EMITT 2024, Doğu Akdeniz Turizm Fuarı Muhteşem Potansiyel
Emitt Doğu Akdeniz Fuarı 2024, Turizm Sektörü İçin Büyük Bir Buluşma
ICA Group, TUROFED ve TTYD iş birliğiyle düzenlenen, Kültür ve Turizm Bakanlığı, TOBB, Türk Hava Yolları ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından desteklenen Emitt 2024, Yaklaşık 30 ülke 650 katılımcıyla, ziyaretçilerine, kapılarını 27. olarak açtı.Turizm profesyonellerini buluşturdu.
İstanbul Valisi Davut Gül başta olmak üzere, EMITT Fuar Direktörü Hacer Aydın, ICA Events Bölge Direktörü Kemal Ülgen, Ülkemizin Vali ve Belediye Başkanları tarafından kurdele kesildi.
İş Bağlantıları Kurma, Yeni Pazarlara Erişim, Yenilikleri Keşfetme, Marka Bilinirliği Artırma, Ürün ve Hizmetleri Sergileme, Pazar Araştırması Yapma, Eğitim ve Bilgilendirme, Network Oluşturma, Tedarikçilerle Buluşma, Turizm Tanıtımı ve Destinasyon Geliştirme, vs. gibi faydalar sağlıyan Emitt Doğu Akdeniz'in turizm potansiyelini sergilemek ve turizm sektöründeki yenilikleri sunmak için yine önemli bir platform oluşturdu.
EMITT'in Doğu Akdeniz Turizm Fuarı 2024 Bölgenin turizm sektörünün uluslararası alanda daha fazla tanınmasına ve turist çekim potansiyelinin artırılmasına önemli bir katkı sağlıyor. Bu işbirliği sayesinde, Doğu Akdeniz'in eşsiz turizm zenginlikleri dünya genelinde daha geniş bir kitleye ulaşarak Bölgenin Turizm Potansiyelini Artırıyor. Bölgenin kalkınmasına destek oluyor.
Doğu Akdeniz Turizm Fuarı, Akdeniz bölgesindeki önemli bir turizm etkinliği olarak dikkat çeken uluslararası bir etkinliktir. Her yıl düzenlenen fuar, turizm sektörünün önde gelen firmalarını ve profesyonellerini bir araya getirerek, bölgesel turizm potansiyelini sergileme fırsatı sunuyor.
Fuar kapsamında yapılan seminerler ve paneller, turizm sektöründeki güncel konuları ele alarak bunlara yeni bir bakış açısı sağladı. Ayrıca bölgedeki turistik cazibe merkezleri ve kültürel üretimler hakkında bilgilendirici sunumlar da yapıldı.
6-9 Şubat 2024 tarihleri arasında devam edecek Bu yılki fuar, turizm endüstrisinin yeniden canlanması ve gelişimi için önemli bir platform sağlıyor.
Fuar, Doğu Akdeniz'in turizm potansiyelini ve fırsatlarını sergileyerek, bölgenin turizmdeki rolünü daha da güçlendirmeyi amaçladı. Katılımcılar arasında oteller, seyahat acenteleri, destinasyon yönetim şirketleri, havayolu şirketleri ve turizm teknoloji sağlayıcıları gibi çeşitli sektörlerden ve yerel yönetimin şehir ve ilçelerin temsilciler bulunuyordu.
Emitt 2024, yenilikçi turizm ürünleri ve hizmetlerini tanıtmak için bir platform sağlarken, aynı zamanda sektör profesyonelleri arasında işbirliği ve ağ oluşturma fırsatları sunarak sektördeki gelişmeleri teşvik etti. Fuarın etkinlikleri arasında paneller, seminerler, iş görüşmeleri ve tanıtım etkinlikleri yer aldı.
Katılımcılar, bölgenin turizm potansiyelini değerlendirmek ve yeni iş fırsatları keşfetmek için fuara büyük ilgi gösterdi. Emitt 2024, Doğu Akdeniz'in turizm sektöründe önemli bir rol oynamaya devam ettiğini ve bölgenin turizmdeki büyümesine katkı sağladığını kanıtladı.
Son yıllarda sağlık turizmi, küresel düzeyde önem kazanan bir sektör haline gelmiştir. Sağlık turizmi, Medikal ve Termal kaynaklarla hastaların kaliteli sağlık hizmetleri almak için sınırları aşıp farklı ülkeleri tercih ettiği bir alanı kapsar. Bu eğilim, genellikle yüksek kaliteli sağlık hizmetleri, erişilebilir fiyatlar ve turistik deneyimi birleştiren bir çekim merkezi haline gelmiştir.
Sağlık turizmi, genellikle estetik cerrahi, diş tedavileri, organ nakilleri, fertilite tedavileri ve alternatif tıp gibi çeşitli sağlık hizmetlerini kapsar. Hastalar, uluslararası standartlara uygun tesislerde deneyimli sağlık profesyonellerinden hizmet almayı tercih ederler.
Bu sektör, hem hastalar hem de sağlık kuruluşları için bir dizi avantaj sunmaktadır. Hastalar, evlerinden uzakta yüksek standartlarda tedavi almanın yanı sıra, tedavi maliyetlerinde tasarruf sağlayabilirler. Aynı zamanda, sağlık kuruluşları da uluslararası hasta akını sayesinde gelirlerini artırabilir ve küresel düzeyde tanınırlık kazanabilirler.
Sakarya'nın Sağlık Turizmi Potansiyeli, Pazarlamada Yeni Yaklaşımlar,
Sakarya, eşsiz doğal güzellikleri, tarihi zenginlikleri ve termal kaynaklarıyla Türkiye'nin sağlık turizmi açısından önemli bir destinasyon haline gelmiştir. Sağlık turizminin tanıtımı ve pazarlaması için etkili stratejiler geliştirilmesi, bölgenin bu alandaki potansiyelini daha da artırması için Sakarya Turizm il müdürlüğünce Sakarya Sağlık Turizm Çalıştayı düzenledi.
Termal Kaynaklar ve Spa Hizmetleri
Sakarya'nın eşsiz termal kaynaklarıyla ve doğadan gelen şifanın spa hizmetleriyle, sağlık turistlerini çekmek hedefindeki çalıştayın sunuculuğu üstlenen Sema Bekçi mükemmel moderatörlük görevini de yürüttü.
Termal otelleriyle, modern sağlık tesisleri ve uzman kadrosuyla, bölgeyi sağlık turizmi için ideal kılan Sakarya’nın Sağlık Turizm Çalıştayına Sakarya kültür ve turizm il müdürü Süleyman Acar, Sakarya vali Yardımcısı Aslan Avşarbey, Muhsin Çatmadım, Sakarya üniversitesi rektörü Prof Dr Hamza Al, Sakarya Uygulamalı Bilimler Üni. Rektör yardımcısı Prof. Dr. Oğuz Türkay, Satso Y.K. Başkanı A. Akgün Altuğ
Ustas çalışanları, Belediye Başkanları başta olmak üzere çok sayıda akademisyenler, iş insanları, medikal doktorlar katıldılar.
Protokol açılış konuşmalarıyla başlayan çalıştayda doğanın sunduğu şifa ile zenginleştirilen bir deneyim ön plana çıkması, tarihin, kültürün, sağlıkla buluşması özetle Sakarya'nın tarihi ve kültürel mirası, sağlık turizmiyle birleştirilerek, turistlere hem şifa hem de tarih dolu bir deneyim sunulabilmesi vurgulandı.
Ajans Penna Kurucusu A. Çağatay Sayışman, çalıştayın teknik hizmetlerini ses düzenlerini, çalıştayda fikir sunanların kayıtlarını vs. kusursuz yürütdü. Duayen Yönetim Danışmanı, Girişimci Mentoru, Eğitmen, Stratejist Dr. Ş. Naci Adalılar Baş raportörlük görevi üstlendi.
Çalıştay, Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası binasında 5 Toplantı salonunda 5 ana başlık altında yapıldı.
1.Sağlık Turizminde Tanıtım Ve Pazarlama; Moderatörü Düzce Üniversitesi Dr. Fuat Yalman.
2.Sağlık Turizminde Hukuk, Mevzuat Ve Etik İlkeler; Moderatörü Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Doç. Dr. Aziz Gökhan Özkoç
3.Sağlık Turizminde Sakarya'da İnsan Kaynakları; Moderatörü Sakarya Üniversitesi Prof. Dr. Ayşe Çevirme
4.Sağlık Turizminde Tedavi Öncesi Ve Sonrası Hizmetler; Moderatörü Sakarya Üniversitesi Prof. Dr. Mahmut Akbolat
5.Sakarya'da Destinasyon Yönetimi Ve Paydaşlar Arası İlişkiler; Moderatörü Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Dr.Öğr.Üyesi Didar Sarı Çallı.
Tüm konular masaya yatırıldı
Sağlık turizmin beraberinde bazı sorunları da dile getirildi. Dil bariyerleri, kültürel farklılıklar ve uzun seyahat süreçleri gibi zorluklar, hastalar ve sağlık kuruluşları arasında iletişim ve koordinasyonu zorlaştırması, Ayrıca, bazı durumlarda tedavi sonrası takip sorunların ortaya çıkabileceği gibi.
Sağlık turizmi, sınırları aşan bir sektör olma özelliği taşırken, dikkatlice yönetilmesi ve düzenlenmesi gereken bir alan olarak ön plana çıkmaktadır. Bu, hem hastaların güvenliğini hem de sağlık sektöründeki uluslararası işbirliklerini güçlendirmeyi amaçlamalıdır.
Tüm alınan sonuçlar yapılan son oturumda moderatörler tarafından ifade edildi, sonuç bildirgesinin ilgili makamlara iletileceği açıklandı.
Bu Orta Doğu metropolü, bir dizi çekici özellik sunarak ziyaretçilere unutulmaz bir deneyim vaat eder.
Dubai, Orta Doğu'nun en göz alıcı ve modern şehirlerinden biridir. Bu eşsiz şehir, dünya çapında benzersiz mimarisi, lüks alışveriş olanakları ve zengin kültürel dokusuyla tanınır. Eşsiz kültürel birikimi ve dinamik yaşam tarzıyla turistler için önemli bir destinasyon olma özelliğini sürdürmektedir.
Dubai Turizm Ofisi Departmanı Asya Pasifik Bölge Direktörü Shahab Shayan'ın ev sahipliğinde Dubai Turizmi tanıtmak amaçlı Ortaköy Mandarin Oriental Boshorus Hotelde Basın Toplantısı düzenlendi.
Asya Pasifik Bölge Direktörü Shahab Shayan Dubai’yi tüm yönleriyle tanıtan bir sunum gerçekleştirdi. Özet olarak;
Göz Kamaştıran Mimarisi ve Gökdelenleri; Dubai'ye seyahat etmek, birçok turist için unutulmaz bir deneyim sunabilir. İlk olarak, şehir, gökdelenleri ve ultra-modern altyapısıyla ünlüdür, özellikle de dünyanın en yüksek binası olan Burj Khalifa'yı barındırmasıyla dikkat çeker.
Burj Khalifa, bu anlamda öne çıkan bir simge olup 828 metrelik yüksekliğiyle dünyanın en yüksek binasıdır. Ayrıca, şehirdeki diğer gökdelenler de benzersiz tasarımlarıyla dikkat çeker.
Alışveriş Cenneti: Dubai'nin alışveriş meraklıları için bir cennet olduğunu söylemek de mümkündür. Şehir, lüks markaların bulunduğu devasa alışveriş merkezleri ve geleneksel pazarlarıyla zengin bir alışveriş deneyimi sunar. Ayrıca, dünyanın en büyük alışveriş ve eğlence kompleksi olan Dubai Mall, gezginlere birçok eğlenceli aktivite imkanı sunmaktadır.
Dubai, lüks markaların bulunduğu geniş alışveriş merkezleriyle ünlüdür. Burjuman Centre, Mall of the Emirates ve Dubai Mall gibi devasa alışveriş merkezleri, ziyaretçilere birbirinden çeşitli alışveriş olanakları sunar.
Zengin Kültürü; Dubai'nin sadece modernliği değil, aynı zamanda zengin kültürü de büyüleyicidir. Ziyaretçiler, geleneksel Arap mimarisini yansıtan yerel pazarları, müzeleri ve tarihi yapıları keşfederken geçmişle bugünü harmanlama şansına sahip olabilirler.
Ayrıca, Dubai'nin sıcak iklimi ve güzel plajları, dinlenmek ve tatilin tadını çıkarmak isteyenler için ideal bir destinasyon yapar. Burada, lüks tatil kompleksleri ve plaj kulüpleri, mavi suların keyfini çıkarabileceğiniz bir atmosfer sunar.
Dubai aynı zamanda çeşitli etkinliklere ev sahipliği yapmasıyla da bilinir. Yıl boyunca düzenlenen uluslararası etkinlikler, festivaller ve spor etkinlikleri, ziyaretçilere eğlenceli ve heyecan verici bir deneyim sunar.
Yapay Adalar; Palm Jumeirah ve The World gibi yapay adalar, Dubai'nin denizle kucaklaştığı eşsiz projelerdir. Palm Jumeirah, dünyanın en büyük yapay adası olup, otelleri, lüks villaları ve eğlence mekanlarıyla ünlüdür.
Kültür Bölgesi, Dubai'nin Kültür Bölgesi, zengin tarihini ve kültür mirasını vurgular. Burada bulunan Dubai Opera, sanat etkinliklerine ev sahipliği yaparken, Dubai Müzesi şehrin geçmişine ışık tutar.
Lüks Oteller ve Tatil Köyleri: Dubai, dünyanın en lüks otellerine ev sahipliği yapar. Burj Al Arab, 7 yıldızlı otel konseptiyle dünya çapında ün kazanmıştır. Ayrıca, tatil köyleri ve plaj otelleri de turistler için rahat bir konaklama deneyimi sunar.
Eğlence ve Tema Parkları: Dubai, eğlence parkları ve tema parklarıyla da ünlüdür. Özellikle IMG Worlds of Adventure ve Dubai Parks and Resorts, aileler için keyifli zaman geçirme imkanı sunar.
Çeşitli Gastronomi: Dubai'nin zengin kültürel yapısı, çeşitli mutfakları keşfetmek için mükemmel bir ortam sunar. Yerel lezzetlerin yanı sıra dünya mutfaklarından örnekler sunan restoranlar, gastronomi tutkunlarını cezbetmektedir.
Dinamik Gece Hayatı: Dubai'nin gece hayatı da oldukça etkileyicidir. Şehirdeki lüks gece kulüpleri, canlı müzik mekanları ve barlar, turistlere unutulmaz bir gece yaşama fırsatı sunar.
Dubai'nin bu özellikleri, şehri turistler için benzersiz ve çekici kılmakta, her yıl milyonlarca ziyaretçiyi ağırlamasına neden olmaktadır.
Gelişmiş Altyapı ve Güvenlik: Dubai'nin modern altyapısı ve güvenliği, ziyaretçilere huzurlu ve konforlu bir deneyim yaşatır. Toplu taşıma sistemleri, yollar ve diğer altyapı hizmetleri, şehri kolayca keşfetmeyi sağlar.
Dubai'nin bu çeşitliliği, ziyaretçilere unutulmaz anılar biriktirme fırsatı sunarak, şehri turistler için çekici ve önemli kılmaktadır.
Sonuç olarak, Dubai'nin benzersiz karışımı, lüksü sevenlerden kültür meraklılarına kadar geniş bir ziyaretçi kitlesini cezbetmektedir. Bu şehir, modernliği, tarihi ve eğlenceyi bir araya getirerek unutulmaz bir seyahat deneyimi sunmaktadır.
Lezzetin Sanatı, Aşçılarımızın Ustalığı Göz Kamaştırıyor
Aşcılar, zengin bir kültüre ve lezzetli bir mutfak mirasına sahip olan önemli bir meslek grubunu temsil eder. Bu ustalar, yemek pişirme sanatında ustalıkla bezenmişlerdir ve gastronomi dünyasına büyük katkılarda bulunmuşlardır. Aşcılar, sadece malzemeleri pişirerek değil, aynı zamanda yaratıcılıklarıyla da öne çıkarlar. Her bir tabağın arkasında bir hikaye ve özenli bir emek vardır.
Başkanlığını Ahmet Karaman’ın yaptığı Avrasya Gastronomi ve Aşçılar Federasyonu'na (AGAFED) bağlı, 2014 yılında kurulan, Başkanlığını Adem Yılmaz’ın yaptığı, İstanbul Aşçılar Derneği (İSAŞDER), üyeleri ve misafirleriyle 9. Geleneksel Kahvaltısıyla Felicita Cafe ‘de bir araya gelerek, yeni projelerini paylaştı. İSAŞDER güzel bir Gastronomi organizasyona imza attı.
Gastronomi dünyasının gerçek kahramanları olan aşçılarımız, sadece yemek pişirmenin ötesine geçiyor; adeta lezzetin sihirli dokunuşlarını sergiliyorlar. Türkiye'nin dört bir yanında bulunan aşçılar, görevlerini bir sanat formuna dönüştürerek damaklarda unutulmaz izler bırakıyor.
AGAFED Avrasya Gastronomi ve Aşçılar Federasyonu’na bağlı aşçılar, mevsimlerin ve bölgesel özelliklerin çeşitliliğini kullanan, yerel tatları ön plana çıkaran bir anlayışa sahipler. Bu, sadece yemekleri değil, aynı zamanda kültürleri ve toplulukları da birleştiriyor. AGAFED Avrasya Gastronomi ve Aşçılar Federasyonu’na bağlı aşçılar, geleneksel tarifleri modern dokunuşlarla birleştirerek klasikleşmiş lezzetlere yeni bir boyut kazandırıyor..
İstanbul Aşçılar Dernegi (İSAŞDER), 9. Geleneksel Kahvaltısı
İstanbul Aşçılar Derneği Yönetim kurulu başkanı Adem Yılmaz açılış konuşmasında “2 Şubat asırların felaketi 11 ilimizi vuran deprem felaketi sonrası Avrasya gastronomi ve Aşçılar federasyonu Başkanımız Ahmet Karaman ve yönetim kurulu olarak Hatay bölgemize intikal ettik.
Ve deprem sonrası 2023 yılı takvimimizdeki tüm organizasyonlar festivalleri iptal kararı aldık. Ülkemiz bu asırların felaketini yaşarken bizler festival vs yapamazdık. Bu kahvaltımızda bir organizasyon değil özlem hasret gidermekti. Hala Hatay bölgemizde federasyonumuz ve derneklerimiz ile görevimizin başındayız.” Kahvaltı toplantısını ifade etti.
Başda mekanın ev sahipliğini üstlenen Atakan Ercan’a ve Kahvaltıya destek veren kuruluşlara teşekkür ederek sahneye davet etdi.
Avrasya Gastronomi ve Aşçılar Federasyonu'na (AGAFED) Ahmet Karaman yaptığı konuşma maiyeti; Her biri kendi alanında uzmanlaşmış ve yaratıcılıklarını zirveye taşımış olan aşçılarımız, sadece malzemelerle değil, aynı zamanda tutkularıyla da yemeklerine hayat veriyorlar. Mutfaklarını birer atölye gibi kullanarak, her bir tabaklarında özenle seçilmiş malzemelerle birleştirerek müşterilerine unutulmaz lezzet deneyimleri sunuyorlar.
Aşçılarımız, sadece mutfakta değil, aynı zamanda etraflarına pozitif enerji saçarak misafirlerini sıcak bir atmosferde ağırlıyorlar. Yemek yapma sürecini bir şölene dönüştüren bu yetenekli şefler, sadece karnı değil, ruhu da besliyorlar. Şeklinde yeni projeleri sundu.
İstanbul Aşçılar Derneği (İSAŞDER) Yönetim Kurulu Başkanı Adem Yılmaz’a projeleri hakkındaki sorumuza “2024 Yılında bir çok projemiz var. İstanbul Lezzet Ve Kültür Festivali bunun başında geliyor” Cevabını aldık.
Başkan Adem Yılmaz kendisinden önceki Başkanlara plaket sunarken Yönetim ve yedek yönetime aşçılık nişanesi taktı.
Rozet takılan yönetim kurulu asil üyeleri Başk Yrd Mehmet Gönül ,Şahin Elaldi,Yalçın Okuyucu ,Sadık Aybaş, Kadınlar Kolu Başkanı Hülya Bektaş..Yedek Yönetim Hasan İzan, Dilek Kıvılcım, Begüm Vardar , Ümit Eroğlu , Canan Ronaer Alagöz, dernek başkan asistanı Özge Çelen..
Gastronomi, insanların hayatında önemli bir yer işgal eden bir sanat ve bilim alanıdır. Lezzetli yemekler, kültürler arası iletişimi güçlendiren bir köprü görevi görerek insanları bir araya getirir. Her ülkenin kendine özgü mutfağı, tarihini, coğrafyasını ve kültürünü yansıtarak benzersiz bir lezzet zenginliği sunar. Şefler, malzemeleri ustalıkla kullanarak yemekleri sadece bir besin kaynağı olmaktan çıkarıp bir sanat eserine dönüştürürler.
Mutfaklarını birer sanat galerisine çevirerek sadece lezzetleri değil, aynı zamanda görsel bir şölen sunan, yaratıcılıkları, damaklarda bıraktıkları izlenimleri unutulmaz kılan bu usta aşçıların oluşturduğu Avrasya Gastronomi ve Aşçılar Federasyonu'na (AGAFED bağlı Dernekler;
AGAFED Avrasya Gastronomi ve Aşçılar Federasyonu Başkanı Ahmet Karaman, İstanbul Aşçılar Derneği (İSAŞDER) Yönetim Kurulu Başkanı Adem Yılmaz, Trakya Turizm Ve Gastronomi Derneği Başkanı Güner Şen, Elazığ Turizm Ve Gastronomi Derneği Başkanı Harun Seyran, Marmara Profesyonel Ve Aşçılar Derneği Başkanı Durmuş Yılmaz, AGAFED Öğrenci Başkanı Efe Yılmaz
Selçuk Meral’ın Kurucusu olduğu GM Center ve Antalya Turizm Fuarı tarafından organize edilen 26-27 Ekim 2023 tarihleri arasında 5.ncisi düzenlenen Antalya Turizm Fuarı 10 numaranın sınırlarını aşan başarıya ve verime sahip güzellikteydi.
Son derece başarılı ve verimli geçen fuarın protokol açılış konuşmalarında tekrarlanan “Turizm Zeytin Dalıdır.” Sözcüğünü çok benimsedik. Gerçektende zeytin dalının turizmle örtüşmesini son derece isabetli bulduk.
35 ülkeden 25 bin turizm profesyoneli ve paydaşının ağırlandığı Antalya Turizm Fuarı (ATF 23) ‘Move Your Tourism Move Your Country’ sloganıyla çok canlı, hiperaktif, atmosferiyle, mükemmel iş hacmi yüksek bir ortam oluşturdu.
Fuar açılış konuşmalarında GTM Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Meral, AKTOB Başkanı Kaan Kaşif Kavaloğlu, TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkanı Firuz Bağlıkaya, Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Gürbüz, Antalya Valisi Hulusi Şahin, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, Turizm radikalizmin önündeki en önemli engel olduğunu ticaretin, turizmin, insanların bir arada olduğu yerlerde ön yargıların kırıldığını belirttiler. Barışın huzurun simgesi olan zeytin dalı benzetmesiyle gündemi özetlediler.
Gerçektende benzetmeyi incelediğimizde; Zeytin dalı, antik Yunan gelenekleriyle ilişkilendirilen, tanrılara ve iktidar sahibi kişilere yapılan duayla bağlantılı olan barış ve zaferin simgesidir. Akdeniz havzasının çoğu kültüründe bulunur ve modern dünyada barışla ilişkilendirilir.
Neden zeytin dalı diyoruz?
Zeytin dalının barış sembolü olarak kullanılmasının kökenleri Antik Yunan kültürüne dayanmaktadır. Antik Roma'da da savaşta yenilenler, barış için yalvardıklarını belirtmek amacıyla ellerinde zeytin dalı tutarlardı.
Zeytin Dalı Neden Barışın Sembolüdür?
Antik Yunanlıların zeytin dalını barış ve zafer sembolü olarak kullanmalarından çok önce, Kutsal Kitap güvercinin Büyük Tufan'ın sona erdiğinin bir mesajı olarak gemiye bir zeytin dalı getirdiğini kaydetmişti. Büyük Tufan'ın ardından Nuh, suyun çekilip çekilmediğini görmek için gemiden kuşlar gönderdi. Büyük Tufan'ın 301. gününde Nuh yine güvercini gönderdi. Güvercin bütün gün orada kaldı ve sonra akşam dönünce güvercinin, ağzında kopmuş bir zeytin yaprağı vardı; ve Nuh suların yeryüzünden çekildiğini artık biliyordu.
Neden zeytin?
Zeytin Dayanıklıdır. Bazıları zeytin ağaçlarının çok dayanıklı olduğunu ve bu nedenle zorlu koşullara dayanabildiğini açıklıyor. Yapraklar selden sağ çıkamasa da zeytin ağacının kendisi hayatta kaldı. Böylece zeytin dalını geri getiren güvercin, sel sularının yaprakların yeniden yeşermesine yetecek kadar çekildiğinin habercisi oldu.
Turizmde barışın kendisidir. Zeytin ağacının dayanıklığı gibidir. Çok badireler geçirsede yine turizm ayaktadır. Ayakta kalmasına vesile olan ortam hazırlayan böylesi fuarların başarısını tebrik ediyoruz. Ve devamını diliyoruz.
SKAL İstanbul Kulübü, 24 Ekim 2023, Salı Günü Taksim Sofitel İstanbul Hotelde, Bozkurt Atabek’in ev sahipliğinde Burak Küntay’ın Cumhuriyet konulu konferansıyla bilgilenerek kutladı.
Başkanlığını Can Arınel’in yaptığı SKAL İstanbul Kulübü, 26 Haziran 1945 tarihinde San Francisco'da imzalanmış ve 110. maddeye uygun olarak 24 Ekim 1945'de yürürlüğe girmiş olan Birleşmiş Miletler Antlaşması yıl dönümündeki örtüşmesi ve böyle kutlama çok anlamlıydı.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Sanat Daire Başkanı Tolga Volkan Aslan İBB Turizm Müdürü, Hüseyin Gazi Coşan davetli olarak katıldığı kutlamaya, Başkan Can Arınel, Yönetim kurul üyeleri, Mustafa Yalçın, Selma Tatar, Meltem Tepeliler, Eski SKAL İstanbul Kulübü Başkanı ve USDF Yönetim Kurulu Üyesi Ayşe Önen, Seyhan Ayel Girit, Marmara SKAL Başkanı Melih Kırlı, Eski SKAL İstanbul Kulübü Başkanları Sadettin Bülbül, Marmara SKAL Başkanı Orhon Atameriç, USDF Disiplin Kurulu Başkanı Faik Alsaç başta olmak üzere SKAL üyeleri katıldılar
Başkan Can Arınel,açılış konuşmasında; “Cumhuriyet benim görüşüme göre toplumsal en büyük, en değerli varlığımız. Çünkü eğer Cumhuriyet olmasaydı bu topluluk. Millete geçişi sağlayamayacaktı. Cumhuriyet bize insan oğluna en yakışan yönetim şekliyle. Laik, demokratik bir hukuk devleti. Ve bu devlet 100 yıl içerisinde çok büyük başarıları, arkasında bırakarak öyle geldi ama başaramadıkları da oldu. Bugün 24 ekim. 1945 yılında aynı gün. Biliyorsunuz, birleşmiş milletler sözleşmesi imzalandı.” Şeklinde özet bir geçiş yaptı.
Barışın bu topraklardan uzaklaşması barışın olmadığı yerde ne yazık ki toplumsal arası toplumlar arasındaki ilişkiler de gelişemediğini, Güvenliğimiz için, hepimizin Atatürk’ün ne kadar büyük bir deha olduğunu ve bundan 100 yıl önce bize. Yol verdiği bu cumhuriyetin bizim için toplumsal büyük kazancımız ve bugün bir yönetim şekli olarak benimsemiş, cumhuriyetin ne kadar değerli olduğunu, anlayabiliyoruz bunun için şimdi sizleri, saygı duruşu ve istiklal marşını söylemeye davet ediyorum dedi.
Burak Küntay’ın konferans alıntılarına geçmeden önce 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı anlam ve önemini hatırlıyalım;
Devleti idare edenlerin seçimle iş başına geldiği yönetim şekline cumhuriyet diyoruz. Dünyadaki devletlerin çoğu cumhuriyetle yönetildiğini biliyoruz. Cumhuriyetle yönetilen ülkelerde egemenlik milletin olduğu aşikar. Millet, devleti yönetecek kişileri kendisi seçer. Böylece halk kendi kendini yönetmiş olur.
Yurdumuz cumhuriyete Kurtuluş Savaşı'ndan sonra kavuştu. Önceleri devletimizin adı Osmanlı Devleti idi. Devlet İdaresinde bütün yetki padişahın elindeydi. Osmanlı Devleti, Birinci Dünya Savaşı'nda yenik sayıldı. Düşmanlar yurdumuza girdiler. Mustafa Kemal, 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktı. Birçok yerde toplantılar yaptı. Hakkımızı "Ya istiklal, ya ölüm" parolası altında birleştirdi. 23 Nisan 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldı. Mustafa Kemal meclis başkanı seçildi. Ordumuz, İnönü Savaşlarını kazandı. Peşinden Sakarya Meydan Muhaberesi ile Başkomutanlık Meydan Savaşı'nı da zaferle noktaladık. Yunanlılarla ve Birinci Dünya Savaşı'nı da savaştığımız devletlerle 24 Temmuz 1923'te Lozan Barış Antlaşması imzaladık. Bütün dünya devletleri, Türkiye'nin bağımsız bir devlet olduğunu kabul ettiler. Yurdumuz yeniden egemenliğine kavuştu. Türkiye Büyük Millet Meclisi, 29 Ekim 1923'te cumhuriyeti ilan etti. Devletimizin adı Türkiye Cumhuriyeti oldu. Atatürk ise, ilk cumhurbaşkanımız olarak göreve başladı. Cumhuriyet idaresinde devlet anayasaya uygun kanunlarla idare edildi. Kanunlar ise halkın seçtiği milletvekilleri yapar. Devlet başkanına Cumhurbaşkanı denir.
Halkı yöneten insanlar, seçimle iş başına gelirler. Halk, istediğini seçer, istemediğini seçmez. Seçilen kişiler halka karşı sorumludurlar. İşte bütün bunlardan dolayı cumhuriyet en iyi yönetim şeklidir.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramına gelince; Türkiye Cumhuriyeti'nin resmen kurulduğu tarihtir. Ulu Önder Atatürk, diğer bayramlar gibi bu bayramı da gelecek nesillere bir miras olarak bırakmıştır. 29 Ekim 1923 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yapılan bir anayasa değişikliğiyle Türkiye'nin yönetim biçimi Cumhuriyet olarak belirlenmiştir. Bunun 101 pare top atışıyla kutlanması aynı gün meclis tarafından kararlaştırılmıştır. Bizler de yeni Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş günü olan 29 Ekim'i her yıl ülkece coşku içinde kutlamaya devam ediyoruz.
Türk halkı için Cumhuriyet Bayramı, milli birlik ve beraberliğin, toplumsal dayanışmanın üst düzeye çıktığı milli bayramlarımızdan birisidir. Kurtuluş Savaşı'nın Türk milletinin zaferiyle sonuçlanmasının ardından ortaya çıkan yönetim boşluğunun kaldırılması amacıyla yeni bir yönetim biçiminin belirlenmesi şarttı. Mustafa Kemal ve arkadaşları yaptıkları çalışmalar sonucu Türkiye'ye yakışır yönetim şeklinin cumhuriyet olduğuna karar verdi. Nihayetinde 29 Ekim 1923 tarihinde Cumhuriyet ilan edildi.
Cumhuriyetin getirdiği yenilikleri hatırlıyacak olursak ; Saltanatın kaldırılması ( 1 Kasım 1922), Ankara'nın başkent olması (13 Ekim), Cumhuriyetin ilanı (29 Ekim 1923), Halifeliğin kaldırılması (3 Mart 1924), Siyasi Partiler kuruldu. (Cumhuriyet Halk Fırkası, Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası, Serbest Cumhuriyet Fırkası) gibi Siyasal Alanda Yapılan Yenilikler, Kısaca Bayındırlık Alanında Yapılan Yenilikler, Toplumsal Alanda Yapılan Yenilikler, Tarım Alanında Yapılan Yenilikler, Hukuk Alanında Yapılan Yenilikler, Eğitim ve Kültür Alanında Yapılan Yenilikler, Sanayi Alanında Yapılan Yenilikler aslında sayılamıyacak kadar icraat yapıldı.
Bilim İnsanı Burak Küntay; geçmişten günümüze ufuk turu attırdı. Cumhuriyet tanımından, algısından, uygulamalarına kadar gelişimleri dile getirdi. Siyaset alanında hizmet veren babasından anekdotlar aktardı. Özgeçmişini özetledi. SKAL olan ilişkileri açıkladı.
Özetle “Babamla hep SKÅL toplantılarına gelirdim. Tabi benim için enteresan şeylerden biri SKÅL’a 24 sene önce gelmiştim babam konuşma yapıyordu ve 2 ay sonrasında babamı kaybettik. Şu an çocukluğumu hissettiğim, Rahmetli 79 Turizm Bakanı. Çerçeve kararname daha çıkmamış. Böyle bir ülke bugün turizmin en önemli merkezlerinden biri haline geldi. Cumhuriyet aşkı da tam da böyle geç ulaştığımız hemen farkına varamadığımız ama bu toplumun, bu ülkenin mayasına iyice sinmeye başlamış bundan sonraki yüzyılın da önünü açacak bir kıymet”dedi
Uzun geçiş süreçi ifade ederek Küntay; “Bugünleri gördük Cumhuriyet’in içine doğduk bunun tadına vardık, bunu yaşadık. Hakkımızı aramanın tepki koymanın içinde bir ana doğdum ben. Şimdi sorsanız ben niye birinin kulu olayım derim. Cumhuriyet birey olduğunuzu öğreten toprağın bayrağın vatanın bir hissedarı olduğunuzu hissettiren, halkın temsili, temsil edilebilme hakkım olduğunu hissettiren olgudur. Atatürkçü bir ailede yetiştim hep eleştirilsel kitapları okudum,” gerçek dehayı daha net anladığını ifade etdi.
Cumhuriyet’i kucağımızda hazır bulduğumuzu kıymetini ancak yeni yeni anladığımızı kendisini hergün Cumhuriyeti kutladığını söyledi.
Soruları cevaplandıran Küntay’a teşekkür plaketini başkan Can Arınel takdim etdi.
Ayrıca toplantıya ev sahipliği yapan, Sofitel İstanbul Taksim Genel Müdürü Bozkurt Atabek’e teşekkür plaketi yine Başkan tarafındn takdim edildi,
Yeni Skål üyeleri; Ayşe Uludağ, Batuhan Özbek, Sami Can Seven ve Özgür Mete Altay’a yemin törenlerinden sonra rozetleri takıldı.
Marriott Hotel Pendik, İstanbul Divan Asia Hotelden Marriott Pendik, olarak Marriott Hotel zincire eklendikten sonra konsepte uygun yenilenerek açılış sonrası, takriben 50 gün sonra Basına lansmanı yapıldı.
İstanbul Anadolu yakasındaki oteller arasında en ayrıcalıklı konaklama deneyimini sunduklarını ve merkezi konumuyla tüm önemli ulaşım yollarına iyi bağlantılara sahip hotel olduğunu ifade eden Genel Müdür Emre Güllüler, Marriott'un birinci sınıf markaları, ölçek ekonomisi ve isim tanınırlığı ve küresel bir müşteriye erişim açısından muazzam değerle, İster klasik, köklü misafirperverlik, ister benzersiz bir bakış açısıyla farklı yaşam tarzı deneyimleri yani marka deneyimlerinin tam bir yelpazesini sunduklarını söyledi
Seyahat planları yapan gezginlere daha fazla esneklik sağlağını,müşteriler yüksek hizmet seviyeleriyle ve ürün mükemmelliğiyle Marriott markalarını tercih etdiklerini vurguladı.
Emre Güllüler, İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı'na 15 dakika (6 km) uzaktalığı, Pendik Limana MarinTürk'den 2 kilometre mesafede, metro istasyonu gibi toplu taşıt ulaşım araçlarına yakınlığı avantajıyla, Otel, büyük şirketlerin genel merkezlerine, organize sanayi bölgelerine ve şehirdeki diğer önemli iş merkezlerine kadar gelişen iş bölgesinin merkezinde yer aldıklarını, iş ve tatil amaçlı seyahat edenlere ferahlatıcı hizmet sunmakta olduklarını açıkladı.
Satıştan sorumlu Genel Müdür yardımcı Songül Alkan’a neden sizin Hotelde kalsınlar sorumuza;
“Otel zincirinin müşteri memnuniyetine verdiği önem, kişiselleştirilmiş hizmetler, modern özellikler ve eşsiz lezzetlerle şaşırtan restoranlar konuklarımıza benzersiz bir deneyim sağlıyor. Marriott Pendik, tatilciler ve iş seyahati yapacaklar için mükemmel bir tercih. Otelimizin eşsiz manzarasının keyfini çıkarabilirsiniz.” Şeklinde cevaplıyor.
Genel Müdür yardımcı Songül Alkan, “Marriott Pendik Hotele gelin seyahatin stresini ortadan kaldırın.
Röportaj yaptığımız ilgililer “Fırsatlar ve Paketler. En İyi Fiyat Garantisi. Temizliğe Önem Veren. Temassız Oda Erişimi. Her deneyimi ve yeni macerayı bir üst seviyeye taşımak için ihtiyaçlarınıza göre özenle tasarlanmış sofistike alanlara kendinizi kaptırın. Onlarca yıllık deneyimden gelen güvenle, dünya çapında konukseverlik sanatını yükseltmek için daima gelişiyoruz.
Her Zaman İnsanı Önce Koymak
Geldiğiniz andan itibaren bağlantının, rahatlamanın ve farklı bir dokunuşla klasik kokteyllerin tadını çıkarın. Bir Büyük Oda'nın sunduğu enerjiyi hissedin. Modern, sofistike konuk odalarımızın her köşesi ve konforu, konaklamanızı her zaman daha iyi hale getirmek için özenle düşünülmüştür. Her destinasyonun sunduğu zengin kültürü vurgulamak için heyecan verici yerel malzemelerle zenginleştirilmiş klasik lezzetlerin tadını çıkarın. Konaklamanız süresince rutininize devam edebilmeniz için fitness merkezimizi son teknoloji ekipmanlarla donattık. odalarımıza ve süitlerimize bir göz atın . Konforunuz için tasarlanmış olağanüstü olanakları ve klasik dekoru keşfedin.
Buzdolapları, mikrodalga fırınlar, iş istasyonları, mutfaklar, kahve makineleri, beşikler ve ütü masası gibi Oda Olanaklarını bulmak için aşağıdaki adımları kullanın.
Roof restoranımız, Roof Bar ve odalarımızdan Marmara Denizi ve Adalar'ı seyredin.
Gelişmiş oda içi teknoloji ve çalışma alanı kurumsal seyahatlerinizi kolaylaştırıyor.
Kablolu kasa, mini bar, ütü ve ütü masası, ücretsiz hızlı internet, 24 saat oda servisi. Tüm konuk odalarında ücretsiz çay-kahve seti.” Bilgileri veriyorlar
Her şeyden önce güleryüzlü hizmet verdiklerini söylüyorlar
Gözlemledimiz, 230 civarında odası 8 kadar toplantı salonu, kongre turizme elverişli büyük balo salonu, kapalı açık yüzme havuzu fitnes salonu, odalarda hertürlü ihtiyaca cevap veren hizmetiyle İstanbul Çevresindeki En İyi Değerlendirilen Marriott Pendik lüks konaklama imkanı sunuyor.