Türk İş İnsanlarından Ortadoğu Pazarına Yönelik Güçlü İş Birliği Mesajı
Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörleri turizm ve tekstil, Ortadoğu pazarına yönelik güçlü bir iş birliği mesajıyla yeniden canlanma sinyali verdi.
Mako VIP ev sahipliğinde İstanbul'da düzenlenen iftar programında bir araya gelen Türkiye'nin önde gelen turizm acenteleri ve yatırımcıları, bölgedeki jeopolitik gerilimlere rağmen Ortadoğulu misafirleri ağırlamaya hazır olduklarını vurguladı.
Türk iş insanları, turizmdeki hareketliliğin tekstil ve yan sektörleri de canlandıracağı konusunda fikir birliğine varırken, bu tür istişare toplantılarının ekonomik iş birliklerini güçlendirmedeki rolüne dikkat çekti.
Turizmde Yeni Stratejiler ve Tekstile Yansımaları Ortadoğu'da artan jeopolitik gerilim ve İran-ABD-İsrail hattındaki savaş turizm sektörünü yakından etkilerken, sektör temsilcileri önemli bir organizasyonda bir araya geldi.
Mako VIP ev sahipliğinde düzenlenen iftar programında, Türk turizm sektörünün önde gelen firmaları buluştu.
Toplantıda, turizmdeki kriz yönetiminin yanı sıra, Türk tekstilinin Ortadoğu'daki tanıtımı ve turist alışveriş alışkanlıkları da masaya yatırıldı.
Programda konuşan OTSAD Kurucu Başkanı Hüseyin Kırk, Ortadoğu'daki turizm hareketliliğinin doğrudan tekstil ve perakende sektörünü de etkilediğini belirterek, "Ortadoğulu misafirler sadece tatil için değil, aynı zamanda kaliteli Türk tekstili ve alışveriş için de ülkemizi tercih ediyor. Savaş biter bitmez Arap turistler yeniden İstanbul'u tercih edecek. Bu da hem turizm hem de tekstil sektörümüz için büyük bir kazanım olacak" dedi.
Turizm sektörünün kriz dönemlerinde daha proaktif olması gerektiğini vurgulayan Kırk, tanıtım ve pazarlama çalışmalarının önemine değindi. "Bugün bekleme zamanı değil, strateji üretme zamanıdır. Özellikle Körfez ülkelerine yönelik güçlü, güven veren ve duygusal bağ kuran tanıtım kampanyaları hazırlamalıyız" ifadelerini kullandı.
İş Dünyasından Stratejik İş Birliği Mesajları İftar programında bir araya gelen sektör temsilcileri, alternatif pazar arayışları, dijital tanıtım stratejileri ve iş birliklerinin artırılması konularında fikir alışverişinde bulundu.
Mako Vip yönetim kurulu üyesi Hanbey Bozdemir, Elsade Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Alya, Blue Travel Yönetim Kurulu Başkanı Erol Korkmaz, Mevlana Bazaar Yönetim Kurulu üyesi Vahap Polat, Nesir Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Cabbar Kayacan, Turknaj Yönetim Kurulu Başkanı Oktay Karadeniz, acente sahibi Aziz Evdi ve Enes Yaşar gibi isimlerin katıldığı toplantıda, Ortadoğu pazarındaki son trendler değerlendirildi. Katılımcılar, turizm ve tekstil sektörlerinde Körfez ülkeleriyle mevcut iş birliklerini geliştirme konusunda mutabık kaldı.
Mako Cola'dan Yerli Üretim Vurgusu İftar sofrasında, Mako markasını taşıyan içecekler katılımcılara ikram edilirken, Mako Cola yetkilisi Bayram Hasar ile kısa bir söyleşi gerçekleştirdik.
Hasar, Türkiye'nin yerli ve milli gücünü yansıtan bir marka olarak doğduklarını belirterek, tekstil ve turizmde olduğu gibi gıda sektöründe de yerli üretimin desteklenmesi gerektiğini vurguladı.
Bayram Hasar yaptığı açıklamada, "Mako Cola, 2025 yılında Türkiye'nin yerli ve milli gücünü yansıtan bir marka olarak doğdu. İzmir ve Denizli'deki modern üretim tesislerinde, kalite ve doğallığı merkeze alan bir anlayışla üretim yapmaktayız.
Ürünlerimizde yapay tatlandırıcıya asla yer vermiyor; lezzetini %100 şeker pancarından alıyoruz. Gelenekten gelen doğal hammaddeleri, çağdaş üretim teknolojileriyle buluşturan Mako Cola, ülkemizin damak tadına uygun, güvenilir ve karakterli bir kola deneyimi sunuyor.
Yerli üretimi destekleyen vizyonumuz ve tavizsiz kalite anlayışımızla, sadece bir içecek değil, bir duruş ortaya koyuyoruz. Mako Cola; doğallığı savunan, yerli üretime değer veren ve geleceğe güçlü adımlarla ilerleyenlerin tercihidir."şeklinde konuştu.
Sanatla Renklenen Buluşma İş dünyasının yoğun ilgi gösterdiği gecede, başarılı müzisyenler Kanun sanatçısı Ramazan Açıkgöz ve Keman sanatçısı Aykut Açıkgöz ikilisi, verdikleri mini konserle iftar programına renk kattı. Geleneksel Türk müziğinin güzel örneklerinin seslendirildiği program, iş insanlarına keyifli anlar yaşattı.
Bu anlamlı buluşma, turizm ve tekstil sektörlerinin Ortadoğu pazarındaki geleceğine dair umutları artırırken, Türk iş insanlarının bir araya gelerek fikir alışverişinde bulunmasının sektörler arası sinerjiyi güçlendirdiği bir kez daha gözler önüne serdi.
Sofralar Sergisi, Sanat, Tasarım ve Turizmin Küresel Buluşma Noktası Oluyor
Kültürel etkinliklerin şehir turizmine katkısı her geçen yıl daha görünür hâle gelirken, Sofralar Sergisi bu noktada önemli bir rol üstleniyor.
Serginin İstanbul’daki başarısı ve uluslararası alanda yarattığı etki, Türkiye’nin yaratıcı endüstrilerdeki gücünü ortaya koyuyor. Turistlerin deneyim odaklı seyahat tercihlerinin arttığı günümüzde, sanat ile sofra tasarımını buluşturan bu özgün konsept;
hem marka şehir algısına hem de kültür turizmine önemli bir değer katıyor. Meltem Tepeler’in de vurguladığı gibi, Sofralar Sergisi yalnızca bir tasarım etkinliği değil, şehirleri küresel sahnede konumlandıran stratejik bir platform niteliğinde.
Sofralar Sergisi Londra’ya Taşınıyor
Sanat ve Lüks Etkinlik Dünyası The Savoy Hotel’de Buluşacak
İstanbul’da her yıl büyük ilgiyle karşılanan Sofralar Sergisi, 10–11–12 Nisan 2026 tarihlerinde Londra merkezli RSVP Club işbirliği ile bu kez The Savoy London sahnesine taşınıyor.
Dünyanın ilk ve tek uluslararası sofra sergisi olma özelliğini taşıyan etkinlik, lüks etkinlik ve konaklama sektörünü sanat odaklı bir çerçevede yeniden bir araya getirecek.
Meltem Tepeler ile gerçekleştirdiğimiz özel röportajda Tepeler, Sofralar Sergisi’nin Türkiye’den çıkarak dünya sahnesine uzanan yolculuğunun bir gurur vesilesi olduğunu vurguladı.
Serginin Londra edisyonunun, hem sektör profesyonelleri hem de global markalar için yeni iş birlikleri doğuracak stratejik bir buluşma noktası yaratacağını belirtti.
“The Art of Design”; Sofradan Sanata Uzanan İlham Yolculuğu
Londra edisyonunun ana teması “The Art of Design”. Her tasarımcı, dünyaca ünlü bir sanat ustasından ilham alarak kendi sofrasını kurgulayacak.
İlham alınan sanatçılar ve tasarımcılar:
Rob Van Helden Floral Design – Van Gogh
Ricky Paul Flowers – Yayoi Kusama
Johnny Roxburgh Designs & Paula Rooney Floral Design – Matisse
Katya Hutter Floral Design – Botticelli
Mae Dae Weddings – Raffaelle Monti
Sanat eserlerinin modern etkinlik tasarım diliyle yeniden yorumlanacağı bu özel seçki, sergi tarihinde ilk kez gerçekleşecek.
Üç Günlük Program: Sergiden Gala’ya Uzanan Küresel Buluşma
10 Nisan 2026 – Park Hyatt London River Thames’te Hoş Geldiniz Gecesi 11 Nisan 2026 – The Savoy Hotel London’da Sofralar Sergisi Açılışı 12 Nisan 2026 – The Savoy’da Sempozyum & B2B Toplantılar Aynı akşam – The Chancery Rosewood’da Gala & Ödül Gecesi
Program; sanat, tasarım, lüks etkinlik ve konaklama sektörlerinin birbiriyle etkileşim kuracağı çok katmanlı bir yapı sunuyor.
Lüks Etkinlik Ekosistemi İçin Yeni Bir Uluslararası Platform
Meltem Tepeler, röportajımızda Londra edisyonunun yalnızca bir sergi değil, lüks etkinlik sektörünün küresel ölçekte yeniden konumlanacağı bir stratejik platform olduğunun altını çizdi.
Sanat odaklı sofralar sayesinde yaratıcı endüstriler, oteller, etkinlik planlayıcıları ve markalar arasında yeni iş birlikleri doğacak.
Bu özel edisyon; Sınırlı katılım modeli,, Sanat odaklı içerik yapısı,, B2B iş geliştirme fırsatları ile uluslararası arenada seçici ve etkili bir buluşma noktası yaratıyor.
The Savoy London’da gerçekleşecek bu özel edisyon, Türkiye’nin yaratıcı gücünü uluslararası vitrinde gururla temsil edecek.
İstanbul’da gerçekleştirdiğimiz röportaj sırasında Sofralar Sergisi’nin ulaştığı başarıyı yerinde gözlemleme fırsatı buldum. İstanbul edisyonunun gördüğü yoğun ilgi, etkinliğin hem kültürel hem de ekonomik açıdan ne kadar büyük bir değer taşıdığını kanıtlıyor.
Meltem Tepeler’in vizyoner liderliğiyle Londra’ya taşınan bu serginin, global sahnede çok daha güçlü bir etki yaratacağına inanıyorum. yilmazparşar@yahoo.com
The Table Design Exhibition, A Global Intersection of Art, Design, and Tourism
Cultural events play an increasingly significant role in shaping city tourism, and the The Table Design Exhibitionstands out as a powerful example.
Its success in Istanbul and the international attention it attracts highlight Türkiye’s growing strength in creative industries. As experience-driven travel becomes more prominent worldwide, this unique concept—which brings together art and table design—adds substantial value to cultural tourism and enhances global city branding.
As Meltem Tepeler emphasized in our interview, the The Table Design Exhibitionis not merely a design event; it is a strategic platform positioning cities on the global stage.
The Table Design ExhibitionMoves to London
Art Meets Luxury Events at The Savoy Hotel
The highly acclaimed The Table Design Exhibition , which draws significant interest every year in Istanbul, will be presented in London on 10–11–12 April 2026 in collaboration with the RSVP Club.
As the world’s first and only international table design exhibition, Sofralar will bring together the global design community with the luxury events and hospitality sectors in an art-driven format.
In our exclusive interview, Meltem Tepeler expressed her pride in seeing a project born in Türkiye expand to the world stage.
She emphasized that the London edition will create a strategic international networking platform, enabling new collaborations for global event professionals, designers, and luxury brands.
“The Art of Design”: From Masterpieces to Table Creations
The theme of the London edition is “The Art of Design.” Each designer will reinterpret a table setup inspired by a world-renowned art master:
Rob Van Helden Floral Design – Inspired by Van Gogh
Ricky Paul Flowers – Inspired by Yayoi Kusama
Johnny Roxburgh Designs & Paula Rooney Floral Design – Inspired by Matisse
Katya Hutter Floral Design – Inspired by Botticelli
Mae Dae Weddings – Inspired by Raffaelle Monti
These creations will fuse classical art references with contemporary event aesthetics, transforming the venue into a holistic and immersive experience—an approach being introduced for the first time in the exhibition’s history.
A Three-Day Program: From Exhibition to Gala Night
10 April 2026 – Welcome Reception at Park Hyatt London River Thames 11 April 2026 – The Table Design ExhibitionOpening Night at The Savoy Hotel London 12 April 2026 – Symposium & B2B Meetings at The Savoy Finale – Gala & Awards Ceremony at The Chancery Rosewood
This multi-layered program blends art-driven design with industry networking, shaping a dynamic platform for luxury event professionals, hospitality leaders, and creative industries.
A Strategic Hub for the Luxury Events Ecosystem
During our interview, Meltem Tepeler highlighted that the London edition is designed not only as an exhibition but as a strategic global platform redefining the luxury events industry. Through art-inspired tables, the exhibition will facilitate cross-disciplinary collaboration between creative leaders, hotel groups, destination professionals, and international event planners.
With its curated participation model and B2B-focused structure, The Table Design Exhibitionx RSVP Club London Special Edition aims to become a selective, influential and internationally recognized meeting point.
This highly successful event, now expanding from Istanbul to London, will proudly showcase Türkiye’s creative power on the international stage.
During our interview in Istanbul, I witnessed firsthand the remarkable interest and impact of the The Table Design Exhibition . Its artistic and cultural value clearly demonstrates its importance for both the creative sector and the tourism economy.
Under the visionary leadership of Meltem Tepeler, the upcoming London edition at The Savoy London will undoubtedly elevate the exhibition to an even stronger global position.
Konforun, Lezzetin ve Vefa Duygusunun Buluştuğu Adres
Karadeniz’in parlayan yıldızı Batum, son yıllardaki şehircilik atılımlarıyla bölgenin en cazibe merkezi haline geldi. Bu dönüşümün en önemli temsilcilerinden biri de şehir merkezinde konumu ve kaliteli hizmet anlayışıyla öne çıkan Graphic Hotel Batumi.
Batum'un göz kamaştırıcı sahil şeritlerinde yer alan ve şehrin gücüne zarifçe entegre olmuş 4 yıldızlı hotel, sadece konaklama değil, aynı zamanda samimiyet, lezzet ve kültürel bağların da buluştuğu bir nokta olarak Türk turistlerin gönlünde taht kuruyor.
Türk turistlerin vazgeçilmez rotalarından biri olan şehirde, hoteller artık sadece konaklama değil, aynı zamanda birer kültür ve gastronomi merkezi olarak öne çıkıyor.
Hotelin en dikkat çekici özelliklerinden biri, hiç kuşkusuz, Güleryüz ve Sıcaklık, Hizmetin Adı.. Hijyen ve Konforun Buluştuğu Nokta, Temizlik Standardı..
Şehircilikte Hotellerin Önemi ve Graphic Hotel'in Konumu
Modern bir şehrin kimliğinde hotellerin ayrı bir yeri vardır. Şehre gelen ziyaretçilere açılan kapı olmanın ötesinde, bulundukları bölgeye değer katan, ekonomik canlılığı artıran ve şehrin siluetini güzelleştiren yapılardır.
Batum’un hızla gelişen dokusunda Graphic Hotel Batumi de bu misyonu üstleniyor. Şehrin kalbinde, hareketli noktalara yakın konumuyla misafirlerine Batum’u keşfetme imkanı sunarken, modern mimarisi ve şehircilik anlayışına uygun yapısıyla da dikkat çekiyor.
Bir hotelin konforu ve sunduğu hizmet kalitesi, bir şehrin turizmdeki başarısının en önemli göstergelerinden biridir ve Graphic Hotel bu anlamda Batum’a değer katıyor.
Güler Yüzlü Hizmet ve Kusursuz Temizlik Standardı
Graphic Hotel Batumi'yi farklı kılan en önemli özelliklerin başında, kapıdan adım attığınız andan itibaren sizi saran samimi atmosfer geliyor.
Hotel yönetiminin "misafir değil, ev sahibi" anlayışı, tüm personelin güler yüzlü ve içten hizmetine yansıyor. İnternet sitelerindeki yorumlarda sıkça vurgulandığı gibi, personelin ilgisi ve alakası, konaklamayı unutulmaz kılıyor.
Modern seyahatin vazgeçilmez ihtiyacı olan hijyen ve temizlik konusunda ise hotel, en üst standardı yakalamış durumda. Odaların ve ortak kullanım alanlarının pırıl pırıl temizliği, misafir yorumlarında sürekli övgüyle bahsedilen bir başka detay.
Konforlu odalarında huzurla dinlenmek isteyen her misafir, Graphic Hotel’de aradığı temizlik ve rahatlığı fazlasıyla buluyor.
Özel Gürcistan Gastronomi Kahvaltısı
Gürcistan denince akla gelen ilk şeylerden biri de zengin ve lezzetli mutfağıdır. Gürcü lezzetleriyle hazırlanmış eşsiz bir kahvaltı deneyimiyle Graphic Hotel Batumi'de güne başlamak, adeta bir şölene dönüşüyor.
Hotelin zengin açık büfe kahvaltısı, özel Gürcistan gastronomisinin en seçkin lezzetlerini bir araya getiriyor.
Taze yöresel peynirler, mis gibi kokan otlar ve ekmekler, ev yapımı reçeller ve Gürcü mutfağının geleneksel tatları...
Her damak zevkine hitap eden bu zengin kahvaltı, misafirlerin güne enerjik ve mutlu başlamasını sağlıyor. Bu lezzet şöleni, hotelin Türk misafirler tarafından en çok beğenilen özelliklerinden biri.
Atatürk Sevgisi ve Türk Misafirlere Vefa
Atatürk Sevgisi ve Tarihe Saygı, Özel Bir Dokunuş.
Batum’un Türkiye ile olan güçlü kültürel bağı, Graphic Hotel Batumi'de duygu dolu bir anlam kazanıyor. Atatürk'ü çok seven hotel müdürleri ve yönetim ekibi, bu sevgiyi hotelin her köşesinde hissettiriyor.
Hotel yönetimindeki yer alan değerli müdür Shota Gegidze, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'e derin sevgi ve saygıyı, Makam odasında yer alan özel tasarımAtatürk kahve fincanları, bu anlamlı bağın bu derin saygı ve vefanın en güzel somut bir göstergesi.
Hotelin Başarılı Müdürü Shota Gegidze ve Kültür Danışmanı Meri Diasamidze’ı Atatürk fincanlarıyla ikram edilen kahveyi yudumlarken görüntülüyoruz.
Kültür Danışmanı Meri Diasamidze, Adjara İzci Hareketi Başkanı Shorena Lomadze'nin kıvançla mekanında bulundurduğu Atatürk yazısını bize gösteriyor, hayranlıkla izliyoruz.
Bu anlamlı sevgileri, Türk misafirlerin kendilerini yabancılık çekmeden, sıcak bir yuva ortamında hissetmelerini sağlıyor.
Bu samimi atmosferin doğal bir sonucu olarak hotel, Türk turistlere konaklamada özel indirimler sunuyor.
Böylece Graphic Hotel Batumi, hem bütçe dostu avantajları hem de sunduğu sıcak ve vefalı ev sahipliğiyle Türk gezginlerin ilk tercihleri arasında yer almayı başarıyor.
yilmazparlar@yahoo.com
Graphic Hotel Batumi Where Comfort, Flavor, and Devotion Meet
Batum, the shining star of the Black Sea, has become the region's most attractive center with its recent urban development initiatives. One of the most important representatives of this transformation is Graphic Hotel Batumi, which stands out with its central location and quality service approach.
Located along Batumi's dazzling coastline, this 4-star hotel, gracefully integrated into the city's energy, has won the hearts of Turkish tourists as a point where not just accommodation, but also sincerity, flavor, and cultural ties come together.
In this city, an indispensable route for Turkish travelers, hotels are now prominent not only as places to stay but also as centers of culture and gastronomy.
One of the hotel's most striking features is undoubtedly that Smiling Faces and Warmth Are the Name of the Service, a point where Hygiene and Comfort Meet, setting a Standard of Cleanliness.
The Importance of Hotels in Urban Development and the Location of Graphic Hotel
Hotels hold a special place in the identity of a modern city. Beyond being a gateway for visitors, they are structures that add value to their region, boost economic vitality, and beautify the city's silhouette.
In Batumi's rapidly developing fabric, Graphic Hotel Batumi undertakes this mission. With its location in the heart of the city, close to lively spots, it offers guests the opportunity to discover Batumi while drawing attention with its modern architecture and structure aligned with urban planning principles.
The comfort of a hotel and the quality of service it provides are among the most important indicators of a city's success in tourism, and in this sense, Graphic Hotel adds value to Batumi.
Smiling Service and Impeccable Cleanliness Standards
One of the most important features distinguishing Graphic Hotel Batumi is the sincere atmosphere that envelops you from the moment you step through the door.
The hotel management's philosophy of treating guests as "family, not just visitors" is reflected in the smiling and sincere service of all staff. As frequently emphasized in online reviews, the staff's attention and care make the stay unforgettable.
Regarding hygiene and cleanliness, an indispensable need of modern travel, the hotel has achieved the highest standard. The spotless cleanliness of the rooms and common areas is another detail constantly praised in guest comments.
Every guest wishing to rest peacefully in the comfortable rooms finds the cleanliness and comfort they seek at Graphic Hotel.
Special Georgian Gastronomy Breakfast
One of the first things that comes to mind when mentioning Georgia is its rich and delicious cuisine. Starting the day at Graphic Hotel Batumi with a unique breakfast experience prepared with Georgian flavors turns into a veritable feast.
The hotel's rich open buffet breakfast brings together the most select flavors of special Georgian gastronomy. Fresh local cheeses, fragrant herbs and breads, homemade jams, and traditional tastes of Georgian cuisine... This rich breakfast, appealing to every palate, ensures guests start the day energetically and happily. This feast of flavors is one of the hotel's most appreciated features by Turkish guests.
Love for Atatürk and Loyalty to Turkish Guests: A Special Touch
The strong cultural bond between Batum and Turkey gains an emotional meaning at Graphic Hotel Batumi. The hotel managers and management team, who deeply admire Atatürk, make this love felt in every corner of the hotel.
We see Mr. Shota Gegidze, the esteemed manager on the hotel's management team, and Cultural Advisor Meri Diasamidze sipping coffee served in specially designed Atatürk coffee cups in the manager's office – a beautiful, tangible sign of this deep respect and loyalty, a meaningful connection.
Cultural Advisor Meri Diasamidze proudly shows us the inscription about Atatürk, kept with pride by Adjara Scout Movement President Shorena Lomadze at her venue, and we observe with admiration.
This heartfelt affection ensures Turkish guests feel at home, in a warm environment, without any sense of foreignness.
As a natural result of this sincere atmosphere, the hotel offers special discounts on accommodation for Turkish tourists. Thus, Graphic Hotel Batumi succeeds in being among the top choices for Turkish travelers, thanks to both its budget-friendly advantages and the warm, loyal hospitality it provides.
EMITT 2026 Turizmin Nabzının Attığı Küresel Buluşma
İstanbul, Dünya Turizminin Yeni Strateji Üssüne Dönüştü
Dünya turizm endüstrisinin geleceğini şekillendiren EMITT – Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı, bu yıl bir fuardan çok daha fazlası olduğunu bir kez daha kanıtladı.
İstanbul Fuar Merkezi'ndeki yeni evinde kapılarını açan EMITT, yalnızca sektörün ticari hacmini büyütmekle kalmıyor; ülkelerin turizm vizyonlarını belirleyen, destinasyonların geleceğini yöneten, dev bir strateji laboratuvarı niteliğine bürünüyor.
Gerek uluslararası katılımın genişliği, gerekse oluşturduğu iş hacmi, EMITT’i küresel turizm takviminin en kritik duraklarından biri yapıyor.
EMITT’in en güçlü yanlarından biri de Türkiye’nin turizm gücünü dünyaya anlatan bir marka olması. Ulaşım, yerel yönetim, tanıtım ve özel sektörün aynı çatı altında buluştuğu bu dev organizasyon, Türkiye’nin turizmdeki iddiasının altını çiziyor.
30. yıl büyük buluşmasına doğru ilerleyen EMITT, bugün yalnızca ticaret değil; turizmin ekonomi, kültür, diplomasi ve tanıtım boyutlarının aynı potada birleştiği bir gelecek vizyonu sunuyor.
EMITT 2026, Yeni Adresinde Rekor Katılımla Turizme Yön Veriyor
Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı EMITT, 29. yılını İstanbul Fuar Merkezi’ndeki yeni adresinde kutlarken, dünyanın dört bir yanından gelen profesyonelleri aynı çatı altında topladı.
Bu yıl 29 ülkeden 100’ü aşkın uluslararası katılımcı ve yüzlerce yerli marka ile gerçekleşen fuar, 482 milyon Euro’nun üzerindeki önceki iş hacmini daha da ileri taşımayı hedefliyor.
Açılış, EMITT Fuar Direktörü Banu Keskin’in ev sahipliğinde; KKTC Başbakan Yardımcısı ve Turizm Bakanı Fikri Ataoğlu, İstanbul Valisi Davut Gül, sektör temsilcileri ve turizm otoritelerinin geniş katılımıyla gerçekleştirildi.
Keskin, yeni lokasyonun yalnızca “mekânsal değişim” olmadığını; çok daha verimli, ulaşılabilir ve küresel ticaretin merkezine yakın bir yapının oluşturulduğunu vurguladı. Ayrıca “EMITT 30. Yıl Büyük Buluşması” için 2027 tarihini duyurdu.
KKTC’den Büyük Tanıtım Hamlesi
Ada Kıbrıs Kampanyası Avrupa’ya Açılıyor
KKTC Başbakan Yardımcısı Fikri Ataoğlu, fuarın yalnızca bir tanıtım alanı değil, ülkelerin vizyonlarını şekillendirdiği stratejik bir platform olduğunu belirtti. Ada Kıbrıs Tanıtım Kampanyası’nın Türkiye’de yarattığı etkiden memnun olduklarını belirten Ataoğlu, kampanyanın çok yakında İngiltere ve Avrupa pazarlarına taşınacağını açıkladı. Kuzey Kıbrıs’ın kültür ve doğa temelli turizm kimliğinin altı çizilerek, EMITT’in KKTC için uluslararası bir vitrin olduğu vurgulandı.
İstanbul, Turizmin Lokomotifi
“Nüfusumuzdan Fazla Ziyaretçi Ağırlıyoruz”
İstanbul Valisi Davut Gül, Türkiye turizminin geldiği noktanın tesadüf olmadığını vurgularken, İstanbul’un erişilebilirlik ve marka değerinde hiç olmadığı kadar güçlü bir konumda olduğunu belirtti. Havalimanlarından gastronomiye, yerel yönetimlerin şehir planlamasından tanıtım faaliyetlerine kadar tüm paydaşların bu başarıda kritik rol oynadığı ifade edildi.
Yerel Yönetimlerden Finansman Talebi
“Turizmin Yükü Yereldeyse, Kaynak da Yerelde Olmalı”
İBB Meclis 2. Başkan Vekili Gökhan Gümüşdağ, turizmin yalnızca tanıtım değil, kapsamlı bir destinasyon yönetimi işi olduğunun altını çizdi. Konaklama vergisinin belirli bir oranının büyükşehir belediyelerine aktarılması gerektiğini söyleyen Gümüşdağ; temizlik, güvenlik, altyapı ve yönlendirme hizmetlerinde turizmin getirdiği ek yükün ancak bu şekilde sürdürülebilir olacağını savundu.
TGA, Türkiye Küresel Turizm Siyasetinde Etkin Oyuncu Haline Geldi
TGA Genel Müdürü Sinan Seha Türkseven, Türkiye’nin 2025’te 65,2 milyar dolarlık turizm geliriyle kendi rekorunu kırdığını hatırlattı. 2026 hedefinin 68 milyar dolar olduğunu açıklayan Türkseven, Türkiye’nin artık sadece trendlere ayak uyduran değil; küresel turizm politikalarını şekillendiren bir ülke haline geldiğini belirtti.
THY’den Küresel Erişim Gücü
“İstanbul’a Gelmek Hiç Bu Kadar Kolay Olmamıştı”
Türk Hava Yolları Genel Müdürü Bilal Ekşi, THY’nin 6 kıtada 132 ülkeyi İstanbul üzerinden bağladığını aktarırken, “Ülkemizden ayrılan herkes Türkiye’nin güven, kalite ve misafirperverlik duygusunu yanında götürmeli” sözleriyle turizm deneyiminin bütüncül bir süreç olduğunu vurguladı.
TÜRSAB, Ada Kıbrıs Tanıtım Kampanyası’na Sahada Destek Verecek
Başkan Yardımcısı Davut Günaydın, kampanyanın Diyarbakır’dan başlayarak tüm Türkiye’de güçlü bir tanıtım zinciri yaratacağını açıkladı. Seyahat acentelerinin turizm büyümesindeki kritik rolüne dikkat çekti.
İstanbul Kongre Turizminde Büyük Sıçrama, 133. Sıradan 20. Sıraya
İTO Yönetim Kurulu Üyesi Bahadır Yaşık, İstanbul’un kongre turizminde dünya sıralamasında yaptığı büyük yükselişi anlattı. Eylül ayında ağırlanacak 25 bin akademisyenin şehre yaklaşık 100 milyon dolar kazandırması bekleniyor. Ayrıca İstanbul Fuar Merkezi’nin 40 bin metrekarelik ek alanla dünyanın en büyük fuar kampüslerinden biri olacağı açıklandı.
Küresel Rekabet Sertleşiyor, “Yeni Dönemin Adı Nitelikli Turizm”
TÜROFED Başkanı Erkan Yağcı, turizmin artık tam rekabet ortamında ilerlediğini ve daha zorlu bir sürece girildiğini belirtti. Yeni dönemde nitelikli iş birlikleri, sürdürülebilirlik ve kalite odaklı büyümenin ön plana çıkacağını söyledi.
EMITT, Türkiye’nin Dünya Turizmine Açılan En Büyük Kapısı Olmaya Devam Ediyor
Yeni yeri, genişleyen vizyonu ve uluslararası etkisiyle EMITT 2026; Türkiye’nin yalnızca turizm gelirlerini değil, küresel stratejik konumunu da yukarı taşıyan bir güç merkezi olduğunu yeniden ortaya koydu. EMITT artık sadece bir fuar değil; Türkiye turizminin “gelecek manifestosu” niteliğinde.
Türkiye turizminin yıllardır ihtiyaç duyduğu doğru alıcı – doğru masa – gerçek iş bağlantısı modeli, artık İstanbul’dan dünyaya açılıyor.
31 Mart 2026’da İstanbul Sheraton City Center’da gerçekleşecek Turkish Travel Market (TTM 2026) için geri sayım başlarken, 28 Ocak 2026 Çarşamba günü düzenlenen basın toplantısında sektörün geleceğini şekillendirecek vizyon açıklandı.
TTM 2026 yalnızca bir etkinlik değil; Türk turizmine doğrudan ticaret, verimli iş birlikleri ve sürdürülebilir büyüme sağlayacak stratejik bir buluşma platformu olarak konumlanıyor. Sektör profesyonellerinin yıllardır dile getirdiği “verimli fuar” ihtiyacı, bu organizasyonla gerçeğe dönüşüyor.
Cengiz Kellekçi’den Türk Turizmine Değer Katan Vizyon
Trıp Now Travel – Eventss Ortağı Cengiz Kellekçi, basın toplantısında yaptığı konuşmayla yalnızca bir organizasyon değil, sektöre adanmış bir vizyon sundu.
Kellekçi, dünyanın birçok ülkesindeki fuar deneyimlerinden yola çıkarak Türkiye’nin gerçek ihtiyacını doğru analiz ettiklerini vurguladı. “Kuru kalabalık yok, rastgele ziyaretçi yok, boşa geçen zaman yok” diyerek TTM 2026’nın temel farkını ortaya koydu.
Yaklaşık 100 seçkin katılımcı ve 350 profesyonel ziyaretçi, önceden planlanmış dijital randevu sistemiyle 15 dakikalık birebir iş görüşmeleri gerçekleştirecek. Amaç net: Doğru kişiyle, doğru zamanda, gerçek ticaret.
Cengiz Kellekçi’nin öncülüğünde geliştirilen bu model, özellikle orta ve küçük ölçekli turizm işletmelerine düşük maliyetle büyük fırsatlar sunarak sektöre doğrudan ekonomik katkı sağlayacak.
Türk turizmi için sahada gerçek ihtiyaçtan doğmuş, çözüm odaklı ve sonuç üreten bir organizasyon… Bu yönüyle TTM 2026, yalnızca bir etkinlik değil, sektörün geleceğine yapılan yatırımdır.
Dijital Randevu Sistemiyle Maksimum Verim
TTM 2026’nın en güçlü yanı, tamamen dijital planlanan randevu altyapısı. Katılımcılar ve ziyaretçiler, etkinlik öncesinde profilleri inceleyip karşılıklı onayla görüşme planlıyor.
Zaman kaybı sıfır,Boş görüşme yok., Somut iş bağlantıları var. Türkiye’nin Dört Bir Yanından Seçkin Katılım
Pamukkale’den Kapadokya’ya, Karadeniz’den Akdeniz’e, bölgesel tur operatörleri, oteller, transfer firmaları, aktivite sağlayıcıları ve uluslararası acenteler aynı masada buluşacak.
Ayrıca yurt dışından seçilmiş profesyonel alıcıların katılımıyla Türkiye’nin turizm ihracatına doğrudan katkı sağlanacak.
Mehmet Darga: “Bu Etkinlik Bir İhtiyaçtan Doğdu”
Turkey Escapades Genel Müdür Mehmet Darga, TTM 2026’nın klasik fuar anlayışını geride bıraktığını vurguladı:
“Artık kartvizit toplayan değil, gerçek iş yapan bir etkinlik kuruyoruz. Katılımcılar kiminle görüşeceğini önceden biliyor, görüşmeler ölçülebilir ve sonuç odaklı ilerliyor.”
Bu yaklaşım, yeni nesil turizm organizasyon modeli olarak dikkat çekiyor.
TTM 2026: Türk Turizmi İçin Stratejik Kazanç
Turkish Travel Market 2026;
Yeni ticari ortaklıklar, Bölgesel turizm hareketliliği, Dijitalleşmiş iş ağı, Düşük maliyet – yüksek verim, Uluslararası bağlantılar
ile Türkiye’nin turizm gelirlerine doğrudan katkı sağlayacak güçlü bir sektörel hamle olarak öne çıkıyor.
Sahadan Doğan, Sektöre Hizmet Eden Bir Başarı Modeli
Cengiz Kellekçi ve Mehmet Darga’nın öncülüğünde hayata geçen TTM 2026, Türk turizminin ihtiyaçlarını anlayan, çözüme dönüştüren ve geleceği planlayan örnek bir organizasyon olarak yoluna emin adımlarla ilerliyor.
31 Mart 2026’da İstanbul’da Turizmin kalbi TTM 2026’da atacak!
Türk Mutfağını Dünyaya Tanıtacak Temsilci Davos Yolunda Durduruldu
Diplomat, uluslararası ilişkilerde devletini doğrudan temsil eden, ülkesinin kültürünü, kimliğini ve vizyonunu dünyaya taşıyan kişidir.
Bugün ise modern dünyada bu temsil yalnızca siyasetle sınırlı değil; kültür, turizm ve gastronomi de artık diplomatik güç unsurları arasında yer alıyor.
Tam da bu noktada, Türk gastronomisini küresel sahnede temsil etmeye hazırlanan Türkiye Gastronomi Turizmi Derneği (GTD) Başkanı Gürkan Boztepe, adeta bir kültür diplomatı gibi ülkesine hizmet etmek üzere Davos Zirvesi’ne katılmaya hazırlanıyordu.
Ancak Schengen vizesine takılan engel, yalnızca bir şahsın değil, Türk mutfağının dünya sahnesinde kaçırdığı büyük bir fırsatın habercisi oldu.
Türk Mutfağının Dünyaya Açılan Kapısı Kapatıldı
Daha önce defalarca Schengen vizesi almış, iki anonim şirket ve iki uluslararası dernek başkanlığı bulunan Gürkan Boztepe’ye önce “ek belge” talep edildi, ardından vize reddedildi.
Oysa Boztepe, Davos’ta yalnızca bir katılımcı değil; Türk mutfağının tanıtım elçisi, Anadolu’nun bin yıllık sofrasının temsilcisi, ülkesinin kültürel gücünü dünyaya taşıyan bir gastronomi diplomatı olacaktı.
Bu ret kararıyla, Davos’ta Türk mutfağının tanıtımı için planlanan temaslar, sunumlar ve iş birlikleri gerçekleşemedi. Kaçırılan fırsat yalnızca bir seyahat değil; Türkiye’nin gastronomi turizmi adına kazanabileceği uluslararası prestij oldu.
Bu Sadece Bir Vize Değil, Türkiye’ye Konan Engeldir
GTD Başkanı Boztepe yaşananları kişisel bir sorun olarak görmediğini belirterek şu mesajı verdi:
“Bu durum Gürkan Boztepe’nin değil, Türk mutfağının ve Türkiye’nin önüne çıkarılmış bir engeldir.”
Son yıllarda Kuzey Afrika’dan Avrupa’ya uzanan birçok uluslararası organizasyonda Türk mutfağı birincilikle anılıyor. Coğrafi işaretli ürünler, zengin çeşitlilik, yüksek şef kalitesi ve eşsiz sunum gücüyle Türk gastronomisi artık küresel rekabetin zirvesinde.
Bu yükseliş, Türkiye’nin yumuşak gücünü artırırken, bazı çevrelerde rahatsızlık oluşturduğu yorumlarını da beraberinde getiriyor.
Mutfak Sadece Lezzet Değil, Stratejik Güçtür
Gastronomi turizmi bugün milyarlarca dolarlık küresel bir pazarı temsil ediyor. Michelin Rehberi’nin Türkiye’ye gelişi, bu alanda doğru yolda olunduğunun en büyük göstergesi.
Gürkan Boztepe’nin hedefi, Türk mutfağını yalnızca sofralarda değil, uluslararası karar masalarında görünür kılmaktı.
Ancak vize duvarı, bu diplomatik gastronomi hamlesini sekteye uğrattı.
Anadolu’nun Lezzeti Sınır Tanımaz
Her şeye rağmen mesaj net: Vize engelleri geçici olabilir, ama Anadolu’nun bin yıllık mutfak mirası kalıcıdır.
Türk gastronomisi, dünyada hak ettiği yere yürümeye devam edecek. Çünkü bu yürüyüş yalnızca yemek değil; kültür, tarih ve kimlik yürüyüşüdür.
Turizm Sektörüne Devrim Niteliğinde Bir Eğitim Modeli
İstanbul’un Tarihi Dokusunda, Yabancı Dil Bariyerlerini Kıran Benzersiz Bir Proje, “English Talk Club”
Turizmin Kalbinde, Dünya Vatandaşları Yetiştiren İnovatif Eğitim
Türkiye turizmine uzun yıllara dayanan katkılarıyla tanınan isimler, sektörün en kritik ihtiyacına çözüm getiren devrim niteliğinde bir projeyi hayata geçirdi. İstanbul’un en turistik noktalarında yer alan Walton Zincir Otelleri’nin ortaklarından ve Sağlık Turizmi odaklı MK Travel Seyahat Acentası Yönetim Kurulu Başkanı Muammer Kaya, Amerika’da yüksek öğrenimini tamamlamış bir turizm profesyoneli olarak, Murat Aydın ve Mustafa Temuralay ile “English Talk Club” projesinde güçlerini birleştirdi.
Bu üç deneyimli isim, turizm sektörünün kanayan yarası haline gelen “pratik İngilizce” eksikliğini ortadan kaldırmak amacıyla English Talk Club’ü kurdu.
“Derste Değil, Hayatın İçinde Öğrenme” Felsefesiyle: Pratik, Pratik, Pratik!
Projenin temel felsefesi, geleneksel dil eğitiminden köklü bir kopuşu simgeliyor: “Ders, Gramer Eğitimi Yok. Sadece Konuşma Var.” English Talk Club, dil öğreniminde ezberci ve stresli yapıyı tamamen reddederek, onun yerine doğal iletişimi merkeze alıyor. Turizm sektöründe çalışan garson, şoför, otel ve restoran personeli, satış elemanları başta olmak üzere, temel seviyede (B1) İngilizce bilen herkese hitap eden kulüp, katılımcıları anadili İngilizce olan veya yabancı aksanlı eğitmenlerle buluşturuyor.
Online ve yapay zeka destekli eğitim araçlarının ötesine geçen bu model, insana özgü sosyal etkileşimin, beden dilinin ve kültürel bağlamın öğrenmedeki kritik rolünü bir kez daha hatırlatıyor. Yüz yüze, canlı konuşmanın sağladığı özgüven ve akıcılık kazandırma hızı, dijital araçlarla kıyaslanamayacak düzeyde.
Tarihi Bir Mekanda, Doğal Bir Sosyal Ortam
Eğitimler, turizmin ve kültürlerin buluşma noktası olan Sultanahmet’teki Art Cafe’de gerçekleştiriliyor. Stresten uzak, rahat bir kafe ortamında, iki ücretsiz içecek eşliğinde ilerleyen seanslar, ders havasından tamamen arınmış durumda. Katılımcılar, özenle hazırlanmış ve en sık kullanılan kelime ile kalıplardan oluşan şablonlar üzerinden, tamamen İngilizce konuşarak pratik yapıyor. Türkçe konuşmak veya açıklama yapmak kesinlikle yasak. Her seans farklı bir eğitmenle yapılabildiği gibi, katılımcının tercihine göre aynı eğitmenle de devam edilebiliyor.
Kulübün Çalışma Şekli ve Fırsatları
Yüz Yüze Canlı Konuşma
Süper bir tecrübe ve eğlenceli bir sosyal etkinlik.
Yabancılarla Doğrudan İletişim
Konuşma becerisi ve özgüven katlanarak artıyor.
Yeni Kültürler ve İnsanlarla Tanışma
Sektör için paha biçilmez bir network fırsatı.
Uluslararası Fırsat
Kulüp, anlaşmalı olduğu İngiltere’deki dil okullarına öğrenci göndererek eğitimi uluslararası arenaya taşıyor.
Turizmin ve İngilizcenin Ekonomideki Vazgeçilmez Rolü
Turizm, yalnızca bir seyahat ve konaklama faaliyeti değil; ülkelerin ekonomisini şekillendiren, döviz girdisinin en önemli kaynaklarından biri olan endüstriyel bir yapıdır.
Ödemeler dengesini güçlendirir, istihdam yaratır ve yeni alanların gelişimine öncülük eder. Ulusal gelirin artmasına, altyapının iyileşmesine ve yerel halkın yaşam standartlarının yükselmesine doğrudan katkı sağlayan bir katalizördür.
İşte tam da bu noktada, İngilizce devreye giriyor. Dünyada en çok konuşulan ikinci dil ve küresel ticaret, bilim ve turizmin ortak dili olan İngilizce, bu dev ekonomik çarkın en kritik dişlisidir. Bir turizm çalışanının İngilizce konuşabilmesi, yalnızca bir iletişim becerisi değil; misafir memnuniyetini, ülke imajını, satışları ve dolayısıyla ülke ekonomisini doğrudan etkileyen bir stratejik yetkinliktir.
English Talk Club, tam da bu stratejik ihtiyaca odaklanarak, klasik eğitim metodolojilerini bir kenara bırakıyor ve “öğrenmeyi, yaşamın ve işin doğal akışına dahil ediyor.” Bu model, yalnızca Türkiye turizmi için değil, dil eğitimi alanında da örnek teşkil edecek, çağdaş ve son derece pratik bir çözüm sunuyor.
Katılım Bilgileri;
Cumartesi ve PazarGünleri, 10:00, 11:00, 12:00, 13:00Seanslarında
Ücretlendirme (Seans başı + 2 içecek)
Anadili İngilizce Olan Eğitmenle: 1.500 TL, Yabancı Öğrenci Eğitmenle: 1.200 TL, İleri Seviye Türk Eğitmenle: 800 TL
Adres: Küçük Ayasofya Cad. Yabacı Sk. No:3, Fatih / İSTANBUL