SKAL’dan Turizme Canlılık
Turizmi durduran, Dünya çapında COVID-19 salgınıyla seyahat kaygısı çağında pandemi sonrası, turistlere gönül rahatlığı sağlayacak yeni sanitasyon protokollerin yapıldığı şu günlerde SKAL İstanbul Kulübü, turizmimizi canlandıracak, oteller ve turistik işletmeler için çok önemli “Temizlik ve Hijyen” bilgilendirme, konferansına imza atdı.
Geleneksel aylık toplantılarının Mayıs ayı buluşmasını online Zoom toplantı şeklinde gerçekleştiren, Başkanlığını Ayşe Önen’in yaptığı SKAL İstanbul Kulübün 360 derece hijyen konferans konuşmacıları; Diversey Satış Müdürü Ozan Muslu , İş Geliştirme Müdürü Fatih Pullu, Portföy Geliştirme ve Saha Operasyonları Yöneticisi Ödül Özdamar’dı.
Türkiye'nin turizme kapılarını gönül rahatlığı içinde açılabilmesi için, turistlerin geri dönüşüne hazırlık için hijyen önlemleri ve gereksinimleri belirlediği, Kültür ve Turizm Bakanlığın mecbur tutduğu otellerin ve Turizm işletmelerin sertifika almaları şart.
Otellerin ve Turizm işletmelerin ve sertifika alabilmesine fayda sağlıyacak son derece önemli olan bilgilendirme konferansına, Başta Başkan Ayşe Önen, As Başkan Can Arınel, Genel Sekreter Selma Tatar, Sayman Mustafa Yalçın, Merve Kadıoğlu Sönmez Meltem Tepeler, Seyhan Ayel gibi isimlerin oluşturduğu yönetim kurulu, Geçmiş dönem Dünya SKAL Başkanları, Hülya Aslantaş, Salih Çene, SKAL İstanbul Kulübü geçmiş dönem Başkanları, Bahar Birinci, Ata Eremsoy’un ve SKAL İstanbul Kulübü üyelerin, katıldığı zoom toplantıda Başkan Ayşe Önen açılış konuşması yaptı.
Başkan Ayşe Önen “Geçen ay geleneksel toplantımızdan çok olumlu geri dönüşler alınca motive olduk. Bu toplantımızda da yine çok önemli, hatta belki bu dönemin en önemli konusunda, uzman konuşmacılarla karşınızdayız. Turizm endüstrisinde; hijyen hep hayati öneme sahipti.
Hepimiz biliyoruz ki; müşteri ihtiyaç ve beklentileri sürekli değişim gösterse de, değişmeyen tek kriter Temizlik ve Hijyeni Covid-19 bu konunun önemini kat kat artırdı. Artık tüm paydaşlarımızla 360 derece hijyeni konuşmamız, uygulamamız gerek. Bu konuda bizlere yol göstermeleri için en doğru seçimin 95 yıllık geçmişi ile temizlik ve hijyen sektörünün öncüsü, değerli destekçimiz Diversey firması olduğuna karar verdik. Bizleri kırmadılar, sektörün tüm paydaşlarına dokunan bu hayati konu için, kapsamlı bir sunum yapmak üzere bugün aramızdalar. Aramiza katılmalarından dolayı teşekkür ediyor, sunumlarini yapmak uzere sözü konunun uzmanlarina bırakıyorum.”dedi
Önen “Sunum sonrasında, soru-cevap bölümümuz icin, sorularınızı chatbox’a yazabilisiniz, Bu bölümü, As başkanım Can Arınel koordine edecek.” Şeklinde açıklamalarda bulundu.
Temizlik ve dezenfeksiyonu aynı anda sağlayabilen, ürünlere sahip olan Diversey’in yöneticileri firmaları hakkında kapasite ve ekonomik bilgileri paylaştıkdan sonra; Diversey'in, koronavirüsle mücadele kapsamında önemli rol oynayan ürünleri tanıtdılar. Üniversite, hastane, aile sağlık merkezleri ve oteller gibi iş ortaklarına dezenfektan bağışında da bulunan Diversey, toplumu korumak ve sağlıklı bir yaşam sağlamak için ülkeye destek olmaya devam edeceklerini belirtdiler. Eğitim konusuna da değinen konuşmacılar, Turizme açılabilmemiz için sanitasyon ve hijyen gibi hertürlü hizmeti verebilebileceklerini açıkladılar.
Pandemi sonrası turizmde en önemli faktör olacağı otellere ve diğer hizmet sağlayıcılara Sertifikanın şart koşulu, seyahat edenlerin hijyen standartlarını sağlamalarına yardımcı olacağı gibi, alınan eğitimle daha kolay ve güvenilir bir dizi tedbirin sağlanacağı muhakkak.
Uluslararası sınırlar açıldığında yüksek hijyen standartlarının turizm için bir öncelik olacağı inancıyla, son zamanlarda konukların ve personelin sağlığını korumaya yönelik salgın sonrası temizlik ve sanitasyon protokolleri büyük otel zincirleri ve havayolları tarafından gerçekleştirilmektedir.
Pandemiyle en kötü etkilenen tüm büyük ekonomik sektörlerden biri olan turizme yeniden açılmamız için Oteller ve Turizm işletmelerine, restoranlara 130 dan fazla kriter içeren sertifikasyon programı geliştiren Turizm Bakanlığın yanı sıra, Turizm örgütlerinden SKAL İstanbul Kulübü gibi yapılan çalışmalar ve gösterdikleri çaba ile artan belirsizlik zemininde, güncel ve güvenilir destinasyonlarımız önem kazanabilecek.
SKAL İstanbul Kulübünün bu yararlı toplantı bilgilerini tüm Otel ve Turizm İşletmeleriyle ve hizmet sağlayıcılarıyla paylaşacaklarını bildirdiler.
yilmazparlar@yahoo.com
SKAL İstanbul Turizmi Değerlendirdi
100'den fazla ülkede 14.000'den fazla üyesi olan SKAL Kulüpleri, 28 Nisan Dünya SKAL gününün 86.ncı kutlaması kapsamında SKAL İstanbul Kulübü üyeleri, online toplantı gerçekleştirdi.
İstanbul Kulübü üyeleri, COVID-19 pandemi sürecinde dünya çapında kilitlenme ve seyahat kısıtlamaları nedeniyle ağır darbe alan turizm sektörünü değerlendirdi.
28 Nisan 1934’de Paris’te kurulan Seyahat ve Turizm endüstrisinin tüm sektörlerinin profesyonellerini bünyesinde toplayan tek uluslararası organizasyon olan SKAL International’un stanbul kulubün otel, havayolu ve seyahat acentalarını temsilcileri, SKAL İstanbul Kulübü’nün eski başkanları,The Marmara Türkiye Otelleri COO’su Ata Eremoğlu, Emirates Havayolu Türkiye, Bulgaristan ve Romanya Müdürü Bahar Birinci ve Anadol Turizm Pazarlama ve Anlaşmalar Müdürü Patrice Lepkovsk panelde görüş bildirdiler.
SKAL İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Ayşe Önen, TUROB Başkanı Müberra Eresin, SKAL Istanbul Yönetim Kurulu üyeleri Can Arınel, Selma Tatar, Mustafa Yalçın, Merve Kadıoğlu Sönmez, Meltem Tepeler ve Seyhan Ayel’in katıldığı toplantıda, Panelde pandemi sürecinde turizm sektöründe yaşananlar ile ilgili önemli bilgileri paylaştılar..
SKAL International Istanbul Başkanı Ayse Önen yaptığı açılış konuşmasında; “Covid-19 salgının etkisini en yoğun hissettirdiği alan hiç şüphesiz Turizm Endüstrisi. Sektörümüzü sıfır noktasına getiren bu türbülans elbetteki dinecek umudumuzu ve inancımızı yitirmeden , müşterinin tercih ve alışkanlıklarının değişeceğini de göz önünde bulundurararak, bütün enerjimizi yeniyi inşa etmek uzerine odaklanacağız.” dedi.
“Durum 2. Dünya Savaşı sonrasındaki duruma benzetiliyor”
Ekonominin tüm dünyada durduğunu belirten Patrice Lepkovski, “Bu zor günleri yavaş yavaş sonlandırmamız gerekiyor ancak bu iş bittiğinde direkt turizme başlanması gibi bir durum söz konusu olamaz. Her şeyden önce turisti gönderecek ülkelerin sınırlarını da açmaları gerek. Böyle uzun bir travma yaşadıktan sonra insanlar seyahat etmeden önce ekonomik durumlarını düzeltmek isteyeceklerdir. Bu durum birçok insanı işsiz ve gelirsiz bıraktı.” dedi.
Emirates Türkiye Müdürü Bahar Birinci ise, “Şu an dünyanın içinde bulunduğu ekonomik durum, 2. Dünya Savaşı sonrasındaki duruma benzetiliyor. IATA her hafta, hava yollarının son durumu ile ilgili bir rapor yayınlıyor. Geçen haftaki analizinde 2019 ile mukayese edildiğinde 2020’de hava yollarının gelirinin, 310 milyar $ düşeceği söyleniyor. Yurt içi uçuşlar yavaş yavaş geri gelebilir ama uluslararası daha zor olacak. Çünkü uluslararası uçuşlar tamamen iki ülkenin de sınırlarını açıp açmamasına bağlı.” Şeklinde açıklamalarda bulundu
“Yeni normallerimiz olacak”
IATA verilerine göre dünyada toparlanma sürecinin bir seneyi bulabileceğinin öngörüldüğünü belirten Ata Eremsoy, “Mümkün olduğunca çok sayıda arkadaşımızı işte tutmaya gayret göstereceğiz. Kimseyi işsiz bırakmamak ilk hedefimiz. Bu süreçten sonra artık otelcilikte “yeni normallerimiz” olacak. Yönlendirmeler değişecek, sosyal mesafe uygulanacak, termal kameralar gelecek. Hijyen kurallarında yeni standartlar belirlenecek, bunları uygulamayan oteller tercih edilmeyecek.” Sözleriyle otellere gönderme yaptı.
Yurt dışı pazarlardan gelen verilerin de ışığında yeni dönem için gerekli hijyen sertifikasyon çalışmasının detayları için çok yoğun bir şekilde çalıştıklarını söyleyen TUROB Başkanı Müberra Eresin, “Normalleşmenin ne zaman başlayacağını ve tam anlamıyla normalleşme sürecinin ne kadar zaman alacağını tahmin edebilmek maalesef şu anda mümkün değil. Bu süreci salgının gidişatı ve kontrol altına alınması belirleyecektir. Ancak sektörümüz adına iyimser olmak zorundayız ve tüm çabalarımız iyimser tabloya göre devam ediyor. Haziran ayı ortalarından itibaren normalleşme yolunda ilk adımların geleceğini umut ediyoruz.” Diyerek umutlu olduğunu vurguladı
Ailece seyahatlerde acentelere ihtiyaç duyulacak
Acenteler ve turizm sektöründeki online platformların durumunu değerlendiren Patrice Lepkovski, insanların değişen satın alma alışkanlıklarına dikkat çekerek, “Ailece seyahat etmek isteyenlerin acentelere daha çok ihtiyaç duyacaklarını hissdiyorum. Bu süreçte insanlar kişiye özel seyahat isteyeceklerdir.” Yeni trend belirledi
Türkiye turizmine baktığımızda en fazla Almanya ve Rusya’dan gelen turistlerin durumu göz önünde tutulduğunda İş yapma zorluğu, belirsizlik ön planda.
Almanya’nın turizm sektörüne darbesi dünya çapındaki seyahatlere karşı uyarısı 14 Haziran'a kadar uzatılması.
Dışişleri Bakanları Almanya'nın salgına karşı mücadelesinin "Kaygısız seyahat önerebileceği" bir aşamada olmadığını söylemişti. Ekonomileri bu yıl rekor düzeyde % 6,3 daralabileceği konusunda uyarmıştı.Tarihinin en kötü resesyonunu yaşayacaklarını bildirdiler.
Turizm AB'nin ekonomik çıktısının % 10'unu oluşturuyor ve 27 üye ülke şimdi hem kendi ülkelerinde hem de ötesinde kamu hareketlerine nasıl devam edileceğine karar vermek zorundalar.
Rus turistlere bakdığımızda; İtalya, Türkiye ve Çin Rusya'nın en popüler üç turistik bölgesi.
Rus Tur Operatörleri Birliği hükümete verdiği açık mektup, Tur satışlarının kısıtlanması ve halihazırda satılan turlar için para iade etme ihtiyacı nedeniyle zarar gören Rusya'daki turizm endüstrisinin istikrarına yönelik içeriyordu.
TÜRSAB Başkanı Firuz B. Bağlıkaya, Rusya’ya ve ülkemizde görev yapan 101 ülkenin büyükelçi ve başkonsolosları ile Dünya Turizm Örgütü (UNWTO), Dünya Ticaret ve Turizm Konseyi (WTTC), Avrupa Tur Operatörleri ve Seyahat Acentaları Birliği (ECTAA) ve diğer yabancı seyahat acentaları birliklerine pandemi süreci ve sonrasına birlik, beraberlik ve temennileri içeren mektup göndermişti.
Birleşmiş Milletlere göre Turizm için zor zamanlar, ancak BM seyahat organizasyonu tatil trafiğinin geri döneceğini tahmin ediyor
BM kurumlarıyla işbirliği yapan Dünya Seyahat Örgütü'nün ( UNWTO ) görüşü Turizm COVID-19 tarafından durma noktasına gelmiş olabilir, ancak küresel GSYİH'nın yüzde 10'unu oluşturan sektör, pandemi ortaya çıktıktan sonra küresel ekonomiyi yeniden ayağa kaldırmaya yardımcı olacak benzersiz bir konumda bulunuyor. Sürdürülebilir ekonomik büyüme alanlarında kaydedilen ilerlemeler geri alınabilir.”
UNWTO turizm endüstrisi ve sektörün daha geniş toparlanma planlarına ve eylemlerine dahil edilmesi için finansal ve politik destek çağrısında bulunuyor.
yilmazparlar@yahoo.com
SKAL’dan 100.YIL Mesajı
“Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletındir!”
Turizm ilkelerin temelini oluşturan, Türk Turizmine ve Dünya Turizmine ilham veren, yol gösteren, Atatürk’ümüzün “ Yurtda Sulh, Cihanda Sulh ” sözleri, Turizmin ön koşuludur. Turizmin Ancak güvenli barışçıl bir ortamda mümkün olabileceğidir.
Bir ulus olarak bağımsızlığımızı güvence altına almak için savaşan milli kahramanlarımız, Başda Atamız olmak üzere hatırlanmayı kalplerde sonsuza kadar yaşamayı hak ediyorlar.
Politikacılar bu vesileyle, özgürlükleri ve özgürlüğü korumak, kitlelerin refahını arttırmak için çalışmak ve hepimizin güvenebileceği ve gurur duyabileceği büyük bir ulus inşa etmeye devam etmek çalışmaya devam etmeliler.
Özgür bir ulusun parçası olmaktan gurur duyan çocuklarımız, bugün sonuna kadar özgürlüğün tadını 23 Nisan Çocuk Bayramını çoşkuyla kutluyamamakdan buruklar ama, özgürlük ve birliğimiz için savaşan Atatürk’ümüz herkesin mutlaka geçirdiği evre tüm çocuklara armağan etdiği günü minik yüreklerinde kutluyorlar.
Turizm Örgüt devlerinden SKAL klüplerin SKAL İnternational İstanbul kulübü Başkanı Ayşe Önen Meclisimizin , Yüz yılı kutlamaları kapsamında çok değerli mesaj verdi.
İstanbul kulübü Başkanı Ayşe Önen “Yüz yıl önce bugün, 23 Nisan 1920’de açılan Meclisimiz, Kurtuluş Savaşımızın kazanılmasında önemli rol üstlenmiş, İstiklâl ve İstikbâl yolunda önemli kararlar burada alınarak, bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’nin temelleri burada atılmıştır.
Tarihimizdeki bu anlamlı günü “Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” ilan eden ulu önder Mustafa Kemal Atatürk, yarınlarımızın teminatı, geleceğimiz olan çocuklarımıza verdiği önemi göstererek, ülkemiz için önemli olan bu tarihi daha da anlamlı kılmıştır.
Çocuklarımız milletimizin, ülkemizin ortak umudu ve geleceğidir. Onlara sahip çıkmak, geleceğimize sahip çıkmak demektir. Onları yarınlara hazırlayarak, bayrağını, vatanını, milletini seven, milli değerlerine bağlı nesiller olarak yetiştirmek bizlerin en önemli görevi ve önceliğidir.
İstiklâl ve İstikbâl yolunda Kurtuluş Savaşımıza kumandanlık eden Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ilk Başkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, vatanı ve milleti için mücadele etmiş tüm kahramanlarımızı, aziz şehitlerimizi saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz.
EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETINDİR!
Skål sevgi ve saygılarımla, sağlıkla kalın!” şeklinde mesajını verdi.
Başkan Ayşe Önen’in kutlama mesajı vesilesiyle Atam’ızın bu anlamlı gündeki Turizmin, Ülkenin resmi tanınması kadar imaj olarak tüm Dünya insanların Ülkeyi ziyaretiyle tüm kalplerinde tanımasının önemine işaret etmesiydi.
Mustafa Kemal Atatürk sadece bir askeri liderin yeteneklerini değil Batı ile Doğu ülkeleri arasında dostluk köprüleri kuran, , aynı zamanda uzak görüşlü bir kişinin doğuştan gelen özelliklerini taşıyan bir diplomatdı. Hem çağının hemde günümüzün tüm dünyanın kabul etdiği, diğer tüm tarihi liderlerin baş mimarıydı.
Fikir dehası Ata’mızın, gençlik başda olmak üzere her yaş, kültür turizmi ekoturizmi ön plâna çıkaran turizm çeşitlemeliridir. Bunlar uygulanabilindiği takdirde hoş görünün ön plana çıktığı faktörle, turizmin esas yapısı elde edilir.
Siyasi gerginliklerden uzak, gerek uluslararası, gerek ulusal barış ortamı, turizmin gelişebilmesi için zorunlu olan ön koşuludur. Uyumlu ilişkiler anlamına gelen, güvenliktir. Barışcı olmak, toplumun hayatında dengenin sağlanmasıdır.
Kazanılmış haklara saygın olan insanların özgür hareketi ve Hukuk turizmin baş koşuldur. Barış ortamının, sosyal düzenin varlığı turizmin temelidir.
Yolculuk ve konaklama sırasında turistlerin, can ve mal güvenliğinin sağlanması gereklidir. Güvenliğin olmadığı ortamlarda turizmin gelişmesi mümkün değildir.
yilmazparlar@yahoo.com
SEKTÖRÜMÜZÜ AYAKTA TUTMAK İÇİN MÜCADELE EDİYORUZ
İnsanlığın, tarihe geçecek büyük bir sıkıntıyla baş etmeye çalıştığı bu dönemde; bizler de önce sağlığımızı sonra da işimizi korumak, bu hengâmeden sağ salim çıkmak için çalışıp çabalıyoruz.
Hedefimiz, sağlıklı günlere ulaşıldığında, işimize kaldığımız yerden devam edebilmektir. Bu kadar masum ve makul bir hedefe bile kolay ulaşılamayacağının bilincindeyiz.
Sağlıklı ve güçlü ekonomi için turizmin ve turizmin lokomotifi olan seyahat acentalarının, yani mesleğimizin, ülkemizin geleceğinde önemli bir yer tutacağını görüyoruz.
İstihdamı hızlıca harekete geçirebilmek, bankacılık sisteminde hareketi sağlamak, turizm tesislerini bir an önce açabilmek, turizmin doğrudan etkilediği elliden fazla sektöre hayat vermek; öncelikle seyahat acentalarının etkin ve verimli çalışabilmesine bağlıdır.
Seyahat acentaları olmadan ne tesisler dolar ne de havaalanları… Bu gerçeğin görülmesini ve gereken desteğin verilmesini sağlamak, en önemli, hatta tek hedefimiz…
TÜRSAB olarak, Birliğimize, Vakfımıza ve yönetim görevi üstlenen bizlere yönelik güçsüzleştirme çabaları karşısında tepkimizi daha şiddetli ortaya koymak yerine bu can pazarı dönemde ülkemizi ve mesleğimizi geleceğe taşıyacak konularla ilgilenmeyi daha doğru buluyoruz.
Bu nedenle hepimizin büyük sıkıntılarla boğuştuğu bu günlerde herkesin; tüm kurumların ve kişilerin, emek ve gayretlerini kişisel çıkar, duygu ve hedeflerden ziyade seyahat acentalarının ve mesleğimizin ayakta kalması yolunda harcaması gerektiğini düşünüyoruz.
Biliyoruz, mal ve hizmet piyasalarına sağlanan; kısa dönem çalışma ödeneği, SGK ve vergi benzeri yükümlülüklerde öteleme, KGF kapsamında kredi, kısa dönem çalışma gibi genel destekler, çok değerli olmakla birlikte, ağırlıklı olarak küçük ve orta ölçekli işletmeler olan seyahat acentaları için yeterli olamamaktadır. Ancak, devletimizin mali olarak daha fazla bir destek verememesi halinde bile yapılabilecek işler olduğunu düşünüyoruz.
Bu nedenle taleplerimizi devletimize mali yük getirmeyen hususlarla ilgili de, seslendirmeyi doğru buluyoruz.
Bu kapsamda hazırladığımız ve ilgili makamlara ulaştırdığımız çalışmalarımızı, sizlerle paylaşmak istiyoruz.
Seyahat acentalarının 2020 yıllık aidatlarının ödenmemesi;
Seyahat acentası işletme belgelerinin devrinin mümkün olması ve işletme rehni ile kredi imkanı.
Tüketici iptallerindeki gayrı adil uygulama ve düzenlemelerin değiştirilmesi.
Havayolu, otel gibi işletmelerle olan sözleşmelerin kriz dönemine uygun hükümlere tabi olmasının sağlanması.
Krizin süresini uzatmamak, her şeyin daha kısa sürede normale dönmesini sağlamak için pazarlama teşvik ve desteklerinin verilmesi
Bu taleplerin bir kısmı kısa sürede halledilebilecek niteliktedir.
TÜRSAB olarak bu taleplerimizi ilettiğimiz kurumlara bu konulardaki tüm çalışmalarımızı aktardık. Sizlere taleplerimiz ile ilgili detayları vermeye devam edeceğim. Gün uyumadan, yorulmadan çalışma günüdür. Hepinize sevgi ve saygı ile selamlıyorum.
yilmazparlar@yahoo.com
Sri Lanka Yiyecek Festivali
Sri Lanka Bağımsızlık Günü (Ulusal Gün) kapsamında Ankara Elçisi Mohamed Rizvi Hassen ev sahipliğinde 8 Şubat 2020 Cumartesi akşamı, Galata Anemon Hotelde tüm ay sürecek etkinliklerden Food Festival (Yiyecek Festivali)in galası gerçekleşti.
Sri Lanka Bağımsızlığının 72. Yıl Kutlamaları galasına, Milletvekili Ahmet Hamdi Çamlı, Türkiye’deki Fahri konsoloslar; Beşir uğur, Anemon Hotel direktörü oğuz Akçura, Ahmet Yıldız, Aday Alp Türkyılmaz, Katar Havayolları Türkiye satış müdürü Evren Ökmen, Ekonomi Gazeteciler Derneği (EGD) Başkanı Celal Toprak, Mili Futbolcu Ümit Karan, QNB Turizm sahibleri İş Kadını Nazan Bayrambey, Kübra Bayrambey, Akademisyen Doç Dr. Nur Ündey Kalpakoğlu başdda olmak üzere pek çok Ülke konsolos ve temsilcileri iş adamları katıldılar.
Gece Bereket refah ilham eden kandil lambası geleneğindeki mumların protokol tarafından yakılmasıyla başladı.
Yağ lambası Sri Lanka kültürünün ve yaşamının kalbine ve ruhuna çağlar boyunca ışıltısını dokundu. Fiziksel ve ruhsal bir ışık kaynağı olan adada inanç, umut ve refah için bir kandil yakma geleneği nesiller boyu devam ediyor. Eski gelenekleri onurlandıran en üste sembolik horoz şeklindeki pirinç lambaderdeki mumlardan çıkan titrek parlaklık bilgelik, umut ve yeni başlangıçları simgeliyor. Çevredeki kasvetleri ortadan kaldırıyor inancını taşıyor.
1505'te Portekizlilerin başlattığı, Hollandalıların ve İngilizlerin devam ettirdiği 443 yıllık işgalin ardından 4 Şubat 1948'de bağımsızlığını kazanan Sri Lanka'nın bağımsız gün kutlama gecesinde Ankara Elçisi Mohamed Rizvi Hassen yaptığı konuşmasında
Tarihe dayalı köklü ilişkilerimizin olduğunu, Sri Lanka'nın bağımsızlığını kazanmasından ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan çok önce, Osmanlı Sultan II. Abdülhamit döneminde 1864'te başkent Kolombo'da bir fahri konsolosluk var olduğunu söyledi.
İki Ülke tarihsel ilişkileri; Osmanlı Devleti’nin ilk Fahri Konsolos olarak atamasıyla başlamıştır.
Sultan II. Abdülhamit tarafından Japonya’ya gönderilen Osman Paşa komutasındaki Ertuğrul Firkateyni, o zamanki adıyla Seylan’ın batısında bulunan Kolombo da dahil pek çok Asya limanını ziyaret etmiştir. Kolombo’ya 1 Kasım 1889 tarihinde varan ve beş gün süreyle Kolombo limanında demirleyen Ertuğrul’da bulunan mürettebat yerli halkla iyi ilişkiler geliştirmiş, Ertuğrul Firkateynini Kolombo’da bulunduğu sırada 200.000’den fazla insan ziyaret etmiştir.
4 Şubat 1948 yılında, o zamanki adıyla Seylan’ın (1972 yılı itibariyle Sri Lanka) bağımsızlığını kazanmasının ardından Türkiye Cumhuriyeti’nin Yeni Delhi’deki Büyükelçiliği Sri Lanka’ya, Sri Lanka’nın ilk olarak Kahire'de bulunan Büyükelçiliği daha sonra ise Tel Aviv’de bulunan Büyükelçiliği Sri Lanka’nın Ankara’daki Büyükelçiliği 2012 yılında, Türkiye Cumhuriyeti’nin Kolombo’daki Büyükelçiliği ise 2013 yılında faaliyete başlamıştır.
İki Ülke ekonomi, kültür gibi alanlarda birlikte çalışmanın ticari hacimlerinin geliştirmenin önemine atıf yaparak Türkiye ile Sri Lanka arasındaki en önemli ortak noktaları çay üretimi ve tüketimi ortak projeler olabileceğini söyledi.
Çay üretimde Sri Lanka dünyada 4'üncü, Türkiye ise 5'inci sırada yer alıyor
Yaklaşık 200 milyon dolar olan ikili ticaret hacminin 2020 yılına kadar 500 milyon dolara çıkarılması hedefini ve buna ulaşmak tüketiminde dünyanın ilk sırasında yer alan Türkiye'nin seylan çayını almalarını Türk İnşaat firmaların Sri Lanka’da faliyet göstermeleriyle yakalabileceği çnceki ekonomi toplantılarda dile gelmişti.
Elçi Hassen ada ülkesi olduklarından, çeşitli ülke mutfak kültürlerinden beslendiklerini ima ederek ki bunlar; Portekiz, Hint, İngiliz, Malezya, Türk mutfağı gibi birçok kültürün etkisi olabilir.
Yemeklerin baharatlı ama sağlıklı, enerji veren yiyecekler olduğunu söyledi Sri Lanka Hilton otelden özel gelen Şefler önderliğinde EGD Başkanı Celal Toprak ve Mohamed Rizvi Hassen birlikde nasyonel yemek hazırladılar. Konuklara ikram edildi.
Etkinlikte, çeşit çeşit baharatların teşhir edildiği masa, ülkenin“baharat adası” olarak tanımlanabileceğini yansıtıyor.
QNB Turizm sahibi Nazan Bayrambey ile Sri Lanka ve Türkiye Turizmi hakkında yaptığımız sohbetde verimli olduğunu ancak istenen arzu edilen seviyelerde olmadığını söyledi. Daha çok tanıtıma ihtiyaç olduğunu belirtdi.
Yaklaşık 21 milyon nüfusa sahip ülke son yıllarda istikrarlı büyüyen bir ekonomiye sahip. Sri Lanka'nın, Hindistan ve Pakistan ile serbest ticaret anlaşmaları bulunmaktadır. Çin, Singapur ve Güney Asya ülkeleriyle ticaret anlaşmaları planlayan ülkenin Türk firmaları için önemli fırsatlar ve avantajlar olduğu muhakkakdır.
yilmazparlar@yahoo.com
Emitt’de Standları Dinlemek
Kültür ve Turizm Bakanlığı, TOBB, Türk Hava Yolları ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından desteklenen, Hyve Group, TUROFED ve TTYD iş birliğiyle, 30 Ocak - 2 Şubat 2020 tarihleri arasında 24. kez düzenlenen, dünyanın en büyük dört turizm fuarından bir olan Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı EMITT’de sadece standlara bakmak değil öykülerini ürünlerini dinlediğinizde fayda sağlar.
Fuarlar turizm endüstrisinde pazarlama politikaları alanında sabit bir parça haline gelmiştir. Turizm fuarları, sektör meslektaşları ile iş bağlantıları sağlamak, ağ kurmak için mükemmeldir. Giderek daha ticari hale gelen fuarlar, turizm endüstrisinin büyümesini, yaygınlaşmasını ve küreselleşmesi teşvik eder.
Forbidan paradigması ötesinde, turizmin yeni çağında turizm endüstrisinin misyonları daha karmaşıktır. Şirketlerin ve kümelerin rekabetçiliğine sistematik olarak katkıda bulunarak bilgi işlevlerini güçlendirirler. Rekabetçi faktörlerinin her birini iyileştirmeye yönelik mevcut ve potansiyel katkı sağlar. Turizmin geliştirilmesi, optimize edilmesi için stratejik rol üstlenir.
Turizm firmaların büyümesine somut bir katkı sağlamak için tüm ön koşullara sahiptir. Zengin bir tarihi ve kültürel miras, eşsiz somut ve somut olmayan kültürel değerler, birçok görkemli mimari topluluk, uluslararası turizm fuarlarında tartışılmaz bir avantajıdır.
Ziyaret etdiğimiz ve dinlediğimiz bazı standları grub halinde toplayan Türkiye Seyahat Acentaları Birliği TÜRSAB ve Türkiye Otelciler Birliği TÜROB başda olmak üzere birkaç standların verdiği bilgiler.
TÜRSAB, EMITT Fuarı’nda, üyelerinin ücretsiz olarak kullanımına açtığı 220 metrekarelik stantla yerini aldı. Standda Basın Danışmanı Ayşe Korkmaz’dan aldığımız bilgilere göre Ziyaret etdiğimiz zaman diliminde, Başkan ve yönetim kurul üyelerinin Bakan ile görüşmeler için ayrıldığını, Standlarını çok sayıda Belediye Başkanların TÜRSAB temsilcileri ile ziyaret etdiklerini işbirliği için önemli görüşmeler yapıldığını, çok verimli fuar süreci olduğunu söyledi. Ayşe Korkmaz, TÜRSAB ROTA projesinin EMITT’de tanıtıldığını ilave ederek, TÜRSAB standını ziyaret eden seyahat acentalarına, 4 gün sonra sisteminin aktif hale geleceği TÜRSAB ROTA hakkında bilgi verildini açıkladı.
EMITT Turizm Fuarında TÜROB’da yoğun görüşmeler ve toplantılar yapıldı.
Eresin Hotels Grubun Yönetim Kurul Başkan Yardımsısı ve TÜROB Başkanı Müberra Eresin’in verdiği bilgilere göre, Otelcilerin 2019 yılı doluluklarının bir önceki yıla göre yüzde 2.4 artarak yüzde 67.6 olduğunu açıkladı. Ortalama oda bedeli yüzde 10.4 artışla 77.4 Euro’ya, oda başı elde edilen gelir yüzde 13 artışla 52.3 Euro’ya yükseldi. 2019 yılında son 3 yılın en iyi rakamlarına ulaşıldığını öğrendik.
Kuzey Kıbrıs Standında Ayda Akil ve Banu Dargın’dan yaptığımız söyleşide; Kuzey Kıbrıs adasını Turizm destinasyonunda önemli kılan kültürün –kültür mirasın her ilinde, ilçesinde, köyünde varlık göstermesidir.
Her platformda dile gelen Türk seyahat acantalarına sitemi yineliyorlar. Yunan ada reklamlarını üzülerek gördüklerini, Kuzey Kıbrıs'ta bizim adamız şeklinde herhangi bir reklam görmediklerini, Kıbrıs’ın kültürel tarihini, kültürel mekanları, anlatıyorlar. Her alternatifli her tür turizm çeşidine sahip Kıbrıs’ın tüm yıl sürecek turizm akışı için önem verdiği Kongre turizmde de hazırlıklı olduklarını yeterli alt yapıya sahip olduklarını söylüyorlar.
Gerçekdende; Tarihine şehidine sahip çıkan Ülkeler varlıklarını sürdürür. Avustralya turistlerin Çanakkale’deki şehitlerini ziyaret etdikleri gibi Bizlerde Girne Karaoğlanoğlu şehitliğinde yatan yavrularımızı ziyaret etmeliyiz.
Ayda Akil ve Banu Dargın’dan yine verdikleri bilgilere göre; Kıbrıs’ta gezilecek yerler arasında oldukça etkileyici eserler var. Lefkoşa’da Surlariçi dediğimiz bölge, Lefkoşa’da Venedik Sütunu, Girnekapısı, Selimiye Camii, Osmanlı ve İngiliz dönemlerinden kalma mekanlar. Girne’de Eski Liman, Girne kalesi, Karaoğlanoğlu Şehitlik, Bellapais Manastırı, St.Hilarion Kalesi ziyaret edilebilir. Karpaz’da Apostolos Anderas Kilisesi.
8-10 Mayıs 2020 tarihleri arasında Türkiye’ninde katılacağı II. Uluslararası Okçuluk Turnuvasın olacağı Bulgaristan standında Ralitsa Petrova Okculuk yarşmaların yapılacağı Varna'ya 33 km uzaklıkta, Neofit Rilski köyünde 50 hektarın üzerinde tamamlanmış formunda 2022 yılında tamamı bitecek tematik Tarihi Park, hakkında bilgiler veriyor.
10000 yıllık tarih, 5 çağ insan medeniyeti Kalokolitik ve Neolitik yerleşimleri, Trakya ve Roma'nın görkemli tarihi boyunca Birinci ve İkinci Bulgar Krallığı'nın gününe kadar topraklarımızın gelişimi Tarih Parkı'nın topraklarında yeniden yaratılacak.
Trakya sarayları ve mezarları, Ortaçağ kalesi ve yerleşim yerleri, Göller, Tarihi anıtlar ve heykel, Binicilik, Mistik ve eski ritüeller, Okçuluk, Düellolar, savaşlar, Gerçek Altın Hazineleri, Otantik doğal gıdalar, Festivaller ve etkinliklerin sergilenecği, her ziyaretçinin deneyimleyebilmesi için Türk ve Osmanlı medeniyeti dahil Trakya dönemlerini, Proto-Bulgarları ve Slavları ve ayrıca gölleri olan bir eğlence alanı. Geçmişin tarihinin canlandığı arena olarak izah ediyor.
İç ve dış turizm açısından çok yüksek iş potansiyeli sağlıyan EMİTT fuarda katılım ve ziyaretci sayısı oldukca yoğundu.
yilmazparlar@yahoo.com
Küba-Türkiye Turizmi
Hayalleri Süsleyen Küba Turizmi
Başkent Havana'nın bir parkında Atatürk'ün büstü bulunan, Renkli evleri, sıcak kanlı insanları, farklı kültürü ve atmosferi ile farklı destinasyonlardan biri olan Küba, Emitt 2020 fuarda, standıyla yoğun ilgi gören ülke Standlarındandı.
Emitt Fuar kapsamında, Küba’nın Ankara Büyükelçisi Luis Alberto Amoros Nunez’in ev sahipliğinde Kaya Hotelde Küba turizm bakanlığının ticari direktörü Michel Bernal’in da katıldığı, Gala yemeği düzenlendi.
Karayip Denizinin, delici mavi gökyüzlü, yeşillikleri, tropik bitkilerin parlak renkleri, turkuaz dalgaları, plajların beyaz kumu tropik iklimi, karstik mağaraları ve dalış için güzel koyları, sahil mango çalılıkları, ünlü rom ve puroları, ihtiva eden özgürlük seven insanlar ülkesi Küba tanıtımı bir video gösterildi
.
Video gösterim sonrası, Küba’nın Ankara Büyükelçisi Luis Alberto Amoros Nunez, yaptığı konuşmasında Türk Turizmci dostları ağırlamakdan memnuniyet duyduğunu ifade etdi. Türk dostluğunu ve Türk turizme verdiği öneme dikkat çekti. Arzu edilen seviyede Türk turistlerin olmadığının altını çizdi. Küba’nın kültürü, tarihi ve turizm altyapısından dolayı daha çok Türk turisti ağırlamak için potansiyeli bulunduğunu ve THY’nin haftada 3 uçuşun olduğunu belirtdi.
Sağlık, termal, iş turizmi, otel yönetimi gibi alanlarda Türkiye’nin büyük bir deneyimi olduğunu, Küba’nın sağlık alanında önemli bir gelişim gösterdiğini, sağlık alanında birçok uzmanlaşmış kurumu, doktoru ve altyapısıyla bu turizme açık olduğunu vurguladı.
Küba turizm bakanlığının ticari direktörü Michel Bernal Türk turistlerin son yıl olarak 18 bin gibi çok az sayıda olduğunu ve artırmak arzusunda olduklarını söyledi. Uluslararası Küba Turizm Fuarı FITCuba 2020’nin Rusya'ya adanacağını vurguladı. Özgürlük adasının tarihi mirası, Küba'nın geçmişine götürecek çok sayıda müze, sergi olduğunu, Karayip suları, deniz yaşamı türlerinin çeşitliliği tüm balıkçılık yöntemleri ve türleri, tekne turları, Küba, deniz manzarasının dalış meraklıları ve kaşifleri için gerçek bir cennet olduğunu dile getirdi.
Konuşma sonrası Küba’dan gelen orkestra eşiliğinde konuklar Küba’ya özgü dansları, Rumba, Bolero, Cha Cha Cha ve Salsa yaptılar. Küba’nın Ankara Büyükelçisi Luis Alberto Amoros Nunez ve Küba turizm bakanlığının ticari direktörü Michel Bernal konuklara dans pistinde eşlik etdiler. Harika dansları ve çok güzel figürleri gözden kaçmadı.
Masamızda bulunan Day Tours sahibi Altuğ Uğurola, Küba’lı eşi Dayana Uğurola ve Roma’da turizm danışmanı olarak görev yapan Madelen Gonzalez Bardo Tanchez yaptığımız sohbetde; Madelen Gonzalez Şaşırtıcı derecede güzel mercan resifleri, korsan hazineleri olan batık gemiler, Santiago de Cuba'ya giden bir trenle çökmüş ve batık demiryolu köprüsü, tropik kuşların, muhteşem mangrovlar ve palmiye ağaçları, huzurlu sessizlik, hareketli Havana ile Küba tatil için mükemmel bir yer olduğunu söylüyor.
Day Tours sahibi Altuğ Uğurola Pek çok ülkeden Küba’ya turist getiriyor. İlginç anekdotlarla Küba’ya gidişini anlatdı. Unesco'ya göre dünyada en çok görülmek istenen ülke olarak Küba’da en yenisi 1959 model olan Amerikan arabaların bulunduğunu, barınma, sağlık ve eğitimin ücretsiz olduğunu, aktardı. Hekesin eşit olduğu Küba’da, Dünyanın en iyi sağlık eğitimi bu ülkede verilmekte olduğunu ve en iyi doktorların bu ülkeden çıktığını söyledi..
Gala yemeği çıkışında Kaya hotelin resepsiyonda görevli çalışanların özel üniformalı kıyafetleri dikkatimizi çekdi. Turizmimizi en iyi şekilde temsil ettiklerinin işareti olarak algıladık ve görüntüledik.
yilmazparlar@yahoo.com