28 Ekim 2023 Cumartesi

Turizm Zeytin Dalıdır-Yılmaz Parlar

  Turizm Zeytin Dalıdır.


Selçuk Meral’ın Kurucusu olduğu GM Center ve Antalya Turizm Fuarı tarafından organize edilen 26-27 Ekim 2023 tarihleri arasında 5.ncisi düzenlenen Antalya Turizm Fuarı 10 numaranın sınırlarını aşan başarıya ve verime sahip güzellikteydi.



Son derece başarılı ve verimli geçen fuarın protokol açılış konuşmalarında tekrarlanan “Turizm Zeytin Dalıdır.” Sözcüğünü çok benimsedik. Gerçektende zeytin dalının turizmle örtüşmesini son derece isabetli bulduk.



35 ülkeden 25 bin turizm profesyoneli ve paydaşının ağırlandığı Antalya Turizm Fuarı (ATF 23) ‘Move Your Tourism Move Your Country’ sloganıyla çok canlı, hiperaktif, atmosferiyle, mükemmel iş hacmi yüksek bir ortam oluşturdu.



Fuar açılış konuşmalarında  GTM Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Meral, AKTOB Başkanı Kaan Kaşif Kavaloğlu, TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkanı Firuz Bağlıkaya, Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Gürbüz, Antalya Valisi Hulusi Şahin, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, Turizm radikalizmin önündeki en önemli engel olduğunu ticaretin, turizmin, insanların bir arada olduğu yerlerde ön yargıların  kırıldığını belirttiler. Barışın huzurun simgesi olan zeytin dalı benzetmesiyle gündemi özetlediler.



Gerçektende benzetmeyi incelediğimizde; Zeytin dalı, antik Yunan gelenekleriyle ilişkilendirilen, tanrılara ve iktidar sahibi kişilere yapılan duayla bağlantılı olan barış ve zaferin simgesidir. Akdeniz havzasının çoğu kültüründe bulunur ve modern dünyada barışla ilişkilendirilir.



Neden zeytin dalı diyoruz?

Zeytin dalının barış sembolü olarak kullanılmasının kökenleri Antik Yunan kültürüne dayanmaktadır. Antik Roma'da da savaşta yenilenler, barış için yalvardıklarını belirtmek amacıyla ellerinde zeytin dalı tutarlardı.

 

Zeytin Dalı Neden Barışın Sembolüdür?

Antik Yunanlıların zeytin dalını barış ve zafer sembolü olarak kullanmalarından çok önce, Kutsal Kitap güvercinin Büyük Tufan'ın sona erdiğinin bir mesajı olarak gemiye bir zeytin dalı getirdiğini kaydetmişti.  Büyük Tufan'ın ardından Nuh, suyun çekilip çekilmediğini görmek için gemiden kuşlar gönderdi. Büyük Tufan'ın 301. gününde Nuh yine güvercini gönderdi. Güvercin bütün gün orada kaldı ve sonra akşam dönünce  güvercinin, ağzında kopmuş bir zeytin yaprağı vardı; ve Nuh suların yeryüzünden çekildiğini artık biliyordu.

Neden zeytin? 

Zeytin Dayanıklıdır. Bazıları zeytin ağaçlarının çok dayanıklı olduğunu ve bu nedenle zorlu koşullara dayanabildiğini açıklıyor. Yapraklar selden sağ çıkamasa da zeytin ağacının kendisi hayatta kaldı. Böylece zeytin dalını geri getiren güvercin, sel sularının yaprakların yeniden yeşermesine yetecek kadar çekildiğinin habercisi oldu. 

Turizmde barışın kendisidir. Zeytin ağacının dayanıklığı gibidir.  Çok badireler geçirsede yine turizm ayaktadır. Ayakta kalmasına vesile olan ortam hazırlayan böylesi fuarların başarısını tebrik ediyoruz. Ve devamını diliyoruz.

yilmazparlar@yahoo.com

26 Ekim 2023 Perşembe

SKAL İstanbul Kulübü,100.Yıl Kutlaması-Yılmaz Parlar

   SKAL İstanbul Kulübü,100.Yıl Kutlaması

SKAL İstanbul Kulübü, 24 Ekim 2023, Salı Günü Taksim Sofitel İstanbul Hotelde, Bozkurt Atabek’in ev sahipliğinde Burak Küntay’ın Cumhuriyet konulu konferansıyla bilgilenerek kutladı.



Başkanlığını Can Arınel’in yaptığı SKAL İstanbul Kulübü, 26 Haziran 1945 tarihinde San Francisco'da imzalanmış ve 110. maddeye uygun olarak 24 Ekim 1945'de yürürlüğe girmiş olan Birleşmiş Miletler Antlaşması yıl dönümündeki örtüşmesi ve böyle kutlama çok anlamlıydı.



İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Sanat Daire Başkanı Tolga Volkan Aslan İBB Turizm Müdürü, Hüseyin Gazi Coşan davetli olarak katıldığı kutlamaya, Başkan Can Arınel, Yönetim kurul üyeleri, Mustafa Yalçın, Selma Tatar, Meltem Tepeliler, Eski SKAL İstanbul Kulübü Başkanı ve USDF Yönetim Kurulu Üyesi Ayşe Önen, Seyhan Ayel Girit, Marmara SKAL Başkanı Melih Kırlı, Eski SKAL İstanbul Kulübü Başkanları Sadettin Bülbül, Marmara SKAL Başkanı Orhon Atameriç, USDF Disiplin Kurulu Başkanı Faik Alsaç başta olmak üzere SKAL üyeleri katıldılar



Başkan Can Arınel,açılış konuşmasında; “Cumhuriyet benim görüşüme göre toplumsal en büyük, en değerli varlığımız. Çünkü eğer Cumhuriyet olmasaydı bu topluluk. Millete geçişi sağlayamayacaktı. Cumhuriyet bize insan oğluna en yakışan yönetim şekliyle. Laik, demokratik bir hukuk devleti. Ve bu devlet 100 yıl içerisinde çok büyük başarıları, arkasında bırakarak öyle geldi ama başaramadıkları da oldu. Bugün 24 ekim. 1945 yılında aynı gün. Biliyorsunuz, birleşmiş  milletler sözleşmesi imzalandı.” Şeklinde özet bir geçiş yaptı.



 Barışın bu topraklardan uzaklaşması barışın olmadığı yerde ne yazık ki toplumsal arası toplumlar arasındaki ilişkiler de gelişemediğini, Güvenliğimiz için, hepimizin Atatürk’ün ne kadar büyük bir deha olduğunu ve bundan 100 yıl önce bize. Yol verdiği bu cumhuriyetin bizim için toplumsal büyük kazancımız ve bugün bir yönetim şekli olarak benimsemiş, cumhuriyetin ne kadar değerli olduğunu, anlayabiliyoruz bunun için şimdi sizleri, saygı duruşu ve istiklal marşını söylemeye davet ediyorum dedi.



 Burak Küntay’ın konferans alıntılarına geçmeden önce 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı anlam ve önemini hatırlıyalım;

Devleti idare edenlerin seçimle iş başına geldiği yönetim şekline cumhuriyet diyoruz. Dünyadaki devletlerin çoğu cumhuriyetle yönetildiğini biliyoruz. Cumhuriyetle yönetilen ülkelerde egemenlik milletin olduğu aşikar. Millet, devleti yönetecek kişileri kendisi seçer. Böylece halk kendi kendini yönetmiş olur. 

Yurdumuz cumhuriyete Kurtuluş Savaşı'ndan sonra kavuştu. Önceleri devletimizin adı Osmanlı Devleti idi. Devlet İdaresinde bütün yetki padişahın elindeydi. Osmanlı Devleti, Birinci Dünya Savaşı'nda yenik sayıldı. Düşmanlar yurdumuza girdiler. Mustafa Kemal, 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktı. Birçok yerde toplantılar yaptı. Hakkımızı "Ya istiklal, ya ölüm" parolası altında birleştirdi. 23 Nisan 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldı. Mustafa Kemal meclis başkanı seçildi. Ordumuz, İnönü Savaşlarını kazandı. Peşinden Sakarya Meydan Muhaberesi ile Başkomutanlık Meydan Savaşı'nı da zaferle noktaladık. Yunanlılarla ve Birinci Dünya Savaşı'nı da savaştığımız devletlerle 24 Temmuz 1923'te Lozan Barış Antlaşması imzaladık. Bütün dünya devletleri, Türkiye'nin bağımsız bir devlet olduğunu kabul ettiler. Yurdumuz yeniden egemenliğine kavuştu. Türkiye Büyük Millet Meclisi, 29 Ekim 1923'te cumhuriyeti ilan etti. Devletimizin adı Türkiye Cumhuriyeti oldu. Atatürk ise, ilk cumhurbaşkanımız olarak göreve başladı. Cumhuriyet idaresinde devlet anayasaya uygun kanunlarla idare edildi. Kanunlar ise halkın seçtiği milletvekilleri yapar. Devlet başkanına Cumhurbaşkanı denir. 

Halkı yöneten insanlar, seçimle iş başına gelirler. Halk, istediğini seçer, istemediğini seçmez. Seçilen kişiler halka karşı sorumludurlar. İşte bütün bunlardan dolayı cumhuriyet en iyi yönetim şeklidir. 





29 Ekim Cumhuriyet Bayramına gelince;  Türkiye Cumhuriyeti'nin resmen kurulduğu tarihtir. Ulu Önder Atatürk, diğer bayramlar gibi bu bayramı da gelecek nesillere bir miras olarak bırakmıştır. 29 Ekim 1923 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yapılan bir anayasa değişikliğiyle Türkiye'nin yönetim biçimi Cumhuriyet olarak belirlenmiştir. Bunun 101 pare top atışıyla kutlanması aynı gün meclis tarafından kararlaştırılmıştır. Bizler de yeni Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş günü olan 29 Ekim'i her yıl ülkece coşku içinde kutlamaya devam ediyoruz.

Türk halkı için Cumhuriyet Bayramı, milli birlik ve beraberliğin, toplumsal dayanışmanın üst düzeye çıktığı milli bayramlarımızdan birisidir. Kurtuluş Savaşı'nın Türk milletinin zaferiyle sonuçlanmasının ardından ortaya çıkan yönetim boşluğunun kaldırılması amacıyla yeni bir yönetim biçiminin belirlenmesi şarttı. Mustafa Kemal ve arkadaşları yaptıkları çalışmalar sonucu Türkiye'ye yakışır yönetim şeklinin cumhuriyet olduğuna karar verdi. Nihayetinde 29 Ekim 1923 tarihinde Cumhuriyet ilan edildi.

Cumhuriyetin getirdiği yenilikleri hatırlıyacak olursak ; Saltanatın kaldırılması ( 1 Kasım 1922), Ankara'nın başkent olması (13 Ekim), Cumhuriyetin ilanı (29 Ekim 1923), Halifeliğin kaldırılması (3 Mart 1924), Siyasi Partiler kuruldu. (Cumhuriyet Halk Fırkası, Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası, Serbest Cumhuriyet Fırkası) gibi  Siyasal Alanda Yapılan Yenilikler, Kısaca Bayındırlık Alanında Yapılan Yenilikler, Toplumsal Alanda Yapılan Yenilikler, Tarım Alanında Yapılan Yenilikler, Hukuk Alanında Yapılan Yenilikler, Eğitim ve Kültür Alanında Yapılan Yenilikler, Sanayi Alanında Yapılan Yenilikler aslında sayılamıyacak kadar icraat yapıldı.

Bilim İnsanı Burak Küntay; geçmişten günümüze ufuk turu attırdı. Cumhuriyet tanımından, algısından, uygulamalarına kadar gelişimleri dile getirdi. Siyaset alanında hizmet veren babasından anekdotlar aktardı. Özgeçmişini özetledi. SKAL olan ilişkileri açıkladı.

Özetle “Babamla hep SKÅL toplantılarına gelirdim. Tabi benim için enteresan şeylerden biri SKÅL’a 24 sene önce gelmiştim babam konuşma yapıyordu ve 2 ay sonrasında babamı kaybettik. Şu an çocukluğumu hissettiğim,   Rahmetli 79 Turizm Bakanı. Çerçeve kararname daha çıkmamış.  Böyle bir ülke bugün turizmin en önemli merkezlerinden biri haline geldi. Cumhuriyet aşkı da tam da böyle geç ulaştığımız hemen farkına varamadığımız ama bu toplumun, bu ülkenin mayasına iyice sinmeye başlamış bundan sonraki yüzyılın da önünü açacak bir kıymet”dedi



Uzun geçiş süreçi ifade ederek  Küntay; “Bugünleri gördük Cumhuriyet’in içine doğduk bunun tadına vardık, bunu yaşadık. Hakkımızı aramanın tepki koymanın içinde bir ana doğdum ben. Şimdi sorsanız ben niye birinin kulu olayım derim. Cumhuriyet birey olduğunuzu öğreten toprağın bayrağın vatanın bir hissedarı olduğunuzu hissettiren, halkın temsili, temsil edilebilme hakkım olduğunu hissettiren olgudur. Atatürkçü bir ailede yetiştim hep eleştirilsel kitapları okudum,” gerçek dehayı daha net anladığını ifade etdi.

Cumhuriyet’i kucağımızda hazır bulduğumuzu kıymetini ancak yeni yeni anladığımızı kendisini hergün Cumhuriyeti kutladığını söyledi.

Soruları cevaplandıran Küntay’a teşekkür plaketini başkan Can Arınel takdim etdi.

Ayrıca toplantıya ev sahipliği yapan, Sofitel İstanbul Taksim Genel Müdürü Bozkurt Atabek’e teşekkür plaketi yine Başkan tarafındn takdim edildi,

Yeni Skål üyeleri; Ayşe Uludağ, Batuhan Özbek, Sami Can Seven ve Özgür Mete Altay’a yemin törenlerinden sonra rozetleri takıldı.

yilmazparlar@yahoo.com

 


26 Eylül 2023 Salı

Pendik Marriott Hotel-Yılmaz Parlar

  Pendik Marriott Hotel, Neden Tercih?


Marriott Hotel Pendik, İstanbul Divan Asia Hotelden Marriott Pendik, olarak Marriott Hotel zincire eklendikten sonra konsepte uygun yenilenerek açılış sonrası, takriben 50 gün sonra Basına lansmanı yapıldı.




İstanbul Anadolu yakasındaki oteller arasında en ayrıcalıklı konaklama deneyimini sunduklarını ve merkezi konumuyla tüm önemli ulaşım yollarına iyi bağlantılara sahip hotel olduğunu ifade eden Genel Müdür Emre Güllüler, Marriott'un birinci sınıf markaları, ölçek ekonomisi ve isim tanınırlığı ve küresel bir müşteriye erişim açısından muazzam değerle, İster klasik, köklü misafirperverlik, ister benzersiz bir bakış açısıyla farklı yaşam tarzı deneyimleri yani marka deneyimlerinin tam bir yelpazesini sunduklarını söyledi




Seyahat planları yapan gezginlere daha fazla esneklik sağlağını,müşteriler yüksek hizmet seviyeleriyle ve ürün mükemmelliğiyle Marriott markalarını tercih etdiklerini vurguladı. 



Emre Güllüler,  İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı'na 15 dakika (6 km) uzaktalığı, Pendik Limana MarinTürk'den 2 kilometre mesafede, metro istasyonu gibi toplu taşıt ulaşım araçlarına yakınlığı avantajıyla, Otel, büyük şirketlerin genel merkezlerine, organize sanayi bölgelerine ve şehirdeki diğer önemli iş merkezlerine kadar gelişen iş bölgesinin merkezinde yer aldıklarını, iş ve tatil amaçlı seyahat edenlere ferahlatıcı hizmet sunmakta olduklarını açıkladı.  



Satıştan sorumlu Genel Müdür yardımcı Songül Alkan’a neden sizin Hotelde kalsınlar sorumuza;


“Otel zincirinin müşteri memnuniyetine verdiği önem, kişiselleştirilmiş hizmetler, modern özellikler ve eşsiz lezzetlerle şaşırtan restoranlar konuklarımıza benzersiz bir deneyim sağlıyor. Marriott Pendik, tatilciler ve iş seyahati yapacaklar için mükemmel bir tercih. Otelimizin eşsiz manzarasının keyfini çıkarabilirsiniz.” Şeklinde cevaplıyor.



Genel Müdür yardımcı Songül Alkan, “Marriott Pendik Hotele gelin seyahatin stresini ortadan kaldırın.


Röportaj yaptığımız ilgililer “Fırsatlar ve Paketler. En İyi Fiyat Garantisi. Temizliğe Önem Veren. Temassız Oda Erişimi. Her deneyimi ve yeni macerayı bir üst seviyeye taşımak için ihtiyaçlarınıza göre özenle tasarlanmış sofistike alanlara kendinizi kaptırın. Onlarca yıllık deneyimden gelen güvenle, dünya çapında konukseverlik sanatını yükseltmek için daima gelişiyoruz. 



Her Zaman İnsanı Önce Koymak


Geldiğiniz andan itibaren bağlantının, rahatlamanın ve farklı bir dokunuşla klasik kokteyllerin tadını çıkarın. Bir Büyük Oda'nın sunduğu enerjiyi hissedin. Modern, sofistike konuk odalarımızın her köşesi ve konforu, konaklamanızı her zaman daha iyi hale getirmek için özenle düşünülmüştür. Her destinasyonun sunduğu zengin kültürü vurgulamak için heyecan verici yerel malzemelerle zenginleştirilmiş klasik lezzetlerin tadını çıkarın. Konaklamanız süresince rutininize devam edebilmeniz için fitness merkezimizi son teknoloji ekipmanlarla donattık. odalarımıza ve süitlerimize bir göz atın . Konforunuz için tasarlanmış olağanüstü olanakları ve klasik dekoru keşfedin. 


Buzdolapları, mikrodalga fırınlar, iş istasyonları, mutfaklar, kahve makineleri, beşikler ve ütü masası gibi Oda Olanaklarını bulmak için aşağıdaki adımları kullanın.



Roof restoranımız, Roof Bar ve odalarımızdan Marmara Denizi ve Adalar'ı seyredin.  

Gelişmiş oda içi teknoloji ve çalışma alanı kurumsal seyahatlerinizi kolaylaştırıyor.

Kablolu kasa, mini bar, ütü ve ütü masası, ücretsiz hızlı internet, 24 saat oda servisi. Tüm konuk odalarında ücretsiz çay-kahve seti.”  Bilgileri veriyorlar 

Her şeyden önce güleryüzlü hizmet verdiklerini söylüyorlar

Gözlemledimiz, 230 civarında odası 8 kadar toplantı salonu, kongre turizme elverişli büyük balo salonu, kapalı açık yüzme havuzu fitnes salonu, odalarda hertürlü ihtiyaca cevap veren hizmetiyle İstanbul Çevresindeki En İyi Değerlendirilen Marriott Pendik lüks konaklama imkanı sunuyor. 

yilmazparlar@yahoo.com


GLOBEMEETS B2B Networking-Yılmaz Parlar

 GLOBEMEETS B2B Networking

“GLOBEMEETS B2B Networking Etkinliği” 10 Numara



Uluslararası turizm pazarlama alanında faaliyet yürütmek amacıyla Hüseyin Kurt ve Serdar Söyler tarafından kurulan GLOBEMEETS’in “GLOBEMEETS B2B Networking Etkinliği” 22 Eylül 2023 Perşembe günü JW Marriott Hotel İstanbul Marmara Sea’de gerçekleştirildi.



Amac olarak, İstanbul başta olmak üzere ülkenin farklı şehirlerindeki karar vericilerin yanı sıra farklı ülkelerden hizmet sağlayıcılar ve turizm paydaşlarını bir araya getiren kaliteli ve verimli bir etkinlik düzenlemek olan“GLOBEMEETS B2B Networking Etkinliği” çok verimli oldu .



Doğrudan iş geliştirmeyi sağlayacak bir B2B ağ oluşturma etkinliğine katılan İstanbul’dan 250 kişi civarında MICE segmentinde çalışan acentalar, etkinlik yönetimi şirketleri, kongre acentaları, outgoing incentive, leisure, FIT ve outgoing kültür turizmi segmenti çalışan acentalar ile 25 farklı şehirden hosted buyer ,70 civarında acentacı organizasyonda ağırlandı. 

Etkinliğe Uluslararası MICE Endüstrisi Derneği, İstanbul Seyahat Acentaları Tanıtım ve Geliştirme Derneği, MPI Turkey Club, Pazarlama İletişimcileri Derneği, Site Turkey, Tüm Etkinlik Teknolojileri Sektörü Derneği, Türkiye Uluslararası Etkinlikler Derneği ve Türk Hava Yolları gibi kuruluşlar da destek verdi.



Turizmde Yeni Bir Soluk Kazandırmak Ve Sınırları Ortadan Kaldırmak

GlobeMeets Başkanı Hüseyin Kurt açılış konuşmasında Turizme yeni bir soluk kazandırmak ve sınırları ortadan kaldırmak olduğunu söyledi. 



25 şehir civarında ve KKTC’den acentelerin katıldığı ve 33 ülkeden DMC, havayolları, kruvaziyer firmaları ve sponsor iş ortaklarını bir araya geldiği tüm gün randevulu sistemde ikili görüşmelerin yapılacağını ifade eden Kurt “Bu etkinlik, geleceğimizi şekillendirecek çok önemli bir adımdır. Bizler, önüne çıkan her engele rağmen yılmadan güçlenen ve her zaman birbirine tutunan sektör paydaşlarıyız. Rekabet gücümüz ve dünyaya hızla uyum sağlayan bakış açımız ve vizyonumuz sayesinde sınırları aşacağımıza inanıyoruz. Turizm sektörüne yeni bir soluk kazandırmayı ve sınırları ortadan kaldırmayı amaçlayan organizasyonumuzda gelecekte de sürecek iş birliklerinin ve ortaklıkların kurulmasını cesaretlendirirken, yeni destinasyonlar ile kültürel deneyimler hakkında fikir alışverişleri yapacağız” dedi.



TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya özetle “Önümüzdeki yıllarda turizm sektörünün dünya ekonomisindeki yerinin çok daha artacağını öngörüyoruz. Paydaşlar arasında sinerjinin yakalanması açısından B2B etkinlerin çok etkili ve önemli olduğunu düşünüyoruz. GlobeMeets B2B Networking Etkinliği’nin yeni işbirliklerine zemin hazırlamasını diliyorum.” Sözleriyle MICE, kruvaziyer ve sağlık turizminin çok önemli tirizm çeşitleri olduğunu belirten Bağlıkaya “Bu turizm çeşitleri nitelikli iş gücüne de katkı yapıyor. Bu sektörleri ileri taşıyan acentalarımızı dikkatle izliyoruz. İlerleyen yıllarda turizmin dünya ekonomisindeki payının daha da artacağını görüyoruz. TÜRSAB olarak turizmimizin gelişmesi için atılan her adımı destekliyoruz. GlobalMeets B2B Networking Event gibi etkinlikler de turizmi geliştiriyor. Bu etkinlikle acentalarımız güçlü ortaklıklar ve işbirlikleri kurmalarını diliyorum. Bu etkinlik için Hüseyin Kurt ve Serdar Söyler'e teşekkür ediyorum. Başarılı ve verimli bir etkinlik olmasını diliyorum” şeklinde Etkinliğin önemli olduğuna vurgu yaptı. Türkiye’nin turizm yolculuğunda MICE, bleisure ve farklı segmentlerin önemine dikkat çekti. Bu alanda büyük emeklerin sarf edildiğini belirten Bağlıkaya, “Kişi başı turizm gelirinin artırılması için en önemli segmentlerden bir tanesi. Aynı zamanda bu segmentler, sektörümüzdeki nitelikli iş gücünü de artıran alanların başında geliyor. Seyahat acentelerimizi başta MICE ve bleisure olmak üzere kruvaziyer, sağlık ve gastronomi gibi yüksek katma değerli turizm segmentlerini ileri noktalara taşımalarını gerçekten takdir ediyoruz.”dedi



B2B Etkinlik yorgunluk atmak ilişkileri daha da kuvvetlendirmek adına Fişekhane’ de parti ile devam etdi. Mükemmel atmosfer, müzik, dans gösterimi ve ikramlar Başarılı, verimli geçen toplantıya, “10 Numara ya” eklendi.  

Fişekhane , sanayici kimliğiyle iki asra yakın bir geçmişe sahip olan “Zeytinburnu Fabrika-i Hümâyûnu” bünyesinde 19. yüzyılın ilk yarısında kuruldu. 1800'lü yıllarda inşa edilen ve klasik Osmanlı mimarisinin izlerini taşıyan su kulesi, zırhlı araç tamirhanesi, atölyeler ve depolar günümüzde kültür varlığı olarak restore edilmiştir. Mekan belediye tarafından tescil edilerek İstanbul'da mutlaka görülmesi gereken tarihi yerler listesine girdi. Dolayısıyla FİŞEKHANE, İstanbul'un en önemli tarihi değerlerinden biridir. Yaklaşık 170 yıl sonra, eşsiz restorasyonuyla şehrin yeni buluşma noktasıdır.

yilmazparlar@yahoo.com


1.İstanbul Balkan Turizm Borsası Fuarı -Yılmaz Parlar

  İstanbul Balkan Turizm Borsası Fuarı 

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği'nin (TÜRSAB) iştiraki olan TÜRSAB Fuarcılık Hizmetleri Ticaret A.Ş. tarafından organize edilen ve İBB Kültür A.Ş. iş birliği ile 1. İstanbul Balkan Turizm Borsası Fuarı 20-22 Eylül 2023 tarihleri arasında gerçekleşti.



En iyi seyahat markaların sergilendiği fuarda, fırsatların kapısını açan görüşmeler sağlandı.

Seyahat yenilikçileriyle bağlantılar kuruldu. Çözümle paylaşıldı, iş anlaşmaları yapıldı. Markalar çok sayıda ziyaretçiye sergilendi.

Turizm endüstrisi ekonomide özel bir yere sahiptir ve hükümet tarafından ülkenin büyümesindeki ana motorlardan biri olarak kabul edilmektedir. Uluslararası Turizm Fuarlarını bir ilki olan İstanbul Balkan Turizm Borsası Fuarı, tüm İstanbul ve Balkan ülkeler tarafların arz ve talebini bir araya getiren, iş yapmanın yanı sıra ülkede turizmin geleceği hakkında değerli bilgilerin paylaşılmasının da mümkün olduğu benzersiz bir değişim platformu oluştu.



Ulaştırma, Konaklama turizmi, Seyahat Hizmetleri, Sağlık ve Spa turizmi, tatil destinasyonları, yaz ve kış turizmi, açık hava turizm destinasyonları, turizm merkezleri, tur operatörleri, seyahat acenteleri ve çok daha fazlasının sergilendiği fuar borsasının faydaları yadsınamaz.

Turizm gelişmsi açısında bir sıçrama tahtası olan Turizm Borsası Fuarları Küresel ekonomide yenilik yapma, büyüme ve başarılı olma baskısının yanı sıra kaliteye dayalı rekabet de son yıllarda önemli ölçüde yoğunlaştı. Turizm Borsası Fuarları  inovasyonu sergilemek ve rekabetle doğrudan mücadele etmek için ideal bir platform sağlamış oldu.


Bu bağlamda gerçekleşen 1. İstanbul Balkan Turizm Borsası Fuarında  TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya  KKTC Cumhurbaşkanı Yardımcısı , Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, İstanbul Vali Yardımcısı Özlem Bozkurt Gevrek,  Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, Şişli Belediye Başkanı Muammer Keskin, TÜROB Başkanı Müberra Eresin,  Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği Başkanı Oya Narin,  İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Dış İlişkiler Danışmanı Mustafa Osman Turan açılış konuşmalarında önemine vurgu  yaptılar. Konuşmalar sonrası protokolun kurdele kesimiyle fuar açılmış oldu.



TÜRSAB standı katılımcıların yoğun ziyaretine mükemmel evsahipliği yaptı.  Yönetim Kurulu Başkanı Firuz Bağlıkaya ,Yönetim Kurulu Üyeleri ve Bölge Temsil Kurulu Başkanları sektör paydaşları ve turizm heyetleriyle toplantılar gerçekleştirdi.

Borsa niteliği taşıyan fuara, 20 ülkeden katılımlar, alım heyetleri ile ziyaretçiler katılım sağladı. B2B olarak organize edilen fuara katılan KKTC, Arnavutluk, Birleşik Arap Emirlikleri, Bulgaristan, Bosna Hersek, Çin, Hırvatistan, Hindistan, İtalya, Karadağ, Kuzey Makedonya, Kosova, Malezya, Polonya, Romanya, Sırbistan, Uganda, Ürdün ve Yunanistan gibi ülkelerin turizm endüstrisi çeşitli ülkelerden gelen ziyaretçiler tarafından iş fırsatı yakaladılar.



Fuarın açılışında TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkanı Firuz Bağlıkaya, Türkiye'nin konumu itibarıyla Asya ve Avrupa arasında bir köprü oluşturduğuna dikkat çekerek, 1. İstanbul Balkan Turizm Borsası Fuarı’nın Balkan ülkeleri ve Türkiye arasındaki iş birliklerini arttığını, sosyal ve ekonomik ilişkileri de güçlendirdiğini söyledi. Bağlıkaya "Birbirine coğrafi olarak son derece yakın olan Türkiye ile Balkan ülkeleri arasındaki turizm hareketleri ise henüz beklenen seviyelere ulaşabilmiş değil. Balkan ülkelerinden Türkiye’ye 5,6 milyon ziyaretçi gelirken Türkiye’den Balkanlara giden ziyaretçi sayısı da yaklaşık 2,1 milyon düzeyinde bulunuyor. Buna göre Balkan ülkeleri ile Türkiye arasında 7,7 milyon civarında bir turist hareketliliğinden söz etmemiz mümkün. Balkan ülkelerinde 60 milyonun, Türkiye’de ise 85 milyonun üzerinde kişinin yaşadığını dikkate aldığımızda yaklaşık 150 milyonluk bir nüfustan bahsediyoruz. Bu nüfus büyüklüğünün yanında, Türkiye ile Balkan ülkeleri arasındaki tarihi, kültürel ve ekonomik bağlar düşünüldüğünde turizmde çok daha yüksek rakamlara çıkabilme potansiyeline sahibiz. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. iş birliği ile organize ettiğimiz bu fuarımız, turizmde sektörel hacmin ve iş kalitesinin artırılması amacıyla bir borsa niteliği taşıyor.



Bu fuarla hedefimiz; bölgedeki turizm hareketinin daha da hızlanmasını sağlayarak karşılıklı ziyaretçi hacmini ilk etapta 12 milyonun üzerine çıkarmak, sonrasında da daha yüksek seviyelere taşımaktır.Karşılıklı iş birliğini geliştirecek, turizmin gücüyle ivme kazanan dostluk bağlarını daha da güçlendirecek bu önemli etkinliğin; İstanbul’a, ülkemize ve Balkan coğrafyasından fuara katılan değerli turizmcilerimize büyük katkı sağlayacağına inanıyorum. Fuarın Balkan ülkeleri ve Türk turizmine hayırlı olmasını temenni ediyorum.”dedi

 yilmazparlar@yahoo.com



Ukrayna Bağımsızlık Günü -Yılmaz Parlar

  Onurla Kutlanan Bağımsızlık Günü

Ukrayna Bağımsızlık Günü 

Özgürlüğün olmadığı yerde vatan da yoktur

Karanlığı Kazanan Hep Işık Olacaktır

İstanbul'un Ukrayna’da bir kardeş şehri var, Odesa şehridir

3501 gündür topraklarımızın bir parçası olan Kırım, Rusya tarafından işgal altındadır.



Dünyada Fiyat olarak değerlendirelimiyen ancak eşsiz bir değeri olan uygar insanın erdemi olan vatan sevgisi uğruna Anavatanı için savaşan, ruhlarında uyum ve özgürlük sevgisi hüküm süren Ukraynalılar, Bağımsızlık Günü'nü kutlama konusunda Atatürk’ümüzün verdiği özgürlük savaşını dile getirdiler. Aynı yolda cesaretleri ve özgürlüğe bağlılıklarıyla zaferi kazanacaklarını bir kere dada dile getirdiler.



Ukrayna İstanbul Başkonsolosluğu 24 Ağustos Ukrayna Bağımsızlık Günü kapsamında 21 Eylül 2023 Çarşamba günü Yenibosna Pulman Hotelde bir resepsiyon verdi.



Ukrayna İstanbul Başkonsolosu Roman Nedilskyi Eşi Ludmila Nedilskyi konukları karşıladılar. Etkinliğe İstanbul yabancı Konsoloslar ve temsilcileri, İş, Siyaset dünyasının önemli isimleri olmak üzere, Mini bir konserde veren 2004 Eurovizyon Şarkı yarışma Birincisi Ruslana ve Ukrayna vatandaşları katıldılar.



Şehitlere saygı duruşu ve iki ülkenin Milli marşları çalınması sonrası Igor Pasynchuk’un sunuculuğu üstlendiği program başladı. Kısa bir gece tanıtım konuşmasında sonra Igor Pasynchuk açılış konuşması için Başkonsolos Roman Nedilskyi’yi davet etdi.



Ukrayna İstanbul Başkonsolosu Roman Nedilskyi’nin konuşması Özgürlük mücadelesini özel kılan sadece amacına ulaşmış olması değil, aynı zamanda nasıl mücadele edildiği, direnişin temel taşı olan hakikat olması nedeniyle Tam metnini veriyoruz. 

Başkonsolos Roman Nedilskyi “Bugün, Ukrayna Ulusal Bayramı - Ukrayna Bağımsızlık Günü vesilesiyle bu yardım etkinliğinde, cesur Ukrayna halkına, Ukrayna Silahlı Kuvvetlerine, tüm savunuculara, partizanlara, doktorlara, gönüllülere, öğretmenlere, çiftçilere, metalurji uzmanlarına saygılarımızı sunmak için buradayız.

Zaferimizi kendi yönlerinde yaklaştıran herkese... Tüm bu 575 gün süren tam ölçekli savaşta, Ukrayna'nın özü itibariyle güçlü, cesur ve bağımsız olduğunu kanıtlayan insanlarımıza… Farklı olamayız, yapamayız, farklı olmak ta istemiyoruz. 



Sizlerden şimdi Ukrayna'nın özgürlüğü ve bağımsızlığı için savaşan; buna canlarını feda eden kahramanlarımızın anısına bir dakikalık saygı duruşunda bulunmanızı rica ediyorum.

3501 gündür topraklarımızın bir parçası olan Kırım, rusya tarafından işgal altındadır. Ancak, Ukrayna’nın Kırımı teslim olmuyor ve direnmeye devam ediyor. Son zamanlarda hepimiz Sevastopol Körfezi'ndeki Kırım itaatsizlik ateşinin parlaklığını gördük. Bu sadece bir başlangıçtır.



Son bir buçuk yıl boyunca her gün Ukrayna, bağımsızlığını kanıtlamaya devam ediyor. Dünya, bağımsızlığımızın yakılanmayacağına, boğulanmayacağına ve şiddet kullanılarak vurulanmayacağına ikna oldu.

İşgalciler Kahovska barajını patlattılar; Zaporizhzhya nükleer santralını ele geçirip dünyaya nükleer tehditlerle şantaj yaptılar; tahıl koridorunu kapatarak dünyayı kıtlıkla tehdit ettiler. Çocukları öldürüyorlar; kreşleri, hastaneleri ve okulları yok ediyorlar; Nazi rejiminin en iyi geleneklerini benimseyerek filtrasyon kampları yaratıyorlar. Bütün bunlar, güçsüzlükten kaynaklanan agonidir. Ukrayna'yı "üç gün içinde" dedikleri gibi ele geçirme ve yok etme planı başarısız oldu. Bugün Ukrayna kendisini ve tüm dünyayı Kremlin'in cürümünden koruyor. Partnerlerimiz, dostlarımız, ya da askeri bir deyimle asker arkadaşlarımız bu konularda bize yardımcı oluyor.



İstanbul'un Ukrayna’da bir kardeş şehri var: Odesa şehridir. İstanbul bu yaz, geçen yaz da olduğu gibi ikinci kez, her hafta Rusya tarafından bombalanan ve Karadenizin karşı kıyısında bulunan Odesa’dan gelen bir grup Ukraynalı çocukları ağırladı. Bu özel yardımın ve desteğin örneğini neden dile getiriyorum? Çünkü bu örnek, iki şehrin gerçek kardeşliğinin bir simgesidir. 

Bu fırsattan istifade ederek Türkiye’ye, Kırım platformuna katılımından, uluslararası platformlardaki desteklerinden, Bayraktar İHA'larından, çocuklarımızın dinlenme fırsatlarından, insani yardımlardan, hastanelerinizdeki yataklardan, Ukrayna haftasonları okulları için tahsis edilen kırtasiye malzemelerinden dolayı en içten teşekkürlerimi sunarım. Bütün bu destekler çok önemlidir. Bu desteklerinizi hiçbir zaman asla unutmayacağız. 

Bayraktarlar! Dünyanın en tanınmış Türk markasından bir tanesidir. Rusya'nın Ukrayna'ya karşı yarattığı tam ölçekli işgalinin başlangıcında savaş alanındaki durumu köklü bir şekilde değiştiren insansız hava araçları. 

Ayrica, bu otelin sahibi Sayın Saruhan Saraylı'ya da özellikle teşekkürlerimi sunuyorum.  Rusya’nın başlattığı barbar savaşında evlerini terk eden 700'den fazla Ukraynalı kadın ve çocuk, 5 ay boyunca bu otelde ücretsiz olarak konaklandı. Bütün bunlar çok önemli.  Bu desteği asla unutmayacağız



Türkiye'deki depremden etkilenen çocuklara insani yardım götürdüğümüz İstanbul'daki kliniklerden birinin başhekimi "kalplerimiz tek yürek olarak atıyor" çok anlamlı bir ifade dile getirdi. 

Lütfen halkımıza ve ülkemize destek vermeye devam edin. Buna her zamankinden daha çok ihtiyacımız var.

Cumhurbaşkanımız her akşam konuşmalarında askerlerimize, doktorlarımıza, gönüllülerimize teşekkür ediyor.

Bugün tüm Ukraynalı topluluklarımıza, derneklere, tüm Türk dostlarımıza teşekkür etmek istiyorum. Hepiniz gelecekteki zaferimizin bir parçasısınız. Zaferimiz muhakkak gelecek. Çünkü karanlığı kazanan hep Işık olacaktır.

Kazanacak Işık konusunu, yardım etkinliğimizin bir sonraki bölümünden bugünkü konuğumuz Ruslana'ya aktarmak istiyorum.

Yıl 2004. Eurovision şarkı yarışmasına ev sahipliği yapan şehir İstanbul. Ukrayna'nın Eurovision şarkı yarışmasına katılımının ikinci yılıydı ve Ukrayna için Zafer kazanılan yılıydı. İstanbul'daki 2004 Eurovision şarkı yarışmasının galibi Ruslana hoş geldin”

2004 Eurovision şarkı yarışmasının Birincisi Ruslana mini konser verdi.

Ruslana sonrası, Grupların ve sanatçıların ses mühendisleri, Ukrayna'daki en iyi etkinliklerde çalışan geniş deneyime sahip DeluxeSound DJ ler 14 yaşındaki mini DJ Benzersiz, özel müzik içerikleriyle süper performasıyla etkinliğe renk katdı.

2004 Eurovision şarkı yarışmasının Birincisi Ruslana  şarkı öncesinde şarkı aralarında ve şarkı sonlarında verdiği mesajlar mükemmeldi. Yüreklere seslendi buruk neşelere dil oldu. Bir kere daha bu vahşet olan savaşı kınarken bir an evvel son bulmasını işgal altından kurtulmalarını kutsal vatan topraklarına kavuşmalarını diliyoruz.

yilmazparlar@yahoo.com


18 Eylül 2023 Pazartesi

Bursa Turizmi Basına Tanıtıldı-Yılmaz Parlar

  Bursa Turizmi Basına Tanıtıldı




2. Bursa Gastronomi Festivali

Başkanlığını Alinur Aktaş’ın yaptığı Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 2. Bursa Gastronomi Festivali öncesi gün  Basın mensuplarına Bursa Turizmi tanıtıldı. Şehrin Tarihi mekanları, ören yerleri, yaşayan kültür varlıkları tanıtıldı.



En çok ilgi ve takdirimizi, İpek böceği yetiştiriciliği çekti.



Büyük şehir Belediyesince tekrar hayata geçirme projesine özel sektörün katılması elzem. Ek bir gelir kaynağı sağlayan yardımcı bir tarımsal faaliyet gibi bakılan ipek böcekciliği aslında organik çok katma değerli çok büyük sektör. Dut yaprağı ipek böceğinin tek besin kaynağıdır. Bu nedenle, ipek böceği yetiştiriciliği, dut ağaçları yetiştirilebilen her yerde yapılabilmektedir. İpek böcekleri 1500 yıldır Anadolu'da yetiştirilmektedir.



Anadolunun birçok medeniyete evsahipliği yapmasından dolayı çok geniş bir mutfak kültürüne sahibiz. Altıyüze yakın endemik olmak üzere üç bine yakın bitki çeşidi olan ülkemizde, gastronomi turizmi olarak hak etdiğimiz yerlerde değiliz. Ancak Bu konuda her il Belediyesi yoğun bir çalışma içinde.



Sadece turizmin değil; kültür sanatın, birçok uygarlık kültürün etkisiyle asırlar boyu oluşmuş yemek zenginliğiyle gastronominin de başkenti olacağı inancında olan Bursa 2. Gastronomi festivalinde geçen yıldan itibaren ilerleme farkedilecek başarıdaydı.



Kente önemli bir festival kazandıran Bursa, sofraya gelen sebzenin, meyvenin, etin en iyisini üreten bir kent. 



Bir gastronomi şehri olabilmek ne kadar zor olduğu, alışkanlıkların oluşmasının ve iyi gıdanın ne kadar önemli olduğu, yarının sağlıklı nesilleri için ne gibi çalışmalar yapılması gerektiği bilinciyle gastronomiye verdiği önemle Bursa tarımda sürdürülebilirlik ilkesini çok benimseyen yerel mutfağının cazibesiyle de tercih edilir hale gelen kadim tarihini barındıran eşsiz lezzetleri ile marka olmayı fazlasıyla hak eden kent. 



Verimli topraklarında yetişen ürünlerle tarladan sofraya her zaman dillerdedir. Ancak sofrasına en yakın olan verimli tarlalara sahip Bursa Gastronomiye verdiği önemle marka şehir olmaya en şanslı en yakın aday şehrimiz. 


 

2.Uluslararası Gastronomi Festivali sergiler, ürün tanıtımları, workshoplar, paneller söyleşiler, yarışmalar ve konserler ile devam etdi.

Geceleri müzik konserleri festivale renk katdı.

yilmazparlar@yahoo.com