26 Mayıs 2024 Pazar

SKAL İstanbul Kulübün Müzeye Verdiği Değer-Yılmaz Parlar

 


SKAL İstanbul Kulübün Müzeye Verdiği Değer

Başkanlığını Selma Tatar’ın yaptığı, SKAL İstanbul Turizm Kulübün Müzeler Haftasında Müzeye Verdiği Değer



Dünya çapında turizm sektöründe önde gelen bir organizasyon olarak bilinen SKAL Kulüplerinden İstanbul SKAL Kulübü Müzeler Haftası etkinlikleri ile müzelerin kültür ve tarih açısından taşıdığı önemi vurgularken, üyelerinin kültürel mirası keşfetmelerine ve onun değerini anlamalarına olanak tanıyarak, kültürel turizmin gelişmesine katkıda bulunmaya devam ediyor.



Turizme katkılarıyla da ekonomik açıdan büyük bir öneme sahip Müzelerin farkındalığı artırmak niteliğinde olan Müzeler Haftasında SKAL İstanbul Kulübü İstanbul tarihi yarımada model sergisini ziyaret etdi.



Türkiye'nin zengin mimari mirasını bir araya getiren, Antik çağdan günümüze kadar uzanan medeniyetlerin kültürlerini temsil eden yüzelliye yakın mimari eserin 1/25 oranında küçültülmüş minyatür modellerin olduğu Miniatürk bünyesinde bulunan Modelport tarafından hazırlanan İstanbul tarihi yarımada model sergisi ziyaretçilerini 400 yıl öncesine götürüyor..

SKAL İstanbul Kulübü üyelerin İstanbul tarihi yarımada model sergi ziyaretine İBB Kültür A.Ş. Müzeler ve Miniatürk Müdürü Ayşe Çağlayan, Modelport kurucusu Murat Soysal eşlik etdi ve bilgiler verdiler.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. tarafından yapılan Miniatürk bünyesindeki, İstanbul tarihi yarımada model sergisi, Dönemin planlama ve mimarlık tarihine ışık tutuyor. Sergide, yarımada üzerindeki yapılaşma, sosyal ve kültürel dokunun i̇stanbul'daki yaşamın 16-19. yüzyılları yansıtılıyor.

İstanbul'un tarihi yapıları ve yaşamı canlandırılarak, ziyaretçilere tarih ve kültür deneyimi sunulan, 100 metrekarelik video mapping alanıyla da dikkat çeken sergide, Modelport kurucusu Murat Soysal, serginin 5 yılda tamamlandığını, bugüne kadar 60 binden fazla kişinin sergiyi ziyaret ettiğini belirtti.

Serginin, tarih ve kültür meraklılarının yanı sıra teknolojiye ilgi duyan herkesin ilgisini çekeceği düşünülüyor. Sergide kullanılan teknolojik sistemlerin ve hareketli modellerin ziyaretçilere etkileyici bir deneyim sunuyor. İnteraktif özelliklerinin, özellikle genç ziyaretçiler için ilgi çekici sergi.

SKAL İstanbul Kulübü Mayıs 2024 Toplantısı

SKAL İstanbul Kulübü Mayıs Toplantısını İstanbul tarihi yarımada model sergisi sonrası Sütlüce Lazzoni Hotel ev sahipliğinde Gerçekleştirdi.



Toplantıya SKAL İstanbul Kulübü Başkanı Selma Tatar, Geçmiş dönem Dünya SKAL Başkanlarından Hülya Aslantaş, USDF Yönetim Kurulu üyesi  ve Geçmiş dönem SKAL İstanbul Kulübü Başkanı Ayşe Önen, SKAL İstanbul Kulübü Yönetim Kurul Üyelerinden, Mustafa Yalçın, Meltem Tepeler, Seyhan Ayel, Atilla Acet, Tülay Salihoğlu, Önceki  dönem başkanı Can Arınel, Geçmiş dönem başkanlarından Ata Eremsoy, Geçmiş dönem USDF Başkanlarından Faik Alsaç, Lazzoni Hotel Müdürü Gürhan Sayar, 50 yılı aşkın SKAL üyesi George Küdyan Anadolu Folk Gurubu Başkanı Göksenin İleri başda olmak üzere Kulüp üyeleri katıldılar.



Toplantıda Meltem Tepeler’in ziyaretcileri ve yeni üye olacakları takdim etmesinden sonra, SKAL ritüeli yapıldı. Başkan Selma Tatar daha iyi verimli hizmet verebilmeleri için Komiteleri açıkladı. Üyelerin toplantı önerilerini aktardı. Yeni üyelerin rozetleri takıldı.



Toplantının bulunduğu salonda sergisi olan ressam Tülin Kaynak sergisi hakkında kısa bilgi veren konuşma yaptı.

Sanatcı Tülin Kaynak’ın soyut olan resimlerine geniş bir perspektiften bakıldığında temelde bir yapının veya yapıların bozumu göze çarpıyor. Sanatçının temelde insanın çelişkilerle dolu bir doğaya sahip olduğunu ima eden, durmaksızın akan yaşamda bedende ve zihninde birikmiş türlü yabancılaşma renkleri ve çizimleri ön plana çıkıyor



Müzeler Haftası'nda Müzelerin Önemi Nedir

Müzeler Haftası'nda Kültürel Mirasımızı Korumak: Müzelerin Önemi ve Toplumdaki Rolü Nedir.

Müze Nedir ve Neden Önemlidir?



Müzeler, geçmişten günümüze kadar olan kültürel, sanatsal ve bilimsel birikimlerin sergilendiği, korunduğu ve araştırıldığı kurumlardır. Bu kurumlar, toplumların kültürel mirasını koruyarak, gelecek nesillere aktarmada hayati bir rol oynar. Müzeler sadece tarihi eserleri barındırmakla kalmaz, aynı zamanda toplumun kültürel bilincini artırır ve eğitimsel faaliyetlerle bireylerin bilgi birikimini zenginleştirir.



Tarihi Eserlerin Korunması ve Gelecek Nesillere Aktarılması

Müzeler, tarihi eserlerin korunması ve gelecek nesillere aktarılması açısından büyük bir öneme sahiptir. Tarihi eserler, bir toplumun geçmişine ışık tutar ve kimliklerini anlamalarına yardımcı olur. Bu eserler, müzelerde özenle korunur ve sergilenir, böylece hem yerel halkın hem de turistlerin geçmişle bağ kurmasını sağlar. Müzeler Haftası, bu bilinçle hareket edilmesi gerektiğini hatırlatır ve toplumu tarihi mirasımıza sahip çıkmaya davet eder.



Eğitim ve Araştırma Faaliyetleri

Müzeler, eğitim ve araştırma faaliyetleri ile de öne çıkar. Özellikle genç nesillerin eğitiminde müzeler, somut öğrenme materyalleri sunarak eğitimde farklı bir boyut kazandırır. Okulların düzenlediği müze gezileri, öğrencilerin tarih, sanat ve bilim alanlarında pratik bilgi edinmelerine olanak tanır. Ayrıca, müzelerde yapılan arkeolojik kazılar ve araştırmalar, bilimsel bilgi birikimini artırır ve yeni keşiflere kapı aralar.



Turizme Katkıları

Birçok turist, seyahat ettiği bölgelerde müzeleri ziyaret ederek, o bölgenin kültürel ve tarihi dokusunu tanımak ister. Bu ziyaretler, yerel ekonomiye canlılık getirir ve kültürel etkileşimi artırır. Müzeler Haftası, turizmin bu önemli boyutunu vurgularken, yerel müzelerin desteklenmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatır.



Kültürel Farkındalık ve Toplumsal Bağlar

Müzeler, kültürel farkındalığı artırarak toplumsal bağları güçlendirir. Farklı kültürlere ait eserlerin sergilenmesi, toplumlar arası hoşgörü ve anlayışı teşvik eder. Müzeler, ortak değerler üzerinden insanları bir araya getirir ve kültürel çeşitliliği kutlar. Bu bağlamda, Müzeler Haftası, müzelerin barış ve anlayışın inşasında oynadığı kritik rolü hatırlatır.



Müzelerin Geleceği ve Korunması

Müzeler Haftası, müzelerin önemini vurgulamak ve toplumun her kesimini bu kurumlara sahip çıkmaya davet etmek için mükemmel bir fırsattır. Kültürel mirasımızı korumanın ve gelecek nesillere aktarmanın en etkili yollarından biri olan müzeler, hepimizin desteğini hak ediyor. Unutmayalım ki, müzelerimiz ne kadar güçlü olursa, kültürel mirasımız da o kadar güçlü kalacaktır. Bu özel hafta boyunca, müzeleri ziyaret ederek ve bu kurumların çalışmalarına destek olarak, tarihimize ve kültürümüze sahip çıkabiliriz.



 yilmazparlar@yahoo.com

 

20 Nisan 2024 Cumartesi

2024-Çek Food Festivali-Yılmaz Parlar

Çek Tatların Buluşması

Çek Cumhuriyeti İstanbul Konsolosluğu, “Czech Food Festival” adıyla Lezzet Dolu Bir Şölene Ev Sahipliği Yaptı,



Slovak Mutfağının Lezzetleri, Slovakya'nın zengin mutfağı, dağların tadını ve tarihini yansıtır.

İstanbul'un kültürel çeşitliliği, bu kez Çek mutfağının enfes lezzetleriyle buluştu. Çek İstanbul Konsolosluğu, birbirinden lezzetli yemekleriyle dikkat çeken bir yiyecek festivaline ev sahipliği yaptı. ÇEK Food Festival adıyla 18-20 Nisan 2024 tarihleri arasında  düzenlenen etkinlik, lezzet tutkunlarını bir araya getirirken, birbirinden özgün Çek ve Slovak yemekleriyle damakları şenlendirdi.



Çek Mutfağı, Tarihin Lezzet Dolu İzleri

Çek'in zengin kültürel mirası, tarih boyunca pek çok medeniyetin etkisi altında kalarak muhteşem bir mutfak ortaya çıkardı. Bugün, bu lezzetli miras, geleneksel tatları modern dokunuşlarla harmanlayarak dünya mutfak sahnesinde kendine sağlam bir yer ediniyor.



Çek Cumhuriyeti 'nin eşsiz lezzetleri, gastronomi dünyasında yeni bir heyecan dalgası yaratdı.

Bohemya'nın mistik atmosferinden Moravya'nın sıcaklığına kadar uzanan bu topraklarda, birbirinden enfes yemeklerle dolu Festival Lezzet Dolu Bir Macera yaşatdı.

Çek mutfağı, tarih ve kültürle harmanlanmış benzersiz lezzetler sunarak dünyada büyük bir hayran kitlesi edinmiştir. Bu yemekler, geçmişin izlerini bugüne taşıyan birer lezzet şölenidir ve her lokma, bu muhteşem coğrafyanın zenginliğini keşfetme fırsatı sunar

Çek Gastronomi Food Festivali, sadece yemeklerle sınırlı kalmıyor; aynı zamanda müzik, dans ve sanatın da bir araya geldiği renkli etkinliklere ev sahipliği yaptı.

Çek mutfağı, tarih ve kültürün zengin mirasıyla harmanlanarak ortaya çıkmıştır. Bu mutfağın belki de en bilinen lezzeti, nefis bir aroma ve sulu bir dokuyla dikkat çeken gulaş  yemeğidir. Et ve sebzelerin bir araya geldiği bu lezzetli yemek, adeta bir ziyafet sunar.



Çek Mutfağına Lezzetli Bir Bakış

Çek Cumhuriyeti 'nin yemek kültürü, taze ve yerel malzemelerin kullanımıyla öne çıkıyor. Ülkenin her bölgesinde farklı lezzetler bulunsa da, genel olarak et ve patates ağırlıklı bir mutfakla karşılaşıyoruz. Bununla birlikte, sebzelerin ve çeşitli tahılların da önemli bir yeri var. Geleneksel olarak, Çek yemekleri doyurucu ve lezzetli olmalarıyla bilinir.



Festivalde, gulaşın doyurucu tadı, kachena'nın eşsiz aroması ve svichkova'nın lezzetiyle buluşturdu

Çek Cumhuriyeti İstanbul Konsolosluğu'nun düzenlediği yemek festivali, ülkenin damak tadını keşfetmek isteyenler için bir fırsat sundu.

Çek mutfağının belki de en popüler en ikonik yemeği, svíchkova soslu dana etidir. Bu yemek, ince dilimlenmiş bonfile et, kremalı bir sos, yanında knedliky adı verilen bir çeşit patates veya ekmek topuyla kızılcık sosu ile sunulur. Hatta Çekler arasında ana yemeklerin kraliçesi olarak da bilinirmiş Svíchkova

Bunun dışında, gulaş da Çek mutfağının vazgeçilmezlerinden biridir. Bu, koyu et yahnisi türünde bir yemektir ve genellikle sıcak bir ekmeğin veya patatesin üzerine servis edilir

Ekstra karakterli geleneksel gulaş sosuna koyu, canlı bir kırmızı renk veren, kırmızı biber yığınlarıyla cesurca tatlandırılan, yavaş pişirilen bir sığır çorbası veya güvecidir.

Bu bir güveç mi? Çorba mı? Et suyu miktarı ve içindeki maddeler açısından ikisi arasında bir nevi yatıyor. Geleneksel Gulaş'ta dikkat çeken bir şey de et suyunun güveçte düşündüğünüzden daha ince olması ve un veya kremayla koyulaştırılmamasıdır.



Tatlıların Zaferi

Tatlılara gelince, Tatlı severler için Çek tam bir cennettir. Trdelník, sokak lezzetlerinin vazgeçilmezi olan, bir çörek çeşididir. Bu, dışı çıtır çıtır içi yumuşacık bir hamurun döner şeklinde pişirilmesiyle elde edilir ve genellikle tarçın veya ceviz ile servis edilir. Ayrıca Kolace meyveli bir sevilen tatlıdır



 Bohemya'nın Harika Bira Kültürü

Bira severlerinin favorisi Budweiser Budvar. Çek, dünya çapında ünlü bir bira kültürüne sahiptir. Bohemya bölgesinde üretilen biralar, uzun bir tarihe dayanan geleneksel üretim teknikleriyle ünlüdür.

ÇEK Food festivali, hem lezzet dolu bir gün geçirmek isteyen İstanbulluları hem de farklı kültürleri keşfetmek isteyenleri bir araya getirerek unutulmaz bir deneyim yaşattı. 

yilmazparlar@yahoo.com

22 Mart 2024 Cuma

Dedeman Hotel Zinciri, Özbekistan'da 3 Hotel ve 3 farklı Marka Hotel Proje İmza Töreni-Yılmaz Parlar

   

Dedeman Hotel Zinciri, Özbekistan'da Yenilikçi Bir Adım Atıyor

Dünya çapında tanınan ve saygı duyulan otel zinciri Dedeman, Özbekistan'da yeni bir döneme giriş yapıyor. Ülkenin turizm potansiyelini keşfeden ve bunu en iyi şekilde değerlendirmeye kararlı olan Dedeman Hotel Zinciri, üç farklı markalı otel ile bölgedeki varlığını güçlendirme kararı aldı.



Bu kapsamlı genişleme hamlesi, Dedeman'ın misafirlerine sunduğu çeşitlilik ve kalite standartlarını bir adım öteye taşıyor. Özbekistan'ın turizm sektöründeki yükselen trendlerini göz önünde bulunduran Dedeman, bu adımıyla bölgedeki misafirlerine daha fazla seçenek sunarak, konaklama deneyimini zenginleştiriyor.



Özbekistan’da inşaat ve turizm yatırımları ile tanınan Zarafshan Golden Group ile Dedeman markası altında hizmet verecek olan Dedeman Tashkent, Zarafshan Managed By Dedeman ve Rest&More by Dedeman Navoi Uzbekistan için, 21 Mart 2024 tarihinde Dedeman İstanbul Otel’de imza Töreni gerçekleştirildi.



Dedeman'ın konukseverliğini ve kalitesini yansıtan, Misafirlerin, ihtiyaçlarına ve tercihlerine en uygun olanı seçerek unutulmaz bir konaklama deneyimi yaşama fırsatı bulacakları, Her biri kendine özgü tarzı ve konseptiyle dikkat çeken bu üç farklı markalı otel proje imza törenine , T.C. Eski Kültür ve Turizm Bakanı Abdülkadir Ateş, Türkiye Turizmciler Yatırmcıları Derneği (TTYD) ve Martı Hotels Yönetim Kurul  Başkanı Oya Narin,  Dedeman Holding Sahiplerinden Banu Dedeman, Dedeman Hotels & Resorts International Yönetim Kurulu Başkanı Ergün Demiray, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Murat Özmestçi, Zarafshan Golden Group Yönetim Kurulu Başkanı Ulugbek Fayziyev ve YKB vekili Shokhrukh Ganiev, Taşkent Wynddham ve Apeas İnşaat Mühendislik Yönetim kurul Başkanı Davut Azmi Erbaş başda olmak üzer Turizm temsilcileri ve Basın mensupları katıldılar.



Dedeman Hotel Zinciri'nin bu atılımı, Özbekistan'ın turizm sektöründeki potansiyelini artırmakla kalmayacak, aynı zamanda bölgedeki ekonomik ve sosyal kalkınmaya da katkı sağlayacak. Özbekistan'ın kültürel zenginliklerini ve doğal güzelliklerini keşfetmek isteyen gezginlere kapılarını açan Dedeman, bu adımıyla bölgenin turizm turizm potansiyeline ışık tutarak, uluslararası alanda dikkat çekmeye devam edecek.



Turizmde Başarı Dostluk İş Birliğiyle Mümkün

İmza törenin açılış konuşmalarında  Dedeman Hotels & Resorts International Yönetim Kurulu Başkanı Ergün Demiray, “Dostluk iş Birliği yaptık..”dedi

Turizmde iş birliğinde öncelikle dostluk bağları kurmak

Turizm sektöründe iş birliği, başarılı bir gelecek için vazgeçilmez bir unsurdur. Her işletme, destinasyon veya turizm paydaşı, birbirini tamamlayan ve destekleyen bir rol oynamaktadır. Bu nedenle, turizmde iş birliğini geliştirmek için dostluk bağlarını kurmak büyük önem taşımaktadır.



Dostluk bağları, iş birliğine duyulan güveni artırır ve paydaşlar arasındaki iletişimi güçlendirir. Bu bağlar, işletmeler, yerel halk, turizm ofisleri ve diğer tüm paydaşlar arasındaki ilişkilerin güçlenmesi için sağlam bir temel oluşturur. Her türlü işbirliği, öncelikle birbirimize güvenmeye dayanır ve bu güveni kurmak için yapacağımız dostluk bağları hayati önem taşır.



Ergün Demiray,özetle “Son 2 yılda otel sayımızı %70 oranında artırarak büyüme ivmemizi sürdürdük. 2023 yılında ise %55 finansal verimlilik elde ederek başarılı bir performans gösterdik. Potansiyel projelerimize özel hazırladığımız anlaşmalarla markalarımızın olduğu her yeri cazibe destinasyonu haline getirmeyi hedefliyoruz. Dedeman misafirperverliği ve samimiyetini dünyanın dört bir yanına taşımak istiyoruz. Uluslararası standartlarda kaliteli hizmet sunarak sektörümüzde yatırımcılarımız, çalışanlarımız ve misafirlerimiz için en çok tercih edilen marka olmayı hedefliyoruz.” dedi.



Zarafshan Golden Group Yönetim Kurulu Başkanı Ulugbek Fayziyev, Türkiye ile yapılan iş birliklerinin Özbekistan'ın yüzünü değiştireceğini belirtti. Fayziyev, Türkiye ve Özbekistan'ın kardeş ülkeler olduğunu ve iş birliklerinin yıllar içinde arttığını vurguladı. Turizm sektörü için büyük bir fırsat yakalandığını söyleyen Fayziyev, Dedeman yönetimine teşekkürlerini iletti. Şu anda 3 otel ile başladıklarını ancak gelecekte daha büyük hedeflere sahip olduklarını ifade etti. Bu iş birlikleri sayesinde Özbekistan'ın da değişeceğini vurguladı.



Yönetim Kurulu Başkan Vekili Murat Özmestçi Özet Olarak “Dedeman, 58 yıllık güçlü bir kurum kültürüne sahip olan en büyük yerli otel markasıdır. Şu anda ulusal ve uluslararası alanda büyüme stratejisiyle önemli bir dönüşüm sürecindedir. Bu süreç, markanın ruhunu olgunlaştırarak yenilikçi bir yaklaşımla değişen tüketici beklentilerine uyum sağlamaktadır. Her yatırımda yenilik ve değişime odaklanan Dedeman, konaklama seçeneklerini sürekli olarak geliştirerek müşterilere daha iyi hizmet sunmayı hedeflemektedir. Ayrıca, Özbekistan'da yeniden varlık gösterme kararı alması marka için büyük önem taşımaktadır ve bölge turizmine katkı sağlama konusunda gurur duymaktadır. Dedeman, köklü geçmişi ve yenilikçi yaklaşımıyla turizm sektöründe güçlü bir konumda bulunmakta ve gelecekte de büyüme ve gelişme odaklı adımlarını sürdürmeyi planlamaktadır.” Açıklamalarda Bulundu.



Eski Kültür ve Turizm Bakanı Abdülkadir Ateş, Özbekistan ile yapılan anlaşmaların Nevruz bayramının sembolik anlamlarını taşıdığını belirtti. Bu anlaşmaların bereket, kardeşlik ve barış mesajını içerdiğini vurguladı. Ayrıca, Özbekistan'ın turizm sektöründeki değişiminin gözlemlenmesinin büyük bir mutluluk olduğunu dile getirdi. Dedeman markasının Özbekistan hamlesiyle birlikte değişimin daha da hızlanacağına inandıklarını söyledi. Türkiye'nin en büyük yerli turizm tesislerinden olan Dedeman'ın aynı zamanda bir okul olduğunu ve sektörde yetişmiş birçok turizm profesyoneline katkı sağladığını ifade etti. Yeni dönemde Dedeman Akademi'nin hayata geçirilerek eğitim ekosistemine dönüştürüleceğini belirtti ve bu projelerle sektördeki nitelikli personel sayısını artırmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi.



Dedeman, 2024 yılında Kazakistan Almatı ve Azerbaycan Bakü'deki yatırımlarla yurtdışı portföyüne yeni oteller ekleyerek otel sayısını 7'ye çıkaracak. Ayrıca, Özbekistan'daki yeni yatırımlarla birlikte Temmuz 2024'e kadar toplamda 61 otele ulaşmayı hedefliyor. Dedeman, üç farklı markasıyla Özbekistan'ın değişen yüzünün simgesi olacak olan Dedeman Taşkent ve Zarafshan otelleriyle hizmet vermeye başlayacak. Dedeman Taşkent, Taşkent Uluslararası Havaalanı'na ve önemli turistik mekanlara yakın konumda bulunacak. Zarafshan Managed by Dedeman ise Navoi'de hizmete açılacak ve 58 odası, 150 kişilik restoranı ve spa merkezi ile hizmet verecektir. Rest & More by Dedeman Navoi Uzbekistan oteli de Zarafshan Nehri'nin kıyısında yer alacak ve 60 oda ile misafirlere benzersiz bir konaklama deneyimi sunacak.



Özbekistan'da turizmine kısaca bakacak olursak;

Gelişme ve yabancı ziyaretçileri çekme açısından muazzam bir potansiyele sahiptir. Zengin kültürel mirası, güzel mimari anıtları, pitoresk manzaraları ve yerel halkın misafirperverliği sayesinde Özbekistan giderek daha popüler bir turizm merkezi haline geliyor.

UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan muhteşem Semerkant Buhara, Registan, Shahi-Zinda, Guri-Amir gibi çarpıcı mimari şaheserleri ve çok daha fazlasını görülebilir, çok sayıda tarihi cami, medrese, kervansaray ve çarşılarıla, turistlerin kendilerini Orta Çağ ruhuna kaptırmalarına olanak tanıyan eşsiz atmosferiyle ünlüdür.

Özbekistan doğal güzellikleriyle de ünlü. Tien Shan Dağları, Kızılkum Çölü ve Aidarkol Gölü, açık hava etkinliklerini ve doğayı seven turistlerin ilgisini çeken çeşitli bir manzara oluşturur. Turistler çölde develere binebilir, dağlara tırmanabilir ve çevredeki doğanın inanılmaz manzarasının keyfini çıkarabilir.

Ayrıca Özbek mutfağı da ülkeyi ziyaret etmek için bir başka neden. Özbek mutfağı, baharat zenginliği ve kendine özgü tarifleri sayesinde pilavı, samsa, kebap ve daha birçok yemeğiyle ünlüdür. Turistler otantik ulusal Özbek yemeklerini deneme ve kendilerini bu muhteşem ülkenin kültürüne ve gastronomisine kaptırma fırsatı buluyor.

Kuşkusuz Özbekistan turizmin gelişmesi açısından çok büyük bir potansiyele sahiptir. Zengin tarih, eşsiz mimari, doğal cazibe merkezleri ve ulusal mutfağın birleşimi, bu ülkeyi çekici ve arzu edilen bir seyahat noktası haline getirmektedir. Özbekistan'ı ziyaret eden herkes onun güzelliğine ve halkının sıcaklığına hayran kalıyor.

Dedeman Hotel Zinciri'nin Özbekistan'daki bu heyecan verici genişleme hamlesi, şirketin küresel ölçekteki lider konumunu bir kez daha kanıtlar nitelikte. Misafirperverliği, kaliteyi ve yeniliği ön planda tutan Dedeman, turizm sektöründe fark yaratan bir marka olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.

yilmazparlar@yahoo.com

20 Mart 2024 Çarşamba

SKAL İstanbul Kulübü'nde Başkanlık Zinciri Değişti-Yılmaz Parlar

  SKAL İstanbul Kulübü'nde Başkanlık Zinciri Değişti

Uluslararası Turizm SKAL İstanbul Kulübü Genel Kurul ardından  Uluslararası SKAL İstanbul Kulübü'nde Başkanlık Zinciri Değişti, başkanlık görevini başarıyla yürüten Can Arınel devrettiği , yeni başkan Selma Tatar seçilme süreci kulüp üyeleri tarafından heyecanla karşılandı.



Ulusal ve uluslararası turizmin başkanlık değişim süreci, statülerine, kurallarına ve politikalarına bağlı olarak değişiklik gösterdiği, eski başkanın ayrılması, örgütün geçmişine ve birlikte gerçekleştirilen başarılara da bir veda anlamına gelmekteydi.. Eski başkanın elde ettiği başarılar ve katkıları, yeni başkana devredildiği gibi, örgütün değerlerinin ve hedeflerinin sürdürüleceği de aktarılmış oldu.



Yeni Başkan Selma Tatar kendi alanında oldukça deneyimli ve başarılı bir profesyonel. Yeni başkan, turizm sektöründe geniş bir bilgi birikimine sahip olduğu gibi, kültürel bir bağlamda da zengin deneyime sahip. Bu, örgütün gelecekteki projeleri için büyük bir avantaj olarak görüldü.



 Turizm sektörünün önemli temsilcilerinden biri olan SKAL İstanbul Kulübü,  faaliyetleriyle hem yerel hem de uluslararası turizmin gelişimine katkı sağlmaktadır.

Bu bağlamda, başkanlık değişimi yine aynı tempoda hizmetin devam edeceği gibi daha da güçleneceğine ve turizm alanında daha etkin bir rol oynayacağına Kulübü'nün turizmdeki etkisi ve rolü daha da artacağına, inanılıyor.



Küresel turizm hareketindeki değişimlere uyum sağlayarak, kulübün üyelerine ve turizm sektörüne değerli katkılar sunması bekleniliyor.



Genel Kurul ve yeni Yönetim Taksim Elite Hotelde gerçekleştirildi. Toplantıya SKAL Dünya eski Başkanı Hülya Aslantaş, USDF Başkanı Orhon Atameriç, USDF Yönetim Kurulu üyesi  ve Geçmiş dönem SKAL İstanbul Kulübü Başkanı Ayşe Önen, SKAL Marmara Başkanı Melih Buluç, İstanbul, Geçmiş Dönem SKAL İstanbul Kulübü Başkanlarından Ata Eremsoy, Sadettin Bülbül, Bahar Birinci,   Büyükşehir Belediyesi Turizm Platformu Başkanı Şengül Altan Aslan, Anadolu Folk Gurubu Başkanı Göksenin İleri başda olmak üzere Kulüp üyeleri katıldılar.



Turizm sektöründeki tüm paydaşları bir araya getiren projeler geliştirmek ve ülkemizin turistik cazibesini güçlendirmek için yoğun çaba sarf eden SKAL İstanbul Kulübün yeni yönetimi Mustafa Devrim Yalçın, Tülay Salihoğlu, Meltem Tepeler, Atilla Acet, Seyhan Ayel, Merve Kadıoğlu Sönmez gibi değerli isimlerden oluşuyor.



Zincir değişim törenini ile SKAL Dünya eski Başkanı Hülya Aslantaş gerçekleştirdi. Yeni projeler hedefli Yeni Başkan Selma Tatar’a Başkanlık zinciri takılırken, Başarılı Başkan Can Arınel’e geçmiş dönemi başkanlığı zinciri takıldı.



Selma Tatar öz geçmişini özetleyerek, yeni projelerle birlikte, SKAL İstanbul Kulübe özgün, birkaç yıl ara verilen değerli Skalite Ödüllerin devam edeceğini belirtdi

Uluslararası SKAL Turizm Örgütü, dünya çapında turizm endüstrisinde faaliyet gösteren bir uluslararası birliktir. Örgüt, 1934 yılında kurulmuş olup, günümüzde Yaklaşık olarak 100 civarı ülkede 360 yakın kulübüyle faaliyet gösterirken, yine 15.000 civarında üyesi bulunmaktadır.

SKAL Turizm Örgütü, turizm sektöründe profesyonel olan ve işini tutkuyla yapan kişilerin bir araya gelmesini sağlamaktadır. Örgütün temel amacı, turizm endüstrisini teşvik etmek, iş bağlantılarını güçlendirmek ve üyelerine eğitim ve destek sağlamaktır.



Uluslararası SKAL Turizm Örgütü, yıllık etkinlikleriyle tanınır. Bu etkinlikler arasında uluslararası kongreler, seminerler, iş gezileri ve eğitim programları bulunmaktadır. Bu aktiviteler sayesinde üyeler, sektördeki yenilikleri takip edebilir, iş ağlarını genişletebilir ve deneyimlerini paylaşabilir.

Örgütün üyeleri arasında otel yöneticileri, tur operatörleri, seyahat acenteleri, havayolu şirketi çalışanları ve diğer turizm alanlarında faaliyet gösteren profesyoneller bulunmaktadır. Bu çeşitlilik, üyelerin birbirinden öğrenerek ve birlikte çalışarak turizm endüstrisindeki gelişmelere katkıda bulunmalarını sağlar.



SKAL Turizm Örgütü, sürdürülebilir turizmin desteklenmesi konusunda da önemli bir rol oynamaktadır. Üyeler, çevre dostu uygulamaları teşvik etmek ve yerel kültür ve doğal kaynakların korunmasına yardımcı olmak için bir araya gelmektedir. Bu çabalar, turizm endüstrisinin gelecek nesillere aktarılmasını ve sürdürülebilir bir şekilde gelişmesini sağlamaktadır.

Uluslararası SKAL Turizm Örgütü, turizm endüstrisindeki profesyoneller için önemli bir kaynak ve işbirliği platformu olarak hizmet vermektedir. Üyelerine çeşitli fırsatlar sunan ve sektördeki gelişmeleri takip etmelerine yardımcı olan bu örgüt, turizm endüstrisinin gelişmesine çok önemli katkıda bulunmaktadır.

yilmazparlar@yahoo.com

9 Mart 2024 Cumartesi

Hindistan Assam Bihu Halk Dansı Grubu Büyüledi-Yılmaz Parlar

  Hindistan Assam Bihu Halk Dansı Grubu Büyüledi

 05 Mart 2024 Salı Günü Sarıyer Boğaziçi Kültür ve Sanat Mekezi’nde, Hindistan İstanbul Başkonsolosu Mijito Vinito ve eşi Shin Jung Lee, Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç’in katılımıyla gerçekleşen Hindistan Assam Bihu Halk Dansı Grubun nefis gösterisi davetlileri büyüledi.



 Hindistan Başkonsolosluğu himayelerinde, 4-8 Mart 2024 tarihlerinde Hindistan’ın Kuzey-doğu eyaleti Assam’dan sekiz kişilk Bihu halk dansı grubu Hindistan kültürünü tanıtmak için, Sarıyer Belediye bünyesinde olan Boğaziçi Kültür ve Sanat Mekezi’nde ilk gösterisini yaptı, folklorundan örnekler sundu.



 Açılış Konuşmasında Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç, Dünya çapında tanınmış Yaşar kemal’in sözlerinden alıntı yaparak “Dünya binlerce çiçekli bir kültür bahçesidir. Her çiçeğin bir rengi, bir kokusu vardır. İnsanlık, her kültürün üstüne titremelidir. Binlerce kültür çiçeği, birini koparırsak, insanlık bir kokudan, bir renkten yoksun kalır. Bir ülke insanları insanca yaşamayı, mutluluğu güzelliği seçecekse, bu önce evrensel insan haklarından, sonra da evrensel sınırsız düşünce özgürlüğünden geçer.” Şeklinde Hindistan’ı renkli çiçekler olarak sıfatladı. Mekanlarının yapmış olduğu ev sahiplğinden duyduğu memnuniyeti belirtdi. Ata’mızın “Yurtda Sulh Cihanda Sulh” vecizesiyle Konuşmasını noktaladı.



 Hindistan İstanbul Başkonsolosu Mijito Vinito Hindistan Eyaletleri Bölgeleri hakkında bilgiler verdi. “Federal devlet yapısına sahip olan Hindistan, 29 Eyalet ile 7 Birlik Toprağından oluşmakta olup, eyaletler kendi Hükümetlerine ve Parlamentolarına sahiptirler.” Doğal güzelliklerle dolu, Hindistan'ın en doğusundaki Sentinal Assam eyaleti, yemyeşil çay tarlaları, vahşi ormanlar ve inanılmaz arkeolojik alanları çevreliyor. Danslar hasat sonu şenlikleri için yapıldığı bilgiler paylaşıldı.



Verilen bilgilere göre; Bu kültürel grup, Hindistan Kültürel İlişkiler Konseyi tarafından görevlendirildi. Hengerabari Assam Kala Kendra Dans Okulu mensubudurlar.



 Bihu, Hindistan’ın kuzey-doğusunda ortaya çıkmış popüler ve renkli bir halk dansıdır ve hasat zamanında nimet ve zenginlik için yapılan duadan bahseden Sanskritçe Bishu kelimesinden türemiştir. Çok eski zamanlardan beri var olan Bihu şarkı ve dansları doğa ve medeniyet arasındaki yakın ilişkiyi, farklı insanları bir araya getirmeyi temsil eder ve Hindistan’ın Assam eyaletindeki yaşam tarzı ve kültürünü kutlar. Assam ayrıca tek-boynuzlu Gergedanının tek yurdu ve dünyaca ünlü Assam çayının kaynağıdır.”



Grup, Bahçeşehir Ünversitesi Beşiktaş Kampüsünde, Şişli Cemil Candaş Kültür Merkezi’nde, İstanbul Kent Üniversitesi Kağıthane Kampüsünde gösterilere devam edecek.

 Türkiye’de iş hayatlarından dolayı yaşam sürdüren Hindistan’lı yöneticelerden aldığımız bilgilere göre;

Assam Kültürü 

Assam, kültürler söz konusu olduğunda bir çeşitlilik alanıdır. Mongoloid, Indo-Burma, Aryan'dan Hint-İran ırklarına kadar Assam tüm bu ırklara barınak sağlıyor. Assam halkı, Assamese veya Asomiya adıyla popülerdir. Assam dilinin ana dil olduğu bir yerdir, ancak Bodo, Miri, Mishimi, Kachari, Karbi ve Rabha kabilelerinin kabile halkının iletişim kurmak için farklı dilleri vardır.

Assam halkının çoğu Hindu dinine mensuptur ve putperestliği takip etmedikleri için Lord Vishnu'nun ihtişamıyla Namakarana'yı gerçekleştirirler. Assam kültürü tipik olarak Sutralar ve Naamghar olan iki ana dini ve kültürel kurum etrafında hareket eder. Assam'ın kültürel sembolüne gelince, Gamocha'ya Tamol-paan (betel yaprağı ve areca fıstığı) Spesifik olarak, tüm Assam halkı, kültürel farklılıklarına veya bölgesel çeşitliliklerine bakılmaksızın Gamocha'yı kullanır. Üç tarafı kırmızı bordürlü, dördüncü tarafı kırmızı dokuma motifli beyaz dikdörtgen el dokuması pamuklu bir bezdir. Bir Bihu dansçısı bu peştamalayı kafasına sarar. İbadet salonlarında insanlar sosyal statülerini belirtmek için boyunlarına bağlarlar ve bazen omuzlarına atarlar. Bu Gamocha'lar Bihuwaans olarak da bilinir ve Bihu'da aşkı tasvir ederken adak olarak da kullanılır.” Şeklinde bilgiler paylaştılar.

Yine Hindistanlı bir Yönetici şunları paylaştı;

"Hindistan'ın Assam bölgesi, zengin bir folklorik mirasa sahip olan bir bölgedir. Assam, çeşitli etnik grupların bir arada yaşadığı ve farklı kültürlerin birbirleriyle etkileşime girdiği bir bölge olduğu için folklorik zenginlik de oldukça geniştir.

 

Assam bölgesinin folklorik geleneği, halkın yaşam biçimlerini, inançlarını, mitolojilerini ve hatta doğa ile ilişkilerini yansıtır. Assam, eşsiz doğal güzellikleri ve bitki örtüsüyle tanınır. Bu nedenle, bazı halk hikayeleri ve masallar, ormanlar, nehirler ve dağlarla ilgili anlatıları içerir.

 

Bölgedeki önemli folklorik ögelerden biri Bihu dansıdır. Bihu, Assam'ın en önemli festivallerinden biridir ve bir dans ve müzik şeklidir. Bihu dansı, hasat zamanı kutlamaları sırasında gerçekleştirilir ve halkın birlikte eğlenmesini sağlar. Dansın enerjik ritmi ve renkli kostümleri, katılımcılara keyifli bir deneyim sunar.

 

Assam folklorik geleneği ayrıca "xopun"(düğün) ve "bhawna"(tiyatro) gibi etkinlikleri de içerir. "Xopun", Assam'da düğünlerin önemli bir parçasıdır ve gelin ve damadın aileleri arasındaki etkileşimi yansıtır. "Bhawna", Assam dilinde tiyatro anlamına gelir ve bölgenin tiyatro geleneğini ifade eder. Assam tiyatrosu, halkın sosyal konuları ele alarak eğlendirici bir şekilde anlatmasını sağlar.

 

Assam folklorik geleneği aynı zamanda mitolojik hikayeleri de içerir. Assam halkı, kutsal hindu metinleri olan Ramayana ve Mahabharata'dan esintiler sunan mitolojik hikayeleri anlatır. Bu hikayelerde tanrılar, kahramanlar ve efsanevi yaratıklar yer alır."

Gösteri sonrası Hindistan Mutfağından seçkiler davetlilere ikram edildi. Davetliler gastronomiyi tanıma fırsatı buldular..

yilmazparlar@yahoo.com