20 Kasım 2018 Salı

B2B Luxury M.I.C.E Work Shop-2018-Yılmaz Parlar



MÜKEMMEL ORGANİZASYONLA TURİZM HİZMETİ
B2B Luxury M.I.C.E  Work Shop etkinliği düzenleyen başda Murtaza Kalender olmak üzere Work Shop Travel Shop ekibi çok başarılı organizasyon gerçekleştirerek 50’den fazla ülkenin 200 civarında Tur Operatör şirketini İstanbul’a Hotel ve Turizm Acentaları ile iş birliği için getirtdi.



Network niteliğinde 18 Kasım 2018 Pazar akşamı Pulman Hotel salonunda tanışma kokteyli ile başlayan B2B Luxury M.I.C.E  Work Shop etkinliği 19 Kasım 2018 Pazartesi günü tam gün devam etdi.

Türkiye Seyahat Acentalar Birliği (TURSAB) Yönetim Kurul Başkanı Firuz Barbaros Bağlıkaya, Türkiye Otelciler Birliğini (TUROB) Temsilen TUROB yönetim Kurul Başkan Yardımcısı Eresin Turizm A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Eresin Hotels Genel Müdürü Müberra Eresin, Travel Shop Turkey Genel Müdürü Murtaza kalender birer açılış konuşması gerçekleştirdiler. Açılış kurdelesi, Firuz Barbaros Bağlıkaya, Müberra Eresin, Murtaza kalender, THY M.I.C.E. Müdürü Vildan Mataracı, ISTTA Başkanı Halil Korkmaz ve Yabancı Tur Operatör protokolu tarafından kesildi. Toplantıya İstanbul Hindistan Başkonsolosu Prunojyoti Mukherjee’ de geldi.



Türkiye Seyahat Acentalar Birliği (TURSAB) Yönetim Kurul Başkanı Firuz Barbaros Bağlıkaya açılış konuşmasını yabancı konuklara yönelik İngilizce olarak yaptı. Firuz Barbaros Bağlıkaya, Konuşmasında düğün, kutlama ve kültürel olarak yapılan bu tür turların Türkiye’de yapılmasını ve seçilmesini son derece isabetli bulduğunu dile getirdi. Tur operatörlerin gerek otel gerekse Seyahat acentaları ile yapacağı iş birliğinin verimli geçeceğine inandığını belirtdi.



Türkiye Otelciler Birliğini (TUROB) Temsilen TUROB yönetim Kurul Başkan Yardımcısı Eresin Turizm A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Eresin Hotels Genel Müdürü Müberra Eresin İngilizce konuşmasında otelciler Birliği olarak her türlü hizmeti mükemmel bir müşteri memnuniyeti içerisinde vermeye hazır olduklarını bu konuda TUROB olarak her türlü yardımcı olabileceklerini açıkladı. 


Travel Shop Turkey Genel Müdürü Murtaza Kalender’de yine İngilizce yaptığı konuşması ön bilgi niteliğinde idi. Gelen tüm Hosted Buyer Tur Operatörlerine, tüm katılımcılara, sponsorlara, tüm basın mensuplarıyla kendilerine destek veren sivil toplum kuruluşlarına teşekkür etti.



Murtaza kalender “Gelen Tur Operatörleri içerisinde, hâlihazırda Düğün işi almış olup lokasyon ve otel bakmakta olanlar da var. Ayrıca, Balkan ülkelerinden Charter uçuşları başlatma niyetiyle etkinliğe katılanlar da mevcut olup Türkiye’de bu işi yapabilmek için partner arayışındalar.

Hindistan’ın en büyük 5 Tur Operatöründen biri olan  ve Kültür, Gurup, M.I.C.E organizasyonlarıyla bilinen, dünyanın birçok ülkesinde de ofisleri bulunan  Yatra ve Mercury’nin Üst Düzey Yöneticilerinin de hazır bulunduğu etkinliğimizde, acentelerin Türkiye pazarında genişleme hedefleri var.” Plan ve hedefleri açıkladıkdan sonra


Murtaza Kalender, Hedeflerinin 2023 yılına kadar Türkiye’de 4 etkinlik yapmak olduğunu, 81 ilin tanıtımına katkıda bulunmak istediklerini, ülkemizdeki turizm kategorilerinin çeşitlilik sağlaması ve mevcut kategorilerin de daha iyi şartlara getirmek olduğunu, 60 milyon turistin en az 70 milyar dolar bırakmasının hedeflendiğinin altını çizdi. Biz bunları yaparken de ülkemize gelecek turistlerin vize sıkıntısı yaşamaması gerektiği üzere başta Hindistan olmak üzere özellikle Asya ülkelerinden vize alımının kolaylaştırılması gerektiğini ifade etti.



WorkShop TravelShop ve TravelShop Turkey Genel Müdürü Murtaza kalender ile yaptığımız söyleşide; Luxury B2B M.IC.E etkinliğinin düzenleyicisi Murtaza Kalender’den aldığımız bilgiye göre bu etkinliğin ilk defa “B2B Luxury M.I.C.E Workshop konseptinde düzenlendi ve etkinliğine aralarında Hindistan’ın büyük Düğün Organizasyon Şirketleriyle birlikte büyük M.I.C.E etkinlikleri düzenleyen, Grup Kültür ve Dini Turlar yapan firmaların da bulunduğu, 50’den fazla ülkeden 200’e yakın Tur Operatörü iştirak etti.



Gelen Tur Operatörleri toplamda 10 milyonun üzerinde turist hacmine sahip ve 100 milyon doların üzerinde bilançoları bulunmakta. Türkiye’ye gelip Türkiye’deki firmalarla işbirliği yaparak Pazar paylarını geliştirmeyi planlıyor.
Workshop etkinliğimizde, tamamen bizim tasarım ve mühendisliğimizle yapılan yazılımız sayesinde, etkinlik öncesinde B2B ön-randevular alınarak %100 başarı yakalandı. 1200 randevu alınan etkinliğimiz öncesinde 1868 tane karşılıklı teyitleşmeye ulaşıldı. Bu randevu sistemi sayesinde her firma kendi profiline uygun nitelikli firmalarla önceden irtibat kurarak hem zamandan tasarruf etmiş hem de efektik bir etkinlik geçirmiş oluyor.” Bilgilerini verdi.



Travel Shop Turkey proje Müdürü Hacer Ozman ilede proje hakkında bilgiler aldık. Hacer Ozman “Luxury B2B M.I.C.E Workshop etkinliğimize, Türkiye’den 70’den fazla Turizm Firması ve resmi kurum ila sivil toplum kuruluşları katılım göstermiş olup Türkiye’nin sayılı marka - zincir otelleriyle  Türkiye’den birçok Düğün Planlayıcısı, Türk Seyahat Acenteleri, Yat Firmaları, Restoranlar, Taşımacılık Şirketleri, Tekne Ekipman Firmaları gibi birçok değişik kategoride katılım sağlandı.



Ayrıca; etkinliğimize Yeşil Irmak Kalkınma Ajansı, Amasya, Tokat, Samsun, Çorum, Trabzon ve Antalya Turizm İl Müdürlükleri de teşrif ederek illerinin tanıtımlarını yaptılar.”dedi
Ayrıca Travel Shop ekibi “ Gelen Tur Operatörlerine İstanbul, Antalya, Kapadokya, Çanakkale, Truva, Samsun, Çorum, Tokat ve Amasya’ya eğitim turları verilmiştir.  Kuzey Kıbrıs, Azerbaycan ve Yunanistan’dan Turizm firmaları etkinliğimize katılıp yerinde görerek kendi ülkelerine taşımak istiyorlar ki bu da bir Türk firması olarak gurur kaynağı”.şeklinde tek vücut yaptıkları bu mükemmel verimli organizasyon ile turizme hizmetden büyük haz duyduklarını ifade etdiler.



Standları dolaştığımızda Lionel Hotel Oya Uluca, Cappadocia Travelux’den Sadeğül Bostancı ve Selin Ozus, THY M.I.C.E. Müdürü Vildan Mataracı, Global Cyprus Semra Şenel ile yaptığımız etkinlik hakkındaki kısa söyleşide, ortak olarak çok verimli geçtiğini Çok memnun kaldıklarını bildirdiler. 
Etkinliğin İstanbul ayağı Dosso Dossi Downtown Hotelinde verilen veda yemeği ve eğlence ile son buldu.
yilmazparlar@yahoo.com

11 Kasım 2018 Pazar

Malatya 8. Uluslaraarsı Film festivali -Yılmaz Parlar

Malatya ! Film festivali Neyine

Ey Malatya!  “Malatya Film Festivali” senin neyine, sinema endüstrin mi var? Sinema platoların mı var? Film mi üretiyorsun?. Film marketin mi var?  

Festival demek şenlik demek. Şenlik demek hasatdan sonra ürünü alan üreticinin yorgunluğunu atıp paraya dönüştürme umuduyla eğlenmesi, diğer hasata geçebilmesi için moral depolamasıdır.


Film festivali furyası hızlandı ve seri üretime geçen firma gibi, Türkiye’nin Tüm şehirleri, ilçeleri Film festivali düzenlemeye soluksuz devam ediyor. Muhtar Sponsor bulsa; Film Festivali yapacak.


Film Festivali, kırmızı halı kopyası tüm ülkeyi sardı. Markalaşmış ve bünyesinde sinema endüstrisi bulunduran şehirler bile festivali çeşitli toplumsal sosyal konulara odaklanmayla çeşitlendirip inovasyon yaparak farklılaşma rekabet şansını artırırken, klasik düzenlenmeyle faydasız, masraflı, kimseye fayda getirmeyen, sonunda parası halkdan çıkan organizasyonlara niye girersiniz.


Uluslararası festival diyorsun yabancı tek gazeteci yok ki; böylelikle yaptığı haberle Ülkesine şehrin turizm tanıtımını yapsın. 


Ülkende bile festivali yazacak, Turizm yazacak gazeteciyi çağırmıyorsun. Çağırdığın film yazarı gazeteci, film izlemeye geliyor. Filmi İstanbul’da ki basın gösterimi filmlerle yazamıyor mu?. Festivalini yazan, yerel basın zaten kendi bünyendeki basın. Yani “Kendin pişir Kendin ye”. Sınırlarını aşamıyorki; Ülke çapında duyursun..


Organizasyondaki Basın ve Halkla ilişkiler, ne Basın yazarlarından haberi var ne de, Halkla ilişkiler nezaketinden..Kim sizlere bu isimleri tavsiye ediyor.


Malatya’da kayısı var. Ön planda bununla ilgili festival düzenlemiş olsan, Ekonomiye katkı sağlarsın. Dünya festival çeşitlerine baktığında birbirinden farklı yüzlerce binlerce çeşit festival görürüsün her biri bulunduğu coğrafyaya katkı sağlıyor. 


İtalya, Lavanta festivali yapıyor, 80 çeşit türev ürünü bünyesinde taşıyor, sağlıkdan 

(şurup- ilaç)  -gıdasına ( Bal-reçel), kozmetikden (krem parfüm)-bilime, tarım ilaçlarına kadar... 

Kayısının özelliklerini, Dünya pazarındaki yerini söylemeye gerek yok..Markalaşman marka şehir olman ancak ürününü markalaştırırsan mümkündür. Ancak ürünün ile  öne çıkarsın..kendine ait olmayan, sahip olmadığın film endüstrisi ile değil.

   
Sinema dünyasının ünlü isimleri ve yabancı aktörler festivaline gelse bile ne olur. Ayrıca, hem onur ödülü veriyorsun, hemde çok büyük paralar karşılığında geliyorlar. 
Kendi reklamını bile yapamıyorsun..Uluslarası Filmi bırak kendi ülkende ulusal sineman Tv dizi film sektörünün gerisinde seyrediyor.

Furya olumsuzluğu içinde yaptığın masrafları, Tarihi mekanların tanıtımına harcamış olsan; gelen turistlerle şehrine önemli katkı sağlarsın. Markalaşman kendine has özellikleri olan ürün ve kültürel varlıklar ile mümkündür.


Umarız Turizm ve Kültür Bakanlığımız bu Film Festival kirliliğine dur der. Milli servete zarar veriyorsunuz.


Film Festivaline son verip, Kayısı Festivali yaparsan, Bölgendeki, Turizm kültürel varlıkları tanıtımına gidersen çok yönlü katkıların olur. Şehrine dolayısıyle ülkene ekonomik fayda sağlarsın..

Sahip çıkarak- paylaşamadığınız, Adıyaman ile Nemrut dağı kültürel mirası ön plana çıkarın.
Bana göre Dünya harikalarına artı bir ekleyerek Dünya’nın sekiz harikalarından biri. Başka ülkede olsaydı, hikayesi ile Ülke için hedeflenen turist sayısını kendi başına elde ederdi.

yilmazparlar@yahoo.com

5 Kasım 2018 Pazartesi

Konaklama Endüstrisinde Dinamizm INTHA-Yılmaz Parlar

Konaklama Endüstrisinde Dinamizm INTHA

Konaklama endüstrisinde en iyi fırsatları nasıl elde edebilmek yolunda, Uluslararası Otelciler Derneği (INTHA) turizm dünyasında göz kamaştıran çalışmalarını yürütüyor.  

Konaklama endüstrisindeki kariyer fırsatları büyük ölçüde etkileyebilecek, mesleki tatmin ve çok sayıda iş fırsatı vaat eden sektörde sahip olunan, eğitim ve deneyim türü, turizme ivme kazandırma amaçlı dernek INTHA Uluslararası Otelciler Derneği, uluslararası turizm ile ilgili şirketlere yönelik faaliyetlerini sürdürmekte ve uluslararası kuruluşların görüşlerini uluslararası alanda daha iyi hale getirmelerine yardımcı olmakta ve işlerini daha iyi değerlendirebilmek için turizm çalışmalarını aralıksız sürdürme çabasındalar.

Dernek, çevrimiçi bir küresel operatör veri kıyaslama, analiz ve pazar bilgisi için bir kaynak, önemli bilgi paylaşımları yapan, kar gütmeyen ilkelerine bağlı bir toplumu temsil ediyor.
Uluslararası Otelciler Derneği ( INTHA ), İbis Style İstanbul Bomonti Otel Genel Müdürü Orkun Avkan  ve Ibis Styles Istanbul Bomonti Genel Müdür Yardımcısı İlknur Akarslan’ın ev sahipliğinde lansman gerçekleştirdi. 

İstanbul Otelciler Platformu (İSTOTEP) olarak yola çıkan Uluslararası Otelciler Derneği (INTHA) Başkanı Barış Türer, Genel sekreter Cantekin Temizer önderliğinde hedeflerini açıkladı. 

Bilindiği üzere; Turizm ve ağırlama endüstrisi, GSYİH, istihdam ve büyüme açısından dünyanın en güçlü endüstrilerinden biridir. Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi son raporuna göre; 185 ülkede 6 milyon kişiye ek iş ve 7.6 Trilyon ABD Dolar artıları olan Küresel GSYİH de payı % 10,2 tekabül eden bir verimlilik olan endüstri için bir diğer gerçek, Konaklama yönetimi kariyerleri robotlar ile değiştirilemez


Önümüzdeki 30 yıl içinde Robot teknolojinin yerini alma şansının düşük olduğu başlıca üç özellik taşır

İlişki oluşturma; Özel ihtiyaçların ele alınması ve kişiselleştirilmiş hizmetlerin sağlanması makinelerle yapılamaz.
Yaratıcılık ; İnsan müşterilerini memnun etmek için kişiselleştirilmiş, kültürel deneyimlerin robot tarafından değiştirilmesinin muhtemel olmaması.
Öngörülemeyen Yönetme; Müşteri acil durumlar ve hizmet sorunları robotlarda yok. Duygusal anlayış ve inceliğini gerektiren problem çözme becerilerini gerektirir.

Kariyer için mükemmel bir seçim olan turizm ve konaklama endüstrisi; Konaklama olarak oteller, tatil köyleri, tatil kiralama, kamplar. Yiyecek ve olarak; restoranlar, gece kulüpleri, franchise, catering, yiyecek kamyonları. Seyahat olarak; havayolları, yolcu gemileri, özel jetler ve kiralama. Turizm; geziler, tur paketleri, destinasyon yönetimi. Etkinlikler; festivaller, konserler, konferanslar, defileler. Spor olarak Rekreasyon, Uluslararası yarışmalar gibi pek çok alanda iş yaratan sektörü INTHA küresel alanda kalite açısından rekabet edecek ve hizmet verecek şekilde hazırlamanın misyonunu üstlenmektedir.


Düşük seviyeli pozisyonlarda bile yıllarca iş deneyimi isteyen birçok sektörden farklı olarak, Konaklama sektörü, bireyler için doğru eğitim ile geniş bir yelpazede kariyer seçenekleri sunmaktadır. Sıklıkla güçlü bir iş etiğine, kaliteli hizmete adanmışlığa ve yıllara dayanan deneyime sahip bir kişiliğe değer verdiği için, ağırlama endüstrisi yeni mezunlar için fırsatlarla doludur.


INTHA, Otelcilik becerileri kazandırma: hizmet mükemmelliği, kültürel ve dil becerileri, operasyonel beceriler, eleştirel ve yaratıcı düşünme, disiplin, iş etiği, takım çalışması, iletişim, yönetim becerileri, finansal yönetim becerileri gibi pek çok konuda çalışma yürütmeyi amaçlamaktadır.


yilmazparlar@yahoo.com

29 Ekim 2018 Pazartesi

Hedef Bir Milyon Çinli Turist-Yılmaz Parlar


HEDEF BİR MİLYON ÇİNLİ TURİST

2019 Çin’de Türk yılı ilan edilmesiyle birlikde tüm gözler Çin’den gelebilecek öngürülü hedef turist sayısı bir milyona çevrildi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB), Ortadoğu Turizm ve Seyahat Acentaları Birliği (OTSAD), Peter Pan Travel iş birliğiyle, Çin'den Türkiye'ye 1 milyon turist getirilmesi projesi kapsamında 26 Ekim 2018 Cuma günü Sait Halim Paşa yalısında  basın toplantısı düzenlendi.


Basın Toplantısına, İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Çoşkun Yılmaz, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Uluslararası İlişkiler ve Dış Ticaret Komisyonu Başkanı Zeki Güvercin, OTSAD Yönetim KuruluBaşkanı Hüseyin Kırk, Çin Tüekiye iş adamları derneği başkanı,  Çinli turizm sektörü temsilcisleri katıldılar.


İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Çoşkun Yılmaz, “Türkiye ve Çin arasındaki başta ticaret ve teknoloji olmak üzere birçok alanda ilişkiler hızla ilerlemektedir.
Artan ilişkilerin turistik seyahatlerle desteklenmesi her iki devletin ve toplumun karşılıklı kazanımı olacaktır. Türkiye'nin sahip olduğu turistik değerler açısından dünyadaki birçok ülkenin önünde yer almaktadır. Türkiye ve Çin, dünyanın en eski medeniyetleri arasındadır. Son yıllarda Türkiye ve Çin arasındaki başta ticaret ve teknoloji olmak üzere birçok alandaki ilişkiler hızla ilerliyor. Artan ilişkilerin turistik seyahatlerle desteklenmesi, her iki devletin ve toplumun karşılıklı kazanımı olacaktır. İstanbul, kongre turizmi, mutfak kültürü, mimari eserler gibi birçok alana ilişkin farklı medeniyetlere ait değerleri sunar." Dedi.


Çin Temsilcisi “Çinlilerin beslenme alışkanlıkları farklı. Çin yemeklerinin yapıldığı restoran sayısı artmalıdır. İstanbul sonrası bir çok destinasyonlara daha uğrıyacağız. Ayrıca Hava yolu direk uşuşlar olmalı”şeklinde ön planda olması gerekenleri sıraladı.
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Uluslararası İlişkiler ve Dış Ticaret Komisyonu Başkanı Zeki Güvercin “Çin Türkiye için çok önemli bir yere sahip.  İki ülke değişen dünya dengelerinde önemli iş birlikleri yaptı.  Bu yıl Türkiye'de turizmde ve yatak doluluk oranında artış yaşandı. Bu yıl turist sayımız ciddi rakamlara ulaştı. Hedefimiz 50-60 milyon turist. Çin de bizim açımızdan çok önemli bir ülke. Çinlilerin hem gezmek hem ticaret yapmak için Türkiye'ye gelmesini önemsiyoruz. Umarım turizm alanında Çinli misafir sayımız hızla artar." Açıklamalarında bulundu.


OTSAD Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Kırk “Çin'den nüfusuna oranla Türkiye'ye çok az turist geliyor. Getirdiğimiz ülkeler Katar, Dubai nufuslarına oranla Çin’den çok sayıda turist gelemekde. Çin'den gelen turist sayısını gelecek yıl artıracağına inanıyorum. Türkiye  sağlık ve kongre turizmi alanında son dönemde çok ilerledi. 2019'da 1 milyon Çinli turisti ağırlamayı hedeflemekteyiz. THY başta olmak üzere diğer havayollarının Çin'e sefer sayılarını artırmalarını talep ettik. 
Hüseyin Kırk kendisine verilen hatıra çin porselen tabağı alırken, şartlı olarak kabul etdi. “1 Milyon Çin Turist getireceğinize söz veriyormusunuz.” şeklinde Çin Seyahat acenta sahibinden söz aldı.
yilmazparlar@yahoo.com

25 Ekim 2018 Perşembe

SKAL İstanbul Klübü, Ekim 2018 Aylık toplantısı-Yılmaz Parlar


SKAL İSTANBUL – ATATÜRK TURİZMİ

Başkanlğını, Ata Eremsoy’un yaptığı SKAL İstanbul Klübü, Aylık toplantısını 23 Ekim 2018 Salı günü Barbaros Point Hotelde, Cumhuriyetimizin 95 yılı kutlamaları kapsamında, Türk bayrakları ve konuşma kürsü arkasında ölümsüz Atatürk’ümüzün posterinin bulunduğu Ata’mızın turizme verdiği ışık doğrultusunda gerçekleştirdi. 




SKAL İstanbul Klübün bu anlamlı milli duygu yüklü hazırladığı toplantı Türk Turizmine ve Dünya Turizmine ilham veren Atatürk’ün turizm ilkelerini bir kere daha hatırlatdı.

Atatürk “ Yurtda Sulh, Cihanda Sulh ” sözleri, Türkiye turizmine ve Dünya turizmine yol göstermektedir. Turizmin ön koşulunun, ancak güvenli barışçıl bir ortamda mümkün olabileceğidir. 



Türkiye’ye hoş geldinizin özünde  Atatürk’ün Ülkesine hoş geldiniz demek gerekir.

Fikir dehası Ata’mızın, gençlik başda olmak üzere her yaş, kültür turizmi ekoturizmi ön plâna çıkaran turizm çeşitlemeliridir. Bunlar uygulanabilindiği takdirde hoş görünün ön plana çıktığı faktörle, turizmin esas yapısı elde edilir. 



Siyasi gerginliklerden uzak, gerek uluslar arası, gerek ulusal barış ortamı turizmin gelişebilmesi için zorunlu olan ön koşuludur. Uyumlu ilişkiler anlamına gelen, güvenliktir. Toplumun hayatında dengenin sağlanmasıdır, barışcı olmak. 

Barış ortamının, sosyal düzenin varlığı temeldir ve hukuk ve kazanılmış haklara saygın olan insanların özgür hareketi için baş koşuldur.



Yolculuk ve konaklama sırasında turistlerin, can ve mal güvenliğinin sağlanması gereklidir. Güvenliğin olmadığı ortamlarda turizmin gelişmesi mümkün değildir. 

Turizmde verimsiz günler geçirdiğimiz, bu günlerde, turizmimiz olumsuz etkilenmiş, ülkemize yönelen Avrupalı turistlerin başka ülkelere gitmesine de yol açmıştır.  



Barbaros Point Hotel Genel Müdürü Cihan Yılmaz ve Yönetim Kurul Başkanı Dursun Özbek ’in ev sahipliğinde gerçekleşen SKAL İstanbul Klübün aylık toplantısına SKAL Dünya geçmiş dönem Başkanı Hülya Aslantaş, SKAL Türkiye Federasyonu Başkanı Faik Alsaç, Anadolu Folk Topluluğu Sahibi Göksenin İleri SKAL İstanbul Başkanı Ata Eremsoy, As Başkan Ayşe Önen, Selma Tatar, Can Arınel, Mustafa Yalçın, başda olmak üzere SKAL yönetim kurulu  ve üyeleri katıldılar. 




Genel Sekreter Can Arınel’in konukları takdiminden sonra geleneksel toast ritueli yapıldı. SKAL İstanbul Klübü Başkanı Ata Eremsoy kısa konuşma gerçekleştirdi. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramına yaklaşan şu günlerde, Başkan Ata Eremsoy nezdinde yönetim kurulunun hazırladığı geleneksel ekim ayı toplantısının Cumhuriyet ortamı içinde gerçekleşmesi tüm konuşmaların, söyleneceklerin zaten bütünüydü.




Üyelerden Sevda Yılgaz’ın masalarda mevcut elbayrakların yanı sıra büyük bir bayrakla Cumhuriyet Atatürk tişortuyla gelmesi dikkatlerden kaçmadı. Tüm salonunun çoşkuyla marş eşliğinde bayrakları dalgalandırmaları, ne kadar resmi bayram kutlamalarına susadığımızı özlediğimizi gösteriyordu. 




Başkan Ata Eremsoy Kenya Karibuni  Mombasa’da 17. -21. EKİM 2018 tarihleri arasında yapılan, 79. SKAL Dünya Kongresine katılan, SKAL Türkiye Federasyonu Başkanı Faik Alsaç’ı Dünya kongresi hakkında bigilendirmesi için kürsüye davet etdi. 




Türkiye Federasyonu Başkanı Faik Alsaç Dünya kongresi ve Kenya hakkında bilgiler sundu.

Pek çok tatil beldesine sahip Kenya'nın en eski ve en büyük liman şehri Mombasa’nın iklim, doğal vahşi yaşam rezervleri, tabiat manzaraları,  insanları, Afrika'nın popüler safari 



destinasyonu hakkında konuştu. Mombasa, egzotik kültür karışımlarını, tarihi, hayat tarzları

 bazı gözlemlerini aktardı. Başkenti olan Doğu Afrika'nın ekonomik merkezi sayılan, Nairobi, turizm altyapısı hakkında bilgiler paylaştı.



SKAL İstanbul Klübü Başkanı Ata Eremsoy Mükemmel şekilde ev sahipliği yapan, Barbaros Point Hotel Genel Müdürü Cihan Yılmaz’a teşekkür ifadesi için plaket takdim etdi.
Gözden kaçmayan, seçkin mutfak örneklerinden oluşan mükemmel menü hazırlayan ve güleryüzlü senkronize servis hizmeti sunan, Barbaros Point Hotel personeliyle yönetim kurulunun aile fotoğrafı çektirmesiyle toplantı son buldu.

yilmazparlar@yahoo.com

15 Ekim 2018 Pazartesi

Collection Club Çanakkale ve Bozcada Kültür Gezisi-Gündegül Parlar

Gündegül Parlar Haberi

BARIŞ VE ÖZGÜRLÜKLER KENTİ ÇANAKKALE 


15 yıl önce kurulan Başkanlığını Şerif Antepli’nin yaptığı Collection Club geçtiğimiz birkaç gün önce Çanakkale ve Bozcada Kültür Gezisi gerçekleştirdi.


Çanakkale’nin merkeze bağlı Tevfikiye Köyü sınırları içerisinde bulunan ve geçmişe ışık tutan, 5 bin yıllık Truva Antik Kenti’nde, şimdi Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi ve Truva Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Rüstem Aslan kazıları yapmaktadır. Kazılar 150 yıldır yapılmakta olup, 5 farklı arkeolog tarafından  yürütülmüştür. 


Truva Antik kenti 1998 yılında UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesine dahil edilmiş, en çok tanınması ise, 1873 yılında Alman arkeolog Heinrich Schliemann’ın kişisel olarak yaptığı kazılarda kaçırdığı hazine ile olmuştur. 


Homeros’un İlyada Destanı’nda Akhilleus, Hektor ve Helena hikayeleri, özellikle de Truva Atı öyküsü ile Truva’nın ününü daha da artırmıştır. “Truva Atı aslında bir gemiydi” iddiasını ortaya atan, İtalyan deniz arkeologu Francesco Tiboni’e cevaben Prof. Dr. Rüstem Aslan, bu iddanın Truva Atı hikayesini değiştirmeyeceğini belirtmiştir. İnsanları büyüleyen “Truva Atı Mitolojisi”, olmuş mudur, olmamış mıdır? Truva atı var mıdır, yok mudur? Bu sorular karşısında,1930 yıllarından itibaren araştımacılar, konu üzerine, Asur metinlerine ve betimlemelerine dayanarak bunun ata benzeyen bir savaş aleti olduğu tezi üzerinde durmuşlardır. 


Prof. Dr. Rüstem Aslan,  Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın, 2018’i Troya Yılı ilan etmesi sebebiyle, “Troya Yılı” etkinlikleri kapsamında dünyanın birçok ülkesinde seminer, sempozyum ve konferanslar düzenlendiğini, bu yıl açılacak olan Troya Müzesi’ni Kanada’ya anlatıp tanıtmak için Bakanlığın organizasyonu ile üç ayrı şehirde konferanslar düzenlendiğini,Troya Milli Parkı ve çevresinin, bir cazibe merkezi haline getirilmesi için pek çok çalışmanın gerçekleştirildiği bilgisini vermiştir. Şu anda kazılar devam etmekte olup, 11. katmana ulaşılmıştır. Bütün katmanların görülebileceği şekide son derece muntazam çevre düzenlemesi yapılmıştır  



Bu gizemli, bir o kadar da muhteşem olan kazı alanını, konusunda uzman ve   fevkalade bilgi birikimi ile bizlere, Muzaffer Tanrıkulu rehberimiz tanıttı. Buradan ikinci durağımız olan Bozcaada’ya geçildi. 

Bozcaada’da bu yıl, “Troya 2018 Yılı Bozcaada Bağbozumu Etkinlikler Projesi” ile  5000 yıllık geçmişe sahip olan bağcılık potansiyelini açığa çıkarma ve geliştirme kapsamında bir çok etkinlikler hedeflenmiştir. Tabiat güzelliklerine sahip, sakin ve huzurlu olan bu Ada’da, çok gururlanacağımız bir olay da, bir müzenin kurulmuş olması. Collection Club üyesi M. Hakan Gürüney, uzun yıllar özveri ile çalışarak çok çok önemli objelerle Bozcaada Müzesi’ni Ada’ya kazandırmştır. Türk, Rum, Roman mahalleleri, kilisesi, şarapları ve bağları ile yemyeşil bir ada.  




Bu kültür gezisinin en can alıcı noktası ise Çanakkale Şehitlerini ziyaretimiz oldu. İçimizde hissettiğimiz o tarifsiz acı ile her bir şehitliği, bayırları, acaba ayaklarımızın altında yatan var mı korkusu ile ziyaret ettik. Ertuğrul Tabyası, Yahya Çavuş Şehitliği, Kocadere Hastane Şehitliği, Conkbayırı, Atatürk Zafer anıtı, Çanakkale Şehitler Abidesi ve bütün kale, tabya ve şehitlikler ziyaret edildi. Belgelerle anlatılan hikayeler içimizi acıttı. Dört günlük gezi için iki ayrı rehber bulunduran Sempatur’a gerçek bir teşekkür. İkinci rehberimiz Onursal Aydın, Çanakkale’yi sanki o günlerde yaşamışcasına inanılmaz bir bilgi birikimiyle bizlere aktardı. Çanakkale, bize hem hüznün hem de vatan sevgisinin ne olduğunu gösterdi. Nurlar içinde yatsınlar, onların sayesinde biz şimdi burada rahat yaşıyoruz. 



15 yılı aşkın bir süre önce kurulan ve “Geçmişin Değerlerini, Geleceğe Taşıyan” Collection Club Başkanı Şerif Antepli ile birlikte, kaliteli, kültürlü ve fevkalade can kulüp dostlarmızla, sevgiyle, hoşgörüyle, saygıyla, inanılmaz zevk aldığımız bir tatil olanağı yaşadık. Gurubumuzun içinde iki de çiçeğimiz vardı, Lilyum ve Lotus. Ancak bütün bunları bize sağlayan Sempatur’dan bahsetmeden geçemeyeceğim. Sahibi olan İlhan Uçak, Galatasaray Lisesi’ni ve sonrasında da İstanbul Hukuk Fakültesi’ni bitirerek avukatlık lisansını almıştır. 1967 yılında başladığı amatör turizm rehberliğini, 1972 yılından itibaren rehberlik kursunu bitirip profesyonel tercüman rehberi olarak, 1982 yılında Sempatur Turizm’ini kurana kadar sürdürmüştür. TÜRSAB Kültür Komitesi Başkan Yardımcılığı ve sonrasında da Başkanlığı görevleri arasındadır. Sempatur Turizm’in kurucusu olarak gerek yabancılara, gerekse Türklere yurt içinde ve yurt dışında kültür turları düzenleyerek bu yıl seyahat acentasının 37. yılını kutlamıştır. Aynı zamanda da Collection Club üyeliğini, gururla, sürdürmektedir.

info@gundegul.com





12 Eylül 2018 Çarşamba

Le Chateau Lambousa Hotel-Yılmaz parlar

TARİHİ YAŞATAN HOTEL 

Lambousa Krallığı ve Le Chateau Lambousa Hotel, Günümüzden 5000 yıl önce Fenike Kralı Praxander tarafından, Kıbrıs adasında kurulan, on krallıktan biri Lambousa Krallık ilk olarak küçük bir liman şehri, halen Kıbrıs Amerikan Üniversitesi ve Girne Amerikan Üniversitelerinin “Sosyal Tesisi” olarak kullanılan  Camelot Beach olarak anılan yere kurulduğu bilgilerini, Kıbrıs Amerikan Üniversitesi (KAÜ) Rektörü Prof. Dr. Uğur Özgöker veriyor.



Tabiat ve Tarihi kültürele sahip güzelliğiyle, Akdeniz incisi Kuzey Kıbrıs Cumhuriyeti Girne Lapta bölgesinde bulunan Le Chateau   Lambousa Hotel” eşsiz bir konaklama deneyimi sunmaktadır. 

Hotel orta çağ şövalyelerinin zamanına, geçmişe yolculuk yaptırıyor. Hotel, uzun yıllar boyunca hayatta kalmasını sağlayan bir simgesel yapı şato mimarisiyle inşa edilmiş. İç dekor tarihe geri götürüyor. Şövalye kıyafetleri ve  kullandıkları objeleriyle dekore edilen hotel tam anlamıyla tarih kokuyor.


Eşsiz bir konaklama yeri mi arıyorsunuz? Yaşayan Tarih otelde, toplantılar, gündüz inziva, resepsiyon ve tatil için açık ve kapalı tesislere sahip. 

Seçimleri ve düzenleri bakımından birbirinden farklı, 15 Standard , 19 Dubleks, 1 Engelli, 4 Junior Suite, 2 Suite, 1 Honeymoon Suite, 1 King Suite, 51 Bungalov, 3 VillaCheck in/out  olmak üzere 97 Oda 220 yatağa sahip. Hotel odaları Twin Bed ya da French Bed olmak üzere farklı tasarıma sahip olmakla birlikte tüm odalar değerli misafirlere maksimum konfor ve rahatlama imkanı sunmak için dekore edilmiş. 
Üstün hizmet, güler yüzlü personeli ve büyük değeri ile övünç duyan, otele bu yüzden insanlar yıllarca her yıl ziyaret etmeye devam etmekteler. Doğal Güzellik ile çevrili otelde, Tenis, jogging, rüzgar sörfü, kano, paten, deniz kenarındaki bisiklet, Koyu'nda yüzme yapabildiğiniz gibi, kokteyl barında muhteşem bir gün batımının ve Restaurantlarında dünya yemeklerin tadını çıkarabilirsiniz.

GAÜ Turizm Otelcilik Uygulama Oteli Le Chateau Lambousa Hotel Grup Genel Müdür Halil Bardak ve Grup Genel Müdür Yardımcısı Hülya Özdemir ile  yaptığımız söyleşide; 

Grup Genel Müdür Yardımcısı Hülya Özdemir otel hakkında “Le Chateau Lambousa Hotel, 1991 yılında inşaa edildi. 2014 yılında ise Girne Amerikan Üniveresitesi bünyesinde revize edildi. Otelimizin 44 ana bina,52 bungalow şeklinde olmak üzere toplamda 96 odası var. Ayrıca otelimiz sınırları içerisinde 3 adet villamız bulunmaktadır. Misafir portföyümüz oldukça geniştir. Başta İngiltere, Almanya, Polonya, Danimarka , Romanya, Rusya ve Türkiye olmak üzere hemen hemen dünyanın her yerinden misafirlerimiz gelmektedir. Otelimiz çok sosyal bir tesis olup, 3 havuzu , plajı, Spa merkezi, tenis courtu gibi çeşitli imkanlarıyla misafirlerimize hizmet vermektedir. Lambousa Hotel olarak en  büyük iddiamız gelen misafirlerimize vaad ettiğimiz huzur ve kendilerini evlerinde hissetme rahatlığıdır. Ağustos ayında açtığımız Celebrity Hotel’inde bünyemize katılmasıyla Lambousa Hotel Group ailesi olarak oldukça aktif bir tesis işletmekteyiz. Celebrity Hotel Kıbrıs’da ilk Türk otel özelliğini taşıyor. Toplam Oda Sayısı 48 Yatak Sayısı 96” şeklinde bilgiler verdi. 

Le Chateau Lambousa Hotel Grup Genel Müdür Halil Bardak’a genel Kıbrıs Turizm ile sorumuza “Turistlerin adamıza daha fazla gelmesi için uçak sayılarının artması, böylelikle bilet fiyatlarının düşmesi etkili olabilir. Tabi aslında en büyük engelimiz direk uçuşlara uygulanan ambargo. Ambargo kaldırılırsa turizm açısından daha geniş kitlelere hizmet verebileceğimizi düşünüyoruz.”açıklamalarında bulundu. 


Genel Müdür Halil Bardak, Kıbrıs’a giriş çıkış hareketlerine ilgili olarak "KKTC’nin yurt dışına çıkış ve girişte tek havalimanı konumunda olan Ercan Havalimanı’na Sivil Havacılık Dairesi’nin verilerine göre, 2018 yılının Mayıs-Haziran ve Temmuz aylarında gelen-giden yolcu sayılarındaki fark, ada’ya gelenin az, gidenin ise çok olduğunu gösteriyor. 


2018 Mayıs ayında THY ile 47.486 yolcu  KKTC’ye gelirken, 48.720 yolcu çıkış yaptı. ATLAS hava yolu şirketiyle ise, ülkeye giren yolcu sayısı 12.712 , çıkan yolcu sayısı ise 13.454; PEGASUS havayolları ile KKTC’ye 94.224 yolcu girişi yapmış, 93.880 yolcu ise Ada’dan çıkmış. 2018 Haziran ayında ise en çok yolcu taşıyan havayolu şirketi PEGASUS olurken, bu şirket ay içerisinde çeşitli noktalardan ada’ya gerçekleştirdiği uçuş seferlerinde mayısta 94.224 yolcu, haziranda 88.418 yolcu, temmuz ayında ise 98.553 yolcu ile ulaşımı ada’ya en fazla sağlayan havayolu oldu. 


Yine temmuz ayında ada’ya THY 57.422 yolcu girişi, 60.169 yolcu çıkışı uçuş seferi gerçekleştirirken; ATLAS 14.303 yolcu girişi, 16.041 yolcu çıkışı; PEGASUS ise ada’ya 98.555 yolcu girişi 101.279 yolcu çıkışı gerçekleştirdi  

Ekonomik krizin ciddi anlamda hissedildiği, uçak bileti fiyatlarının tavan yapmasına rağmen KKTC’de 2018 yılının Mayıs-Haziran ve Temmuz aylarındaki giriş-çıkışlardaki resmi rakamlarda çıkışların girişlerden fazla olması, ada’dan hangi nedenle olduğu net bilinmese de bir kaçışın söz konusu olduğunu gösteriyor.”bilgilerini paylaştı. 

Kıbrıs Amerikan Üniversitesi (KAÜ) Rektörü Prof. Dr. Uğur Özgöker Lambousa krallığı hakkında daha fazla bilgi istememiz üzerine “Halk balıkçılık, ticaret ve gemi yapımı ile uğraşıyordu. Roma Döneminde ise şehre daha görkemli yapılar ve amfi tiyatroların yapıldı. Salamis, Soli, Amatus ve Marion  gibi antik bir şehir haline geldi.  Bu dönem boyunca Lapta'nın nüfusu 10.000’i aşmıştır. 


Erken Hristiyanlık döneminde (M.Ö 25-250) ürünlerin bolluğu ve  liman ve tersanenin bulunması nedeni ile ticarette bir değişim ve gelişim yaşandı. 

Bizans döneminde ise kiliseler ve manastırlar var olan yapılara eklendi ve şehir en görkemli zamanlarını yaşamaya başladı. Bizans dönemindeki bu görkem ve şehrin bu vesile ile en parlak dönemi yaşıyor oluşu ona “parlayan şehir” anlamına gelen Lambousa isminin verilmesine neden oldu.” Böylece ismin nerden geldiğini bilgilerini aldık. 

yilmazparlar@yahoo.com