiler.

Bu projenin; Proje Başkani Ramazan Temizeri, Proje Koordinatörü Şule Gökırmak, Rekor Danişmani Prof. Dr. Orhan Kural Ve Aydın Türkgücü, Pr Danişmani Derya Duysak.

yilmazparlar@Yahoo.com

31 Mart 2014 Pazartesi

Taksim Point Hotel resmen 5 yıldızlı-Yılmaz Parlar

Taksim Point Hotel resmen 5 yıldızlı!
Mülkiyeti Özbek Ailesi’ne ait olan Taksim’deki Point Hotel, yanındaki otelle birleştirilerek kapasitesi arttırıldı. Otel yönetiminin 5 yıldız başvurusu kabul edildi ve otel artık resmen 5 yıldızlı oldu.

Özbek Ailesi 1989’da Taksim’in Talimhane bölgesinin ilk 4 yıldızlı oteli Nippon ile turizme açıldı. Daha sonra yine aynı bölgede yine 4 yıldızlı olan Point Hotel devreye girdi. Aile bu otelin yanındaki binayı da mevcut binalarına katarak Point Hotel’in kapasitesini arttırıp Turizm Bakanlığı’na 5 yıldız statüsü almak için başvurdu. Taksim Point Hotel  Genel Müdürü Nuri Kalyoncu son durumu  Tourexpi’ye anlattı.  Otelin hizmete girdiği günden bu yana sınıfının 4 yıldızlı olarak geçtiğini belirten Kalyoncu, “5 yıldızlı bir tesis olmak için gereken tüm girişimleri tamamladık. Otelimizin 5 yıldızlı olduğu Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından da onaylandı. Yanımızdaki binayı da ana binaya kattık. Böylece oda sıyımız 230’a yatak kapasitemiz de 600’e çıktı. İş oteli olarak konumlandık. Bu yüzden iş otellerinin olmazsa olması bir Executive Lounge yaptık” diyor.
Kalyoncu’ya iş oteli müşterisinin temel özellilerini özetlemesini istediğimizde ise şu bilgiyi verdi: “Bu kesim için internet erişimi çok önemli. Biz de internet hızımızı arttırdık. Kendilerine hizmet edecek personelin eğitimli olmasını talep ediyorlar. Biz de personelimizi eğitimlilerden seçip, dönem dönem kendi iç eğitimlerimizi de yapıyoruz. İş oteli arayan kesimin bir diğer özelliği ise konfor ve rahatlık. Misafirlerimizi rahatlatmak adına odalarımızda mefruşattan mobilyaya, yataktan kapıya kadar değişiklikler yaptık. Her odaya HD TV’ler koyduk. Misafirlerine hem Digiturk hem de D-Smart yayınlarını aynı anda veren İstanbul’daki tek oteliz.”

Taksim’deki yayalaştırma çalışmalarını da değerlendiren Kalyoncu bu konuda şunları söyledi: “Taksim Meydan Projesi tamamlandığında meydanın daha aktif kullanılacağını düşünüyorum. Bu meydanın konser ve sanatsal etkinliklere ayrılması halinde bundan hem Talimhane otelleri hem de İstanbul turizmi karlı çıkacaktır.Yayalaştırma projesiyle birlikte devreye giren metro bağlantıları, Levent tarafı veya Tarihi Adaya toplu taşıma araçlarıyla ulaşmak isteyen turistlere büyük bir kolaylık sağladı. Böylece misafirimiz otelinden çıkıp metroyla trafiğe takılmadan gezip dolayabilecek.”
Kalyoncu Nisan ayına yönelik rezervasyonla aldıklarını belirterek sözlerini şöyle noktaladı: “Paskalya dolayısıyla İspanya ve İtalya’dan rezervasyonlar alıyoruz. Önümüzdeki aylarda gerçekleşecek kongrelerden dolayı Kongre Vadisi diye adlandırılan bölgedeki oteller ortalam yüzde 80 doluluklara ulaşacak. İstanbul’da performansın düşmemesi için tanıtıma ara verilmeden devam edilmeli. İstanbul’un son dönemlerde ulaştığı seviyeyi koruyup bunun üstüne çıkabilmesi için yapılacak tanıtımların süreklilik arzetmesi gerekiyor.”

yilmazparlar@yahoo.com

15 Mart 2014 Cumartesi

Şişli Marriot Hotel Açıldı-Yılmaz Parlar

BERTUĞ BEY İNŞAATDAN TURİZME ATAK  
BERTUĞ BEY ŞİŞLİ MARRİOT HOTEL İLE TURİZME MERHABA DEDİ
Şişli Marriot Hotel Açılışı münasebetiyle düzenlenen basın toplantı sonrası Marriott International Avrupa Operasyonundan Sorumlu
İcra Kurulu Üyesi Reiner Sachau  İstanbul Marriott Hotel Şişli Genel Müdürü Thomas Eder Hotel sahiplerinden Bertuğ Bey İnşaat yönetim kurul üyesi Tuğba Gültekin ile  yaptığımız kısa söyleşi sonrası otelin tamamını gezdik.

Elbetteki ilk ziyaret henüz dekorasyon halinde bulunan Bertuğ Bey İnşaatın Turizm ofis katıydı.  Tuğba Gültekin ile birlikte gezdiğimiz ve aldığımız kısa bilgilerle
Şişli'de eskiden daimi halk pazarı olarak kullanılan Karagözyan Ermeni Vakfı'na ait arazide inşa edilen ABD'li marka Marriott otel zinciri ile anlaşılan 2009 yılınında başlanan otelin inşaatının 5 yıl sürdüğünü Marriott’un son derece titiz davranma nedeniyle uzun süreç yaşandığını Tuğba Gültekin’den öğreniyoruz. Gültekin Marriot grubu ile anlaşmalarıda özetleyerek yeni proje planladıklarını böylelikle Turizme soyunduklarını dile getirdi.

İcra Kurulu Üyesi Reiner Sachau  İstanbul Marriott Hotel Şişli Genel Müdürü Thomas Eder ile yaptığımız söyleşide “İstanbul’un Türkiye’nin gün geçtikce Turizmi geliştirdiğini gelen turist sdayısındaa cok ciddi artışın yeni otel yatırımlarına son derece açık olduğunu Türkiye ile dahada güçlendiklerini ifade ettiler.

Ayrıca Basın toplantısında İcra Kurulu Üyesi Reiner Sachau Türkiye’deki 11’inci, İstanbul’daki 7’nci oteli olan İstanbul Marriott Hotel Şişli’nin açılışıyla Doğu Avrupa’daki hızlı büyümesine devam ettiğini söyledi. Sachau, “İstanbul’da böylesine görkemli bir otel açmış olmaktan ve Türkiye’deki güçlü portföyümüze bir otel daha eklemekten dolayı mutluyuz. 

Avrupa’daki 11 otelimizin 6’sının bulunduğu Türkiye’de geçtiğimiz yıllarda güçlü bir büyüme sergiledik ve bu büyüme, marka portföyümüzün gücünü gösteriyor. Geçtiğimiz 3 yılda, 27,000 bin yeni oda ile bir rekora imza attık ve 2015 sonuna kadar Avrupa’daki varlığımızı ikiye katlamayı planlıyoruz” dedi

İstanbul Marriott Hotel Şişli Genel Müdürü Thomas Eder ise yaptığı konuşmasında   “Geleceğin seyahat trendleri ve ihtiyaçlarını bugünden karşılamak istediklerini Bu yıl içinde 80.000 kişiyi ağırlamayı hedefediklerini vurguladı. Eder “Dünya devi Marriott Grubu, tüm dünyada konuk ağırlama standartlarını belirleyen yüksek hizmet kalitesini şimdi Türkiye’ye de taşıyor. Çünkü Türkiye’ye, Türkiye’nin turizm potansiyeline güveniyor ve bu ülkenin geleceğine yatırım yapıyoruz.”dedi
Yetkililerin verdiği bilgilere göre 72 ülkesinde, 3.900 otel, 35 milyon  üyesine  ve 18 markaya sahip bir otel zinciri olan Marriott International’ın İstanbul Marriott Hotel Şişli otelininde gördümüz kullanım ve aksesuar eşyaların tümü tabii doğal olması. Hizmet vereceği Kongre turizmine Otel kapasitesi ile büyük ölçüde pay sahibi olacak.
Otelin inşaatı kadar gösterilen titizliği hizmet veren personel alımında da gösteren Otel grubu hak ettiği en gözde İstanbul otellerinden biri olacağı muhakkak.
Turizm kazandırılan Otelde emeği geçenleri tebrik ediyoruz.
 yilmazparlar@yahoo.com




24 Şubat 2014 Pazartesi

MPI Toplantı sektörü temsilcileri 1001 Direk’te biraraya geldi-Yılmaz Parlar

MPI Toplantı sektörü temsilcileri 1001 Direk’te biraraya geldi

MPI – Toplantı Profesyonelleri Derneği 2014 yılı Avrupa konferansı açılı gecesi resepsiyonu Kültür ve Turizm Bakanlığı himayelerinde 1001 Direk Sarnıcı’nda 350 sektör liderinin katılımı ile gerçekleşti.
Uluslar arası kongre ve toplantı sektörünün en büyük organizasyonlarından olan MPI, dünyanın en önemli kongre ve toplantı sektörü profesyonelleri çatı kuruluşudur. 1972 yılında kurulmuş olan ve toplantı sektörü profesyonellerini üye olarak kabul eden MPI’ın, tüm dünyada 20.000’den fazla üyesi bulunmaktadır.


MPI tarafından her yıl Avrupa’nın farklı bir şehrinde düzenlenen “MPI Avrupa Konferansı”na bu yıl İstanbul ev sahipliği yapıyor.

22-25 Şubat tarihleri arasında Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleşen konferansın açılış resepsiyonu 23 Şubat akşamı Kültür ve Turizm Bakanlığı himayelerinde İstanbul Kongre ve Ziyaretçi Bürosu-ICVB tarafından 1001 Direk Sarnıcı’nda düzenlendi.


1700 yıllık tarihi mekanda gerçekleşen gecede konuklar Türkiye’nin 7 Bölgesinden oluşan lezzetler ile ağırlandılar ve Anadolu Ateşi tarafından gerçekleştirilen performansı izleme imkanı elde ettiler.


Açılış konuşmasını gerçekleştiren ICVB Genel Müdürü Elif Balcı Fisunoğlu Kültür ve Turizm Bakanlığı’na önemli destekleri için teşekkür ederek Avrupa toplantı sektörü liderlerinin İstanbul’da biraraya gelmesinin ülkemiz ve şehrimizin kongre sektöründe temsili açısından çok büyük bir katkı sağladığına dikkat çekti. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nı temsilen geceye katılan İstanbul Kültür ve Turizm Müdür Yardımcıcısı Nedret Apaydın konuşmasında önümüzdeki 3 gün boyunca Avrupa toplantı sektörünün kalbinin İstanbul’da atacağına dkkat çekerek katılımcılara başarılı ve verimli toplantılar diledi. İstanbul’un turizmde dünyada ve Avrupa’da lider konumuna dikkat çeken Apaydın, İstanbul’un kongre turizminde de önemli bir marka haline geldiğini vurguladı. Bu tür etkinliklerin İstanbul’a kazandırılması için gerçekleştirdiği çalışmalar dolasıyla ICVB’yi tebrik ettiğini belirtti.


Etkinlik alanına kurulan fotoğraf panosu tüm konukların ilgisine çekti ve çekilen İstanbul silüet çerçeveli resimler konuklara anında elektronik posta olarak iletildi.

İstanbul Kalkınma Ajansı destekli Uluslararası Kongreler Şehri İstanbul projesi kapsamında hazrılanan “You Can” temalı İstanbul filminde yer alan dondurma show’undan esinlenerek hazırlanan dondurma videosu dev ekranda gösterilerek misafirlere canlı dondurma show’u yapıldı ve Maraş dondurması ikram edildi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı himayelerinde geceye 1001 Direk Sarnıcı, Anadolu Ateşi, ATY Group, dDf, Kurukahveci Mehmet Efendi ve Sedef Fuarcılık firmaları destek vermiştir.





yilmazparlar@yahoo.com

  

14 Şubat 2014 Cuma

Türk-Japon Turizminde, TUROB'dan Önemli Adım!-Yılmaz Parlar

Türk-Japon Turizminde, TUROB'dan Önemli Adım!
HIS Travel organizasyonu, Türk Hava Yolları Tokyo Müdürlüğü işbirliği ile İstanbul'a gelen
Japonya'nın önde gelen Otel yatırımcıları/işletmecileri, turizm eğitim okulları, düğün ve
organizasyon firmaları CEO'larından oluşan 20 kişilik heyet, TUROB Yönetimi ile Point Hotel
Taksim’de bir araya geldi.

İki ülke arasındaki turizm ilişkilerinin değerlendirildiği toplantıda, turizm yatırımları ve olası
işbirliği projelerini değerlendirilerek; iki ülkedeki otelcilik ve turizm sektöründeki sayısal
veriler, otelcilik ve turizm eğitimi, çalışma hayatı, yabancı personel, tanıtım stratejileri,
düğün ve organizasyon sayıları konularında görüş alışverişinde bulunuldu. Japon katılımcılar;
son yıllarda ülkelerinde çiftler arasında düğün sayısının düşüş gösterdiğini, çiftlerin daha
çok aile içi küçük törenler ile düğünlerini gerçekleştirdiklerini, yurt dışında ise Hawaii
dışında çok destinasyonun tercih edilmediği, bu nedenle düğün turizmi üzerine alternatif
pazarlar arandığını, bunun içinde Türkiye'nin gerek kültürel açıdan gerek sunulan hizmet
çeşitliliği açısından iyi bir seçenek olacağı, bu etkinlik vesilesi ile bir saha araştırması yapıldığı
aktarılmıştır. Japon katılımcılar; düğünlerin genel olarak Sonbahar-İlkbahar dönemlerinde,
ortalama 70-200 kişi katılımı ile yapıldığını dile getirmişlerdir. Japonya’da düğün turizmini
olumsuz etkileyen bir önemli etmen de yaygın olarak toplum tarafından yılın belli günlerinin
uğursuz olduğu (toplam 60 ayrı gün var) inanışı nedeniyle bu günlerde genellikle düğün
yapılmamasıdır.
Toplantıda ayrıca;
• Turizm eğitimi alanında işbirliği olanaklarının geliştirilmesi,
• Düğün ve organizasyon (açılış, balo, ödül töreni vs.) mekanlarının tanıtımlarının
internet üzerinden ve sosyal medya aracılığı ile yapılması için çalışma başlatılması,
• Türkiye’nin Japonya düğün pazarına yönelik Ramazan Ayı’nı önemli bir pazarlama
yöntemi olarak kullanması,
• Sektörel temasların artırılarak sürdürülmesi, böylece iki ülke arasındaki işbirliği
ve ilişkilerin güçlenmesinde önemli adımların atılacağı konularında görüş birliğine
varılmıştır.

TUROB HAKKINDA
1971 yılında kurulan ve %80’i İstanbul’da olmak üzere Türkiye’nin her yanından 80.000’i aşkın yatağı
temsil eden TUROB, Türkiye’de turizmin gelişmesinde önemli rol oynayan öncü ve etkin sivil toplum
kuruluşlarından biridir. Birliğin amacı, turizmle ilgili konular üzerinde bilimsel ve pratik çalışmalar
yapmak, turizmin ve turistik tesislerin turizmin gereklerine uygun gelişmesini sağlamak, kanun


ve yönetmeliklerin geliştirilmesinde rol almak ve sektörün pazarlama, tanıtma ve satış geliştirme
çalışmalarında öncülük etmektir. TUROB, bu çalışmalarını komiteler kurarak gerçekleştirdiği gibi, bu
konularda çalışan kamu veya özel sektöre mensup kuruluşlar ve komitelerde üyelik ve temsilcilikler
sağlayarak da gerçekleştirir. TUROB, Türkiye ve Dünya’daki turizm sektörü ile ilgili tüm gelişmeleri,
istatistiki bilgileri ve verileri temin ederek üyelerini bilgilendir. Üyeleri arasında oteller, restoranlar,
kongre merkezleri, hamam ve gece kulüpleri bulunmaktadır. Türkiye’nin yurt dışında etkili bir şekilde
tanıtılması için çalışmalarda bulunur. Ayrıca, turizm alanında yüksek vasıflı işletmeci ve yöneticilerin
yetiştirilmeleri için eğitim, seminer, panel, konferans, sempozyum ve benzeri etkinlikler düzenler.
TUROB, Dünya Turizm Örgütü (UNWTO),Uluslararası Otelciler ve Restorancılar Birliği (IH&RA), Avrupa

Oteller, Restoranlar ve Kafeler Birliği(HOTREC) üyesidir.

yilmazparlar@yahoo.com

11 Ocak 2014 Cumartesi

Mövenpick Hotel 10 yılını kutladı-Yılmaz Parlar




MÖVENPİCK HOTELDE HERŞEY ORGANİK

Green Globe sertifikalarına sahip Mövenpick Hotelde her şey naturel herşey organik.
Mövenpick Hotel Istanbul olarak 10. yılını kutlarken, başarı sırlarını Mövenpick Grubu kurucusu Ueli Prager şöyle açıklıyor. "Biz aslında olağan dışı bir şey yapmıyoruz, sıradan görünen şeyleri bile olağan dışı bir yaklaşımla yapıyoruz."
İsveç Başkonsolosluğunda düzenlenen, elde edilen geliri mağdur durumdaki göçmenler için oluşturulan bir fona aktarılacağı hayır amaçlı müzayede tanıdığımız, Mövenpick Hotel Istanbul Genel Müdürü ve Türkiye Bölge Müdürü Frank Reichenbach ile otellerinde gerçekleştirilen kongre sonrası kısa bir söyleşi yaptık.

Frank Reichenbach ve eşi, Uluslarası Göç Örgütü IOM Türkiye tarafından Bu yıl üçüncüsü düzenlenen göç hakkında farkındalığı arttırma etkinlikleri kapsamında yer alan“Art Has Wings / Sanatın Kanatları” sergisine eserleri ile katılmışlardı. Sergi sonrası, Sotheby’s yönetiminde’nde İsveç Konsolosluğunda düzenlene müzayede bağışlanan eserlerin geliri hayır amaçlı olarak fona aktarılmıştı. Turizm yanısıra toplumsal sorumluluktaki duyarlığını takdir ettiğimiz, Frank Reichenbach’e otellerinde farklı kılan değerleri soruyoruz.   
Reichenbach “Mövenpick Hotel Istanbul olarak 10. yılımızı kutlarken, bizi konaklama ve gastronomi alanında farklı kılan değerlerimizi ve misafir memnuniyetine yürekten bağlılığımızı hem iş hem de tatil amaçlı seyahat eden konuklarımıza yansıtmaya devam ediyoruz”
Pek çok otelde; otel oda giriş ve enerji anahtarları plastik maddeden olmasına karşın Mövenpick Hotelde ahşap materyelden olması dikkatimizi çekerken Reichenbach’den
Otel hakkında toplantı mekan teknolojilerini sorduğumuzda “Otelimizde tamamen yenilenen, ileri teknoloji işitsel ve görsel sistemlerle donatılmış, kablosuz internet bağlantısı ve video konferans imkanı da bulunan 11 toplantı salonumuz mevcut. Dünya üzerindeki tüm Mövenpick otellerinde uygulanan "Mövenpick Meetings & Events" profesyonel organizasyon yönetimi programı ile misafirlerimize yüksek kalite standartlarını, yaratıcı lezzetleri, özenli ve güler yüzlü servisi bir arada sunuyoruz. Bu program dahilinde, konuklarımızın ihtiyaçları doğrultusunda kişiye özel çözümler sunarak toplantı ve konferanslarının verimli geçmesi için en uygun koşulları yaratıyoruz.” Cevabını alıyoruz.

Mevsim dışı olmasına rağmen, her yiyecek alımı organik olarak seçilmesi ve tercih edilmesi kadar kullanılan malzemelerinde  naturel sağlığa uygun olduğunu gözlemliyoruz.
Bu konudaki sorumuzu genel müdür Frank Reichenbach “Kusursuz İsviçre hizmet anlayışı ve detaylarla verdiğimiz özen ile sunduğumuz hafif ve canlandırıcı kahve molaları, en taze mevsimlik ürünlerin kullanıldığı İtalyan mutfağından yaratıcı yorumlar, geleneksel Türk mutfağından örnekler ve tabiki İsviçre klasikleriyle misafirlerimizin toplantı ve organizasyonlarına lezzet katıyoruz.’
22 yıllık tecrübeli İtalyan Başaşçı Giovanni Terracciano dahil tüm yiyecek hizmeti veren personel sipariş edilen yemeklerin veya toplantı özel menü yemeklerin içindeki sosların muhteviyatını tüm ayrıntıları ile belirterek sağlığınıza aykırı sağlığınıza dokunup dokunmadığını ve alerjinizin olup olmadığını öğreniyorsunuz.
Kongre konferans ve her türlü toplantıların memnuniyet olumlu tepkilerini ve başarılı olma anlayışını soruyoruz. “Mövenpick Hotel Istanbul olarak konuklarımızı geleneksel Türk misafirperverliği ve misafirlerimizin beklentilerinin de ötesine geçen kişiye özel hizmet anlayışımızla ağırlıyoruz. Güleryüzlü, kaliteli ve samimi iletişimin gücüne güveniyor ve konuklarımızın ihtiyaçlarını öngörerek otelimizden memnun olarak ayrılması için tüm gayreti gösteriyoruz”

Gözümüz sertifikalara takılıyor. Açıklamasını istediğimizde  Reichenbach devam ediyor. Otelimiz, Turob Yeşillenen Oteller ve sürdürülebilir turizm konusunda uluslararası geçerliliği olan Green Globe sertifikalarına sahip. Doğal kaynaklarımızın hızla tükendiği bu günlerde, sürdürülebilirliği tüm operasyonlarımızın kalbine yerleştirerek çevremizi korumak ve karbon kirliliğini azaltmak için üzerimize düşeni yapıyor olmaktan gurur duyuyoruz.”
Mövenpick Otelin tüm birimlerini gezerek yerinde bilgileri alıyoruz. Şehir otelcilik anlayışıyla sürdürebilir kongre turizme hizmet veren başarılı otellerimizden biri olduğuna tanık oluyoruz.
yilmazparlar@yahoo.com