10 Eylül 2019 Salı

6-8 Eylül 2019 Midyat Kültür sanat festivali-Yılmaz Parlar

Midyat Festivalin Mimarı Kaymakam

Festival ortamlarında organizasyonlar, önemli paydaşların desteğini sürdürerek, yerel ve ziyaret eden izleyici kitlesini, yapımcıları, sanatçıları, yöneticileri, eleştirmenleri ve tüm önemli medyaları çekmeye devam eder.




Turizmin yalnızca ticari faaliyetlerin bir toplamı olmadığı, aynı zamanda kültürü ve doğayı kendine göre yeniden şekillendirme gücüne sahip bir çerçeve olduğudur. Tarihin, doğanın ve geleneğin ideolojik bir çerçevesidir.


Dinler ve diller kenti Midyat’ın binlerce yıllık geçmişinin kadim izlerini, kültürel ve sanatsal etkinliklerle buluşturan festivalin ikinci yılında da başarıyla düzenleyen Midyat Kaymakamı Hüseyin Tekin yeni görevi için Midyat’dan ayrılırken verdiği mesajları çok anlamlıydı.

 6-8 Eylül 2019 tarihlerinde gerçekleşen çok yüksek seviyede katılım gösteren halkı festivalle buluşturan Midyat Kaymakamı Hüseyin Tekin Hotel Biçen’de sohbet toplantısında basına tüm ayrıntıları tüm samiyetiyle aktardı.



Gerek görevi gerekse festival hakkındaki basın mensupların sorularını cevaplandıran Kaymakam Tekin Festivalin ilçenin tanıtımına ve ilçe ekonomisine büyük katkılar sağlıyacağından düzenlediklerini söyledi.

Yurt dışında yaşayan ancak gönül bağı bu topraklarla olanlar kendi kültürleriyle özlem gidermekteler. Festivalin kültürel turizmin gelişiminde öncü olarak aktif bir rol oynamaya hazır olduğunu Bir sanat perspektifinden, nihai bir temel amacın, ziyaretçinin sanat kültür dünyasında bilgiye erişim sağladığını savundu.


Kentsel ekonomileri canlandırmak, tüm şehirleri veya ilçeleri yenilemek ve şehirleri her zamankinden daha rekabetçi olan küresel sahneye yerleştirmek veya yeniden konumlandırmak amacıyla sahnelenen Kültürel Sanat festivalinin, bölgesel kimlik kazandırdığını dile getirdi.

 Sürdürülebilir ve sorumlu festivallerin planlama döngüsü turizmde sanat festivalleri ve turizm sektörleri arasında işbirliğinin yeni bir paradigmanın kurumsallaşması gereğini belirtdi.
Turizm ve sanat gibi iki üretken sektör arasındaki potansiyel sinerjileri belirleyerek uzun vadeli işbirliğine dayalı politika olması gererğini vurguladı.

Biçen Hotel ve sosyal tesisleri harika bir yer. Dış mimari tamamen mardin’in imar sistemine dokusuna uyum sağlarken iç mekan tamamen modern son trendlere uygun çağdaş ihtiyaçlara mükemmel cevap veriyor. Sahibi Ali Biçen’in pek çok yerde yatırımı var. Biçen’den Kendisinden oda yatak sayısını artırmasını arzuladığımızı dile gerirken planladıkarını yakında inşaata başlıyacaklarını öğreniyoruz.




Otel Müdürü İzmir Wyndham Grand Hotels’den gelen Simge Karamanlı’dan Hotel hakkında söyleşi gerçekleştiriyoruz. Simge Karamanlı Turizmde derin bir bilgiye ve birikime sahip. Hotelin kaba inşasından itibaren bulunduğunu, çok yakında önemli destinasyonlarımızdan biri olacağına inandığı Midyat için otel büyütme hazırlıklarını ihtiyaca cevap verecek şekilde yürüttüklerini söylüyor.


Otel sosyal tesisleri tam bir doğa harikası

altından çağlayan köpükleriyle berrak akarsu geçen kuş cıvıltıları eşliğinde yapılan kahvaltı, yenilen öğlen-akşam yemeklerin lezzeti doğal olarak iki katına çıkıyor. Bölge gastronomisine göre uygun  oluşunu eklersek ayrı bir renk katıyor.
İşini arzularak yapan güleryüzlü otel personeli servisde kusur bırakmayınca on numara turistik otellerimizin arasında yer alıyor, Biçen sosyal tesisleri.

yilmazparlar@yahoo.com

7 Ağustos 2019 Çarşamba

Turkish Coffee Lady (Türk Kahvesi Kızı) Gizem Şalcıgil White-Yılmaz parlar

Heykeli Dikilecek Kadınlarımız

Elbetde çok sayıda Türkiye’de konumlarına göre heykeli dikilecek kadınlarımız var. Ben son birinden söz edeceğim.


Gelişmekte olan ülkeler için, bir ürün markasıyla olan pozitif bir ilişki, kamu diplomasisinde ve ulusal itibarda rol oynayabildiği gibi, bir ulusun imajını, yumuşak bir güç biçimi olan uluslararası arenadaki duruşunu yansıtan unsur olarak pay nisbetinde rol üstlenir.




Markanın menşe ülkesi bilindikten sonra pozitif ülke imajı artar. 


Türk kahvesi kamyonuyla dünyayı şehir şehir dolaşan, Türk lokumunu, kahvesini dünyaya tanıtan, Turkish Coffee Lady (Türk Kahvesi Kızı) Gizem Şalcıgil White, marka imajı oluşturma çabalarından ziyadesi aysbergin görünmeyen kısmı olan Türk dostluğunu, Türk sohbetliğini, Türk kültürünü dünyaya tanıtma misyonu üstlenmesidir.


Mehmet Efendi’nin desteği ile 2012 yılında başlattığı kar amacı gütmeyen ‘Gezici Türk Kahvesi Evi (Turkish Coffee Truck) ile Amerika’ya ve diğer ülkelere seyahat gerçekleştiren, adeta kahve elçiliği yapan Gizem Şalcıgil White, Amerika’da günde 400 milyon bardak kahve tüketildiği halde, Türklerin tüm dünyaya kahve kültürünü yaydığı bilinmediğini söyledi.  




2019 Eylül ayında Amerika’nın başlıca şehirleri olan New York City, Washington DC, McLean ve komşu eyaletlerde kültürel geziler planlayan Gizem Şalcıgil White, Rixos Pera Hotelde düzenlenen resepsiyonda ekibini ve yapacakları kültürel tur hakkındaki bilgileri paylaştı.


Dünyanın ilk kahve pişirme yöntemi olan Türk kahvesinin bilinirliğinin arttırılması ve kahve sohbetleri ile toplumlararası kültürel diyaloglar kurulması için tasarlanan “Gezici Türk Kahvesi Evi (Turkish Coffee Truck)” projesi Türkiye’nin Ödeme Yöntemi TROY ve Kurukahveci Mehmet Efendi ana sponsorluğunda, Amerikalılara kahve ziyafeti yaşatacak. “500 Yıldır Dostluğun Tadı” mesajıyla binlerce ziyaretçiye turne boyunca Türk kahvesi ikram edilecek. 



Bize göre Guinness rekorlara ismini yazdıracak, imza atacak isim  “Microangelo” olarak tanınan ve minyatür çizimleriyle yeni bir sanat dili yaratan Minyatür sanatcısı Hasan Kale’nin kahve fincan içine kahve boya ile yaptığı İstanbul köşesinden resim dahası kahve çekirdeği üzerine yaptığı ancak mercekle görülebilen minyatür İstanbul resmi gibi yapacağı sanatsal eserleri turda sergilenecek. 


Sanatcı Hasan Kale ile yaptığımız söyleşide iğne başına ve kıla minyatür yaptığını söyledi.


Ödüllü yazar ve gastronomi uzmanı Cenk Girginol ile Nişantaşı Üniversitesi Tarih Bölüm Başkanı Doç. Dr. Göknur Akçadağ, Türk kahvesinin tarihine ilişkin sunumlar gerçekleştirerek üniversiteler ve yerel müzelerde Amerikalı kanaat önderlerine ve toplum üyelerine eğitici seminerler verecek. 


Ayrıca, gastronomi ödüllerinin dünyada oskarı sayılan Gourmand World Cookbook Awards tarafından 2017 “Best in the World” ödülü başta olmak üzere uluslararası ödüllere sahip Cenk R. Girginol’un yazdığı “Kahve-Topraktan Fincana” kitabının İngilizce versiyonu da turne boyunca imza günleri eşliğinde Türk kahvesi kültürünü Amerikalı kahve severler ile tanıştıracak.




Eylül’de geleneksel Vaşington Türk Festivali’ne katılacak olan  “500 Yıldır Dostluğun Tadı” mesajıyla gezici araç, dünya turunun ilk ayağını New York City’deki “Influencer Zirvesi"ne katılarak sona erdirecek. 


Ekonominin temeli olan markalaşma olgusu bir zorunlulukdur. Hedef markalaşma turizm paydaş sisteminde rolü çok büyükdür. Hiyerarşik bileşenler, aslında hedef markalama sürecinin sadece bir parçasıdır. Sadece tüketiciyle değil, tüm paydaş gruplarıyla ilişkiler yoluyla değeri belirler. 


Marka hedefi sadece bir ürün değil, bir üründen elde edilebilecek bir memnuniyet duygusuda değildir. Değerlerle ilgili deneyimlerinin toplamıdır, Bir ürünün anlamını transfer eden bu çalışma, ülkemizin hakkındaki algılar ile ülkemizin itibarı ve imajı etkiliyeceği gibi ülkemizi ziyarete davet açan çığ gibi büyüyen potansiyele fayda sağlıyacakdır. 


Dolayısıyla kamu diplomasisi sürecinde misyon üstlenen aktörler ekibini oluşturan proje mimarı Turkish Coffee Lady (Türk Kahvesi Kızı) Gizem Şalcıgil White, heykeli dikilecek kadınlarımızdan biridir.




Resepsiyonda göze çarpan yine bir başka kadınımız, Fransa Paris’de La maison Ottamane firma sahibi iş kadını ve kültür elçimiz Çiğdem Naillat Gerant ürünleriyle resepsiyonda stand köşesi oluşturdu. 


Kendisiyle yaptığımız söyleşide firması hakkında “ La Maison Ottomane’nın 1997 tarihinde Paris de kurulduğunu, Louvre Müzesi başta olmak üzere müze mağazalarına, Iznik reprodüksiyonları temin etdiğini, tasarımlarıyla uluslararasi fuarlara katıldığını, dünyanın bir çok ülkesinde Osmanlı sanatı ürünlerini butik ve iç mimarlara satışını gerçekleştirdiğini söyledi.


yilmazparlar@yahoo.com  

28 Temmuz 2019 Pazar

Gastronomi Turizm Derneği-Gastronomi Köyü projesi-Yılmaz Parlar

Gastroköy Proje Misyonu

Anadolu mutfağını dünyaya tanıtmak hedefli Gastronomi Turizm Derneği'nin hayata geçirdiği, Türkiye Gastronomi Köyü projesi Sarıyer Bahçeköy 'deki Life Park 'da düzenlenen yoğun katılımlı basın toplantısıyla tanıtımı yapıldı.





Proje, turizm gelişimini teşvik etmek, yerel üreticilerin korunması ve sürdürülmesinde yerel pazarların kullanılabilmesini, yerel kimliği korumak, korurkende, yaratabilecek ve sürdürebilecek koşullar için anlayışı geliştirmek amaçlı.


Lokalize, geleneksel gıda üretimi ve bu üretimin kalkınmayı destekleyen farklı çalışmalar sayesinde, bölgesel ölçekte gastronomi odaklı mevcut gastronominin üretken potansiyellerini artırmak.


Proje, yerel küçük ölçekli tarımsal girişimciler, kırsal ekonomilerin, kültürlerin ve

ekosistemlerin, yerel gastronomi gelişimi kırsal miras değerlerinin korunmasına yardımcı olabilecek nitelikde. 



Girişimcilik kültürü, yerel olarak üretilen yiyecekleri katma değerli bir turizm deneyimi olarak gelişmesine fayda sağlıyacak.

Kırsal alanlarda sürdürülebilir peyzaj yönetimi, toprağı tedavi etmek için imkanların yaratılmasını, tarihsel, kültürel ve sosyal bağlamlarına göre sunulan ve sınırlarını keşfetmek için eşsiz bir fırsat.



Basın Toplantısına İstanbul Vali Yardımcısı İsmail Gültekin, Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Yönetim Kurulu Başkanı Firuz Bağlıkaya, Ekonomi gazeteciler Derneği (EGD) ve Yeni Arayışlar Platformu Derneği Yönetim Kurul Başkanı Celel Toprak, Gastronomi turizmi Derneği Başkanı Gürkan Boztepe, İstanbul Rehberler Odası Yönetim Kurulu Başkanı Yrd. Doç. Dr. Sedat Bornovalı, Çok çeşitli organizasyonlar düzenleyen Başarılı iş kadını Banu Noyan, Dernek yönetim kurul ve üyeleri katıldılar.

Gastronomi turizmi Derneği Başkanı Gürkan Boztepe toplantının moderatörlüğünü üstlenirken yaptığı konuşmasında “ Gastronomi Turizmi sözcüğünü ilk defa biz kullandık, bunu hatırlatalım herkes bu kelimeden pirim yapmaya çalışabilir. Adres burası, bu gerçekleri kimse unutmasın, Kimse sahip çıkmasın, Kimse şow yapmasın, herkes işini iyi yapsın. Restorancı iyi hizmet versin. Bizde konuk getirelim. Bu tarz yerlerde ağırlıyalım.  Orman Bakanlığı Life park, TÜRSAB, Turizm Bakanlığı ile entegrasyonlu ve hummalı bir çalışma içerisindeyiz. Gastronomi Köyü'nün amacı İstanbul'a gelen turistin tek bir noktadan yerel lezzetleri otantik gösterileriyle beraber tadımlama, deneyimleme imkanına sahip olması.” dedi



Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Yönetim Kurulu Başkanı Firuz Bağlıkaya özetle, "Deniz, kum, güneşin dışında yoğun bir trafik maalesef alamıyoruz. Kültür turlarıyla ilgili hafif hafif artan bir sayıya yaklaştık. Belli ki birkaç sene içinde istediğimiz seviyelere gelecek. Ülkedeki huzur ve güvenle doğru orantılı olarak onlar da artıyor. Ülkemizin seyahat edilmesinin riskli bulunan bölgelerinde de yavaş yavaş seyahatler öncelikle iç turizmde başladı. Yavaş yavaş dış turizme de yansıyor." Açıklamalarda bulundu.

Turizm çeşitliliği hakkında Bağlıkaya, "Turizm çeşitliliğimiz eksik. Bu, sezonu 12 aya yaymamızda ve kişi başı gelirin artırılmasında çok önemli bir unsur bu. Bundan yoksun olduğumuz zaman işte ortalama turist harcamalarımız 700 dolar civarında kalıyor." dedi.
Bağlıkaya, gelir düzeyi yüksek turiste ulaşabilmek için alt turizm dallarında da güç kazanmak gerektiğini söyleyerek "Spor turizmi, golf turizmi, sağlık turizmi, gençlik turizmi, yayla turizmi ve en önemlilerinden biride gastronomi turizmi. Gastronomi alanında gerçekten dünyayla rekabet edebilecek durumdayız. Rekabet derken ille birini yenmekten bahsetmiyorum. Çeşitlilik. Brezilya'ya gittiğinizde Brezilya mutfağını denemek istiyorsanız o tatları, Türkiye'ye geldiğinizde Türk mutfağını, İtalya'da İtalyan mutfağını denemek istersiniz. Dolayısıyla burada biz de en az onlar kadar yerimizi almalıyız.”dedi 



 İstanbul Vali Yardımcısı İsmail Gültekin “İstanbul'un turizm konusunda nicelik olarak geldiği noktadan memnunuz. Nitelik konusunda daha gidilecek çok mesafe var. İstanbul geçen yıl 13 milyon 400 bin turistle Türkiye'de en fazla turist kabul eden şehir haline geldi. İstanbul için bu yeterlimi o ayrı bir tartışma konusu ama geldiğimiz nokta, bizim Antalya'nın da önünde en fazla turist kabul eden şehir olduğumuz gerçeği. En fazla Alman turistlerimiz teşrif etti, Sonra İranlı turistler ve 170'in üzerinde ülkeden turist kabul eden bir tablo var. Geçen yıl nicelik olarak evet ama birkaç başlıkta istediğimiz hedefe ulaşamadık." İfadelerini kullandı.



Gültekin, “Cruise turizminde umut verici gelişmeler yaşanıyor. Bu yıl 24 cruise gemisi İstanbul'a gelecek. Önümüzdeki yıl Galataport bitmiş olacak ve gelen cruise'leri kabul etmeye başlayacak. Şu an bana gelen bilgiye göre, Galataport 50'nin üzerinde cruise bağlantısını sağlamış durumda. Bizim hedefimiz binli sayılar." Diyerek yapacak çok işleri olduğunu söyledi. 

Ekonomi gazeteciler Deneği EGD ve Celal Toprak “Burasının bir ticari tarafı olacak, sürdürebilir olması ayakda kalması için ticari tarafı olacak, ama aynı zamanda sosyal sorumluluk projesi. Anadolu’da bir türlü yapamadığımız gastronomi turizmini bu mekan sayesinde, aktiviteler bileşimi sayesinde sağlamış olacağız Ben Ordu’nun otlarıyla hangi yemeklerin yapıldığını anlatmaya çalışıyorum. Burada 15-20 milyon insana bir hafta içinde anlatma imkanına sahip olacağız. Böyle bir imkan sağlıyacaklar. Anadolu’ya ve Anadolu’yu geliştirmek isteyenlere, gastronomi turizmi geliştirmek isteyenlere,imkan sağlıyacaklar. Buradan Anadolu yolculuklarıda başlatırız. Çeşitli kentlere, gastronomi deneyimleri yaşamak için yola çıkabiliriz. Böyle bir misyon üstlenecek burası. Her şeyimiz var. Ancak birlikde çalışma, birlikde hareket etme kültürümüz yok..” Dedi.




Boztepe emeği geçenlere dernek plaketini takdim etdi.

İş kadını Banu Noyan ile yaptığımız söyleşide çok orijinal etkinliklerle renk katarak destek sağlıyabileceklerini, gelenlerin unutamıyacağı heryerde anlatabileceği etkinliklerle gastromi turizmini bütünleştirerek zenginlik sağlıyacağını söyledi.

Gastronomi iyi yiyecek ve içecek sunulandan çok daha fazlasıdır. Gastronomi, gıda maddelerinin üretimi, bunları üretmek için kullanılan araçlar, gıdaların işlenmesi, depolama ve taşıma işlemleri ile ilgilidir. Yemeğin hazırlanması kimyası, sindirimi ve insan vücudu üzerindeki psikolojik etkisi ile ilgilidir. Aynı zamanda seçimler, yemek, gelenekler, gelenekler etrafında tercihler alışkanlıkları ile de ilgilidir.


Gastronomiye inanan insanlar, yeni lezzetlerin ve aromaların tadını çıkartarak ve yerel tarihi ve kültürü tanıyarak seyahat deneyimini geliştirir.

yilmazparlar@yahoo.com




TÜROB Temmuz 2019 ayı toplantısı-Radisson Blu Hotel Vadistanbul-Yılmaz parlar

Sürdürülebilir Turizmin Şartı

Türkiye Otelciler Birliği Yönetim Kurul Başkanı Müberra Eresin, TÜROB geleneksel aylık toplantısındaki, yaptığı konuşmasında sıfır atık projesinin sürdürülebilir turizmle ilgili çok büyük adım olduğunu, sıfır atık projesi ile yerel idareler ve tüm paydaşların bütünleşik işbirliği içinde olabileceğini, TÜROB olarak destek vereceklerini söyledi.




Radisson Blu Hotel Vadistanbul projesinin sahibi Artaş İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Çetinsaya’nın ev sahipliğinde gerçekleşen, TÜROB Temmuz 2019 ayı toplantısına İstanbul Vali yardımcısı İsmail Gültekin, İstanbul Brezilya Baş Konsolosu Paulo Roberto França ve eşi, geçen dönem TÜROB Başkanı Timur Bayındır, İstanbul Rehberler Odası (İRO) Yönetim Kurulu Başkanı Yrd. Doç. Dr. Sedat Bornovalı, Radisson Residences Vadistanbul Genel Müdürü Nihan Sıcakkanlı, Radisson Blu Hotel Vadistanbul Genel Müdürü Atakan Altuğ, Kayseri Radisson Blu Genel Müdürü Fercan Başkan, turizm temsilcileri, TÜROB yönetim kurul ve üyeleri katıldılar.




Başkan Müberra Eresin’in atık ile ilgili öneminin altını çizdiği konuda; Alman bulaşık yıkama teknolojileri uzmanı Meiko şirketinin Türkiye genel müdürü Başar Ergün ile iş geliştime yöneticisi Özlem Duman ile masa sohbetinde bu konuyla ilgili olarak Bize bulaşık yıkama sistemleri dışında atık yönetimi konusunda da çözüm önerileri olduğunu belirttiler. Konunun yeni yayınlanan “sıfır atık” yönetmeliği ile beraber oldukça önem kazandığını belirten Ergün kendi çözümlerini şöyle açıklıyor: ‘’ Yemek hazırlanan her yerde, sebze ve meyve kabukları gibi mutfak atıkları oluşur. Ayrıca misafirlerin tabaklarında kalan artıkların da dikkate alınması ve bertaraf edilmesi gerekir. Yemek artıkları, aslında atık değil, çok önemli bir ham madde. Özellikle yenilikçi teknolojilerimizle hem büyük alanlarda kurulmuş resort oteller, hem de daha dar alanlara sahip şehir otelleri için farklı çözümler sunuyoruz. Böylece, normalde her gün çöp olarak bertaraf edilmeye çalışılan atıklar ekonomiye geri kazandırılırken, otellerin sırtında yük olan bu sorun operasyonlarını kolaylaştırılarak çözülmüş oluyor hem de tesis hijyenini iyileştirmiş oluyoruz.”dediler




Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) Yönetim Kurul Başkanı Müberra Eresin Otel doluluk oranları ile ilgili olarak, “Raporlara göre; İstanbul, dünyada en fazla yükselişi gösteren şehir oldu. Seçim ve Ramazan ayından dolayı yavaşlayan turizme rağmen, geçtiğimiz yıla göre bakarsak, ilk altı aylık süreçte şu ana kadar yüzde 4,5-5 civarında artışımız var. Umulanın yılsonuna kadar yüzde 8 ve 9'ları görmesi” Geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre doluluklarda yüzde 26'lık bir artış kaydedilğini, çok yüksek bir artış oranı olduğunu, ancak geçtiğimiz yılın Ramazan ayına denk geldiği için Haziran ayının sakin geçtiğini belirtdi.




Başkan Eresin, fuar ve kongre turizm çalışmalarına değindi “Kısa zamanda dünyadaki bütün kongre organizatörlerini ziyaret edip, tekrar İstanbul'a ve diğer büyük şehirlerimize kongreleri çekmek için çalışmalar yapıyoruz" dedi.




Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülerek kabul edilen "Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı Hakkında Kanun"un 15 Temmuz'da Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdiğini hatırlatarak, “Katkı payı tüm otellerden alınacak. TÜROB olarak, kanun hazırlanırken öngörülen otellerden ciro üzerinden yüzde 1 turizm payı alınmasının yoğun itirazımızla binde 7,5'e kadar indirebildik. 1 Ekim 2019'dan itibaren tahakkuk ettirmeye başlayacağız ve kasımda ilk ödemelerini yapacağız. Ödenmemesi halinde sıkıntı şu; vergi ödememiş durumuna düştüğünüz için bütün prosedürler o şekilde devam edecek. Bunun özellikle altını çizmek istiyoruz. Konuya dikkat edilmesi gerektiğini özellikle söylemek istiyorum."açıklamalarda bulundu




Kültür ve Turizm Bakanlığının 2020 fuar takvimini açıkladığını hatırlatan Eresin, 2020 programında yer almak isteyen otellerden birliğe şimdiden bilgi vermelerini istedi.

Eresin, Liverpool-Chelsea UEFA Süper Kupa maçının 14 Ağustos'ta Beşiktaş Vodafone Park'ta oynanacağını bu nedenlede tüm turizm sektörünün hazırlık yapmalarını hatırlatdı.
İç turizmde canlılık olması için bayram tatilin 9 gün olması gereğini söyledi. Gelen şikayetlere göre son dönemde turistlerin otel önlerinde rahatsız edildiğini, Otel güvenliği konusunda “Sizden özel ricamız; bu güvenlikle ilgili sıkıntısı olan bölgelerde eğer yardıma ve desteğe ihtiyacınız varsa lütfen bize yazın. Biz de o bölgenin emniyet müdürlerine bilgi verelim ve yardım isteyelim” dedi

Artaş İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Çetinsaya’ya katkılarından dolayı teşekkür plaketi sundu.Toplantı, emeği geçen otel personelinin toplu hatıra fotografı çekilmesiyle son buldu.


Yilmazparlar@yahoo.com

14 Temmuz 2019 Pazar

Fransa bağımsızlık günü -Temmuz 2019-Yılmaz Parlar

Yaşasın Fransa–Yaşasın Türkiye

Fransa bağımsızlık günü ve Fransa- Türkiye Türk Dostluğu


Fransa’nın 14 Temmuz Bağımsızlık gün kutlamaları kapsamında Fransa’nın Türkiye Büyük Elçisi Charles Fries “Yaşasın Fransa–Yaşasın Türkiye- Türk Dostluğu” sözleriyle noktaladığı konuşmasında; “Aynı zorlu konularla karşı karşıya bulunduğumuzdan birlikde yakinen çalışmaya gerçekden her zamankinden daha çok ihtiyaç duymaktayız.”dedi



Fransa’nın 14 Temmuz Bağımsızlık gün kutlamaları kapsamında, İstanbul Fransız Saray’da Fransa’nın İstanbul Başkonsolosu Bertrand Bushwalter eşi Sülün Akyurt Bushwalter ev sahipliüinde, Türkiye Büyük elçisi Charles Fries ve eşi Helene Fries katılımıyla, resepsiyon gerçekleştirildi.


Resepsiyona yabancı Elçiler, Konsoloslar konsolos temsilcileri, Din Temsilcileri, siyaset, iş, sanat dünyasının önde gelen isimleri, akademisyenler, yüksek rütbeli yerli yabancı subaylar, elit çok sayıda seçkin davetli katıldı.



İki ülkenin Milli marşları çalınmasının ardından, 

Fransa’nın İstanbul Başkonsolosu Bertrand Bushwalter yaptığı konuşmasında “Fransa’nın Türkiye Büyük elçisi Charles Fries ve eşi Helene Fries ile sizleri burada eşim ve ben ağırlamakdan mutluluk duyuyoruz.” Dedi. İstanbul’un gücünün ve enerjisinin çeşitlilikden ve farklılıklardan kaynaklandığı ima eden sözleriyle iki ülkenin ekonomik, sosyal, kültürel ilişkilerini açıkladı. 

Türkiye'nin Fransa için vazgeçilmez ve önemli stratejik bir ortak olduğunu her platformda dile getiren, Fransa’nın Türkiye Büyük elçisi Charles Fries “Bu resepsiyon her yıl olduğu gibi Fransa’yı Türkiye’ye ve Napolyon’un “Eğer dünya tek bir ülke olsaydı, başkenti İstanbul olurdu”dediği bu efsane şehir İstanbul’a bağlayan ilişkilerin çok uzun geçmişini gücünü ve zenginliğini kutlamak için vesiledir.” sözleriyle İstanbul’a verilen değeri dile getirdi.


Büyük elçi Fries“Türkiye’nin Fransa için ne denli bir müttefik ve elzem bir stratejik ortak olduğunu hatırlatmak isterim. En son Osaka’da G -20 zirvesi marjında bir araya gelen Cumhurbaşkanlarımızın 2017 yılından bu yana kurdukları düzenli yoğun ve açık sözlü diyaloğun nedeni budur. Geçtiğimiz ay Fransa Dışişleri Bakan’ın Ankara’ya yaptığı ziyaretin de göstermiş olduğu gibi hükümetlerimiz arasındaki mütemadi teatilerin de anlamı budur.”şeklinde stratejik ortaklığı vurguladı.




Elçi Charles Fries “Aynı zorlu konularla karşı karşıya bulunduğumuzdan birlikde yakinen çalışmaya gerçekden her zamankinden daha çok ihtiyaç duymaktayız. Ortak güvenliğimizi daha iyi bir şekilde sağlamak ve terörizme karşı durmaksızın mücadele etmek için Suriye’de siyasi bir çözümün ortaya çıkmasını desteklemek ve daha genel anlamda yakın ve Ortadoğu’nun içinde bulunduğu muhtelif gerginlikleri azaltmak için. Avrupa’ya yönelik göç akışlarını kontrol altında tutmaya devam etmek ve Türkiye ile birlikde bunun yükünü daha iyi paylaşmak için. Ve son olarak, Fransız şirketlerinin, hala hatıra saylır bir gelişme potansiyeline sahip bir Pazar olan Türkiye’deki mevcudiyetlerini ileriye taşıma ve Fransa’ya daha çok yatırımcı çekme iradesiyle ülkelerimiz arasındaki ekonomik ortaklıkları pekiştirmek için.”  Stratejik ortakık ilişkilerin önde gelen maddelerin nedenlerini sıraladı.


Fries “Hepimizin malumu Türkiye son yıllarda, istikrarı ve güvenliği açısından oldukça zor sınamalardan geçti. Son seçimler aynı zamanda bu ülkedeki demokrasinin gücünü ve canlılığını ortaya koymuştur. Bu bağlamda Fransa’nın Avrupa’ya çıpalanmasını pekiştiren tüm siyasi, ekonomik ve sosyal reformları ve bu ülkede demokratik değerlerin ve hukuk devletinin daha ileri taşınmasını sağlayan tüm gayretleri desteklemek üzere Türkiye’nin yanında olmaya devam edeceğini bu akşam bir kez daha ifade etmek isterim.” Dostluk iyi niyetini belirtdi.


Fransa’nın Türkiye Büyük elçisi Charles Fries geceye iştirak eden tüm yurtdaşlarını en kalbi duygularla selamlamak istediğini belirterek, “Hepiniz kendi faaliyet alanlarınızda, Fransa ve Türkiye arasındaki bu güzel ilişkiye her gün katkı sağlayan aktörler, ülkelerimiz arasında var plan çok güçlü insani bağların canlı örneklerisiniz. Bu sebeple sizlere teşekkürü bir borç biliriz.” Dedi ve

kutlamalara destek veren çok sayıdaki şirketlere, sponsorlara, resepsiyonu düzenleyen Büyükelçilik ve Konsolosluk çalışanlarına şükranlarını sundu.



İstanbul Ermeni Patrikhanesinin kaymakamı Episkopos Sahak Maşalyan’dan, Patrik Mutafyan'ın ölümünden sonra işlemeye başlayan patrik seçimleri hakkında bilgiler aldık.

Türkiye İstanbul SKAL Kulübü yönetim Kurul üyeleri Genel Sekreter Can Arinel ve Selma Tatar’dan Fransa Türkiye turizmi üzerine sohbet sürdürdük. Seyahat acentalarıyla yoğunlukla Fransa’dan turist gruplarını getiren Can Arinel ve Selma Tatar yine Fransız Kültür Merkezi Yönetici Asistanı Saadet Ersin’e grupların artacağı söylediler.  SKAL Kulübü yönetim Kurul üyesi Genel Sekreter Can Arinel istanbul’da yapılacak kongre için anlaşmalarını tamamladığını söyledi.

Tüm gece boyunca müzik dans eşliğinde davetliler lezzetli fransız mutfağın özelliğini taşıyan yemekleri, içecekleri tadarak keyifli saatler geçirdiler


Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın verilerine göre geçen yıl Türkiye’yi 46,11 milyon kişi ziyaret ederken söz konusu rakam İstanbul için 12 milyon 355 bin 122’ydi. 2018’de Türkiye’ye gelen turistler 29,51 milyar dolarlık harcama yapmıştı.

Fransa'dan gelen turist sayısı artarak yaklaşık 580 bin civarında. Fransızlar kültür turizmine, doğa yürüyüşlerine ve gastronomiye önem veren bir turist profiline sahiptir.
Türkiye'de bulunan yaklaşık  500 civarında Fransız şirketin yaklaşık 100 binden fazla istihdam sağlamaya devam etmektedir.Türkiye ve Fransa arasındaki mevcut yaklaşık 14-15  milyar dolarlık ticaret hacmin hedefi 20 milyar dolar.   

yilmazparlar@yahoo.com


10 Temmuz 2019 Çarşamba

ViaPort Marina-ViaSea Aquapark-Yılmaz Parlar

ViaSea Neden Harika 

Dünya'nın En Güzel Şehri İstanbul Tuzla’da “ViaPort Marina” bünyesinde bulunan ViaSea Aquapark dünya standartlarında yeni cazibe merkezleri ve deneyimlerin yanı sıra inanılmaz bir mevsimsel etkinlik dizisi.




Turizmin her yıl 1,2 milyardan fazla insanı uluslararası sınırlara ulaştırmak için güçlendiği ve geliştiği her köşesinde faaliyet gösteren bir sektöre dayandığı sanayi sistemin de rotasını işlettiğine ve değiştirilmesi gerektiği yeni trendlerle cazibe merkezine dönüşümü hızlandıran turizm segmenti.




Turizm endüstri tarafından epiteli ile kutsanmış vizyoner gibi nihai eğlenme barınağı, bazı temel dinamikleri şekillendiren duyu üreticisi, iletişimci katalizör.


Yakın zamana kadar turizme iyi hizmet veren eski bir endüstriyel modelden yeni, daha ekolojik daha fayda sağlayan sağlam bir modele geçiş, birden fazla neslin ortaya çıkması gereken dev bir dönüşümü içermektedir.




Bilinçli yatırımcılar, klasik güneş kum deniz üçlüsüne su bazlı tüm eğlence etkinliklerini mevcut kılan önemli eşsiz aktiviteleri ile konuklarını mükemmel dinlendirme ve eğlendirmeyi hissettiren girişimleriyle ön plana çıkdılar.




ViaPort Marina” bünyesinde bulunan ViaSea Aquapark’da önce “eğlenceli” zihin setini açın. Tatilin dinlenme olduğunu unutmayın. Günlük hayatlarımızdan uzaklaşmak için seyahat ediyoruz, ama aynı zamanda bir tür araştırma yapabileceğiniz üniterle dünya balık faunasını görün.




En üst düzeyde, neşe, canlılık, uyum, esneklik ve yaratıcılık ifade eden ViaSea Aquapark’da Hawaii dans showlar, su sporları, köpüklerle dans, dalgalı havuzda bir dalga yakalamak ve daha pek çok etkinliğin fazlası var. Çocukların her şeye dokunmaları, aktif olarak kullanmaları teşvik edilirken, Yetişkinlerin de bir eğlence programları var. Yetişkinlere adrenalin veren birçok aktivite mevcut. Herkes mutlu.Yaz sıcaklığını yenin serinlemek için su parkın tadını çıkarın.




Deniz mutluluğu, sıcak bir günde devamlı serinliyeceğiniz aktiviteler, animasyonlar, yazın tatlı tadını çıkarmak için, su güzellikleriyle dolu.Eğlenmek için sadece su asla yetmez! Tüm aile için tesisler ve aktivitelerle tamamlanmış olan Tuzla Via Sea Aquapark su parkları, keyif almanız için hayal harikalar diyarı gibidir. su parkı size gün boyunca zevkli ve eğlenceli bir atmosfer sunuyor ve tatil eğlencenizi ikiye katlıyor.





Alternatif ve fantastik gerçekler yaratan  su gücünden ilham alan heyecan verici, doğanın bütünlüğünü koruyan, cazibe merkezinde ünite tesisleri deneyimleyin. Su kaynaklarının egzotik keyfini ve  Şovları aile dostu gösterilerin ve sunumların tadını çıkarın.




ViaPort Marina dolayısıyla ViaSea Aquapark’n tur operatörlüğünü yapan MK Travel Yönetim Kurul Başkanı Muammer Kaya tüm ailesiyle haftanın yarısından fazlasını geçirdiğini Aquapark için inanılmaz ilgi olduğunu söylüyor. İnsanların sadece denize havuza girmelerin yanı sıra değişik heyacan verici eğlenceli neşeli aynı zamanda spor yapabildiği aktiviteler aradığını söylüyor. Korsan adası Gemi önünde tüm aileyi görüntülüyoruz.


MK Travel acentadan alınan biletlerle günde farklı saatlerde, üç sefer, Taksim’den hareket eden kara transferi ve Yeni kapı!dan her gün saat 11 00 de hareket eden İDO deniz otobüsü ile Tuzla’ya  ücretsiz gidebiliyorsunuz.


yilmazparlar@yahoo.com


5 Temmuz 2019 Cuma

Etiyopya Mutfağı-Habesha Restaurant-Yılmaz Parlar

İstanbul’daki Afrika

Gastronomi ve Eğlence Turizmi 


Muhteşem Masa, Sağlığa çok yararlı glutensiz yiyecekler, bedeni ruhu çoşturan müzik, kardiyovasküler sistemin verimliliğini, kanın oksijenlenmesini artıran aerobik egzersiz tarzındaki tüm hücrelerin birlikde yaptığı dans.

Yeşilçam sinema oyuncusunun Turizmci oğlu

Türk sinemasının yükünü çeken, Yeşilçam’ın unutulmaz, değerli karakter oyuncularımızdan Kudret Karadağ’ın, Beyoğlu film setlerde büyüyen oğlu Can Korudağ turizme hizmet veriyor.
Tüm hayatının geçdiği Beyoğlu’nun eğlence mekanlarında tecrübe kazanan Can Korudağ, Dünya gecelerindeki en popüler mekanlarda kültürünü canlı dinamik tutarak birikimli değerli turizmci olarak Beyoğlu-Galatasaray’da Habesha Restaurant ile özellikle Amerika, Avrupa ülkeleri başda olmak üzere yabancı turistlerden ülkeye döviz kazandırıyor.

Habesha Restaurant, Afrika'ya binlerce mil seyahat etmeden, size ilk ve tek otantik Etiyopya Mutfağını burada en iyi şekilde sunuyor.


Afrika yemekleri sahnesi Etiyopya mutfağının merkezlerini oluşturuyor ve mükemmel örnekleri arasında unutulmaz tatlar deneyimliyorsunuz.

Tarifler doğruca Anne kalbinden geliyor. Yemeklerin içine sevgi katıyorlar.
Geleneksel olarak, tüm mezeler, payetlerden oluşan yuvarlak bir Etiyopya masası etrafında toplanarak özel dokumalı sepet Mesob içinde yemekleri masa arkadaşlarınızla paylaşmaya imkan veren geniş bir yuvarlak tepside servis ediliyor.



Can Korudağ, Etiyopya yemekleri Çoğunlukla komşu kültürlerden ayrı olarak evrimleşmiş olan mutfak. Hem Sahra altı Afrika'da bulunan standart yemeklerden hem de Kuzey Afrika'nın Orta Doğu temellerinden farklı olduğunu söylüyor. 


Can Korudağ’dan aldığımız bilgilere göre Etiyopya'da çeşitli et, tavuk, kuzu, balık ve ithal bitki ve baharatlarla birlikte sebze yemekleri ile en popüler yemekler olarak seçiliyor. Etiyopya yemeklerinin çoğu hem et hem de sebze yemeklerine şaşırtıcı tatlar getiren organik egzotik baharatlarla yavaşça pişirilen bir güveç ve taze pişmiş sote yemekler biçimindedir. Etiyopya yemekleri geleneksel olarak parmaklarla Injera'nın (Etiyopya yassı ekmeği) bir kısmını koparak ve yiyecekler onunla kepçe edilerek yeniyor.

Korudağ “Injera dünyanın en küçük tanesi olan endemik bir taneden yapılan tef unu su ile karıştırılır ve pişirilmeden önce üç gün fermente edilir. Injera doğal olarak glütensiz, lif, demir ve protein bakımından çok zengindir. Karbonhidrat bakımından düşük olduğu bilinmektedir.

Tef Etiyopya ve Eritre'de bulunan ilk yerli bitkilerden biridir. Üretimi yalnızca yeterli yağış alan alanlarla sınırlıdır, bu yüzden çoğu Afrika hanesi için nispeten pahalıdır.” Şeklinde otantik injera’yı ayrı bir yere koyuyor



Herhangi bir yemeğin en temel bileşeni ekmek olduğu için bu kültürlerde yemek sürecinin merkezinde yer almaktadır

İnjera krep görünümünde benzersiz gözenekli ve hafif süngerimsi dokusu olan üst kısmı, güveç ve sosları toplamak için ideal kılan çok sayıda gözenek geliştirirken, tabanı pürüzsüzdür.

Etiyopya'nın ünlü baharatlı tavuk yahnisi Doro Wat, veya dana eti versiyonu olan Sega Wat türünde sağlığa çok yararlı baharatlardan elde edilen soslu birbirinden lezzetli çok zengin mutfağa sahipdir.


Korudağ “Etiyopya yemeklerinin çok sağlıklı olduğu bilinmektedir. Yemeklerimiz bitkisel yağ ve ithal organik bitki ve baharatlarla hazırlamak için taze sebze ve onaylı et kullanılıyoruz. Konserve, işlenmiş veya donmuş ürünler kullanılmıyoruz.” dedi



Kahve; Etiyopya, Arabica  kahve çekirdeğinin orijinal evi olduğunu iddia ediliyor. 

Yodet Dimesse, özel kahveyi hazırlarken, keçi çobanı ile ilgili efsane anlatıyor. 
“Keçi çobanı keçilerinin heyecanlandığını ve neredeyse arka ayakları üzerinde dans ettiklerini keşfettikten sonra, kahve bitkisinin parlak kırmızı meyvelerle asılan birkaç kıvrılmış dalını fark ediyor. Meyveleri kendiside deniyor. Keşişlere söylüyor. Rahipler, günahkâr ilacı olarak kahveyi alevlere fırlatıyorlar. Kısa bir süre sonar, herkesin aşina olduğu, kokudan sonra gelen bir eylem, fasulyeleri eziyorlar, onları ateşten çıkarıyorlar ve uyarıcı maddeyi kaynar suda damıtıyorlar. Bütün gece oturduktan sonra, kutsal ibadetlerine yenilenmiş bir enerji buluyorlar.” Bir kaç efsane daha olduğunu söylüyor.

Yodet Dimesse, mangalda özel kömür üzerinde tavada taze kahveyi kavurdukdan sonra bir kaç damıtma işleminden geçiriyor inanılmaz kahve zevkini tatdırıyor.




Müzik; Doğal yemeklerden kahveden sona başlayan, Baş döndürücü güzellikde çoşkulu, her bir tarafınızın eşlik etdiği doğal, yaratıcı müzikleriyle tanışıyorsunuz.

Dans grubu her gece bir kabile dansın show’unu yapıyorlar.

Renkli uzun atkılar, aynı uzunlukda kemerli elbiseler giyen, yüzlerinde kocaman gülümsemeli bayanlar showlarına başlıyor. Dans tarzı belden, omuzlara ve kafayla bütünlük sağlayarak,figürlerini sıralıyorlar. Hünerli ritmik hareketlerle sihirbazlar gibiler. 

Etiyopya'nın farklı kabilelerce müziğin farklı stilleri ile aynı şekilde ilişkili danslarınında farklı olduğunu öğreniyoruz.

Galatasaray Beyoğlu Ekrem Tur Sokakdaki, Kadir Bozkurt’un menagerliğini Yodet Dimesse’nin Etiyopya koordinatörlüğünü yaptığı, iş adamı Can Korudağ’a ait Habesha Restaurant’da sağlığa yararlı geleneksel Etiyopyalı Harika yemeklerin, kahvenin, kültürlerin, müziğin ve dansın tadını çıkarın. MK Travel Direktörü Hülya Kurmuş, tam not vererek Habesha Restaurant'a acenta olarak gönül rahatlığı ile grup göndereceklerini açıkladı.


yilmazparlar@yahoo.com