22 Ağustos 2021 Pazar

Osmanlı Köşesi-Osmanlı Saray Mutfağı-Yılmaz parlar

 Osmanlı Saray Mutfağı

“Restaurant”ın Aynası Misafirleridir.

Son yıllarda, neredeyse yok olan, “Osmanlı Saray Mutfağını” dolayısıyla Türkiye Gastronomisini Küresel çapta tanıtmaya kendini adayan, Sultan Köşesi Restaurant ve Hotel sahibi turizmci, araştırmacı yazar, gazeteci Recep İncecik 

“Osmanlı Saray Mutfağı” hakkında derya bilgilerle donanımlı.

Turizm Promoteri.    



Recep İncecik, güçlü ve eşsiz  “Osmanlı Saray Mutfak” kitapları koleksiyonundan yola çıkarak benzersiz özel yemek tariflerini yıllarca deneyimlemiş gerçek lezzet ölçü birimlerine ulaşmış, yerli ve yabancı misafirlere bu zengin mutfağı tanıtma misyonunu üstlenmiş, eğitimi dışında çocukluğundan günümüze mutfakda büyüyen bir gastronomi, turizm promoteri.    

Yabancı turistlerin göz bebeği Sultanahmet imajını ve ününü zenginleştiren bir dizi eylemlere bağlantılı olan Osmanlı Kültürünü ön plana çıkaran SultanAhmet Küçük Ayasofya caddesi No 6 adresde bulunan mekanında başda kendisi olmak üzere yetenekli şefleriyle, Osmanlı mutfak geleneğini modern gastronomik konseptlerle güncelleştiriyor.

Dünyada yegane çok zengin mutfak özelliğine sahip

Osmanlı Saray Mutfağı; Osmanlı İmparatorluğu yüzyıllar boyunca devasa coğrafyaya hükmetmiş, birçok milletin kültürlerini sentez yaparak zaman içinde kendine özgü damak tadına uygun lezzet yaratmış.

Birkaç farklı binalarda kubbelerin içinde yaklaşık 300 uzmanlaşmış  mutfak personeli bulunduran, Osmanlı Sarayı, Dünyada yegane çok zengin mutfak özelliğine sahip olmuş. 



İyi yemek iyi malzemeden oluşur

Osmanlı Gastronomi, iyi yiyecek ve içecek sunulandan çok daha fazlasıdır. Yemeğin hazırlanması, kimyası, sindirimi, insan vücudu üzerindeki psikolojik etkisi, seçimler, gelenekler, tercihler, alışkanlıkları, gıda maddelerinin üretimi, bunları üretmek için kullanılan araçlar, gıdaların işlenmesi, depolama ve taşıma işlemleri ile ilgilidir. 


Sultan Köşesi iyi yemek iyi malzemeden oluşur doktiriniyle mevsimlere göre bile değişen lojistiğini bu mantıkla gerçekleştiriyor. 


Gastro-turistik ürün ve hizmetlerin sunumunda kalite çeşitli girişimlerin deneyim ve teknik bilgilerini en iyi  kullanan,güçlü bir mutfak kimliğine sahip “Osmanlı Köşesi” yalnızca yiyecek ve içeceğe değil, aynı zamanda yiyecek ve içecekle ilgili diğer ilginç bilgilere dayanmasıdır.


Milletlerin ve medeniyetlerin gelişmişlik düzeyini gösteren maddi unsurlardan birisi yemek kültürüdür.


Osmanlı aşçılık sırları saklandıklarından ölçümleri pişirme aşamaları bulunmadığından “Yıllarca denedik.” diyen Recep İncecik ile yaptığımız söyleşide ; 

İncecik “Milletlerin ve medeniyetlerin gelişmişlik düzeyini gösteren maddi unsurlardan birisi yemek kültürüdür. Milletlerin tarih boyunca doğayla girdikleri etkileşim sonrasında tecrübeyle oluşturdukları bu yemek kültürü onların damak zevkini, zerâfetini ve beslenme alışkanlıklarını yansıtmaktadır.

Mekteb-i Tıbbiye-i Adliye-i Şâhâne hocalarından Mehmed Kâmil’in (ö. 1844'ten sonra) yazdığı ve 1844’te taşbaskı halinde yayınlanan ilk yemek kitabı olan Melceü’t-Tabbâhîn; çorbalar, kebaplar, et yemekleri, külbastılar, yahniler, köfteler, pilakiler, börekler, sıcak ve soğuk tatlılar, zeytinyağlılar, pilavlar, hoşaflar, şuruplar vs. olmak üzere on iki fasıldan oluşmaktadır. İstanbul’daki kadın ve erkek aşçıların temcit makarnası gibi eski yemeklerden başka yemek pişirmediklerini, masrafların da çok yüksek olduğunu gözlemleyen Mehmed Kâmil; eski yemek risalelerini inceleyerek nadir ve lezzetli yemeklerin gereksiz kısımlarını çıkartmış, eserin derkenarına salata, turşu, tarator gibi meze türünden yiyecekler eklemiş ve eserine aşçıların sığınağı anlamına gelen bir isim vermiştir.” Açıklamalarda bulundu



Mekanın ambiansını yaratan şey tanımlanamaz, ancak önemli bir faktördür.


Dışarıda yemek yemenin eğlencesinin bir kısmı, yemek arkadaşlarınızla etkileşim İletişim, tanışma, İş toplantısı, müzakereler, tarihi romantik akşam yemeğini lezzetli ve uygun fiyatla yemek, hoş bir atmosferden zevk almak.

Mekanın ambiansını yaratan şey tanımlanamaz, ancak önemli bir faktördür.

Servis önemli bir konu. İyi hizmet, bilinçli değildir, telaşsızdır ve uygun şekilde özenlidir.  Güler yüzlü hizmetdir.

Restaurantın konumuna bağlı olarak spazmodik bir doluluk oranı vardır, bu nedenle katılımın doruk noktasında dahi masa sıkıntısı çekmeyecek kapasitede olmasıdır.

Kuruluş tüm bunları organize edebileceğini gösteriyor. Şef Sadık Yüzeyil, unlu mamullerde eşsiz duayen kendisini çok lezzetli özel pidesini hazırlarken, fırın önünde görüntüledik.

Güleryüzlü garsonların hizmeti yemek şovları tüm yabancı misafirleri adeta büyülüyor.

Dileğimiz Recep İncecik danışmanlığında bu mutfağın çoğalması Türkiye’ye gelen turistlerin unutamıyacağı lezzeti tatmalarıdır.

yilmazparlar@yahoo.com

2 Temmuz 2021 Cuma

Ace of Mice Exhibition ve Gastro Show 2021-Yılmaz Parlar

  Turizm İş Birliği Şart


Ace of Mice Exhibition ve Gastro Show 2021



Ace of Mice Exhibition ve Gastro Show 2021 (Gastronomi Turizmi Fuarı & Konferansı -Gastro Show ) açılışında konuşma yapan İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu “Turizm iş birliği ve her noktada, her ortamda; ortak akıl, ortak masa, ortak platform biçiminde iş üretmek gerektirir.” dedi 



Turizm Medya Grubu Başkanı Volkan Ataman’ın Ace of Mice Exhibition ile, Gürkan Boztepe’nin Başkanlığı yaptığı (GTD) Gastronomi Turizm Derneği tarafından ilk kez birlikte düzenlenen 2021 Türkiye’nin lokomotif sektörü olan turizmin güçlü ayağı,



Gastronomi dünyasının önemli etkinliğinde siyasi ve iş dünyasın isimleri turizm profesyonelleri örgüt başkanları ve akedemisyenler bir araya geldiler. “Türkiye Turizmin için Birlikteyiz” mesajını verdiler. 



ACE of MICE kapsamında 28-30 Haziran 2021 tarihlerinde İstanbul Kongre Merkezinde düzenlenen etkinlik açılışına; Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Özgül Özkan Yavuz, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı ve Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç, Türk Havayolları Yurtiçi Satış Başkanı Emre Menevşe, Türkiye Otelciler Birliği Başkanı Müberra Eresin, Avrupa Turizm Acenteleri ve Tur Operatörleri Derneği (ECTAA) Başkanı Pawel Niewiadomski, Küresel İş Seyahati Derneği (GBTA) Başkanı J. Grant Caplan, Turizm Medya Grubu Başkanı Volkan Ataman, İzmir Çeşme Belediye Başkanı Ekrem Oran, oda, dernek, kuruluşların başkanları, temsilcileri, sektör profesyonelleri, iş insanları, bürokratlar, katılımcılar ve fuar ziyaretçileri katıldılar..



 ACE of MICE Türk Hava Yolları isim sponsorluğunda, TÜRSAB Stratejik partnerliğinde T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, T.C İstanbul Valiliği, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İstanbul Ticaret Odası, TUROFED, TUROB, Antalya Tanıtma Vakfı, AKTOB desteğiyle gerçekleşen Ace of Mice Exhibition ve Gastro Show 2021, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), sektörün öncüsü konumundaki fuarlara; Turizm Müdürlüğü, İstanbul Turizm Platformu, Kültür A.Ş. ve BELTUR A.Ş. ile katılım sağladı.


Muhteşem Uzay.showla başlayan Ace of Mice Exhibition ve Gastro Show 2021’de yaptıkları açılış konuşmalarda protokol isimler önemli mesajlar verdiler.



Turizm Medya Grubu Başkanı Volkan Ataman, Corona virüs salgını nedeniyle zorlu bir döneme rağmen ACE of MICE etkinliğiyle ilgili gelişmeleri özetledi program akışında kısa bilgiler verdi ve destekcilere teşekkürlerini sundu.  

Badireler atlatan Türkiye’nin en önemli sektörünü önlemler alarak, misyonla, ekipçe, paydaşlar, sponsorlarla, destekçilerle, cesaretle birleştirici, motive edici ve tekrardan profesyonellerin bir araya gelerek ticari hareketliliği de sağlayacak şekilde ACE of MICE’ı gerçekleştirdiklerini ifade eden konuşma yaptı.



İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu konuşmasının bazı başlıkları  “Bu Pandemi süreci hızlıca atlamak gibi bir sorumluluğumuz var. Hepimiz; bu kentin, diğer kentlerimizin ve ülkemizin sorumlu insanlarıyız” 


“Kurumları birbirinden habersiz kılan hangi unsur varsa bertaraf edip ülkemizin ve şehirlerimizin kazanmasına dönük çok güzel projeler, güzel adımlar atmayı gerektirir. Gerçekten bu zor dönemin başka türlü atlatılması, çok mümkün gözükmemektedir” 


 “Bu konuda, her masanın bir ferdi olmaya, ön şartsız koşa koşa geleceğimizi İBB adına duyurmak istiyorum” 


“İBB, ne kadar bir vatandaşı aitse; Turizm Bakanlığı ya da herhangi bir bakanlık de o kadar bir vatandaşa aittir. Hiçbir siyasi partiye ait değildir. Hiç kimse sahip olmaya kalkmasın. Hangi makamı işgal ediyorsak edelim, her birimiz bu ülkenin 84 milyon insanıyla eşit haklara ve hukuka sahibiz.” 


“O bakımdan; göreve seçilmiş ya da atanmış olan insanlar, görevini en iyi şekilde yapmakla sorumlu bireyler ya da vatandaşlardır. Biz de görevimize bu titizlikle bakıyoruz” gibi başlıklarla konuşma gerçekleştirdi.



Dirençli bir turizm inşa etmek zorundayız


Halkın Bakkalı, Visitİzmir, Fuarİzmir, Tarkem, Turuncu Çember, Baysan AŞ, Tohum Merkezi, Üretici Pazarı, Coğrafi İşaretli Ürünler bölümleri yer alan İzmir standıyla Fuara katılan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, “Dirençli bir turizm inşa etmek zorundayız”

 “Yeni normalleşme denilen bu dünyada, krizi fırsata çevirebilenler ayakta kalacak. Geleceğe bakarken hem geçmişimizden esinlenerek, hem de yaratıcı fikirleri daha çok öne çıkartarak yeni bir yer almak mecburiyetindeyiz. Dirençli bir turizm inşa etmek zorundayız” dedi.

Sertifikasyon programı başlattık

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, UNESCO’ya gastronomi alanda yaratıcı şehirler ağına girdikten sonra birçok çalışma yapıldığını vurgulayan Başkan Fatma Şahin, “Pandemi döneminde ‘Sağlıklı Lezzetin Başkenti’ olma yoluna girerek hemen bir sertifikasyon programı başlattık. 

 “Birlikte dünyaya Anadolu’nun medeniyetler beşiği olduğunu, nasıl şehirler kurduğunu, nasıl ilk yazıyı yazdığını, Roma Dönemi’nin, Hitit Dönemi’nin en güzel eserlerini, Osmanlı ve Selçuklu’nun en güzel han ve hamamlarını, sokaklarında tarih kokan o lezzetleri anlatacağız” dedi.




Güvenli Turizm Sertifikamızı Aldık, Sizleri Bekliyoruz

Vali Ali Yerlikaya salgınla mücadelede aşının önemini vurguladı.

 “Kültür ve Turizm Bakanlığımızın yoğun çabasıyla İstanbul başta olmak üzere tüm Türkiye’de misafirlerimizi güvenle ağırlamak için güvenli turizm sertifikasını aldık ve sizleri bekliyoruz.” dedi.




Fiziksel ortamda fuarlara tekrar başlanacağını umut ediyoruz

Kültür ve Turizm  Bakan Yardımcısı Özgül Özkan Yavuz: Pandemi döneminde en çok turizm ve seyahat alanında etkili olan sektörler zarar gördü"


"2021 yılının son çeyreği itibariyle uluslararası kongre ve fuarların başta bölgesel fuarlar olmak üzere tekrar fiziksel ortamda başlayabileceğini umut ediyoruz" 

Uluslararası kongre ve konvansiyon derneğinin açıkladığı verilere göre geçen yıl takip ettiğimiz 2020 yılında gerçekleşmesi beklenen 4 bin den fazla uluslararası etkinliğin yüzde 65'i iptal olurken yüzde 25'i ise sadece dijital ortamda gerçekleşti. Fuarcılık alanına baktığımızda ise 2020 yılı içerisindeki gerçekleşmesi planlanan uluslararası fuarlar iptal oldu. Geçen yıl Temmuz ekim döneminde dünyada az sayıda da olsa dar çerçeveli fuar organizasyonları gerçekleşti fakat sektörümüz için yeterli hacim sağlanmadı. Bugüne baktığımızda uluslararası kongre ve toplantıların dijital veya hibrit olarak gerçekleştirmeye başladığımızı memnuniyetle görüyoruz.” dedi

Kurdele kesimiyle açılış gerçekleştirildi.


Sektörünün Ticari Hacmini Arttırma hedefli,“Fıt For Future Ve Connectıng Dots” temasıyla Düzenlen fuar, benzersiz bir MICE Deneyimi yaşatdı. Uluslararası Hosted Buyer Programı kapsamında; yurt dışı pazardan katılacak 90 uluslararası incentive firması, PCO, DMC ve kurumsal satın alıcılar fuar kapsamında katılımcı firmalarla B2B görüşme gerçekleştirildi.

 


Global Business Travel Association – GBTA J. Grant Caplan, Association of Tour Operators in Russia - ATOR Maya Lomidze, The European Travel Agents' and Tour Operators' Associations – ECTAA Pawel Niewiamdomski, Azerbaijan Tourism Board - ATB Florian Sengstschmid, Federazione Italiana Associazioni Imprese Viaggi e Turismo – FIAVET Ivana Jelinic gibi Dünya Turizm ve MICE sektörüne yön veren isimler fuara katıldılar 

7 Şehir, 7 Bölge, 7 Ülke sloganıyla yola çıkan GastroShow, Türkiye’nin ve dünyanın değişik yerlerinden gastronomi sektörüne damga vurmuş üst düzey şefler, gastronomi uzmanları da katıldı.

7 ülke mutfağı, sokak lezzetleri, Modern Türk Mutfağı, sağlıklı beslenme, vegan- vejetaryen beslenme, iklim değişikliğinin yemeklere etkisi ile dünya gastronomi trendleri üzerine değerli konuşmacılar eşliğinde bilgilendirici oturumlar yapıldı.

Jolly, Jolly Mıce markasıyla 28 Haziran 2021’de başlayan Ace of MICE Fuarı’nda gerçekleşen AMEzing Parti isim sponsorluğunu üstlendi. ışık, renk, ses ve dijital kurguların büyüleyici birlikteliğiyle video mapping şov, DJ ve  dans performansları eşliğinde güzel bir gece yaşandı.

Jolly Yönetim Kurulu Başkanı Mete Vardar AMEzing Parti ‘nin açılış konuşmasında; Tüm paydaşları bir arada görmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Pandemi sürecinde en çok etkilenen iş alanların başında M.I.C.E. sektörünün olduğunu ancak  çok kısa zamanda sektörün tüm bileşenleri ile hep birlikte hareket ederek bu zor zamanları el birliğiyle atlatılacaklarını ifade etti.

yilmazparlar@yahoo.com

27 Aralık 2020 Pazar

Skalite Ödülü “Fidan”

   Skalite Ödülü “Fidan” 

Başkanlığını Ayşe Önen’in yaptığı Skal İstanbul Kulübü, 1998 yılından beri kesintisiz olarak yaptığı, Dünya SKAL’ında da bir ilk olup pek çok ülkeye de “kaliteye verilen önem” konusunda ilham veren Skalite ödül törenini online gerçekleştirerek Skalite ödülünü, turizme hayat veren değerli SKAL üyelerine, “Hatay’a Hayat ver” Turizm Ormanı sosyal projesine fidan bağışlayarak vermiş oldu. 



Seyahat ve turizm endüstrisinin tüm paydaşlarını ve sektörün önemli isimlerini bir araya getiren Skal İstanbul Kulübü, 23 yıldır düzenlediği, kalite odaklı tek ödül olan Skalite ödül törenini bu yıl online olarak gerçekleştirdiği zoom toplantıya Skal İstanbul Kulübü üyeleri, Skal Türkiye Federasyon Başkanı Savaş Çolakoğlu, Skal Türkiye Bölge Başkanları, geçmiş dönem Dünya Başkanları Salih Çene ve Hülya Aslantaş, Türkiye Otelciler Birliği Başkanı ve Eresin Hotel Başkan Yardımcısı Müberra Eresin, Amerika’dan Skal International Başkan Yardımcısı Burçin Türkkan, İspanya’dan Skal International CEO’su Daniela Otero, Fransa’dan Skal International Geçmiş Dönem Dünya Başkanı ve Skal International Paris Kulübü Başkanı Karine Coulanges, İtalya’dan Skal International Roma Kulübü Başkanı Paolo Bartolozzi ve Avustralya’dan Skal International Sidney Kulübü Başkanı Malinda Brown gibi önemli isimler katıldı. 



Gecede ünlü piyano sanatçısı ve besteci Tuluyhan Uğurlu da online olarak canlı performans sergiledi. Skalite buluşmasını müziğiyle onurlandıran Uğurlu, yeni yıl için iyi dileklerde bulundu. 

Skal İstanbul Başkanı Ayşe Önen’in açılış konuşması ardından, Skal İstanbul Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Devrim Yalçın’ın moderatörlüğünde gerçekleşen toplantıda tüm Skal İstanbul üyeleri ve eski başkanları geçmiş yıllarda yapılan Skalite Törenleri ile ilgili anılarını paylaşarak yeni yıl mesajlarını ilettiler. 



Skal İstanbul Başkanı Ayşe Önen, “1998 ülkemiz için çok özel bir seneydi. 1923 yılında Büyük Önderimiz Atatürk tarafından temelleri atılan Türkiye Cumhuriyeti ‘nin 75. Yaşı kutlanıyordu. Bu amaçla, o yıl pek çok kurum ve kuruluş tarafından Cumhuriyetimizin 75. Yılı özelinde etkinlikler gerçekleştiriyordu.

 1998 yılında kulübümüz Yönetim Kurulu, sonradan Skål International Dünya Başkanı da olan, sevgili Hülya Aslantaş’ın Başkanlığında “SKAL” ve “Kalite” kelimelerinin birleştirilmesiyle “Yaşasın Cumhuriyet” diyerek Skalite’yi hayata geçirdi.



Skalite nin amacı sektörümüzde kaliteyi öne çıkartan hizmetleri, faaliyetleri, etkinlikleri ödüllendirmek, bu konuda turizm sektörünün tüm paydaşlarını özendirmek ve bu vesileyle de Türk Turizmi’nin gelişimine katkıda bulunmaktır.

Sektörümüzde 1998’den beri kesintisiz olarak yapılan ve kalite odaklı tek ödülü olan Skalite, aynı zamanda Dünya SKAL’ında da bir ilk olup pek çok ülkeye de “kaliteye verilen önem” konusunda ilham vermiştir.

Gönul isterdi ki, Skalite’yi şanına yaraşır bir şekilde yapalım, ancak olağanüstü  bir yıl geçiriyoruz. Tüm dünyayı derinden etkileyen ve insan hayatını da tehdit eden, benzeri yaşanmamış bir yıl! Bu durumdan da en çok etkilenen, maalesef sektörümüz...



 Siz değerli üyelerimizi bu zor yılı geride bırakırken sektöre güç veren dirayetleri için ödüllendirmek, birlikte sektörümüzün parlak yıllarını hatırlayıp moral toplayacağımız bir buluşmaya imza atmayı hedefledik. 

Turizme hayat veren siz değerli üyelerimizi, turizm   akademisyenleri önderliğinde başlatılan “Hatay’a Hayat ver” Turizm Ormanı sosyal projesine fidan bağışlayarak ödüllendirmek istedik.

2021’e umutlarımızı tazeleyerek girerken yanımızda çok özel dostlarımız var. Skal International Baskan Yardimcisi Sevgili Burcin Turkkan, Skal International Ceo’su Daniela Otero, Skal International Gecmis Donem Dunya Baskani, Ikiz Kulubumuz Skal International Paris Kulübü’nün Baskani Karine Coulanges, Ikiz Kulubumuz Skal International Roma Kulübü’nün Başkani Paolo Bartolozzi Ve Degerli Uyeleri Antonio, Augusto, Alberto, Ikiz Kulubumuz Skal International Sydney Kulübü’nün Baskani Melinda Brown,Bu özel buluşmamızda bizleri yalnız bırakmadılar. Skål International Başkanı Bill Rheaume göreve başlamadan hemen önce bize iyi dileklerini ilettiği bir video yolladı. 

Sadece bununla da kalmadık...Dünyaca ünlü piyano sanatçımız ve besteci Tuluyhan Uğurlu bizler için canlı bir performans gerçekleştirmek üzere aramızda.

Skål Istanbul Kulübümüzün Geçmiş Dönem Başkanları, kendi dönemlerinde Skålite anılarını paylaşırken, sonrasında söz almak isteyen üyelerimize de mikrofonu açık tutacağız. 

Kısaca kenetlenerek, fiziksel olmasa da bir arada, sağlık sıhhat için iyi dileklerimizle güçlenerek, mutlu anılarla moralli bir şekilde 2020’yi geride bırakacak, 2021’e umutlarımızı tazeleyerek gireceğiz.

Sağlık, sevgi, barış, mutluluk hep beraberinizde olsun.” Şeklinde ödülün tarihini önemini özetledi. 



Önen ayrıca, sanatçı Tuluyhan Uğurlu’ya Geçmişi, Günümüzü ve Geleceği sembolize eden üç fidan bağışı sertifikasını takdim ederek, “Bir arada, iyi dileklerimizle güçlenerek, mutlu anılarla moralli bir şekilde 2020’yi geride bırakacak, 2021’e umutlarımızı tazeleyerek gireceğiz. Sağlık, sevgi, barış, mutluluk hep beraberinizde olsun.” Dedi.

1934 yılında kurulmuş Skål International, geçmişiyle dünyanın en köklü sivil toplum örgütüdür. 7 Haziran 1956 yılında kurulmuş olan Skål International İstanbul Kulübü, 109 ülkede yapılanmasıyla en geniş tabanlı sivil toplum örgütü olan Skål International’a bağlı olarak faaliyet göstermektedir. Skål International İstanbul Kulübü, 239 üyesi ve hayata geçirmiş olduğu projeler ile dünyanın en büyük Skål kulübü konumundadır. 

Skal International İstanbul Kulübü’nün Türkiye Cumhuriyeti’nin 75’inci yılında Türkiye turizmine hediye olarak başlattığı Skalite ‘Turizm’de Kalite’ Ödülleri’nin amacı turizm sektöründe kalite ve kaliteye yapılan yatırımın çıtasını yükseltmeyi hedefleyen kişi ve kuruluşları ödüllendirmek olduğu kadar, kaliteyi bir yönetim felsefesi olarak benimsemiş bu kişilerin aynı zamanda sektör çalışanlarına örnek olmalarını sağlamak.

Günümüze kadar düzenlediği çeşitli toplantı ve sempozyumlarla turizm sektörünün güncel ve önemli sorunlarına çözümler sunan Skal International İstanbul, ilk kez 1998 yılında, Turizm’de kaliteyi ödüllendirmek için "Skalite Ödülleri" ile Türk turizminde kalite olgusunu gündeme getirdi. 

yilmazparlar@yahoo.com

9 Aralık 2020 Çarşamba

Ordu Turizme Yöneldi

 Ordu Turizme Yöneldi 

Pandemi sürecinde yeni bir hamleye hazırlanan Ordu, Etkili şehir pazarlama stratejileri yapıyor.

Ekonomide Uluslararası arenaya çıkmanın yolu turizmdir. Turizm, ekonominin önemli bir parçasıdır. Buda, ekonomik kalkınma arasında anlamlı bir bağ olan kültürel sermaye birikimi ile mümkündür.



Başkanlığını Celal Toprak’ın yaptığı Yeni Arayışlar Girişimi Platformu Derneğin (YAPDER) düzenlediği, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Hilmi Güler’in de katıldığı online toplantıda, Ordu Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Servet Şahin, NRW.Global Business Turkey Genel Müdürü Adem Akaya, birçok sektörde, Ordu’lu girişimcilerin  Almanya pazarına açılması için, bilgiler verdi. 

Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) Başkanı Celal Toprak’ın moderatörlüğü üstlendiği zoom toplantıda; Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Hilmi Güler Ordu şehrin farklı yönlerini dile getirdi. NRW.Global Business Turkey Genel Müdürü Adem Akkaya Almanya Ruhr Havzasının imkanlarını sıraladı. 

Ancak Almanya Ruhr Havzasının yanı sıra, Fransa (Metz ve Lens bölgeleri), İngiltere (Glasgow, Liverpool, Londra), İspanya (Bilbao) gibi gelişmiş ülkeler işsizliğin arttığı, sosyal katılımın azaldığı bölgelerde kültür ve sanatsal yatırımlarla kentsel canlanma yaratdılar. Yani Kültürel sermaye ile gerçekleştirdiler. “Gayrimenkul odaklı kalkınma projeleri” yerine “Kültür odaklı kentsel gelişim projelerine” öncelik verdiler 



Kültürel sermaye birikiminin sosyal refahı arttırıcı etkisi olduğu kadar ekonomi için istihdam ve gelir arttırıcı etkisi de vardır. Kültürel yatırımlar, çoğaltan etkisi ile ekonomideki diğer sektörler ile etkileşimde bulunurlar.

Nedir Kültürel sermaye,  toplumdaki bireylerin sahip olduğu bilgi, beceri, deneyim, sanat, bilim, eğitim, iş yapma biçimi, gelenek ve görenekler, inanç, ahlak gibi toplumun sosyal yapısına ve genel ekonomideki üretim ve tüketim biçimine yön veren değerlerin toplamı o toplumdaki kültürel sermayeyi oluşturur. 

Kültürel sermaye eğitim, kültürel miras ve yaratıcılıktan beslenir. Kültürel sermaye tek başına kalkınmak için yeterli değildir ancak sahip olunan fiziki ve beşeri sermayenin daha akılcı ve verimli kullanılmasına olanak vererek ekonomide katma değer yaratır. 

Turizm için zor zamanlar ancak, Turizm trafiğin geri döneceğini muhakkak. 

Büyütülmeyen, işlenmeyen, değişimlere göre motive edilmeyen planların statikleşerek fayda sağlamıyacağı göz önünde tutulduğunda; Başda Başkan Hilmi Güler olmak üzere Ordu Belediye Başkanlığın ve Başkanı Servet Şahin olan Ticaret - Sanayi Odasının, Etkili şehir pazarlama stratejilerini son derece olumlu buluyoruz.

Global krizin etkileri sürerken büyümeye istekli iş tecrübesi, mesleki bilgi birikimi, ufku görüş üstünlükleri ile vizyonu örnekleyen konuşmacılar, Zoom Toplantıda, önemli bilgiler aktardılar

Küçük şehirler ve kırsal toplulukların ekonomilerini güçlendirme hedefi gibi, Ordu, daha iyi yaşam kalitesi sağlamanın ve yerel varlıklar üzerine inşa etmenin yollarını arıyor. 

Yerel düşünce yapısını,  küresel koşullara göre şekilendirip gereksinmelere uyarlanan yapı, ürünlerin küresel müşterilerin ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde oluşturma, markalaşmak için önemli bir adımdır.

Dünya’daki örnekleri sayısız olan ürün ile marklaşan şehirler gibi, Ordu ilinin kanımızca, fındık gibi benzersiz farklı bir ürünü var. Buradan yola çıkarak fark yaratma kabiliyeti ile fırsat yaratabilir. Farklı karnaval havasındaki festivaller, fuarlar, sempozyum-zirve düzenleyerek Uluslararasında isim duyurabilir.

Başkan Hilmi Güler’in Romanya örneği, sosyal tıbbın öncüsü olarak kabul edilen Ana Aslan sağlık merkeziyle tanınan tüm dünya tarafından kabul gören kozmetik ürünleri gibi fındık ve türev ürünler tüm dünya pazarında yer alabilir.

Turizm öncelikle Geleneksel klasik turizmle gelişir. Alternatif turizm, pasta payını çoğalatmak içindir.



Toplantıda yine Başkan Güler’in sözünü etdiği, Ordu’nun doğal tabiat varlıkları şelale, yaylalar, deniz kum vs. Akıllı büyüme stratejilerinde, kendine özgü kırsal karakterleri korumak ekoturizm büyüme ve gelişme hedeflerine ulaşmaya yardımcı olabilir.

Kırsal peyzajı koruyan politikalar, açık alanı korumaya, hava ve su kalitesini korumaya, rekreasyon alanları sağlamaya ve yerel ekonomiye yatırım getiren turistik yerler yaratmaya yardımcı olur.

Yürümeyi, bisiklete binmeyi ve toplu taşımayı destekleyen politikalar, insanların parasından tasarruf ederken araçlardan kaynaklanan hava kirliliğini azaltmaya yardımcı olur

Temel (tuvalet olanaklarıyla) tamamlanmış  ücretsiz bir kamp yeri sağlayarak, karavan turizm ile konaklama yetersiziği yatak sayısın azlığını hissetdirmeden yapılabilir. 

Sağlık, termal ve iş turizmiyle otel yönetimi gibi alanlarda Türkiye’nin büyük bir deneyimi var. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre,  Rusya, Almanya, Bulgaristan, İngiltere Gürcistan en fazla turist gönderen ülkeler. Göz ününde tutulması gereken SWOT analizi buna göre yapılmalı.

Yerel ekonomi, turizm  ne olursa olsun tüm çabalar mobil olarak düşünülmeli, mobil bir zihniyetle yapılmalıdır. Herkes her faliyeti mobil cihazda aradığında bulubilmelidir.

Zamanı yakalıyamamak ıskalamak telafisi çok zor olan boşluk bırakıyor. O nedenle, Ordu şehrinin benzersiz niteliklerine ve artı noktalarına dikkat çekerek, tüm kabiliyetlerin farkında olup bilinçli bir şekilde istifade edeceğine, rakiplerden koparak başarı faktörlerini uygulayacağına inanıyoruz.   

yilmazparlar@yahoo.com

29 Kasım 2020 Pazar

Turizm Ekonomisinin Geleceği

  Turizm Ekonomisinin Geleceği

Başkanlığını Ayşe Önen’in yaptığı SKAL İstanbul Kulübü, Turizm Ekonomisinin Geleceğini masaya yatırdı.



Prof. Dr. Asaf Savaş Akat’ın konuk olduğu SKAL İstanbul Kulübün Kasım ayı toplantısında, Türkiye ekonomisinin yanı sıra salgının ve bölgedeki gelişmelerin turizm sektörüne etkileri değerlendirildi.

Pandemi geleceğe hızlı ilerlememize neden oldu.Pandemi sürecinde, birçok endüstri etkilenmiş olsa da, seyahat ve turizm endüstrisi özellikle ağır darbe aldı.Uluslararası uzun mesafeli yolculuklar neredeyse tamamen bitme noktasına geldi. Dünya çapında turizm ekonomisinin çöküşü otelleri, restoranları, otobüs işletmecilerini ve araba kiralama şirketlerini iflas ettirdi  Seyahat ve karantina kısıtlamaları, dar bütçeler ve enfeksiyon korkusuyla birleştiğinde turizmi önemli ölçüde azalttı. 

2020'nin sonunda 1,2 trilyon dolara varan gelir kaybı bekleniliyor. Ek olarak, tahminen 100 milyon insanı işsiz bıraktı. 25 milyon havacılık işi risk altında. 

Bu, birçok endüstri uzmanını, çalışanı ve gezgini, gelecekte turizm açısından neler getireceği konusunda kararsız bıraktı. 

Uzun vadede seyahatin çehresini değiştirebilecek temel seyahat teknolojisi eğilimlerini araştırılıyor

Pandeminin ne zaman biteceği henüz belli değil, ancak birçok hükümet ulusal ekonomilere sağlığı geri getirmeye çalışıyor.

Seyahatle ilgili belirsizlik ve korkuyla, turizm ve iş seyahatlerinin ne kadar çabuk iyileşeceğini, yine de uçup uçmayacağımızı ve yeni sağlık güvenliği önlemleri alındığında seyahat deneyiminin nasıl görüneceğini kimse bilmiyor… 

Seyahat ve turizm endüstrisinin tüm paydaşlarını ve sektörün önemli isimlerini bir araya getiren SKAL İstanbul Kulübü, Kasım ayı toplantısı için bir araya geldi. İstanbul Bilgi Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Asaf Savaş Akat’ın konuşmacı olarak konuk edildiği toplantıda, Kovid-19 salgınıyla birlikte hem Türkiye ekonomisi hem de turizm sektörü değerlendirildi.

Kovid-19 sorunlu bir dünya ekonomisinin üstüne geldi

 Dünya ekonomisi açısından bakıldığında salgının; dengeleri iyi oturmuş, sorunları olmayan bir dünya ekonomisinin değil, dengesizliklerin birikmiş olduğu bir dünya ekonomisinin üzerine geldiğini belirten Prof. Dr. Asaf Savaş Akat, salgın sonrası dönem için belirsizliğin hakim olduğunu söyledi. Türkiye ekonomisine değinen Prof. Dr. Akat, “Türkiye; petrol, doğalgaz, maden vs. gibi doğal kaynakları yetersiz bir ülke ve bütün bunları dışarıdan almak zorundayız. Kısıtlı doğal kaynaklara sahip ülkeler bu kaynaklara ulaşabilmek için imalat ve ihracata önem vermeli, ekonomilerini bu anlamda güçlü kılmalıdır.” dedi. Prof. Dr. Akat ayrıca Türk müteşebbislerinin zorlu süreçler için daima hazırlıklı olduklarını ve bu sürecin de atlatılacağını sözlerine ekledi.

 Turizm sektörü salgın sonrası toparlanacaktır

Turizm açısından Türkiye’yi değerlendiren Prof. Dr. Akat, “Ülkemizin, sahip olduğu doğal ve tarihi güzellikleri sayesinde doğal kaynağı turizmdir.” dedi.  Salgından olumsuz anlamda en çok etkilenen sektörlerin başında turizmin geldiğini belirten Prof. Dr. Akat, “Turizmin ekonomik açıdan geleceğini öngörmek Kovid-19’un seyrine bağlı olacak. Biz ekonomistler için bir şey söylemek zor. Uzun süreli karantina süreci nedeniyle insanların seyahat etmeye özlem duyduklarını düşünüyorum. Bu nedenle salgın sonrası dönemde, insanlar tekrar seyahat yapmak isteyeceklerdir.” dedi. 2021  için öngörüde bulunmanın zor olduğunu ifade eden Prof. Dr. Akat, 2021 yazının ikinci yarısı ve sonbaharda Türkiye turizminde ciddi bir canlanma söz konusu olabileceğini ekledi.



Anlamlı hediye

SKAL İstanbul Başkanı Ayşe Önen, toplantıya katılım sağlayan herkese teşekkür ederek Prof. Dr. Asaf Savaş Akat’a, Geçmişi, Günümüzü ve Geleceği sembolize eden üç fidan bağışı sertifikasını takdim etti.

Seyahatteki çöküş uzun vadeli değişiklikler getirecek. 

Kanımızca, kitlesel işsizliğin işgücü piyasalarında silinmez izler bırakması gibi, mevcut küresel seyahat çöküşü hem iş hem de eğlence için uluslararası hareket modellerinde uzun vadeli değişiklikler getirecektir. Güçlü salgın kayıtları olan ülkeler, bunları turizm pazarlama stratejileri olarak kullanacaktır.  

Sağlık turizmi, İnsanlar daha sağlık odaklı hale geldikçe, pek çoğunun sağlık, restorasyon ve iyileştirici tatiller aramaları bekleniyor. Yoga inzivaları, spa uygulamaları ve diğer sağlık yanlısı aktiviteler özellikle turistler için çekici olmalıdır. 

Miras ve kültür turizmi, Yakındaki yerlerle sınırlı olduğunda, miras ve kültürel deneyimler ön plana çıkabilir. Bu, müzelerin, restoranların, tarih turlarının ve diğer yerel sitelerin ilgisinin artması anlamına gelir.

Açık hava turizmi, Aşı olmadan sosyal mesafe ve izolasyon temel COVID-19 önleme yöntemi olmaya devam ediyor. Buda, kamp, ​​yürüyüş veya su sporları gibi açık hava tatillerinde artışa neden olabilir.

Aile ve arkadaş turizmi, Kilitlemelerin uygulandığı, ailelerin ve arkadaşların ayrı tutulduğu yerlerde, günübirlik gezilere odaklanan turizm paketleri, hafta boyu süren gezilerden çok artış görebilir.  

Uzak veya tenha yerler, Uzak yerler her zaman belirli turistler arasında popüler olsa da, bu tatil seçenekleri koronavirüs sonrası daha fazla ilgi göreceği muhakkak. 

Küçük gruplara odaklanma, İster sınırlı odaları olan (oda kahvaltı gibi) konaklamalar, ister özel tur grupları olsun, COVID sonrası dünyada turizm küçük başlıyacakdır.

Uluslararası turizmin kontrollü kabulü, Virüs korkusu azaldığında, şirketler ve hükümetler uluslararası turistleri geri çekmek için rekabet etmeye başlayacaklar.

Turizm Teknolojileri Trendleri COVID-19 Sonrası, Ülkeler geçişi daha sorunsuz hale getirmek için teknoloji geliştirmeye ve entegre etmeye çalışıyor. 

Temassız teknoloji, Paylaşılan temas noktalarının ve yüz yüze etkileşimlerin azaltılması yolları arınılıyor. 

Sayı biyometri kullanımını düşünülmektedir, Biyometri temassız parmak izi, iris taraması veya yüz tanımayı içerebilir. Diğer seçenekler arasında hareket kontrolleri, belge tarama veya sesli komutlar dahil olmak üzere temassız girişler araştırılıyor.

Gelişmiş temizlik teknolojileri, Temizlik ve sanitasyon, hem seyahat sağlayıcıları hem de müşteriler için başka bir ana odak noktasıdır. Sterilizasyonu daha etkili hale getirmeye yardımcı olmak için ultraviyole ışık teknolojilerin kullanımı.

Tüm vücut dezenfeksiyon kabinleri, yüksek temas yüzeylerinde antimikrobiyal kaplamalar ve temizlik robotların kullanımı. Uygulaması çok az olan kabinlerde bir kişiyi ve giysilerini 40 saniyede dezenfekte edebilen ve patojenleri öldürmek için tasarlanmış fotokatalizörler veya nano iğne teknolojisin kullanılımını yaygınlaştırmak.

Otomatikleştirilmiş süreçler, Birçok sağlayıcının gelir hedeflerini veya giderlerini karşılamada güçlük çekmesiyle, şirketlerin müşterilere yardımcı olacak daha az personeli olması muhtemeldir. Bunu aşmak için, otomasyonun dahil edilmesi olası bir çözümdür. Başka bir seçenek de, Bilinen Gezgin Dijital Kimliği  

Akıllı kapıdan kapıya ulaşım, Popülaritesinde artması beklenen bir diğer trend de kapıdan kapıya taşımacılık hizmetleridir. 

Ancak, bu toparlanmayı sağlamak için sektör sıkı bütçelerle çalışmak zorunda kalacak. Ancak yeni süreçlere ve teknolojilere yatırım yapmaya ve değişen ihtiyaç ve gereksinimlere karşı esnek olmaya istekli olacak. Bunu yapabileceklerini varsayarsak, COVID-19 sonrası dünyaya ve onun yeni normaline etkili bir şekilde adapte olacak şekilde donatılmalıdırlar. 

yilmazparlar@yahoo.com 

 

10 Kasım 2020 Salı

SKAL İstanbul Klübünden ATA'yı anma Mesajı

 SKAL İstanbul Klübünden ATA'mızı Anma Mesajı

10 Kasım 2020 ATA'mızın aramızdan ayrılışının 82.yıldönümü vesilesiyle SKAL İstanbul Klübü Başkanı Ayşe Önen üyelere ve Turizm Dünyasına ATA’mızı anma mesajı göndererek kendi kurguladığı bir video ile mesajına dahada anlam kazandırdı.

Başkan Ayşe Önen Mesajı; 

“Sevgi, minnet ve özlemle anıyoruz!*

İleriyi gören, isabetli kararlar vererek, cesaret, irade, azim, kararlılık ve güçlü sorumluluk anlayışıyla Türk Ulusuna önderlik eden ve Millî Mücadele'yi başlatan Atatürk; *“ya istiklal, ya ölüm”* diyerek ulusumuzun kaderini değiştirmiştir.

Az zamanda çok ve büyük işler yapan Ulu Önderimiz, izi silinemeyecek birçok başarıya imza atarak en büyük eserim dediği *Türkiye Cumhuriyeti*'ni kurmuştur. Yalnızca milli ve bağımsız bir devlet kurmakla kalmamış, Türk Ulusunu her alanda çağdaş medeniyetler düzeyine taşımada öncülük etmiştir.

Askeri ve siyasi başarılarının yanında, çevreye ve doğaya olan duyarlılığı, çiftçiye ve tarıma verdiği önem, bilim ve eğitime gösterdiği ihtimam, kadına ve gençliğe atfettiği değer, çocuklara duyduğu sonsuz sevgi ile insani vasıflarıyla da, sadece bize değil tüm dünyaya örnek olmuştur.

Ona duyduğumuz sevgi ve minneti, Cumhuriyetimizi tam bağımsızlık ve demokrasi ilkelerinden asla ödün vermeden yaşatarak göstermeye devam edeceğiz.

Her *10 Kasım*’da daha da derinden hissederek diyoruz ki, *sonsuza dek bizimlesin...*"

Gerçekdende, Turizm ilkelerin temelini oluşturan, Türk Turizmine ve Dünya Turizmine ilham veren, yol gösteren, Atatürk’ümüzün “ Yurtda Sulh, Cihanda Sulh ” sözleri, Turizmin ön koşuludur. Turizmin Ancak güvenli barışçıl bir ortamda mümkün olabileceğidir.

Bir ulus olarak bağımsızlığımızı güvence altına almak için savaşan milli kahramanlarımız, Başda Atamız olmak üzere hatırlanmayı kalplerde sonsuza kadar yaşamayı hak ediyorlar.

Politikacılar bu vesileyle, özgürlükleri ve özgürlüğü korumak, kitlelerin refahını arttırmak için çalışmak ve hepimizin güvenebileceği ve gurur duyabileceği büyük bir ulus inşa etmeye ve çalışmaya devam etmeliler.

Özgür bir ulusun parçası olmaktan gurur duyan bizler bugün, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, aramızdan ayrılışının 82.yıldönümünde rahmetle ve minnetle anıyoruz.

yilmazparlar@yahoo.com


 

3 Ekim 2020 Cumartesi

Turizmde Beyin Fırtınası

 Turizmde Beyin Fırtınası

Covid Salgını turizmde yeni seyahat trendlerinide beraberinde getirdi. İnsan tutumunu, niyetini temel alan, turistlerin davranışlarını, düşüncelerini anlayan bilinçli turizmin yeni akımlarını öngören, SKAL İstanbul kulübü krize çözüm aradı. Dijital ortamda Zoom üzerinden geniş katılımlı bir çalıştay düzenledi.

Siyasi çerçeve koşullarına bağlı olan, salgın dönem Turizmine kilit kararlar veren siyasi irade olmasına ve ne olacağını tahmin etmek çok zor görünmesine rağmen, sektör tüm krizlerin kralı olarak çözümler üretiyor. Pazar katılımcıları, potansiyel talebi incelemek ve yeni ürünler hazırlamak için buna odaklanıyor.

Üç milyar insan evde oturuyor ve enfeksiyondan korkuyor, sınırlar kapanıyor, vizesiz rejimler iptal ediliyor, uçaklar uçmuyor, oteller boş ve personel işten çıkarılıyor. Ama er ya da geç salgın sona erecek. Dünya karantinalardan çıkmaya, bağları yeniden kurmaya ve seyahat kısıtlamalarını kaldırmaya başlayacak. Bundan sonra turizm nasıl olacak?

Gerek üye sayısı, gerek gerçekleştirdiği projeler ile dünyanın en önemli kulüplerinden olan, Yönetim Kurul Başkanlığını Ayşe Önen’in yaptığı İstanbul SKAL Kulübü yine bir ilke imza atarak, Arama Konferansı konusunun uluslararası öncülerinden olan Prof. Dr. Oğuz Babüroğlu yönetiminde çalıştay düzenledi. 

Yaptığı açılış konuşmasında Ayşe Önen özetle, Tüm Dünyayı  derinden  etkileyen ve insan hayatını da tehdit eden, benzeri görülmemiş bir süreç  yaşadığımızı, en çok etkilenen, turizm sektörü olduğunu, birkaç aylık iyileşme algısı olsada geleceği şekillendirmeye, çalıştıklarını söyledi.

Başkan Önen, “2020  yaz sezonunu  bitirdik, yaşadığımız  tecrübelerle,  turizm endüstrisinin paydaşları olan bizler, bir araya gelip,  ortak  sorunları  bulmaya, daha iyiye ulaşmak, ve  yeni  normaller  çerçevesinde neler yapılması gerektiğini  belirleyerek,  hedefler  seçmemizi sağlayacak “Arama Konferansı” düzeninde, bir beyin fırtınası yaparak, geleceğe ortak akılla bakmak istedik.” Diyerek Dr. Oğuz Babüroğlu, teşekkür ederek Moderatöre sözü bırakdı. Başkan Önen ayrıca Babüroğlu’na teşekkür ifade eden TEMA vakfina geçmişi, günümüzü, geleceği sembolize eden 3 Fidan bağışladıkları sertifikayı, sanal ortmada takdim etdi. 

Seyahat ve turizm endüstrisinin tüm sektörlerini çatısı altında toplayan tek uluslararası organizasyon olan ve sektörün önemli isimlerini bir araya getiren SKAL İstanbul Kulübü, Eylül ayı toplantısı için bir araya geldi. Tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 salgını nedeniyle sanal ortamda düzenlenen interaktif toplantı Arama Konferansi ekolünün  öncüsü, Arama Katılımlı Yönetim Danışmanlığı Kurucu Yöneticisi, Sabancı Üniversitesi Yönetim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi ve Yazar Prof. Dr. Oğuz Babüroğlu moderatörlüğünde gerçekleşti. 

Yeni dönemle birlikte yeni trendlerin ortaya çıktığından söz eden Prof. Dr. Babüroğlu, inovasyon ve dijitalleşme, hijyen ve sağlık güvenilirliği, temassız işlemler, kişiye özel seyahat ve konaklama tercihleri, yeni turistik bölgelerin tercih edilmesi gibi yeni akımlara değindi. Salgın döneminin olumsuz etkilerini en çok hisseden sektörlerin başında gelen turizm sektörünün yeni düzene uyum sağlamak için neler yapabileceğinin konuşulduğu toplantıda tüm üyelerin interaktif olarak katıldığı bir çalışma gerçekleştirildi. Zoom üzerinden çalışma gruplarına ayrılan üyeler, yeni dönem ile birlikte ortaya çıkan sorunlara çözüm önerileri geliştirdi. 

Grup çalışmalarında üç ana başlık ön plana çıktı

Grup çalışmalarının oldukça verimli geçtiği toplantıda öne çıkan konular arasında her zaman öncelikli olmasına karşın salgın ile birlikte önemi daha da artan hijyen ve sağlık güvenilirliği, online check-in ve check-out işlemleri gibi temassız işlemlerin gerekli yasal düzenlemelerle birlikte aktif hale getirilmesi vardı. Toplantıda öne çıkan bir diğer önemli konu da turizmde yerelleşmeydi. Sınırların kapalı olması nedeniyle dış turizmin yapılamaması, salgın nedeniyle ailelerin ve yakın arkadaş gruplarının bir arada seyahat etmesinin ötesinde geçimini sadece turizm ile sağlayan yerel halkın durmunun salgın ile olumsuz etkilenmesinden ötürü iç turizme ağırlık verilerek Türkiye’nin keşfedilmemiş yeni destinasyonların ortaya çıkarılmasının önemine dikkat çekildi.




Koronavirüs salgınının turizm sektörü üzerindeki şiddetli etkisi sır değil. Ancak çoğu kişi, durumun ne gibi değişiklikler getireceğini, COVID-19 sonrası dönem için turizm trendlerinin neler olduğunu merak ediliyor. Yine uzman görüşlerine göre yeni trendleri ilk bakışda, Uçuşlar yerine yol gezileri, Sağlık turizmi, Vahşi Yaşam Tatilleri, Glamping ve Ekoturizm, Çevrede bisiklet yolları, Gölde dinlenmek vs. deniz kenarında tatil, Aile seyahati, Yalıtılmış bir tatil olarak belirliyorlar.

Korkunun anahtar olduğu, bilinmeyenden korkma, enfeksiyon korkusu, birine dokunma, dokunulma, aile ve arkadaşlara bulaşma korkusu, birçok cephede ortadan kalkması ve tamamen ortadan kaldırılması için çok sayıda iyi haberin olması zaman alacak. O zamana kadar seyahat ve turizm tam anlamıyla küçük kulübesinde kalacak..

Yakın gelecekte, her biri kendi açısından önemli olan olası eğilimler uzmanlara göre; Ülke sınırları bir süre herkese açık olmayabilir. Bazı coğrafyalar bir süre tehlikeli olarak algılanabilir, ziyareti düşünülmez gelebilir. İş seyahatleri önemli ölçüde azalabilir. MICE pazarı bir süre çok zor duruma girebilir. Mega etkinlikler daha az çekici hale gelebilir. 

Grup yolculuğu küçülebilir. Boş zaman seyahatleri de bir süre azalabilir. Daha az sayıda öğrenci eğitim görmek için yurt dışına seyahat edebilir.  Din turizmi düşebilir. Emekli. olgun gezginler en büyük ölçüde etkilenebilir. Turizm, daha fazla iç yönelimli iç turizme dönebilir. Destinasyon düğünleri ciddi bir düşüş yaşayabilir. Okul gezileri kuruyabilir. Doğa zafer kazanabilir. Büyük olasılıkla doğa ve yaban hayatı, önümüzdeki aylarda anıtlara ve tarihe tercih edilebilir. Hava yolculuğu daha pahalı hale gelebilir. Havaalanları daha az kalabalık olabilir. Bu, havalimanlarında perakendecilikten makul ölçüde büyük potansiyel alan yiyecek ve içecek, yaşam tarzı, elektronik ve daha birçok marka etkilenebilir. Lüks oteller daha ucuza gelebilir. Yolculuklardan bir süre uzak durulabilir  Yol gezileri daha fazla tercih edilebilir. Aileler ve gençlerin, özellikle uzun hafta sonları ve kısa tatiller için, daha fazla dışarı çıkmayı tercih etmesi muhtemeldir. Memleket yolculuğu büyük bir segment olabilir. Yiyecek ve İçecek tüketimi etkilenebilir. Gastronomi turizmde düşüş yaşanabilir. Alışveriş ciddi bir gerileme yaşayabilir.

Müşteri daha fazla seçeneğe, daha fazla esnekliğe sahip olarak temel faktörler şunlar olacaktır:;Güvenlik: hem algılama hem de gerçeklik önemli olacaktır. Sağlık: hükümet zorunlu kontroller getirebilir. Hijyen: Bundan ödün verilmeyecektir. Markalar: Kaliteden yana olanlar kazanacaktır. Değer: İyi para için iyi bir değer, yeni anlayış olacaktır.

yilmazparlar@yahoo.com

      

Kaynak; Net Haber Ajaans