10 Temmuz 2019 Çarşamba

ViaPort Marina-ViaSea Aquapark-Yılmaz Parlar

ViaSea Neden Harika 

Dünya'nın En Güzel Şehri İstanbul Tuzla’da “ViaPort Marina” bünyesinde bulunan ViaSea Aquapark dünya standartlarında yeni cazibe merkezleri ve deneyimlerin yanı sıra inanılmaz bir mevsimsel etkinlik dizisi.




Turizmin her yıl 1,2 milyardan fazla insanı uluslararası sınırlara ulaştırmak için güçlendiği ve geliştiği her köşesinde faaliyet gösteren bir sektöre dayandığı sanayi sistemin de rotasını işlettiğine ve değiştirilmesi gerektiği yeni trendlerle cazibe merkezine dönüşümü hızlandıran turizm segmenti.




Turizm endüstri tarafından epiteli ile kutsanmış vizyoner gibi nihai eğlenme barınağı, bazı temel dinamikleri şekillendiren duyu üreticisi, iletişimci katalizör.


Yakın zamana kadar turizme iyi hizmet veren eski bir endüstriyel modelden yeni, daha ekolojik daha fayda sağlayan sağlam bir modele geçiş, birden fazla neslin ortaya çıkması gereken dev bir dönüşümü içermektedir.




Bilinçli yatırımcılar, klasik güneş kum deniz üçlüsüne su bazlı tüm eğlence etkinliklerini mevcut kılan önemli eşsiz aktiviteleri ile konuklarını mükemmel dinlendirme ve eğlendirmeyi hissettiren girişimleriyle ön plana çıkdılar.




ViaPort Marina” bünyesinde bulunan ViaSea Aquapark’da önce “eğlenceli” zihin setini açın. Tatilin dinlenme olduğunu unutmayın. Günlük hayatlarımızdan uzaklaşmak için seyahat ediyoruz, ama aynı zamanda bir tür araştırma yapabileceğiniz üniterle dünya balık faunasını görün.




En üst düzeyde, neşe, canlılık, uyum, esneklik ve yaratıcılık ifade eden ViaSea Aquapark’da Hawaii dans showlar, su sporları, köpüklerle dans, dalgalı havuzda bir dalga yakalamak ve daha pek çok etkinliğin fazlası var. Çocukların her şeye dokunmaları, aktif olarak kullanmaları teşvik edilirken, Yetişkinlerin de bir eğlence programları var. Yetişkinlere adrenalin veren birçok aktivite mevcut. Herkes mutlu.Yaz sıcaklığını yenin serinlemek için su parkın tadını çıkarın.




Deniz mutluluğu, sıcak bir günde devamlı serinliyeceğiniz aktiviteler, animasyonlar, yazın tatlı tadını çıkarmak için, su güzellikleriyle dolu.Eğlenmek için sadece su asla yetmez! Tüm aile için tesisler ve aktivitelerle tamamlanmış olan Tuzla Via Sea Aquapark su parkları, keyif almanız için hayal harikalar diyarı gibidir. su parkı size gün boyunca zevkli ve eğlenceli bir atmosfer sunuyor ve tatil eğlencenizi ikiye katlıyor.





Alternatif ve fantastik gerçekler yaratan  su gücünden ilham alan heyecan verici, doğanın bütünlüğünü koruyan, cazibe merkezinde ünite tesisleri deneyimleyin. Su kaynaklarının egzotik keyfini ve  Şovları aile dostu gösterilerin ve sunumların tadını çıkarın.




ViaPort Marina dolayısıyla ViaSea Aquapark’n tur operatörlüğünü yapan MK Travel Yönetim Kurul Başkanı Muammer Kaya tüm ailesiyle haftanın yarısından fazlasını geçirdiğini Aquapark için inanılmaz ilgi olduğunu söylüyor. İnsanların sadece denize havuza girmelerin yanı sıra değişik heyacan verici eğlenceli neşeli aynı zamanda spor yapabildiği aktiviteler aradığını söylüyor. Korsan adası Gemi önünde tüm aileyi görüntülüyoruz.


MK Travel acentadan alınan biletlerle günde farklı saatlerde, üç sefer, Taksim’den hareket eden kara transferi ve Yeni kapı!dan her gün saat 11 00 de hareket eden İDO deniz otobüsü ile Tuzla’ya  ücretsiz gidebiliyorsunuz.


yilmazparlar@yahoo.com


5 Temmuz 2019 Cuma

Etiyopya Mutfağı-Habesha Restaurant-Yılmaz Parlar

İstanbul’daki Afrika

Gastronomi ve Eğlence Turizmi 


Muhteşem Masa, Sağlığa çok yararlı glutensiz yiyecekler, bedeni ruhu çoşturan müzik, kardiyovasküler sistemin verimliliğini, kanın oksijenlenmesini artıran aerobik egzersiz tarzındaki tüm hücrelerin birlikde yaptığı dans.

Yeşilçam sinema oyuncusunun Turizmci oğlu

Türk sinemasının yükünü çeken, Yeşilçam’ın unutulmaz, değerli karakter oyuncularımızdan Kudret Karadağ’ın, Beyoğlu film setlerde büyüyen oğlu Can Korudağ turizme hizmet veriyor.
Tüm hayatının geçdiği Beyoğlu’nun eğlence mekanlarında tecrübe kazanan Can Korudağ, Dünya gecelerindeki en popüler mekanlarda kültürünü canlı dinamik tutarak birikimli değerli turizmci olarak Beyoğlu-Galatasaray’da Habesha Restaurant ile özellikle Amerika, Avrupa ülkeleri başda olmak üzere yabancı turistlerden ülkeye döviz kazandırıyor.

Habesha Restaurant, Afrika'ya binlerce mil seyahat etmeden, size ilk ve tek otantik Etiyopya Mutfağını burada en iyi şekilde sunuyor.


Afrika yemekleri sahnesi Etiyopya mutfağının merkezlerini oluşturuyor ve mükemmel örnekleri arasında unutulmaz tatlar deneyimliyorsunuz.

Tarifler doğruca Anne kalbinden geliyor. Yemeklerin içine sevgi katıyorlar.
Geleneksel olarak, tüm mezeler, payetlerden oluşan yuvarlak bir Etiyopya masası etrafında toplanarak özel dokumalı sepet Mesob içinde yemekleri masa arkadaşlarınızla paylaşmaya imkan veren geniş bir yuvarlak tepside servis ediliyor.



Can Korudağ, Etiyopya yemekleri Çoğunlukla komşu kültürlerden ayrı olarak evrimleşmiş olan mutfak. Hem Sahra altı Afrika'da bulunan standart yemeklerden hem de Kuzey Afrika'nın Orta Doğu temellerinden farklı olduğunu söylüyor. 


Can Korudağ’dan aldığımız bilgilere göre Etiyopya'da çeşitli et, tavuk, kuzu, balık ve ithal bitki ve baharatlarla birlikte sebze yemekleri ile en popüler yemekler olarak seçiliyor. Etiyopya yemeklerinin çoğu hem et hem de sebze yemeklerine şaşırtıcı tatlar getiren organik egzotik baharatlarla yavaşça pişirilen bir güveç ve taze pişmiş sote yemekler biçimindedir. Etiyopya yemekleri geleneksel olarak parmaklarla Injera'nın (Etiyopya yassı ekmeği) bir kısmını koparak ve yiyecekler onunla kepçe edilerek yeniyor.

Korudağ “Injera dünyanın en küçük tanesi olan endemik bir taneden yapılan tef unu su ile karıştırılır ve pişirilmeden önce üç gün fermente edilir. Injera doğal olarak glütensiz, lif, demir ve protein bakımından çok zengindir. Karbonhidrat bakımından düşük olduğu bilinmektedir.

Tef Etiyopya ve Eritre'de bulunan ilk yerli bitkilerden biridir. Üretimi yalnızca yeterli yağış alan alanlarla sınırlıdır, bu yüzden çoğu Afrika hanesi için nispeten pahalıdır.” Şeklinde otantik injera’yı ayrı bir yere koyuyor



Herhangi bir yemeğin en temel bileşeni ekmek olduğu için bu kültürlerde yemek sürecinin merkezinde yer almaktadır

İnjera krep görünümünde benzersiz gözenekli ve hafif süngerimsi dokusu olan üst kısmı, güveç ve sosları toplamak için ideal kılan çok sayıda gözenek geliştirirken, tabanı pürüzsüzdür.

Etiyopya'nın ünlü baharatlı tavuk yahnisi Doro Wat, veya dana eti versiyonu olan Sega Wat türünde sağlığa çok yararlı baharatlardan elde edilen soslu birbirinden lezzetli çok zengin mutfağa sahipdir.


Korudağ “Etiyopya yemeklerinin çok sağlıklı olduğu bilinmektedir. Yemeklerimiz bitkisel yağ ve ithal organik bitki ve baharatlarla hazırlamak için taze sebze ve onaylı et kullanılıyoruz. Konserve, işlenmiş veya donmuş ürünler kullanılmıyoruz.” dedi



Kahve; Etiyopya, Arabica  kahve çekirdeğinin orijinal evi olduğunu iddia ediliyor. 

Yodet Dimesse, özel kahveyi hazırlarken, keçi çobanı ile ilgili efsane anlatıyor. 
“Keçi çobanı keçilerinin heyecanlandığını ve neredeyse arka ayakları üzerinde dans ettiklerini keşfettikten sonra, kahve bitkisinin parlak kırmızı meyvelerle asılan birkaç kıvrılmış dalını fark ediyor. Meyveleri kendiside deniyor. Keşişlere söylüyor. Rahipler, günahkâr ilacı olarak kahveyi alevlere fırlatıyorlar. Kısa bir süre sonar, herkesin aşina olduğu, kokudan sonra gelen bir eylem, fasulyeleri eziyorlar, onları ateşten çıkarıyorlar ve uyarıcı maddeyi kaynar suda damıtıyorlar. Bütün gece oturduktan sonra, kutsal ibadetlerine yenilenmiş bir enerji buluyorlar.” Bir kaç efsane daha olduğunu söylüyor.

Yodet Dimesse, mangalda özel kömür üzerinde tavada taze kahveyi kavurdukdan sonra bir kaç damıtma işleminden geçiriyor inanılmaz kahve zevkini tatdırıyor.




Müzik; Doğal yemeklerden kahveden sona başlayan, Baş döndürücü güzellikde çoşkulu, her bir tarafınızın eşlik etdiği doğal, yaratıcı müzikleriyle tanışıyorsunuz.

Dans grubu her gece bir kabile dansın show’unu yapıyorlar.

Renkli uzun atkılar, aynı uzunlukda kemerli elbiseler giyen, yüzlerinde kocaman gülümsemeli bayanlar showlarına başlıyor. Dans tarzı belden, omuzlara ve kafayla bütünlük sağlayarak,figürlerini sıralıyorlar. Hünerli ritmik hareketlerle sihirbazlar gibiler. 

Etiyopya'nın farklı kabilelerce müziğin farklı stilleri ile aynı şekilde ilişkili danslarınında farklı olduğunu öğreniyoruz.

Galatasaray Beyoğlu Ekrem Tur Sokakdaki, Kadir Bozkurt’un menagerliğini Yodet Dimesse’nin Etiyopya koordinatörlüğünü yaptığı, iş adamı Can Korudağ’a ait Habesha Restaurant’da sağlığa yararlı geleneksel Etiyopyalı Harika yemeklerin, kahvenin, kültürlerin, müziğin ve dansın tadını çıkarın. MK Travel Direktörü Hülya Kurmuş, tam not vererek Habesha Restaurant'a acenta olarak gönül rahatlığı ile grup göndereceklerini açıkladı.


yilmazparlar@yahoo.com


23 Haziran 2019 Pazar

SKAL International İstanbul Kulübü, haziran 2019 Toplantısı-Yılmaz Parlar

SKAL Eğitim Vakfını Dinledi

Başkanlığını Ata Eremsoy’un yaptığı, SKAL International İstanbul Kulübü, geleneksel aylık toplantısını, 21 haziran 2019 Cuma günü Yönetim Kurul Başkanı Kasım Zoto’nun ev sahipliğinde Armada İstanbul Old City Hotelde gerçekleştirdi. 





Toplantıya SKAL İnternational İstanbul kulübü Başkanı Ata Eremsoy, SKAL İstanbul Kulübü As Başkan Ayşe Önen, Yönetim kurul üyeleri, Selma Tatar, Mustafa Devrim Yalçın, TUROB Başkanı Müberra Eresin, TUROB eski Başkanı Timur Bayındır, SKAL İstanbul Kulübü geçen dönem Başkanı Emirates Airline Türkiye Genel Müdürü Bahar Birinci, İstanbul Büyük şehir Belediyesi geçmiş dönem Turizm Atğlyesi Başkanı Malatya Eğitim Vakfı Başkanı Tülin Ersöz Başda olmak üzere, SKAL İstanbul Kulübü üyeleri, turizm üst düzey temsilcileri ve turizm dünyasının seçkin isimleri katıldılar. 




SKAL İnternational İstanbul kulübü Yönetim kurul üyesi Selma Tatar’ın gündem ve toplantıya katılan misafirleri sunumundan sonra, SKAL geleneksel toast ritüeli yapıldı.

SKAL İstanbul kulübü Başkanı Ata Eremsoy, her zaman turizm konusunda iyimserliğini dile getiren kısa konuşması sonrasında Armada İstanbul Old City Hotel Yönetim Kurul Başkanı Kasım Zoto’ya ev sahipliğinden dolayı teşekkür ederek SKAL İstanbul Kulübü plaketi takdim etdi. Başkan Eremsoy, Malatya Eğitim Vakfı Başkanı Tülin Ersöz’ü vakıf hakkında bilgi vermesi ricasıyla kürsüye davet etdi. 



Bugüne kadar 20 Bin  öğrenciye burs veren, 32 Kurucu üyesi, 36 Onur üyesi, 154 Mütevelli üyesi olan, 1985 yılında sekizinci Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın Onursal başkanlığında, ülke genelinde ekonomiden yoksun, başarılı, Atatürk ilkelerine ve demokrasiye inanmış üniversite öğrencilerine burs vermek amacıyla kurulan,Malatya Eğitim Vakfın Başkanı Tülin Ersöz faaliyetleri hakkında bilgi verdi. 





Ersöz Turizm Atölyesinden ayrılmasından sonra yine yoğun istek üzerine vakıfda yararlı çalışmalarını sürdürmeye karalı olduğunu söyledi  Gençlerimizin, ülkemiz ve insanlığa yapacağı katkılar ve hizmetler için kullanılan vakıf sayesinde türk eğitim sistemimize destek verildiğini, çok zor durumda olan burs alan dahi çocukların olduğu bilgisini paylaştı.


Yaptığımız söyleşide vakıf Başkanı Tülin Ersöz “Malatya Eğitim Vakfının, Ankara ve Malatya’da şubeleri bulunmakta olup, İstanbul’daki Genel Merkez’inde  faaliyet göstermektedir. Ayrıca İktisadi İşletmesi adına  Yüksek eğitimdeki Kız öğrenciler için, İstanbul Şişli’de bulunan 60 yatak kapasiteli Yurt faaliyetini sürdürmektedir.
Bu güne kadar Malatya Eğitim Vakfı üyeleri tarafından Malatya İlinde 32 yıl içerisinde 4  Anaokulu,  27  İlkokul, 11  Lise,   Öğrenci Yurdu, 14  Sağlık Kurumu, 11  Hayır Kurumu  yaptırılarak hizmete sunulmuştur.




2006 yılında Üyelerimiz tarafından finanse edilen Malatya İnönü Üniversitesine bağlı Arapgir Meslek Yüksek Okulu da eğitime başlamıştır.

MİAD Sevgi Evleri projesine Vakıf üyeleri de katkıda bulunmuştur.
Vakıf Kadın Kolları çalışmalarını Merkez ve Şube yönetim kurullarından aldıkları destekle İstanbul, Ankara ve Malatya’da, tamamen gönüllü olarak yürütmektedirler.
MEV Kadın Kolları tarafından yurdumuzun çeşitli bölgelerine kültür turları düzenlemektedir. Vakıf yaptığı çalışmalardan dolayı 2007 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi Üstün Hizmet Ödülü ile onurlandırılmıştır.”Bilgileri verdi.




Armada İstanbul Old City hotel Sahibi Kasım Zoto ile yaptığımız söyleşide Zoto’ya Sultahahmet Turizmini otellerini soruyoruz. Zoto, Sultanahmet’in turistleri genelde batılı olduğu için ve eski yıllardaki gibi gelmediklerinden yoğun olmadığını, ucuz ürün arayan pazarlar;  Doğu, Ortadoğu, Uzak Doğu ülke turistlerden elde edilen düşük gelirleri ile ağırlama sektörünün gelirlerinde yaşanan gerilik, hizmet kalitesinin düşüklüğünüde beraberinde getirdiğini açıklıyor.





Dolayısıyla az gelirin nisbetinde yetişmiş personele ödenen yetersiz maaşlarla sektörde kalmak istemediklerinden hizmet imajına gelen olumsuzluğu vurguluyor.


Toplantı sonrası yönetim kurulu çalışmalarına devam etdi.  


yilmazparlar@yahoo.com


21 Haziran 2019 Cuma

Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) ve Uluslararası Kongre ve Konvansiyonlar Birliği (ICCA- düzenlenen seminer-Yılmaz Parlar


Rota Kongre Turizmi


Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) ve Uluslararası Kongre ve Konvansiyonlar Birliği (ICCA- International Congress and Convention Association) işbirliğiyle Intercontinental Hotel’de düzenlenen seminerde; TÜROB Başkanı Müberra Eresin, ICCA Avrupa Bölge Direktörü Elif Balcı Fisunoğlu kongre turizmin Türkiye ve özellikle de İstanbul için öncelikli ve vazgeçilmez olduğunu ve yeniden yükseliş trendi başlayacağını, uluslar arası kongrelere yönelerek katmadeğerli seğmentle, dünya pazarından pay artırarak güçleneceğiz dediler. 




Popülerlik kazanan turizm sektöründe hızlı çalışan endüstrilerinden biri kongre turizmi, turizm endüstrisinin bir kümesi olup, iş turizmini temsil eder.

İş turizmi, kongrelere, toplantılara, sergilere, etkinliklere ve seyahatlere katılan delegelere hizmet vermektedir.  Kongre turizmi, devasa seçkin markaları ve ülkenin adını yayabilecek ünlü insanları bir araya getirerek ülkelere ünlü olma fırsatı sunar.

Dünya Turizm Örgütü'nden (UNWTO) açıklanan, Dünya turizm barometresinde uluslararası turizmin 2019'un ilk çeyreğinde büyümeye devam ettiğini gösteriyor. Son iki yıla göre daha yavaş bir oranda olsa da, 2019'un başında kaydedilen % 4'lük artış çok olumlu bir işaret olarak görülüyor.


Uluslararası turizm, artan hava kapasitesi ve vize kolaylığı ile güçlendirilerek, dünya çapında olumlu bir ekonomi şeklinde, performans göstermeye devam ediyor.


TÜROB Başkanı Müberra Eresin, “Kongre turizmi Türkiye ve özellikle de İstanbul için öncelikli ve vazgeçilmezdir. Özellikle son 4 yıldır bu alanda ciddi bir gerileme yaşandı. İstanbul 2015'te 148 uluslararası kongreye ev sahipliği yapmışken, bu sayı 2018'de 33'e düştü. Aynı dönemde İstanbul, Avrupa listelemelerinde 23. sıradan 46. sıraya geriledi. Kongre turizmindeki bu kritik değişim, şehrin tamamında ve en önemlisi gelirlerimizde ciddi bir negatif etki yarattı. Bununla beraber 2018 yılından itibaren başlayan yükselme hareketiyle kongre, toplantı ve iş segmentinde yeniden güçleneceğimizi öngörüyoruz." dedi


ICCA Avrupa Bölge Direktörü Elif Balcı Fisunoğlu  "Kongre için seyahat edenler, normal bir turistden 4 kat daha fazla harcıyorlar. Kongre ve toplantılar birçok ek gelir de meydana getiriyor. Dünyada kongre ve toplantı turizmi hacmi 1 trilyon doları buldu. 1.5 milyar kişi bu amaç için dolaşmaktadır. Türkiye ve İstanbul kongre turizminde son 4 yıldır sıkıntılı bir dönem yaşadı. Yeniden yükseliş trendi başlayacaktır. Sektörün ve destinasyonun biraz kendine güvenmesi gerekiyor. Dünya çapında ‘İstanbul’u özledik’ diyenler çok fazla” şeklinde açıklamalarda bulundu.




ICCA Avrupa Bölge Direktörü Elif Balcı Fisunoğlu ile yaptığımız söyleşide; Kongre endüstrisinin ekonomik etkisi, Kongre büyüklüğü delege sayısıyla, şehirde veya ülkede kaldıkları gün sayısıyla ilgili olduğu, kongreler genellikle düşük sezonda gerçekleşmekte ve bu durum hem doluluk oranını etkilediğini, alçak sezonda gerçekleşen kongre turizmi mevsimsel baskıları dengelediği, denge sağlamada etkinliklerini, uluslararası kongre delegelerinin diğer gezginlerden daha fazla harcadıklarını, delegelerin katıldıkları kongre öncesi veya sonrası turlara katılma eğiliminde oluşlarını, bundan da  istifade eden endüstrileri konuştuk.


Bir ülkenin bölgenin ve teklifleri hakkında, diğerlerini etkilemek için çok iyi fikir liderleri olduklarını, olumlu sözlü yorumlarıyla, ev sahibi konumunda turizmi tanıtmaya yardımcı oldukları, pozitif görüntülerini dile getirdik. Ayrıca Fisunoğlu otellerimizin, yeme-içme fiyatların diğer ülkelere göre uygunluğunu. hava ulaşımımızın kalite üstünlüğünü vurguladı


Kongre turizm pazarı, ülke şehirleri için son derece kazançlı bir segmenti temsil eder.  Kongre turizmin yüksek cirosu ağa bağlı firmalardan elde edilmektedir.
Organizatörler, perakende satış mağazaları, nakliye şirketleri, eğlence sağlayıcıların gelişmesine yol açar. Daha yüksek karlar ve daha yüksek istihdam seviyeleri açısından yerel ekonomi üzerinde olumlu etkiler sağlar.

Ayrıca toplantılar, konvansiyonlar ve fuarlar önemli ölçüde doğrudan ve dolaylıdır.

Eğlence mekanları, ulaşım servisleri, iş hizmetleri,  sosyal Hizmetler, sağlık hizmetleri, onarım hizmetleri, müzeler, botanik bahçeleri ve hayvanat bahçeleri, vs yerel ekonomi üzerindeki etkileri oldukca fazladır.

yilmazparlar@yahoo.com


30 Mayıs 2019 Perşembe

Via Properties - MK Travel anlaşma-28.05.2019-Yılmaz parlar


Viaport Turizm Jeneratörü


Ekonomiye büyük katkı sağlıyacak, Tuzla eğlence adası VİAPORT, yatırımcı firma Via Properties ile Tur operatörü firma MK Travel arasında, yapılan anlaşmayla bir milyon turistle hedefini belirledi. Amerika Disneyland Seaword tema parklarından adeta özeti bünyesinde bulunduran VIAPORT Turizme dolayısıyla Ekonomiye büyük bir enerji verecek. 


Disneyland’in bölgeye kazandırdığı, 70 binden fazla istihdam, 4 milyar dolardan fazla gelir göz önünde bulundurulduğunda VIAPORT eğlence adanın önemi ortaya çıkıyor.

Türkiye turizminde yeni trend VIAPORT’a kara haricinde denizden ulaşım için ilk sefer, 28 mayıs 2019 pazartesi günü Yenikapı'dan İDO salonunda yapılan basın toplantısı sonrası yapıldı.





Gerçekleşen basın toplantısında Via Properties Yönetim Kurulu Başkanı Coşkun Bayraktar, MK Travel Yönetim Kurulu Başkanı Muammer Kaya, İDO Genel Müdürü Hasan Üstündağ birer kısa konuşma yaptılar.


MK Travel Yönetim Kurulu Başkanı Muammer Kaya tur operatörü olarak yatırım yaptıklarını, VİAPORT projesinin her aşamasını takip etdiklerini devasa alanda kurulan entegre eğlence tesisine yaptıkları anlaşmayla 100 bin turist getireceklerini ancak bu sayının çok artacağını ve 1 milyon hedef belirlediklerini, her hayallerin gerçekleştiğini söyledi. 600 den fazla otel ve yine 600 fazla  hali hazırda müşterileri olan seyahat acentasıyla görüşme yaptıklarını, ifade etdi.



Bünyede Aquapark, Aslanpark,Timsah park, Temapark gibi ünitelerin olduğunu, 10 tam gün gezmekle tüm birimleri bitiremediğini dile getirdi.
Sorumuz üzerine İDO seferleri başlangıçda hergün tek sefer gidiş 11 00- ve dönüş 20 00 olarak yapılacağını söyledi.



İDO Genel Müdürü Hasan Üstündağ  Amaç VİAPORT Eğlence adasına gidecek turistlere konforlu, güvenli ve zaman açısından hızlı hizmet verebilmek, sefer tarifelerini aksatmadan uygulamak olduğunu söyledi. Üstündağ  “30 yıllık İDO tarihinde ilk defa bir eğlence merkezine yapacağımız seferimiz olacak. Bundan büyük mutluluk duyuyoruz”dedi





 Via Properties Yönetim Kurulu Başkanı Coşkun Bayraktar,  İstanbul’daki en büyük yatırımına imza attıklarını, eğlencenin nabzını tutan akvaryum, tema park, Aslanpark, timsahpark, Viaport Marina, outlet mağazalar, Kongre merkezi haricinde daha pek çok proje şu anda bitmek aşamasında olduğunu, Tuzla’ya turizm destinasyonu kazandırmaktan duyduğu memnuniyeti ifade etdi. Anlaşmayla ilgili olarak, MK Travel ile başlangıçta 100 bin üzerinden sözleşme yaptıkları söyledi. Ancak, Yönetim Kurul Başkanı Muammer Kaya’nın özverili çalışması neticesinde kendisinin de hedefi 1 bir milyon olduğunu vurguladı.

Temsili kurdele kesimi sonrası İDO ilk seferini basın mensuplarını, turizm temsilcilerini adaya taşıdı.






MK Travel iş geliştirme direktörü Hülya Kurmuş ile yolculuk esnasında ve Korsan adada yaptığımız söyleşide MK travel çok büyük sözleşmelerle yatırım yaptığı ve her seferinde anlaşma rakamların çok üstüne çıktığını belirtdi. Bu projede olmakdan çok heyecan duyduklarını çalışmakdan çok keyif aldıklarını söyledi.




yilmazparlar@yahoo.com

20 Mayıs 2019 Pazartesi

Özyeğin Üniversite Mükemmellik Merkezi Le Cordon Blue-Yılmaz Parlar

Gastronomimizde, “Le Cordon Blue”

Ülke, gastronomi turizmden istifa edebilmesi için öncelikle gasronomi eğitimine odaklanması gerekir. 


Gastronomi turizmi, bölgeye özgü yemeklerin sunulmasıyla o bölgeye ait kültürel kimliği ve mirası yansıtmakta ve böylece yerel destinasyonlar için rekabet avantajı sağlamada etkili bir araç durumdadır. Bu bağlamda gastronominin gıda biliminin önemi ve eğitimi bir kez daha gerekli olduğu aşikardır. 




Türkiye’de Özyeğin Üniversitesi ile işbirliği içinde eğitim veren, dünyadaki en ünlü ve saygın mutfak ekolü, Le Cordon Bleu’nün gastronomik vizyonumuzda etkisi önemli ölçüde yüksek seviyelerdedir. 


1895 yılında Paris'te kurulan, bugün dünya genelinde pek çok ülkede faaliyet göstermekte olan, mutfak sanatları yönetimi programlarında yıllık yaklaşık 20 binden fazla öğrenciyi mezun eden, Le Cordon Bleu’nün Özyeğin Üniversitesi Mükemmellik Merkezi’nde, 17 Mayıs 2019, Cuma günü, Le Cordon Bleu Eğitmen Şefleri, katılımcılara Fransız Mutfağından lezzetler sundu. 




Fransa'daki mutfak geleneği ve profesyonel saygısıyla dünya çapında popülerliğe sahip olan Le Cordon Blue, ayrıca ticari bir bağlamda, ticari şeflerin eğitimleri için, özellikle mesleklerinin üst seviyelerinde gelişimi konusunda çok yüksek seviyeli öğretim programları ile eşanlamlı hale gelmiş durumdadır.


Mutfak, Pastacılık ve Ekmekçilik sertifika eğitimleri veren, dünya’nın en prestijli mutfak sanatları ekolü kabul edilen, Le Cordon Bleu’nün 29 Temmuz 2019 tarihinde başlayacak ve 7 hafta sürecek Le Cordon Bleu sertifikası için, uluslararası eğitmen şeflerden eğitim alacak olan öğrencilerin katılacağı kurs hakkında Le Cordon Bleu Türkiye Direktörü Defne Ertan Tüysüzoğlu, katılımcıları bilgilendirdi.


Yurt dışı eğitimlerinde ve çeşitli gastronominin alanlarında tecrübeli otoriter isim olan Le Cordon Bleu Türkiye Direktörü Defne Ertan Tüysüzoğlu, Özyeğin Üniversite, Le Cordon Blue, Mükemmellik Merkezi hakkında bilgiler paylaştı. Mutfak ufkunu zenginleştirmek için seçenek sunan kurslar hakkında bilgiler verdi. 




Prestij taşıyan, Le Cordon Bleu Uzun Süreli Programlar, Profesyonel Mutfak Programı, Profesyonel Pâtisserie Programı, Haftasonu Mutfağı Programı, Yoğun Fırıncılık Programı, Kısa Süreli Gurme Kursları, Kişiye Özel Kurslar gibi Özyeğün Üniversite Mükemmellik merkezde sadece yemek kursları veren Le Cordon Blue ufkunuzu açmaktadır. Kurs sonrası mutfak sürecini anlamayı, ürünlerle etkileşmeyi ve aşçılık dilini yorumlamayı öğrenmekle birlikde, alınan teknikle kendi yemek kültürünü ifade etme yeteneklerini geliştirebilirdiniz.


Geleneksel tariflerden en gelişmiş eserlerden çok çeşitli mutfak deneyimleri yaşamaya davet eden, okul her seviye ve eğitim ihtiyacına yönelik alternatifler içeren geniş bir program ve kurs yelpazesi sunuyor.

Türkiye’nin haute mutfak dünyasında profesyonel olarak büyümesindeki rolü büyük. 

Özyeğin Üniversite Mükemmellik Merkezi’nde, katılımcılara Fransız Mutfağından lezzetler sunan, master Şef Arnaud Declercq; “Portakallı ördek” ve master Şef Paul Métay; “Kırmızı şaraplı çikolata soslu baharatlı Dacquoise”​ reçetelerinin yapımını, keyifli sunumunu detayları ile anlatarak püf noktalarını paylaştılar. Yapılan yemekler etkinlik sonunda tadıldı ve sunulan tatlar katılımcıların büyük takdirini topladı.


Turizm pastası büyüdükçe gelişme seviyesinden bağımsız olarak her ülke bu pastadan aldığı payı arttırmaya çalışmaktadır. Türkiye turizmi için önemli potansiyelli ekonomik ve sosyal olarak beraberinde birçok avantajı da getiren gastronomi turizmi, turizmde oynadığı rolü, genel olarak gıda endüstrisi hakkında daha fazla farkındalık yaratıyor hızla gelişen bir endüstri haline geliyor. Bu bağlamda yeteneklerini geliştirmek, gastronomi veya turizm alanında kariyer yapmak isteyen pek çok insan var.


Seyahat, yemek, toplum ve kültür tutkusunu resmi bir nitelik haline getiren gastronomi, becerilerini geliştirmek ve yemek geçmişi, yemek turizmi, pazarlama, yemek teknolojisi ya da yemek yazma gibi alanlardaki bilgilerini geliştirmek isteyenlere hitap eden bütünsel gastronomik deneyimler için eğitim ve bu kurslar çok önemlidir.    



Geleceğe taşınan mevcut yiyecek deneyimlerinin derinliğini ve kalitesini artırmaya yardımcı olur. Bu yenilikçi program, turizm eğitimini yeniden şekillendirir ve öğrencileri yerel gıda fikirleri ve girişimleri, bölgesel gıda kültürlerini canlandırma ve inşa etme becerileri, turizmin ekonomik ve sosyal etkilerine ilişkin içgörü anlayışı ve daha bilinçli bir yaklaşım benimsemeye yönelik bir anlayış oluşturma konusunda eğiterek endüstriyi zenginleştirir.  


Hem dünya’da hem de Türkiye’de turizm sektörünün büyüme hızı küreselleşmeye paralel olarak gerçekleşmektedir. Turizm sektörünün dünya istihdamına katkısı açısından bakıldığında tüm dünyada turizm sektöründe istihdam edilen insan sayısı 300 milyona yaklaşmış bulunmaktadır. Bu rakam, dünya istihdamında her 11 kişiden birinin turizm sektöründe çalıştığı anlamına gelmektedir. Ayrıca dünya GSMH’nın %10’u turizm sektöründen oluşmaktadır. Turizm sektörünün dünyadaki geliri Türkiye ekonomisinin 9 katıdır. Bu sektörün yarattığı istihdam Türkiye nüfusunun 4 katı kadardır. Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi (WTTC) verilerine göre turizm sektörü 2023 yılında mevcut büyüklüğünün 2 katına ulaşmış olacak ve otomotiv sektörünün 6 katı, kimya sanayinin 5 katı ve madencilik sektörünün 4 katı istihdam sağlayacağı öngörülmektedir. 


Böylelikle gastronominin önemi ve bilimsel olarak olarak uygulamada eğitimin rolü ortaya çıkıyor. 


yilmazparlar@yahoo.com

6 Mayıs 2019 Pazartesi

2. Bursa Gıda Fuarı-Globalden Yerele Gastronomi Turizm Paneli-Yılmaz Parlar

Gastronomi Merkezi  Bursa Olmalı 

2-4 Mayıs 2019 tarihleri arasında, Merinos Atatürk Kongre Kültür Merkezinde, sektör profesyonellerine yönelik 2. Bursa Gıda Fuarında düzenlenen Yönetim kurul Başkanlığını Gürkan Boztepe’nin başkanlığını yaptığı GTD Gastronomi Turizmi Derneği tarafından gerçekleştirilen “Globalden Yerele Gastronomi Turizm Paneli" katma değerli çok önemli sunumlarıyla fuara ilham kaynağı oldu.





Bursa gastronomi merkezi olması yolunda hayat bulan örneklemeleri zihne yerleştirdi.


Her şeyden önce bir tarım kenti olan muhteşem Uludağ Dağı eteklerinde yer alan ve Uludağ'dan akan suların suladığı bereketli çok verimli topraklar üzerindeki Yeşil Bursa, birçok kimliğe sahip nadir şehirlerimizden biri olarak sanayi kadar, tarih, kültür ve turizm açısından da değerli.


Panelin konusuna bakıldığında yerel özün ve küresel mantığın harmanlanması anlamı taşıyor.


Yüksek turist kitlesine sahip kent diğer bölgelerinden gelen geleneksel yerel yemeklere uygun olduğu yerlerde, gıda turizmi tarafından kazandırılan yerel-küresel ilişkiyle gastronomi turistlerin bu lokantaları ziyaret etmekle, turist deneyimine dönüştürür ve onu yerel ve küresel, geleneksel ve otantik arasındaki ilişkinin yeni dinamiklere dayanan gastronomik bir görüntüsünü yaratarak yeni turistlere yönlendirir.

GTD Yönetim kurul Başkanı Gürkan Boztepe’nin moderatörlüğünü üstlendiği panelin konuşmacıları Mine Ataman, Turkish Coffe Lady Türk Kahvesi yatırımcısı Gizem Şalcıgil White, Bursa GTD temsilcisi ve Yönetim Kurul üyesi Ramazan Başan, Bilecik’in Kurşunlu köyü Bedriye Berber Engin.



Moderatör GTD başkanı Gürkan Boztepe, Etnik vitrinlerden kentsel dönüşüm alanlarındaki Gastronomik yollar, küresel ve yerel arasında sokak deneyimin kentsel bir gastronomik rota temelinde yurtdışında Gastronomi Tırı projesini gerçekleştirmesinin, GTD’in misyonu olan Türk mutfağını yurt dışında tanıtmaya ses getirecek yollardan biri olarak projesini sundu. Dünya Yoğurt Konferansının Bursa’da gerçekleştirmek için yürüttükleri çalışmaları ve Bursa Çocuklara yönelik soru vevap şeklindeki kitapçık projeleri; yoğun çalışan, Gastronomi Turizm Derneğinin misyonundaki hassasiyeti ve ciddiyetinin bir göstergesi olarak oldukça takdir topladı.

Gastronomi harcamaların bireysel rakamlarla örnekleyen Boztepe, Turisti çok çeken ülkelere göre rakam frekansların yurt içinde harcanan rakam azlığına dikkat çekerek çok yol katedimesi gerektiğinin altını çizdi.
Haklı bulduğumuz sunumdaki konular;  Yiyecek ve böylece gastronomi her zaman turizmin bir parçası olmuştur. Dahası, turizm harcamalarının üçte birini temsil ettiği için önemli bir bölümünü oluşturmuştur.
Gastronominin varış yerinin imajı üzerindeki önemi, yeterince anlaşılamadığıdır.
Gastronominin sadece turist deneyiminin önemli bir parçasını oluşturduğu için değil, aynı zamanda postmodern toplumlarda güçlü bir kimlik kaynağı haline gelir.
Sevgiyle yaptığı ekmeğiyle yoluna devam eden, 
Mine Ataman Bread" kurucusu, yaratıcı içerikler geliştiren, Mine Ataman, Panelde geliştirdiği inovatif  projeleri, geleceğin konsept ve ürünleri hakkında bilgiler paylaştı.



Ekşi Mayalı ekmek alanında kendi markasını ve unlu mamuller marka danışmanlığı altyapısını oluşturan Mine Ataman, ekmek ve kültürü ekmek israfı konularında çalışmaları hakkında açıklamalarda bulundu. 10 bin yıllık Anadolu uygarlıklarında yer alan başakdan buğdaydan söz ederek ekmeğin Anadolu’dan Dünyaya yayılmasını hatırlatdı.


2012 yılından beri Türk kahvesi kamyonuyla dünyayı şehir şehir dolaşan, lokumu, kahveyi, Türk sohbetliğini dostluğu dünyaya tanıtan Gizem Şalcıgil White, Turkish Coffee Lady, Türk kahvesinin yurtdışında bir markaya dönüşmesinin önemi vurgulandı.

Yüzde 100 Arabica çekirdeklerinin haricinde, Columbian ve Guatemala lezzetlerini taşıyan özel harman, Turkish Coffee Lady hakkında kısa bilgiler verdi.
Bir grup gönüllü arkadaşı ve Kurukahveci Mehmet Efendi’nin desteği ile 2012 yılında başlattığı kar amacı gütmeyen ‘Gezici Türk Kahvesi Evi (Turkish Coffee Truck) ile Amerika’ya ve diğer ülkelere seyahat gerçekleştiren, adeta kahve elçiliği yapan Gizem Şalcıgil White, Amerika’da günde 400 milyon bardak kahve tüketildiği halde Türklerin tüm dünyaya kahve kültürünü yaydığını bilinmediğini söyledi. 
White, son yıllarda gurme kahve trendinin artması ile Turkish Coffee Lady girişimini 2017 yılında başlattığı ve Turkish Coffee Lady, Türk kahvesi sohbetleriyle toplumları birbirine yakınlaştırmayı amaçladığı, bilgileri paylaştı.



Turizmin iş ve zenginlik yaratma, sürdürülebilir kalkınmaya katkıda bulunma ve altyapı sağlama potansiyeli düşünüldüğünde;  Gastronomi Turizmi Derneği Bursa Temsilcisi Ramazan Başan, seyahat ve turizm, doğrudan ve dolaylı olarak, büyük bir GSYİH yüzdesini ve dünya ekonomisinde büyümeye devam etmesi, çok sayıda iş yaratması, ve turizmin parlayan yıldızı olan gastronominin, Bursa şehrinde istenilen hedeflere gelebilmesi için çalışmalarına soluksuz devam etdiklerini projelerini anlatdı.

“Sıra dışı okur” seçilen, üç binden fazla kitap okuduğunu, kitaplardan öğrendiği eko turizme yönelen, Bilecik’in Kurşunlu köyünden Bedriye Berber Engin, tüm engellemelere karşı direndiğini köyde bulunan diğer kadınlarla birlikde, Kurşunlu Köyü’nü bir eko köye çevirdiği süreci anlatdı.



Mikro düzeyde gibi gelen bu hikaye bir noktada   Anadolu’daki binlerce köye örnek olmasıyla makro düzeyde eko kalkınmanın kaldıraçlarından biri, gastronomi Turizmin dinamik göstergesi. 

Bize görede, turizm işlerinde özellikle gastronomi turizminde büyük oranda kadın, azınlık ve genç istihdam edilmektedir, çoğunlukla küçük ve orta ölçekli şirketler bulunmaktadır ve iyi eğitim ve aktarılabilirlik sunmaktadırlar.

Seyahat ve turizmin çevrenin korunması ve iyileştirilmesi ve yerel çeşitlilik ve kültürün korunması için bir katalizör görevi gördüğü, sayısız iyi örnekleri var olduğu gerçeğiyle Bu tür fuarların ve buna benzer panellerin önemi inkar edilemez.


Panel, Network Fuarcılık Yönetim kurul Başkanı Hasan Eker, GTD Gastronomi Turizmi Derneği Yönetim kurul Başkanı Gürkan Boztepe’ye katkılarından dolayı teşekkür ederek, Boztepe ve panelistlere plaket vermesiyle sonlandı.




yilmazparlar@yahoo.com