Türk Mutfağını Dünyaya Tanıtacak Temsilci Davos Yolunda Durduruldu
Diplomat, uluslararası ilişkilerde devletini doğrudan temsil eden, ülkesinin kültürünü, kimliğini ve vizyonunu dünyaya taşıyan kişidir.
Bugün ise modern dünyada bu temsil yalnızca siyasetle sınırlı değil; kültür, turizm ve gastronomi de artık diplomatik güç unsurları arasında yer alıyor.
Tam da bu noktada, Türk gastronomisini küresel sahnede temsil etmeye hazırlanan Türkiye Gastronomi Turizmi Derneği (GTD) Başkanı Gürkan Boztepe, adeta bir kültür diplomatı gibi ülkesine hizmet etmek üzere Davos Zirvesi’ne katılmaya hazırlanıyordu.
Ancak Schengen vizesine takılan engel, yalnızca bir şahsın değil, Türk mutfağının dünya sahnesinde kaçırdığı büyük bir fırsatın habercisi oldu.
Türk Mutfağının Dünyaya Açılan Kapısı Kapatıldı
Daha önce defalarca Schengen vizesi almış, iki anonim şirket ve iki uluslararası dernek başkanlığı bulunan Gürkan Boztepe’ye önce “ek belge” talep edildi, ardından vize reddedildi.
Oysa Boztepe, Davos’ta yalnızca bir katılımcı değil; Türk mutfağının tanıtım elçisi, Anadolu’nun bin yıllık sofrasının temsilcisi, ülkesinin kültürel gücünü dünyaya taşıyan bir gastronomi diplomatı olacaktı.
Bu ret kararıyla, Davos’ta Türk mutfağının tanıtımı için planlanan temaslar, sunumlar ve iş birlikleri gerçekleşemedi. Kaçırılan fırsat yalnızca bir seyahat değil; Türkiye’nin gastronomi turizmi adına kazanabileceği uluslararası prestij oldu.
Bu Sadece Bir Vize Değil, Türkiye’ye Konan Engeldir
GTD Başkanı Boztepe yaşananları kişisel bir sorun olarak görmediğini belirterek şu mesajı verdi:
“Bu durum Gürkan Boztepe’nin değil, Türk mutfağının ve Türkiye’nin önüne çıkarılmış bir engeldir.”
Son yıllarda Kuzey Afrika’dan Avrupa’ya uzanan birçok uluslararası organizasyonda Türk mutfağı birincilikle anılıyor. Coğrafi işaretli ürünler, zengin çeşitlilik, yüksek şef kalitesi ve eşsiz sunum gücüyle Türk gastronomisi artık küresel rekabetin zirvesinde.
Bu yükseliş, Türkiye’nin yumuşak gücünü artırırken, bazı çevrelerde rahatsızlık oluşturduğu yorumlarını da beraberinde getiriyor.
Mutfak Sadece Lezzet Değil, Stratejik Güçtür
Gastronomi turizmi bugün milyarlarca dolarlık küresel bir pazarı temsil ediyor. Michelin Rehberi’nin Türkiye’ye gelişi, bu alanda doğru yolda olunduğunun en büyük göstergesi.
Gürkan Boztepe’nin hedefi, Türk mutfağını yalnızca sofralarda değil, uluslararası karar masalarında görünür kılmaktı.
Ancak vize duvarı, bu diplomatik gastronomi hamlesini sekteye uğrattı.
Anadolu’nun Lezzeti Sınır Tanımaz
Her şeye rağmen mesaj net: Vize engelleri geçici olabilir, ama Anadolu’nun bin yıllık mutfak mirası kalıcıdır.
Türk gastronomisi, dünyada hak ettiği yere yürümeye devam edecek. Çünkü bu yürüyüş yalnızca yemek değil; kültür, tarih ve kimlik yürüyüşüdür.
Turizm Sektörüne Devrim Niteliğinde Bir Eğitim Modeli
İstanbul’un Tarihi Dokusunda, Yabancı Dil Bariyerlerini Kıran Benzersiz Bir Proje, “English Talk Club”
Turizmin Kalbinde, Dünya Vatandaşları Yetiştiren İnovatif Eğitim
Türkiye turizmine uzun yıllara dayanan katkılarıyla tanınan isimler, sektörün en kritik ihtiyacına çözüm getiren devrim niteliğinde bir projeyi hayata geçirdi. İstanbul’un en turistik noktalarında yer alan Walton Zincir Otelleri’nin ortaklarından ve Sağlık Turizmi odaklı MK Travel Seyahat Acentası Yönetim Kurulu Başkanı Muammer Kaya, Amerika’da yüksek öğrenimini tamamlamış bir turizm profesyoneli olarak, Murat Aydın ve Mustafa Temuralay ile “English Talk Club” projesinde güçlerini birleştirdi.
Bu üç deneyimli isim, turizm sektörünün kanayan yarası haline gelen “pratik İngilizce” eksikliğini ortadan kaldırmak amacıyla English Talk Club’ü kurdu.
“Derste Değil, Hayatın İçinde Öğrenme” Felsefesiyle: Pratik, Pratik, Pratik!
Projenin temel felsefesi, geleneksel dil eğitiminden köklü bir kopuşu simgeliyor: “Ders, Gramer Eğitimi Yok. Sadece Konuşma Var.” English Talk Club, dil öğreniminde ezberci ve stresli yapıyı tamamen reddederek, onun yerine doğal iletişimi merkeze alıyor. Turizm sektöründe çalışan garson, şoför, otel ve restoran personeli, satış elemanları başta olmak üzere, temel seviyede (B1) İngilizce bilen herkese hitap eden kulüp, katılımcıları anadili İngilizce olan veya yabancı aksanlı eğitmenlerle buluşturuyor.
Online ve yapay zeka destekli eğitim araçlarının ötesine geçen bu model, insana özgü sosyal etkileşimin, beden dilinin ve kültürel bağlamın öğrenmedeki kritik rolünü bir kez daha hatırlatıyor. Yüz yüze, canlı konuşmanın sağladığı özgüven ve akıcılık kazandırma hızı, dijital araçlarla kıyaslanamayacak düzeyde.
Tarihi Bir Mekanda, Doğal Bir Sosyal Ortam
Eğitimler, turizmin ve kültürlerin buluşma noktası olan Sultanahmet’teki Art Cafe’de gerçekleştiriliyor. Stresten uzak, rahat bir kafe ortamında, iki ücretsiz içecek eşliğinde ilerleyen seanslar, ders havasından tamamen arınmış durumda. Katılımcılar, özenle hazırlanmış ve en sık kullanılan kelime ile kalıplardan oluşan şablonlar üzerinden, tamamen İngilizce konuşarak pratik yapıyor. Türkçe konuşmak veya açıklama yapmak kesinlikle yasak. Her seans farklı bir eğitmenle yapılabildiği gibi, katılımcının tercihine göre aynı eğitmenle de devam edilebiliyor.
Kulübün Çalışma Şekli ve Fırsatları
Yüz Yüze Canlı Konuşma
Süper bir tecrübe ve eğlenceli bir sosyal etkinlik.
Yabancılarla Doğrudan İletişim
Konuşma becerisi ve özgüven katlanarak artıyor.
Yeni Kültürler ve İnsanlarla Tanışma
Sektör için paha biçilmez bir network fırsatı.
Uluslararası Fırsat
Kulüp, anlaşmalı olduğu İngiltere’deki dil okullarına öğrenci göndererek eğitimi uluslararası arenaya taşıyor.
Turizmin ve İngilizcenin Ekonomideki Vazgeçilmez Rolü
Turizm, yalnızca bir seyahat ve konaklama faaliyeti değil; ülkelerin ekonomisini şekillendiren, döviz girdisinin en önemli kaynaklarından biri olan endüstriyel bir yapıdır.
Ödemeler dengesini güçlendirir, istihdam yaratır ve yeni alanların gelişimine öncülük eder. Ulusal gelirin artmasına, altyapının iyileşmesine ve yerel halkın yaşam standartlarının yükselmesine doğrudan katkı sağlayan bir katalizördür.
İşte tam da bu noktada, İngilizce devreye giriyor. Dünyada en çok konuşulan ikinci dil ve küresel ticaret, bilim ve turizmin ortak dili olan İngilizce, bu dev ekonomik çarkın en kritik dişlisidir. Bir turizm çalışanının İngilizce konuşabilmesi, yalnızca bir iletişim becerisi değil; misafir memnuniyetini, ülke imajını, satışları ve dolayısıyla ülke ekonomisini doğrudan etkileyen bir stratejik yetkinliktir.
English Talk Club, tam da bu stratejik ihtiyaca odaklanarak, klasik eğitim metodolojilerini bir kenara bırakıyor ve “öğrenmeyi, yaşamın ve işin doğal akışına dahil ediyor.” Bu model, yalnızca Türkiye turizmi için değil, dil eğitimi alanında da örnek teşkil edecek, çağdaş ve son derece pratik bir çözüm sunuyor.
Katılım Bilgileri;
Cumartesi ve PazarGünleri, 10:00, 11:00, 12:00, 13:00Seanslarında
Ücretlendirme (Seans başı + 2 içecek)
Anadili İngilizce Olan Eğitmenle: 1.500 TL, Yabancı Öğrenci Eğitmenle: 1.200 TL, İleri Seviye Türk Eğitmenle: 800 TL
Adres: Küçük Ayasofya Cad. Yabacı Sk. No:3, Fatih / İSTANBUL
'Doğanın Işıltıları' 162 Milyar Euroluk Dev Pazarın Kapılarını Türkiye'ye Araladı
KM Group Kurucusu Meltem Bayazıt Tepeler'in Liderliğinde Düzenlenen Sofralar Sergisi-Yaratıcılık Konferansı, Türkiye'yi Sektörün Küresel Merkezi İlan Etti. 36 Ülkeden Profesyonel İstanbul'da Buluştu.
Dünya etkinlik ve düğün turizminin 162 milyar Euro'yu aşan dev potansiyelinden pay almak isteyen Türkiye, İstanbul'da gerçekleşen görkemli bir organizasyonla sektörün yeni gözdesi oldu.
Avrupa'nın tek başına 21.4 milyar Euro'luk pazar büyüklüğüne ulaştığı 'düğün-etkinlik' endüstrisinde söz sahibi olmayı hedefleyen Türkiye, KM Events tarafından Lütfi Kırdar Kongre Merkezi'nde düzenlenen "Sofralar Sergisi - Yaratıcılık Konferansı" ile muazzam bir uluslararası çekim gücü yakaladı.
Başarılı Organizasyonun Lideri, Meltem Bayazıt Tepeler Etkinliğin bu yılki "Doğanın Işıltıları" temalı dördüncü edisyonunun başarısı, organizatör kuruluş KM Group'un Kurucusu ve CEO'su, aynı zamanda Türkiye Uluslararası Etkinlikler Derneği (TUED) Başkanı olan Meltem Bayazıt Tepeler'in vizyoner liderliğine ve azmine bağlandı.
Açılışta yaptığı etkileyici konuşmada Tepeler, etkinliğin başlangıcından bu yana dört kat büyüdüğünü ve 36 ülkeden yüzlerce profesyoneli ağırlamaktan gurur duyduklarını vurguladı.
Tepeler, "Bu büyülü etkinlik, Türkiye'yi birçok medeniyetin beşiği olarak göstererek, yaratıcılık, tasarım ve misafirperverlikte önde gelen bir destinasyon olarak konumlandırmayı amaçlıyor" dedi.
Sektör Devleri İstanbul'da Buluştu Michael Jordan, Jennifer Lopez, Madonna gibi dünya yıldızlarına etkinlik düzenleyen sektörün uluslararası üne sahip isimleri İstanbul'da bir araya geldi.
Sharon Sacks, Fabrice Orlando, Antonio Paraiso, Elizabeth Solaru gibi dünyaca ünlü tasarımcı, danışman ve stratejistlerin yanı sıra, Jamie Aston, Erica Jones, Simone Tostes gibi 9 dünya çapında etkinlik tasarımcısının eserleri sergilendi.
İstanbul Vali Yardımcısı, İTO Başkanı Şekip Avdagiç'in de aralarında bulunduğu seçkin bir protokolün katılımıyla gerçekleşen etkinlik, aynı zamanda uluslararası dernek liderlerini de ağırladı.
Türkiye, Küresel Bir Hub Olma Yolunda Etkinlik, Türkiye'nin MICE (Toplantı, Teşvik, Konferans, Sergi) ve lüks düğün turizminde bir "yaratıcılık ve tasarım merkezi" olma iddiasını somutlaştırdı. Program kapsamında düzenlenen B2B görüşmelerde Türkiye'nin önde gelen otelleri ile global markalar, uluslararası etkinlik planlamacıları ve seyahat uzmanları ile bir araya gelme fırsatı buldu. "Lüks, Her Zamankinden Daha Yeşil", "Yeni Lüksün Tanımı" ve "Türkiye'de Gastronomide Yaratıcılık" gibi başlıklarla düzenlenen panellerde sektörün geleceği masaya yatırıldı.
Londra Yolculuğu Başlıyor Meltem Bayazıt Tepeler, Sofralar Sergisi'nin bir sonraki durağını da açıkladı. Sergi, 11-12 Nisan 2026'da Londra'da düzenlenerek Türk yaratıcılığını ve tasarım gücünü dünyanın bir başka önemli merkezine taşıyacak.
Ödüller Sahiplerini Buldu Açılış gecesinde düzenlenen törende, 2025 sergisine katkıda bulunan Jamie Aston, Erica Jones, Andrea Guimaraes, Diana Sandoval ve Elizabeth Solaru gibi isimlere "2025 Tasarımı" ödülleri takdim edildi.
Üç gün boyunca masterclasslar, tematik geceler ve networking fırsatlarıyla devam eden etkinlik, Türkiye'nin düğün ve etkinlik turizminde küresel bir aktör olma yolundaki kararlılığının en renkli ve etkileyici göstergesi oldu.
SKALİTE 2025 Ödülleri Türk Turizminin Zirvesini Buluşturdu
Raffles Hotel İstanbul’da Gerçekleşen Törende Kalite, Sürdürülebilirlik ve Başarı Aynı Sahneyi Paylaştı
Seyahat ve turizm endüstrisinde lider bir uluslararası kuruluş olan SKAL International, bünyesinde Başkanlığını Selma Tatar’ın yaptığı SKAL İstanbul kulübü tarafından verilen, hem seyahat hem de turizm ilerlemesi aynı zamanda fiziksel, kültürel ve sosyal çevrenin etkileşiminin önemine ve seyahat edenin sorumluluğuna ve ihtiyacına vurgu yapan her yıl değişik konseptle, seyahat ve turizm endüstrisindeki sürdürülebilir başarıyı artırmaya tetiklemeye yönelik aktif rol oynayan, SKALİTE Turizmde Kalite Ödülleri, doğru tercihle sahiplerini buldu.
Türk turizminin kalbi dün gece Raffles Hotelde attı.
Sektörün öncüleri, kaliteye adanmış emekleriyle aynı sahnede buluştu. Bu sadece bir ödül gecesi değil, Türkiye’nin turizmdeki global vizyonunun kutlamasıydı.
Turizm dünyasının en prestijli gecesine, ruhuna ve heyecanına tanıklık etmek gerçekten tarifsiz bir deneyimdi.
SKALITE, sadece bir ödül töreni değil, Türk turizminin kalbinin attığı, emeğin, kalitenin ve dayanışmanın taçlandığı bir şölendi. İşte o geceden izlenimler ve tüm detaylar...
Turizm dünyasının en köklü ve en prestijli ödülleri olarak nitelendirilen "Turizm Oscar'ları" SKALITE, görkemli bir törenle sahiplerini buldu. 27 Ekim 2025 Pazartesi akşamı Raffles Hotel İstanbul'un muhteşem atmosferinde gerçekleşen gece, sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirdi.
Kalitenin Zirvesine Çıkan Buluşma
SKAL International'ın dünyanın dört bir yanından gelen üst düzey temsilcileri, geceye ayrı bir anlam kattı. SKAL International Dünya Başkanı Denise Scrafton, Finanstan Sorumlu Başkan Yardımcısı Mohan Narayana ve SKAL International Türkiye direktörü Deniz Anapa'nın katılımıyla, tören uluslararası arenadaki ağırlığını bir kez daha gösterdi.
67 Yıllık Köklü Çınar, SKAL Türkiye
Federasyonun Türkiye yapılanması, 1956 yılından bu yana faaliyetlerini sürdürüyor. İstanbul'dan Ankara'ya, İzmir'den Antalya'ya, Kapadokya'dan Karadeniz'e uzanan 17 farklı kulübü ve bine yakın turizm profesyoneli üyesiyle SKAL Türkiye, sektörün lokomotif sivil toplum kuruluşlarından biri olmayı sürdürüyor.
Kalite Bir Felsefe, SKALİTE İse Onurdur
SKALİTE Geleneği, Kalite ve Sürdürülebilirliğin 27 Yıllık Yolculuğu
1998'den beri kesintisiz olarak düzenlenen SKALITE Ödülleri'nin temel amacı, Türk turizminde kaliteyi bir yönetim felsefesi olarak benimseyen kişi ve kuruluşları ödüllendirerek, onları sektör için birer rol model haline getirmek. Ödüller; seyahat acenteleri, konaklama ve ulaştırma gibi ana sektörlerin yanı sıra, turizm basını, kültür değerlerinin korunması, medya ve tanıtım gibi alanlarda kaliteden ödün vermeden çalışan isimlere de veriliyor.
Başkanlardan Anlamlı Mesajlar
SKAL İstanbul Başkanı Selma Tatar yaptığı etkileyici konuşmada, şunları vurguladı:
“SKALİTE, Türk turizminde değer yaratanların buluşma noktası. Bu ödüller, sadece bir takdir değil; ülkemizin turizmdeki geleceğine olan inancımızın sembolüdür.
Turizm sadece ekonomi değildir. İnsandır, hikayedir, barıştır. Sihirleri buluşturur, kültürleri yakınlaştırır... Kalite varsa güven vardır. Bu akşam çıkacak her işin, emeğin, sevginin ve inancın altındayım" diyerek sektörün manevi değerlerine vurgu yaptı. Ayrıca, 1998'de projenin mimarı olan Hülya Aslantaş'a ve bu bayrağı taşıyan tüm eski başkanlara şükranlarını iletti.
SKAL International Dünya Başkanı Denise Scrafton ise coşkulu konuşmasında, "İnanılmaz bir etkinlik! Beni buraya davet etme ayrıcalığı için çok teşekkür ederim. SKAL tutkunuz inanılmaz. Sizinle çalışmak bizim için büyük bir zevk" ifadelerini kullanarak Türkiye'deki SKAL ailesinin enerjisini ve başarısını övdü.
Bir turizm tutkunu ve gözlemcisi olarak söyleyebilirim ki; SKALITE gecesi, Türk turizminin sadece bugününü değil, aynı zamanda kalite ve inançla parlayan geleceğini de yansıtıyordu.
O salonda hissettiğim o enerji, kolektif başarı heyecanı ve mesleki dayanışma ruhu, sektörümüzün ne kadar güçlü temeller üzerinde yükseldiğinin bir kanıtıydı. Emeği geçen, ödül alan ve bu güzel geceye katılan herkesi yürekten kutluyorum.
Türk turizmi, sizlerle daha nice başarılara yelken açacak. Turizm sadece bir sektör değil; bir ülkenin dünyaya açılan gülümsemesidir. SKALİTE 2025, Türkiye’nin bu gülümsemesini kaliteyle, zarafetle ve sürdürülebilirlikle bir kez daha gösterdi. Bu başarı hikayelerinin artarak devam etmesi dileğiyle
Yılın En Parlayanları
Gecede ödül alanlar arasında Divan Otelleri, The Peninsula İstanbul, Vakko Hotel and Residence gibi konaklama devlerinin yanı sıra; Tema Vakfı, Özyeğin Üniversitesi, Fest Travel, Şerif Yenen gibi farklı alanlarda sektöre değer katan isimler de yer aldı.
Bu yılın en dikkat çekici onurlarından biri, SKAL İstanbul Özel Ödülü oldu. Türkiye A Milli Kadın Voleybol Takımı, ülke turizmine yaptığı moral katkı ve global tanıtım etkisi nedeniyle bu prestijli ödüle layık görüldü.
2025 SKALITE Ödülleri Tam Listesi
Divan Otelleri, The Peninsula İstanbul, Vakko Hotel And Residence, Moris Turizm A.Ş, Fest Travel, O.D.S.Tur.Key, Mesnevi Turizm, Seviç Restoran, Binbirdirek Sarnıcı, Zeyrek Çinili Hamam, Serdar Gülgün, Tema Vakfı, Özyeğin Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Fakültesi, Eliteworld Hotels & Resorts, Şerif Yenen, Türsab TV, Odamigo Excellence In B2B Travel
SKAL İstanbul Özel Ödülü; Türkiye A Milli Kadın Voleybol Takımı
SKAL Bölge Ödülleri: Konya — Selçuklu Kongre Merkezi Eskişehir — Prof. Dr. Murat Türkteki & Ayşe Ünlüce Bursa — Ömer Kızıl İzmir — Ahmet Kilimci Antalya — Tolga Kilit Bodrum — Cape Bodrum Luxury Hotel & Beach Marmaris — Libero Tour Kapadokya — Teyfik Ölmez Mezopotamya — Prof. Dr. Aytaç Coşkun Ankara — Gökyay Vakfı Satranç Müzesi Çukurova — Ekar Global Kuşadası — Bahattin Sürücü Marmara — Orhon Atameriç Çanakkale — Dilek Mildon Fethiye — Mehmet Argın
USDF Özel Ödülü: Dr. Barbaros Kon — Akdeniz Turizm Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi, Humanica Kurucusu
Yaşam Boyu Başarı Ödülü: Nurdan Üstman
SKAL International İstanbul Hakkında
1934 yılında kurulan SKAL International, seyahat ve turizm sektörünün tüm kollarını bir araya getiren dünyanın en eski uluslararası organizasyonudur. 7 Haziran 1956’da kurulan SKAL International İstanbul Kulübü, bugün 75’ten fazla ülkede faaliyet gösteren bu global ağın Türkiye temsilcisidir.
Turizmin kalbinden gelen bir lider, sektöre vizyon, samimiyet ve güven getiren bir isim, Aylin Özsavaş. Her kelimesi, her adımı, mesleğine ve meslektaşlarına duyduğu sevgiyle yoğrulmuş. Bu güçlü buluşma, sadece bir toplantı değil, turizmin yeniden doğuşunun habercisiydi.
TÜRSAB Başkan Adayı Aylin Özsavaş’tan Acentalar Buluşması
15 Ekim 2025 Çarşamba akşamı, Taksim Hill Hotel’de, otelin Yönetim Kurulu Üyesi Mahir Yüksel ev sahipliğinde gerçekleşen etkinlikte, TÜRSAB Başkan Adayı Aylin Özsavaş, turizm sektöründeki birlik ve iş birliğini güçlendirmek amacıyla sektör temsilcileriyle bir araya geldi.
Taksim’in kalbinde yer alan, tarihi ve prestijli Taksim Hill Hotel, sektör profesyonellerini ağırlarken, turizmin geleceği, sektördeki sorunlar ve çözüm yolları gündeme geldi.
Aylin Özsavaş konuşmasında, sektöre dair samimi, cesur ve birleştirici mesajlar verdi. “Vatanını en çok seven, işini en iyi yapandır.” sözleriyle Atatürk’ün vizyonunu hatırlatarak, turizmde liyakat, şeffaflık ve dayanışma temelli bir gelecek çağrısında bulundu.
Etkinlikte ev sahipliği yapan Mahir Yüksel, nezaketi ve profesyonelliğiyle geceye damga vurdu. Organizasyonda emeği geçen Nezahat Şamlı Şen ve ekibi ise tüm misafirlere mükemmel bir ev sahipliği sundu.
Aylin Özsavaş, sadece bir başkan adayı değil, turizmin vicdanı, emeğin ve umudun sesi. Sözleriyle ilham veren, sektörün sorunlarına dokunan, çözüm odaklı yaklaşımıyla güven veren bir lider. Turizmin geleceğini onun vizyonu ve kararlılığıyla yeniden şekilleneceğine tüm kalbimle inanıyorum.
Gastronomi, bir ülkenin kültürel mirasının, sağlığının ve turizm gücünün birleştiği en özel noktadır. Bir kültürün yüreğine açılan en lezzetli kapısıdır.
GastroShow 2025 bu kapıyı tüm dünyaya ardına kadar açarak, Türk mutfağının eşsiz hazinelerini küresel arenada taçlandırmayı amaçlayan bir şölene dönüştü.
GastroShow bu anlamda yalnızca bir etkinlik değil, Türkiye’nin dünya sahnesindeki lezzet elçisidir.
Bu organizasyon, aynı zamanda turizmin lokomotifi ve sağlıklı yaşamın vazgeçilmez bir parçası olan gastronominin nabzının attığı yerdi.
GastroShow, bu alandaki önemi her detayıyla hissettiren, mükemmellik abidesi bir organizasyondu.
GastroShow 2025 Sağlık Temasıyla Türkiye Gastronomisini Zirveye Taşıdı
Türk gastronomisini küresel arenada yüksek seviyeleri hedefleyen en prestijli organizasyonlardan biri olan GastroShow 2025, bu yıl “Sağlık” temasıyla 6 Ekim 2025 Pazartesi günü Swissôtel The Bosphorus, İstanbul’da gerçekleştirildi.
Gastronomi ve turizm sektörlerinin tüm paydaşlarını, yatırımcılarını, ünlü şeflerini ve basın mensuplarını bir araya getiren bu dev organizasyon, Türk mutfağının sürdürülebilir geleceğine ve sağlık odaklı gastronomiye ışık tuttu.
Türk mutfağını dünyaya doğru şekilde tanıtmayı kendine misyon edinen GTD (Gastronomi Turizmi Derneği), başta Başkan Gürkan Boztepe olmak üzere tüm yönetimiyle, kusursuz bir organizasyona imza attı. GastroShow 2025, gastronomi turizminin ekonomik, kültürel ve sağlık boyutlarını birleştiren örnek bir etkinlik olarak kayıtlara geçti.
Paneller Işık Tuttu
İş Dünyası Konuşuyor Paneli
Moderatör, GTD Başkanı Gürkan Boztepe Panelistler,Mehmet Sekmen Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı, Zeki Konukoğlu Sanko Holding Onursal Başkanı, Umut Soykan Kütahya Porselen E-Ticaret ve Pazarlama Direktörü, Utkan Gülaçtı, Swissôtel The Bosphorus İstanbul Genel Müdürü, Murat Başyazıcıoğlu, Başyazıcı Holding Yönetim Kurulu Üyesi
Bu panelde, müşteri memnuniyeti, sürdürülebilir kalite, markalaşma ve gastronomi turizminin ekonomik etkileri masaya yatırıldı. Önemli vurgular yapıldı. Konuşmacılar, kalıcı başarının ancak en üst düzeyde müşteri memnuniyeti ve her aşamada titizlikle uygulanan sürdürülebilir kalite politikaları ile sağlanabileceğini belirttiler.
Panelistler, hizmet sektöründe insan odaklı yönetim, kalite sürekliliği ve Türk markalarının küresel rekabet gücü üzerine çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Marka sadakati oluşturmada bu iki unsurun olmazsa olmaz olduğunun altı çizildi.
Sağlık Paneli – “Gastronomi ve Sağlıklı Yaşam”
Moderatör, Tamer Levent (Sanatçı) Konuşmacılar; Didar Bademci Psikolog & Aile Danışmanı, Prof. Dr. Oğuz Özyaral, Mikrobiyolog & Sağlık Uzmanı, Zafer Sağdıç, Özsağdıçlar YK Başkan Yardımcısı, Dr. Ender Saraç, Doktor, Sonay Doğanç Kelebek Kütahya Porselen Teknik Genel Müdürü
Panelde, sağlıklı beslenme, hijyen, sürdürülebilir üretim ve sağlığı koruyan gastronomi konuları ön plana çıktı. Gastronomi ve sağlık ilişkisinin önemi ve sağlıklı beslenme konuları tüm yönleriyle ele alındı.
Uzmanlar, sağlıklı yaşamın mutfaktan başladığını, Sağlıklı mutfağın, sadece kullanılan malzemelerle değil, aynı zamanda pişirme yöntemleri, sunumda kullanılan ürünlerin (Kütahya Porselen vurgusuyla) güvenliği ve beslenmenin psikolojik boyutuyla bir bütün olduğu vurgulandı. Gastronominin, lezzetin ötesinde, insan sağlığına ve esenliğine hizmet eden bir bilim ve sanat dalı olduğu konusunda fikir birliğine varıldı.
Gastronominin yalnızca lezzet değil aynı zamanda bir iyilik ve denge felsefesi olduğunu ifade ettiler.
Etkinlik ve Gastronomi Paneli
Moderatör; Süleyman Gülüm & Metin Akdemir Konuşmacılar; Ali Onaran, Prontotour Sahibi Meltem Tepeler Etkinlik İş İnsanı, Süreyya Üzmez Trilye Restoran Sahibi
Etkinlik odaklı panelde, gastronomi turizminin tanıtım gücü, etkinlik yönetimi ve deneyimsel turizm temaları işlendi.
Etkinlik gastronomisinin dinamikleri, Türkiye’nin gastronomi etkinlikleriyle uluslararası arenada daha güçlü bir destinasyon haline geldiğini vurguladılar.
Turizmle bağlantısı, misafir deneyimini unutulmaz kılmak için yapılması gerekenler ve seyahat endüstrisinde gastronominin itici gücü masaya yatırıldı.
Panelin ardından turizme destek ödülünü alan Meltem Tepeler ile yaptığımız söyleşide, Filipinler’in Manila kentinde gerçekleşen dünyaca ünlü etkinlik ödülünü sorduk.
KM Events’in kurucusu ve yöneticisi, TUED – Türkiye Uluslararası Etkinlikler Derneği’nin kurucu başkanı ve SKAL İstanbul Yönetim Kurulu Üyesi olan Tepeler, bugüne kadar pek çok ülkeden gelen çiftlerin düğünlerini masalsı atmosferlerde gerçekleştirdi. Papa Benedict XVI, George Bush, Tony Blair, Jacques Chirac, Gerhard Schröder, Silvio Berlusconi ve İlham Aliyev gibi dünya liderlerini de ağırlayan Tepeler, etkinlik dünyasında sayısız başarıya imza atmıştı.
RSVP Global – Yaşam Boyu Başarı Ödülü ve Hindistan Shubh Wedding & Lifestyle Awards – “Yılın En İyi Düğün Tasarımcısı” gibi prestijli ödüllerin de sahibi olan Meltem Tepeler, geçtiğimiz temmuz ayında Filipinler’in Manila kentinde düzenlenen, dünyaca ünlü etkinlik tasarımcısı Gideon Hermosa’nın mesleğinin 15. yıl kutlamalarına katıldı. Ünlü Oscar ödüllerinin tasarımcısı Edgardo Zamora ile birlikte, dünya düğün endüstrisine katkılarından dolayı özel bir ödüle layık görüldü.
Rusya Otelciler ve Restoranlar Federasyonu Başkanı Igor Buhraov kısa bir konuşmayla otel ve Restoranların sağlık hizmetleri hakkında bilgiler paylaştı
GastroShow’un Önemi
GastroShow 2025, yalnızca bir lezzet buluşması değil, aynı zamanda Türkiye’nin kültürel diplomasi aracı olarak dikkat çekti.
Gastronomi turizmi, yerel üreticiden uluslararası yatırımcıya kadar geniş bir etki alanı oluştururken, ülke ekonomisine katma değer sağlamaya devam ediyor.
Gastronomi yalnızca yemekdeğildir; bir ülkenin kimliği, sağlığı ve turizmdeki gücüdür.
GastroShow 2025, bu bilinçle Türkiye’nin dünya sahnesindeki gurur tablosu olmuştur. Her detayıyla mükemmel bir organizasyon, örnek bir vizyon.Organizasyon, gastronominin birleştirici gücünü, turizme olan muazzam katkısını ve en önemlisi, sağlıklı bir yaşamın temeli olduğunu bir kez daha seslendirdi.
Emek veren, katkı sağlayan herkesi yürekten kutluyor, Türk gastronomisinin bu ışıkla dünyayı aydınlatmaya devam edeceğine yürekten inanıyorum.
“Türkiye Sağlık Turizminde Nasıl Lider Olur?” Forumu Gerçekleşti
Türkiye, coğrafi konumu, sağlık altyapısı ve yetişmiş insan kaynağı ile sağlık turizminde küresel bir güç olmaya en yakın ülkelerden biri.
Ancak bu potansiyeli liderliğe dönüştürmek için doğru mevzuat, sürdürülebilir teşvikler, etkin tanıtım ve güçlü kamu-özel iş birliği şart. Bu forum, Türkiye’nin sağlık ihracatında liderliğe giden yol haritasını çizmek adına tarihi bir adım oldu.
Sağlık Turizminin Stratejik Önemi
Sağlık turizmi, sadece ekonomik değil; diplomatik ve kültürel bir güç alanıdır. Türkiye, modern hastaneleri, uzman hekimleri, uygun maliyet avantajı ve misafirperverliğiyle dünyanın güvenini kazanmaya hazır.
Bu forum, Türkiye’nin sağlıkta markalaşma yolculuğunda önemli bir dönüm noktası oldu. Artık hedef, sadece “rekabet etmek” değil, dünyada sağlık turizminin lider ülkesi olmak.
“Türkiye Sağlık Turizminde Nasıl Lider Olur?” Forumu Gerçekleşti
Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği (OHSAD) ile Yeni Arayışlar Girişimi Platformu Derneği (YAPDER) öncülüğünde; SEVDODER, Güvenilir Ürün Platformu ve Turizm Araştırma Geliştirme Platformu iş birliğiyle düzenlenen “Türkiye Sağlık Turizminde Nasıl Lider Olur?” başlıklı forum, 4 Ekim 2025 Cumartesi günü TİM İstanbul Dış Ticaret Kompleksi’nde gerçekleştirildi.
Sağlık turizmi yönetmeliğinin etkin uygulanması ve hizmet ihracatında başarıyı artıracak stratejiler forumun ana gündemiydi.
Forumun açılışında, Hizmet İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi ve Sağlık Komitesi Başkanı Prof. Dr. O. Gazi Yiğitbaşı, OHSAD Başkanı Dr. Reşat Bahat ve Ticaret Bakanlığı Genel Müdür Yardımcısı Ali Alperen Kaçar konuştu. Katılımcılar, Türkiye’nin sağlıkta kalite ve marka gücünü dünyaya tanıtmak için stratejik bir iletişim modeline ihtiyaç olduğunu vurguladı.
Panel, “Sektörün Tüm Paydaşları Bir Masada”
Toplantının moderatörlüğünü Meri İstiroti üstlendi. Panelde; Türkiye Sigorta Birliği Başkan Yardımcısı Ahmet Yaşar, USHAŞ Genel Müdürü Av. Serdar Şenol, TURSAB Yönetim Kurulu Üyesi Elif Ural, Ticaret Bakanlığı Genel Müdür Yardımcısı Ali Alperen Kaçar, Sağlık ve Sigorta Yöneticileri Derneği Genel Sekreteri Elvan Atalay, OHSAD Sağlık Turizmi Komitesi Başkanı Ömer Kurnaz ve YAPDER Başkanı Celal Toprak söz aldı.
“KDV, Yeşil Pasaport Ve Teşvikler” Gündemin Odağında
OHSAD Sağlık Turizmi Komitesi Başkanı Ömer Kurnaz, sektörün KDV farklılıkları, yeşil pasaport ve teşvik uygulamalarındaki sıkıntılara dikkat çekti. Kurnaz, “Hizmet ihracatında avantajlı görünsek de, estetik işlemlerden alınan yüksek KDV oranı sektörün rekabet gücünü zayıflatıyor. Ayrıca Türk Kalite Belgesi kriterlerinin sadeleştirilmesi ve daha erişilebilir hale getirilmesi gerekiyor,” dedi.
“Turizm Ve Sağlık El Ele Gitmeli”
TURSAB Yönetim Kurulu Üyesi Elif Ural, sağlık turizminin turizmden ayrı düşünülemeyeceğini vurguladı. “65 milyon turistin geldiği bir ülkede, bu potansiyeli sağlık turizmine çevirecek güçlü organizasyonlara ve ajanslara ihtiyacımız var. Sağlık Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ve turizm sektörü aynı masada çalışmalı,” ifadelerini kullandı.
“Sigorta Düzenlemeleri Sağlık Turizminin Güvenini Artırır”
Türkiye Sigorta Birliği Başkan Yardımcısı Ahmet Yaşar, sağlık turizmi sigortalarının zorunluluk değil, güven unsuru olarak görülmesi gerektiğini belirtti: “Yabancı hastalar, sigortaya alışkın bireyler. Türkiye’de bu sistem yaygınlaştıkça, hem sağlık kuruluşları hem de hastalar açısından güven ortamı güçlenecektir. Önemli olan sigortanın içeriğini, standartlarını ve kapsamını doğru belirlemek.”
“Dijitalleşme Ve Kalite Belgeleri Önemli”
Sağlık ve Sigorta Yöneticileri Derneği Genel Sekreteri Elvan Atalay, dijitalleşmenin sağlık turizminde hız kazandıracağını belirtti. Atalay, “Türkiye’nin sigorta altyapısı ve veri sistemleri güçlü. Sağlık turizmi sürecinde dijital takip ve şeffaf standartlar, güveni artıracaktır,” dedi.
“Paydaşlar Arasında Güçlü Koordinasyon Şart”
YAPDER Başkanı Celal Toprak, sektörün başarısı için kurumlar arası iletişimin geliştirilmesi gerektiğini ifade etti: “Sağlık Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, sigorta kuruluşları ve özel sektör temsilcileri aynı hedef doğrultusunda hareket etmeli. Hepimiz aynı gemideyiz; Türkiye’nin döviz kazandıran bu stratejik alanında güç birliği yapmalıyız.”
“20 Milyar Dolarlık Potansiyel”
Forumun sonunda yapılan değerlendirmede, Türkiye’nin mevcut altyapısı ve insan kaynağıyla 20 milyar doların üzerinde sağlık turizmi geliri elde edebileceği vurgulandı. Katılımcılar, doğru mevzuat, sigorta sistemi, teşvik mekanizması ve dijital dönüşüm adımlarıyla bu hedefin kısa sürede yakalanabileceği konusunda hemfikir oldu.