16 Ağustos 2017 Çarşamba

KKTC Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu- Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) -Yılmaz Parlar

Kuzey Kıbrıs'ta bir ada var, o ada da bizim adamız
KKTC Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, Celal Toprak’ın yaptığı Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) Buluşmaları Kapsamında Clarion Hotel Golden Horn Hotelde 15 Ağustos 2017 Salı günü Ekonomi  Gazetecilerle Bir Araya Geldi.
Başkan Celal Toprak EGD Buluşmaları konsepti hakkında Bakan Fikri Ataoğlu ve Heyetine kısa bilgilendirme yaptıkdan sonra Bakanın sunumunu kısa tutarak soru-cevaplarla ilerlemenin daha verimli olacağını teklif ederek hiperaktif bir toplantı olmasını sağladı.
Akdeniz’in en önemli turizm destinasyonu olmasına rağmen, büyük bir turizm potansiyeline sahip Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, haketdiği turizmin istenilen seviyeye gelmesi için KKTC Turizm ve Çevre Bakan Fikri Ataoğlu yeni bir tanıtımla faaliyetlerini sürdürüyor. KKTC Turizm ve Çevre Bakan Fikri Ataoğlu ziyaret etdiği seyahat acentalarında Yunan ada reklamları gördüğünü Kuzey Kıbrıs'ta bir ada var, o ada da bizim adamız' şeklinde herhangi bir reklam görmediğini, KKTC diye bir ada olduğunu belirterek, bu adaya sahip çıkılması çağrısında bulundu.
KKTC Turizm Bakanlığınca, her yıl için yüzde elli oran artımaıy hedeflerken Bu sene 1,5 milyon turist öngörüleri var. Ağustos ayına kadar 800-900 bin kişiye geldiklerini hedefi yakalıyacaklarını söyledi.
Bakan Ataoğlu, yaptıkları faaliyetlerden sonra, Rumlarla karşı mücadele verdiklerini ciddi kavgalar yaşadıklarını açıkladı.
Dünya Sağlık Turizm Konseyi içerisindeki yerlerini alırken karşı karşıya kaldıklarını, sağlıkla siyaseti karıştırmamalarını ve kendilerinin de üye olmalarını böylelikle Kuzey Kıbrıs 54’üncü üye ülke, Güney Kıbrıs 55’inci üye ülke olduklarını, sayelerinde Dünya Sağlık Konseyi içerisinde yerlerini aldıklarını ifade etdi.
Basın mensupların sorularını cevaplıyarak ilerleyen toplantıda bir gazeteci arkadaşın sorusuna karşı, İzolasyon ve ambargoların kalkmasıyla ilgili KKTC’de yaşayanların yapacak hiçbir şeyi olmadığını, “Ambargoların kaldırılmasıyla ilgili yapmaya çalıştığımız herhangi bir hareket olursa, 300-400 bin nüfus dediğimiz nüfus, ana vatanın önünde bir takoz olarak durur. Ana vatanın önünde takoz olma niyetimiz yok. 300-400 bin nüfus ne isek bu şekilde devam edebiliriz. Yeter ki ana vatanın önünde takoz olmayalım” şeklinde cevapladı.
KKTC'nin Lefke bölgesinde 1913-1974 yılları arasında bakır madeni işleten Amerikan kuruluşu Kıbrıs Maden Şirketi'nin (CMC), 10 milyon ton tehlikeli atığı kontrolsüz şekilde çevreye döktüğü Sorumuz üzerine üniversitelerle birlikde yürüttükleri çalışmalar sonucunda zehirli atıkların gömülmesi kararına vardıkları cevabı alıyoruz.
Yabancıların ülkelerine gelip yatırım yapmasıyla ilgili olarak;  “Biz kendi kendimize yeteriz, yeter ki biz adamıza sahip çıkalım” açıklamalarında bulundu.
Doğu bölgesindeki Dipkarpaz’da iyileştirme çalışmaları olduğunu, bölgede farklı bir turizm konsepti uygulanacağını, bölgedeki yerel yönetim ve  STK’lar ile yaptıkları görüşmeler sonucunda gelen talepleri değerlendirdiklerini, köy tarzı turizm yatırımı olacağını dile getirdi.
Konaklama hakkında "Geceleme oranında yüzde 42'lik bir artış var. 2016 ile 2017'yi kıyasladığımızda yüzde 50'lik artış hedeflemiştik ve yüzde 50'lik artışa son sürat gidiyoruz. Yatak sayımız 22 bin civarında. Hava ve deniz yoluyla gelen yolcu sayısında yüzde 12'lik artış var. Kara yoluyla girişlerde yüzde 11,3 artış var. Konaklamada ocak ve temmuzdaki doluluk oranı bir önceki yıla göre yüzde 28 civarında artmış."
 Ataoğlu, şu anda sağlık turizminden pay almaya başladıklarını ama hedefledikleri noktada olmadıklarını dile getirdi.
Bakan Fikri Ataoğlu, İsrailli turistler ile ilgili, "Türkiye üzerinden o kadar uğraş vermiş olmamıza rağmen başaramadık. Rum kesiminden şu anda getiriyoruz. Çok mu rahatım. Değilim. Her zaman her yerde olduğu gibi Rumlarla bir gün karşı karşıya kalacağımın bilinci içerisindeyim." dedi. Ayrıca direkt uçuş olayında sıkıntı olduğunu, direkt uçuşların denendiğini ama çok büyük cezalarla karşı karşıya kalındığını söyledi.
Yatırım için alınan arazi ve lisanslar sorusuna  "Arazilerde herhangi bir iptal yapılmış değil. Eylül ayına kadar bir süre tanındı. Bu süre sonunda ilgili firmaların almış oldukları araziler, şartsız, herhangi bir hak talep etmeden iptal edilip bunlar ihale usulüyle yeniden yeni yatırımcılara açılacak. İsimleri deşifre etmeyelim, yatırım yapmalarını istiyorum. Ben kimsenin elinden arazinin alınmasını ve başka birine verilmesini istemiyorum. Tek bir isteğim var; alan arkadaşlarımız bu almış oldukları arazilere bir an önce yatırımlarını yapsınlar, yatak sayımızı artıralım. Bafra Bölgesi'nde önümüzdeki ay sonu veya en geç ondan sonraki aybaşında eğlence mekânlarının oluşturulması planlanıyor. Bafra Bölgesi'nde bu yatırımlar gerçekleştirildiği takdirde ciddi şekilde turist ve istihdam yaratılacak."dedi
Suyun adaya gelmesiniyle hayatı canlandırdığını, Rum kesimine ihtiyac duyduklarında su verebileceklerini söylediğini aktardı.
Toplantı hatıra fotografı çekilerek sonlandı.
yilmazparlar@yahoo.com

14 Ağustos 2017 Pazartesi

Midwood’a inancı olanlarla işbirliği yapıyoruz-Yılmaz Parlar



Midwood’a inancı olanlarla işbirliği yapıyoruz.


Dünyada olmamız istenen on markada ilk adımı oluşturan Midwood, 505 dönümlük arazi üzerinde, 825 milyonluk bütçesiyle, 10 binden fazla istihdam yaratacak, “İstanbul Midwood Film Stüdyo Kompleksi içindeki konaklama ünitesi Midstay’in proje lansmanı ve temel atma töreni yapıldı.


Midstay’in temel atma töreni, 12 Ağustos  2017 Cumartesi günü Büyükçekmece’de gerçekleşti. “Türkiyen’in en az 10 dünya markası yaratmaya ihtiyacı var” sözüne ilk dünya marka olma iddiası taşıyan bu önemli yatırım  Midwood, Kompleksinde yer alan Midstay’in proje lansmanında Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet San yaptığı konuşmasında “inancı olanlarla işbirliği yapıyoruz.” Dedi.


Midwood temel atma törenine, Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün, Midwood A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet San, Midwood A.Ş. İcra Kurulu Başkanı Emin Günal, Midstay projesi  sahibi Burhan Akdağ, Siyaset, Sanat, İş dünyasının önemli isimleri ile elit bir davetli grup katıldı. Şehitlere saygı duruşu ve İstiklal marşını müteakip tören açılış konuşmasını, Midwood A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet San yaptı.


Avrupa'nın en büyük film stüdyosu Midwood İstanbul Film Stüdyo Kompleksi Midwood A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet San, Türkiye'nin en başarılı menajer ve organizatör olarak bilinen ismin yanı sıra sinema alanına geçişini İstanbul'da dev bir projeyle sinema sektöre geçiş nedenleri sıraladı.


Müzik ve etkinlik organizatörlüğe 1973 yılında başladığını, Michael  Jackson, Madonna'larla çalıştığını, Elizabeth Taylor, Sophia Loren sonraki jenerasyon Alain Delon, yeni jenerasyon Kevin Costner, Jean-Claude Van Damme, Hilary Swank   Ornella Muti, Ursula Andress, gibi isimlerle Celebrity Business işinde oyuncularla iç içe olduğunu, çok geniş bir yelpaze olan içine hepsini alan sinema için, Stüdyolar yapılırsa, Hollywood buraya gelir inancını taşıdığı anlatdı.

Amerikan film endüstrisi 1990'lı yıllardan sonra, Kanada'ya sonra Avrupa'ya, Türkiye'ye bile geldiğini, Argo, Taken, James Bond, Oscar alan filmlerin burada çevrildiğini, Tom Hanks  Yerebatan Sarnıcı konulu filmi Budapeşte'deki film platosunda  çekildiğini, Yerebatan Sarnıcı için Kültür Bakanlığın izin verdiğini ancak Yerebatan  Sarnıcı'nın müze müdürlüğün izin vermediğini, Amerikalı şirketin bununla ilgilenme ihtiyaç duymadan başka yere gitmesin kendisine  ilham verdiğini, film stüdyosu işiyle ilgilenme hikayesinin böylece başladığını söyledi.
Uygulamaya geçmek için mimarlık firması olan Emin Günal’a verileri vererek projeler üretilmeye başlandı. Sonra Proje arazi için Büyük çekmece Belediye Başkanlığıyla çalışmalarını anlatdı.
 “Toplam 40 bin metrekare 21 stüdyo var. Titanik  filmi bile çekilebilir. 17 tane açık set var. Bir film çekmek için gerekli ekipmanları Işık-kamera,sanat atölyeleri,set-grip malzemeleri ve post-production 150 milyon dolarlık ekip var.” Midstay projesinin yönetim kurul başkanı Burhan Akdağ’ı takdim etdi.

Deneyimli gazeteci, Televizyon programcısı, iş adamı Burhan Akdağ proje hakkında kısa bilgi verdikden sonra temel atma töreninde kendilerini yalnız bırakmayan dostlarına, protokola, davetlilere teşekkür etdi. Hocanın dua okumasyla birlikde, Temel atma butonuna basıldı. İnşaat alanına ilk dökülen harç ekranda yansıtıldı. Tören sorası Barbekü partide müzik eşliğinde, Sponsor Beşler sucuklarının lezzetiyle  davetliler neşeli rğlenceli keyifli zaman geçirdi. Tören Havai fişek gösterisiyle son buldu.

Midstay Gayrimenkul projesi firma sahiplerinden Elzem Abacı ile yaptığımız kısa söyleşide devre mülk şeklinde uzun yıllarca pazarlanacağının detaylarını öğrendik.
yilmazparlar@yahoo.com

11 Ağustos 2017 Cuma

Otelcilere Çağdaş Pazarlama-ISTOTEP-Yılmaz Parlar



Otelcilere Çağdaş Pazarlama 
İstanbul Otelciler Platformu (ISTOTEP)  9 Ağustos 2017 Çarşamba Günü The Sofa Hotel Nişantaşı Genel Müdürü Cantekin Temizer'in⁩ ev sahipliğinde  EXPEDIA workshop organizasyonu gerçekleştirdi.  
.
Başkanlığını Barış Türer’in yaptığı İstanbul Otelciler Platformun Radisson Blu Pera Hotel de ilki düzenlenen "Workshop Serilerin ikincisi Expedia" adıyla gerçekleşen toplantının açılış konuşmasını Duayen Turizmci Ali Güreli yaptı.
80’lerde inşaatla başlayıp 90’larda otel işine giren ve sektöre demir atan Ali Güreli  1983-1987’de Sabancı Grubu Temsa’da 3 yıl görev yaptığını, 1990 başında Marmara Grubu ile birlikte The Marmara’yı Akkor Grubu’ndan devraldıklarını böylece sektöre girdiğini, The Marmara Deneyimi, uzun yıllar Turistik Otelciler Birliği’nin Başkanlığını yaptığını, bu dönem içinde TURSAB ile Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayını oluşturduklarını, Böylece Kongre turizmi başlattıklarını, 2004 yılında Nişantaşı Turizm A.Ş.’yi kurduğunu, 2005 yılında Sofa Otel’in yatırımına başladıklarını bir solukda özetledi.
Ali Güreli, Sorunların fırsatları birlikde getirdiğinin altı kalın çizdikden sonra Yapılacak işde mutlaka fark yaratılmasını her sektör gibi otelcilikde de bunun böyle olmasını vurgulayan sözleriyle turizmi çevreleyen açılımları yaptı.
EXPEDIA Bölge ve Eğitim Sorumluları kendi kuruluşların profilini çizdikden sonra, Turizmde, dijital mecraların önemi giderek artmakta olduğunu yeni ihtiyaçların doğması yeni çözümleri de beraberinde getirmesi, Otelcilerin dijital mecralarda varlık gösterebilmesinin ilk adımı web sitesinin gereğini açıkladılar. Böylelikle ziyaretçilerin rezervasyonlarını yapma ihtiyacını karşıladığını, online satış kanalı web sitesine entegre edilmesiyle, oteli inceleyen müşterinin, Diğer satış alanları, sosyal medya kanalları ve Booking, Agoda, Expedia gibi kuruluşlarla birlikde otel odaların eş zamanlı satabileceği platform olduğunu belirtdiler.
Ekibin strateji ile hızlı hareket eden modern pazarlama yardımcı olabileceklerini nasıl yürümek ye kadar her konuda, Gelişmekte olan teknolojinin fırsatları kadar zorluklar taşıdığından ölçme zorluğundan geleceğe uygun pazarlama ekibiyle daha etkin rehberlikle istenen potansiyele ulaşım sağlıyacaklarını anlatdılar.   
The Sofa Hotel Nişantaşı Genel Müdürü Cantekin Temizer 30 yıla yakın mesleki hayatında Swiss Otel-Hilton, Intercontinental, Ritz Carlton, Meptur, Dorak Holding, Figür MICE gibi yerlerde çalışmalarından sonra  The Sofa Hotel Nişantaşı Genel Müdürlüğüne gelişini kısa bir anekdotla Ali Güreli ile görüşmelerini anlatdı.
Turizmde istediğimiz hak etdiğimiz yerde olmamızın çözümlerini sıraladıkdan sonra markalaşmamızın şart olduğunu olumsuz olaylarla kriz yaşayan sektörün aldırmadan sebat içinde yoluna devam etmesi gereklerini izah etdi. 
İstanbul, Taksim merkezli olarak 2015 tarihinde kurulan İstanbul Otelciler Platformu (ISTOTEP) "Workshop Serileri 2 / Expedia" organizasyonun kapanış konuşmasını İstanbul Otelciler Platformu Başkanı Barış Türer yaptı. Tüm katılımcılara sponsorlara eğitim veren kuruluşa teşekkür etti. Eğitim Workshop devam edeceğini Turizm Sektörü faaliyet alanının temelini oluşturan otelcilik kolunun gelişimine fayda sağlıyacaklarını söyledi.

Göze çarpan sponsor standlardan Mira Gıda ortağı Ülkü Kahraman Houssein ile Mümessili oldukları Caffe Vergnano hakkında söyleşimizde 1882 yılından itibaren markalaşmış çeşidine Türk kahvesini ekleyerek her çeşit kahve ürettiklerini öğreniyoruz.

yilmazparlar@yahoo.com

28 Temmuz 2017 Cuma

TUROYD-ÇİN BTL Hospitality projesi İmzalandı-Yılmaz Parlar

Türkiye’ye Zengin Çin Turist akacak.


Türkiye ve Çin işbirliğinin turizmde önemli bir adım olarak değerlendirilen, TUROYD-ÇİN BTL Hospitality projesi İmzalandı.


Türkiye genelinde otel yöneticilerinin oluşturduğu Turizm Otel Yöneticileri Derneği (TUROYD) yeni kurulmasına rağmen çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor, başarılı projelere imza atıyor.


Türkiye genelinde otel yöneticilerinin oluşturduğu Turizm Otel Yöneticileri Derneği (TUROYD) ile Çin'in en lüks otel zinciri WEI Retreat, Hotels - Preference ve Dormitory markalarını barındıran Çin merkezli BTL Hospitality, arasında ülke turizmini geliştirmek amacıyla 27 Temmuz 2017 Perşembe günü İstanbul Lionel Hotel’de işbirliği anlaşması imzalandı.

TUROYD Yönetim Kurulu Başkanı  Ali Can Aksu, Başkan Yardımcısı Murat Yumak, Turoyd Yönetim Kurulu Üyeleri, Mr. Philip WEI (BTL Founder ) , Mr. Mars MAO (BTL Culture Director), Mr. Klaus Petter LILLVIK (BTL Regional Director Eastern Europe), Semih Erken (BTL) katılımıyla Lionel Hotel Istanbul ev sahipliğinde yapılan toplantıda,turizm alanında hem yurtdışına turist gönderme hem de turist ağırlama konusunda dünyanın yeni büyüğü olma yolunda hızla ilerleyen Çin ile Türkiye’ye lüks segment ve münferit seyahat eden Çinli turistleri getirmek, gelen turistlerin konaklama ihtiyacını karşılamak, BTL’in bünyesinde yer alan BTL Akademi ile Türkiye’deki otel çalışanlarına ihtiyaç duyulan “lüks servis” eğitimlerini vermek konuları değerlendirildi.
Türkiye ve Çin işbirliğinin turizmde en önemli adımı olacak TUROYD-ÇİN BTL Hospitality projesinde konuşan Mr. Philip WEI (BTL Founder )
“Türkiye Çin açısından çok önemli. Çinli turistler her gün daha çok yurt dışına açılıyor. Kültürlerimiz benzer. İpek Yolu iki ülkenin topraklarından geçiyor. Çinliler için Türk Kültürü ve tarihi önemli. Önümüzdeki sene Çin de Türk yılı. Yüzlerce milyon Çinli yurt dışına açılıyor. Bu anlaşmanın büyük bir atılım olacağını düşünüyoruz. Çin turizmi değişiyor. Eskiden grup turları tercih edilirken, artık bireysel seyahat etmek istiyorlar ve niş destinasyonları üst segment konaklama tesislerini tercih ediyorlar.” dedi.
TUROYD Başkanı Ali Can Aksu ise yaptığı açıklamada “Odaklanmamız gereken iki Pazar var.Çin ve Hint pazarı. Bugüne kadar ülke turizmi olarak her türlü tavizi verdik. Avrupalı şu an politik olarak bizi tercih etmiyor. Biz farklı pazarlara bakmak zorundayız. Kısa vadede otelcinin yüzü gülüyor. Ancak uzun vadeli hedeflerle yürümeliyiz. “ dedi.

yilmazparlar@yahoo.com

16 Temmuz 2017 Pazar

MAHİR ÜNAL, BYEGM’NİN YABANCI GAZETECİ HEYETİNE 15 TEMMUZ’U ANLATTI-YILMAZ PARLAR

MAHİR ÜNAL, BYEGM’NİN YABANCI GAZETECİ HEYETİNE 15 TEMMUZ’U ANLATTI

Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü (BYEGM),  Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın teklifleriyle düzenlenen ‘15 Temmuz Anma Etkinlikleri’ kapsamında Türkiye’de ağırladığı 350’yi aşkın yabancı basın mensubuyla hafta boyunca bakanları ve siyasileri buluşturdu. Cuma gününün ilk programı basın heyetinin, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Mahir Ünal ile toplantısıydı.

Uluslararası basın heyetiyle BYEGM Basın, Kültür ve Sanat Merkezinde bir araya gelen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Mahir Ünal, dünyanın dört bir yanından gelerek "15 Temmuz Anma Etkinlikleri" programına katılan gazetecilere 15 Temmuz darbe girişimini ve FETÖ ile mücadeleyi anlattı.


AK Parti’nin 15 Temmuz 2016 darbe girişimine kadar da birçok sorunla yüz yüze geldiğini belirten Mahir Ünal, "AK Parti kapatılma davası ve darbe girişimleriyle karşı karşıya kaldı. Cumhurbaşkanlığı seçimleri engellenmek istendi. AK Parti bunların hepsini bir akılcı yönetimle savuşturdu ama en son bir şey ile karşı karşıya kaldı. Yani bütün bu değişim süreçlerini yönetirken sivil toplum örgütü bir yapının 2013 yılında aslında devlete sızmak için 40 yıl boyunca sivil toplum örgütü görünümü içerisinde hareket ettiği netleşti. Şimdi diyorlar ki, ‘40 yıl boyunca neredeydiniz?’ ‘FETÖ terör örgütü dediğiniz yapı 40 yıl boyunca vardı, niye bir şey yapmadınız?’ Anlaşılması gereken temel şey şu, 2013 yılına kadar FETÖ’nün terör örgütü olduğuna dair hiçbir işaret, emare yoktu. Bu yapı bütün dünyada bir sivil toplum örgütü gibi davranıyor ve ilişkilerini bu şekilde kuruyordu. Bütün ülkelerde okullar açıyor, Türkiye içerisinde demokratikleşmeden yana olduğunu, soğuk savaş yıllarından kalmış o eski devlet anlayışına; statükocu devlet aklına karşı mücadele veren ve toplumun değişim taleplerini karşılama ihtiyacının da sözcülüğünü üstlenmiş bir sivil toplum örgütü görümündeydi." diye konuştu.


FETÖ mensuplarının 2013 yılına kadar gazeteci, bürokrat, iş adamı görünümünde olduğunu ancak söz konusu kişilerin 2013 yılında 17-25 Aralık olaylarıyla birlikte Pensilvanya’dan gelen emirlerle hareket ettiklerini anlatan Ünal, "Bunlar gazeteci, bürokrat, iş adamı olarak diğer insanlar gibi bizim etrafımızda hareket ediyorlardı. Ama 2013’te biz bunların bir kült olduğunu, mesiyanik bir hareket olduğunu, bunların devletin içinde devletin kendi işleyişine göre hareket etmediğini, dışarıdan gelen örgütün kendi iş hiyerarşisindeki kişilerden emir alarak hareket ettiklerini net olarak gördük. Ve bir anda bizimle konuşan gazetecilerin Pensilvanya’dan gelen emirle adeta bir zombiye dönüştüklerini gördük. Yani oturuyorsunuz, konuşuyorsunuz, anlatıyorsunuz, bakınız yanlış böyle bir şey olmaz; devletin bir savcısının, hakiminin, bürokratının devletten emir alarak hareket etmesi gerekir. Onlarla konuşamadığımızı fark ettik. Onların tek merkezden emir alarak hareket ettiklerini gördük ve o gün Türkiye Cumhuriyeti Devleti dedi ki, bu yapı bir sivil toplum örgütü değildir, bu yapı bir paralel devlet yapılanmasıdır. Ondan sonra bu yapı ile mücadele edilmeye başlandı. 17-25 Aralık yargı darbesinden sonra hukuk bir suikast silahına dönüştürüldükten sonra her şey ortaya çıktı" ifadelerini kullandı.

"FETÖ MENSUPLARI O GECE ADETA BİR İNTİHAR GİRİŞİMİNDE BULUNDULAR"
2013’ten sonra bu yapı ile ciddi anlamda mücadele etmeye başladıklarını aktaran Ünal, "Şimdi diyorlar ki ‘Yolsuzluk davalarını neden siz böyle bir şey olarak görüyorsunuz?’ Ben burada size şunu soruyorum; kolluk güçlerinin bu örgütün mensubu olduğu, savcının, hakimin aynı örgüte mensup olduğu; yani kolluk gücü yakalıyor, savcı iddianame hazırlıyor, hakim karar veriyor üçü de aynı örgütün elemanı. Buradan sizce bir hukuk beklenebilir mi? Dolayısıyla 2013’ten sonra bu yapı ile ciddi anlamda mücadele etmeye başladık. Bu yapı ile mücadele sırasında 15 Temmuz 2016 gününe geldiğimizde bu yapı ile ilgili Ankara Başsavcılığının hazırladığı FETÖ iddianamesi kabul edilmişti. Bunun içerisinde devlet geniş bir temizlik yapma hazırlığındaydı ve örgüt artık devlet tarafından temizlenme aşamasına gelmişti ki, ordu içerisindeki FETÖ mensupları o gece adeta bir intihar girişiminde bulundular. Bir darbe girişimine kalkıştılar. Bu darbe girişimi çok sert bir şekilde topluma çarptı. Burada kıymetli olan şudur; siyasi görüşünüz ne olursa olsun, bir toplumun çıplak elleriyle tanklara, helikopterden açılan ateşlere karşı geri çekilmeyip kendi demokrasisini, seçilmiş hükümetini korumasıdır" şeklinde konuştu.


FETÖ’nün 160 ülkede faaliyet gösterdiğini ve uyuyan hücreleri olduğuna dikkat çeken Ünal, şunları söyledi:
"Biz o ülkeleri de buradan uyarıyoruz. Tıpkı 11 Eylül’de Afganistan’da bir mağarada yaşayan El Kaide lideri Usame Bin Ladin’in emri ile nasıl ki ikiz kuleler bombalandıysa; Amerika’da bir kasabada yaşayan bir meczubun talimatıyla 15 Temmuz gerçekleştirildi. Bu tehlikeyi iyi görmek gerekir. Orada yaşayan meczubun emriyle bu örgütün faaliyet gösterdiği ülkelerde bir anda istenmeyen şeyler olabilir. Bu ülkeleri bu konuda dikkatli ve uyanık olmaya buradan davet ediyorum."

Konuşması sonrasında Ünal’a, 15 Temmuz gecesi hain darbeciler tarafından bombalanan Meclis duvarlarından düşen mermer parçalarıyla hazırlanan kartlardan takdim eden Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürü Mehmet Akarca, yaşananların siyasi boyutuna dair gazetecilere verdiği bilgilerden dolayı teşekkür etti. Akarca, Ünal’ın konuşmasının ‘darbenin ardında nelerin olduğunun’ anlaşılması açısından çok büyük öneme sahip olduğu söyledi.

 yilmazparlar@yahoo.com

30 Nisan 2017 Pazar





TURİZM TİCARETİNDE DİJİTAL DEVRİ
Dünya SKAL Gününü kutlamak kapsamında, Skal International İstanbul Kulübü  Geleneksel Nisan ayı toplantısına katılan SKAL International CEO’su Daniela Otera yaptığı konuşmasında, Turizm ticaretinde dijital devrin başladığını söyledi.  
“28 Nisan Dünya SKAL Günü” vesilesiyle SKALl International İstanbul Kulübü geleneksel aylık toplantısını Elite World Europe Hotel’de gerçekleştirdi.
Toplantıya, Tescilli Markalar Derneği Başkanı ve Eski SKAL Dünya Başkanı Hülya Aslantaş, Uluslararası SKAL Dernekleri Federasyonu Yönetim Kurulu üyeleri, SKAL International İstanbul Kulübü Yönetim Kurulu Başkanı Bahar Birinci, Yönetim Kurulu üyesi- Genel Sekreter ve Eski “Iberia –British Airways” Hava yolları Türkiye Genel Müdürü Ayşe Önen, Özen Kırant Yozcu, Elif Balcı Füsunoğlu, Selma Tatar, Can Arınel, SKAL Internatonal İstanbul Kulübü üyeleri katıldılar.
Elite World Hotels Genel Müdürü Ünsal Şınık ve Elite World Hotel Europe Genel Müdürü Murat Arslan’ın ev sahipliğinde verilen öğle yemeği resepsiyonda Genel Sekreter Ayşe Önen konukları ve üyeleri takdim etdikden sonra gündemi sundu.
SKAL International İstanbul Kulübü Yönetim Kurulu Başkanı Bahar Birinci birkaç dilde SKAL Toast ritüelini yaptırdı.

Bahar Birinci, SKAL International CEO’su Daniela Otero’nun sunusuna zaman ayırmak adına kısa bir konuşma gerçekleştirdi.
Dünya SKAL günü tarihiyle örtüşen Nisan ayı toplantısında önemli gün olduğunu vurguladı ve memnuniyetini dile getirdi.
Misafir SKALInternational Ceo’su Daniela Otero’nun SKAL ile ilgili gelecek planları içeren sunum yapacağını söyliyerek, ev sahipliği üstlenen Elite World Hotels Yönetim Kurulu Üyesi Emek Elik, Elite World Hotels Genel Müdürü Ünsal Şınık ve Elite World Europe Hotel Genel Müdürü Murat Arslan’a teşekkürlerini sundu. 

SKAL International CEO’su Daniela Otera, Sunumuna vizyon ve misyon ifadesiyle başladı. 

İlk adım vizyonun seyahat ve turizmde güvenilir ses olmakla başladığını, misyonerliğin, liderlik, profesyonellik ve dostluk sayesinde, vizyona Ulaşmak ağ fırsatını maksimize etmek ve sorumlu turizm sektörünü desteklemek için birlikte çalışmak olduğunu açıkladı.

Değerler ve felsefe olarak açıklaması; “Bizim çekirdeğimizin değerleri üyelere yardım eder anlayışı organizasyon yapısında ağ kurmak ve dostluk vardır. Sürekli güçlendirmeliyiz. Güven dürüstlükdür.” dedi

İkinci adım olarak SWOT (Güçlü-Zayıf-Fırsatlar-Tehditler)-Güçlü tarafımız; “Sektörde Sağlam bir tarihsel imajımızın olması, Marka geleneği, sağlıklı finans, üyelerimizin sektörde bilgili ve tecrübeli oluşları, çok geniş ağ yapımız, 15bin üyeye uzanan kabiliyetimiz.”

Zayıf Taraflarımız; “Uzun vadeli projelerde uzlaşma yoksunluğumuz, üyelerle iletişim sorunları, sınırlı bütçe, üye ücretlerinin kaynağına bağımlı bütçe, üye yenilemelerin azlığı,farklı yerel  yürütücü köitelerin görüş farklılığı, CEO’nun atamalarında idare uyumuna ihtiyaç duyulması, şimdiki ve gelecek üyeler için  faydalı, ilginç cazip hizmetlerin olmayışı”    

Hedef Tanımı; “SKAL Geleneğinde uzun ömürlü üyelerin ilgilendikleri sosyal aktivitelerin devamı, dostlar arası toplantılar, seyahatler, SKAL profesyonel üyelerin beklentisi olan yararlı üyelik zincirin oluşturulması, konuyla ilgili olarak sektöre değer katmaları,Genç SKAL dinamik genç üyelerin sosyal aktivitelerden ağdan sürekli temelleri kullanmaları, Gelişmelerden ilgilenmeli, ilgili konuların fırsatlarından istifa etmeli.”

Gelecek vasıl oldu.Dijital devri geldi Turizm ticaretinde Dijital devri, yeni teknolojiler ve inovasyon zorunlu oldu. 

3A” sloganıyla Vision  Anticipation, Adaptation,  Digital  Action” (Vizyon, Uyum, Digital Hareket) Açıklamaları ile Dijital dönüşümde, Yol haritası;  bilmek yerine şimdiki riskleri görerek elemenleri geliştirmek. İş yerindeki verimlilik ürünleri iletişimi geliştirmek, maliyetleri aşagıya çekmek, riskleri azaltmak,yeni sistemle tamamlamak birleştirmek. Yeni portal üyelerimizin ve ziyaretcilerimizin kolayca tatmin eden bilgi ve hizmetleri sunmaktır.” Sözlerinin sonunda ünlü düşünce sistemi uzmanı Yöneylem Araştırması'nın babası bilinen  Russell Ackoff’un gelecek üzerine vecizesiyle konuşmasını noktaladı. 

Sunum sonrasında üyelerin birkaç sorusunu cevapladı. Başkan Bahar Birinci kendisine kulüb adına bir hediye sundu.

Elite World Hotel Europe tarafından hazırlanan görkemli pasta yine görkemli Samuray kılıcı tarafından kesildi.Destekleri için Genel Müdür Murat Arslan’a Boyut Yayınlarının “Cihannümâ” kitabı armağan edildi.
Hizmeti geçen otel personel ile toplu hatıra fotografıyla toplantı son buldu.



yilmazparlar@yahoo.com

20 Nisan 2017 Perşembe


TYD’nin Hedefleri Büyük

Oya Narin “Türkiye turizmi bundan sonra 6’ncı sıradan daha yukarılara çıkmayı hedeflemeli” 

Başkanlığın  Oya Narin’in yaptığı TYD Turizm Yatırımcıları Derneği yönetim kurulu vefa örneği göstererek, Yüksek Danışma Kurulu Başkanı Turgut Gür'e 2013-2017 dönemi Başkanı Murat Ersoy’a, Ortaköy Feriye Palace’da özel bir davetle teşekkür plaketi verdi. 

TYD’nin yeni dönem Yönetim Kurulu Başkanı Oya Narin’in ev sahipliğinde, kokteyl daveti 19 Nisan 2017 Çarşamba akşamı boğazın büyülü eşsiz manzarası eşliğinde Ortaköy Feriye Palace’da gerçekleşti. 


Davete Turizm Yatırımcıları Derneği üyelerinin yanı sıra, Eski Turizm Bakanı Bahattin Yücel TUROB Başkanı Timur Bayındır TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy başta olmak üzere, Turizm Sektörü örgüt Başkanları  -Temsilcileri katıldılar. Eski TTSİS ve TİSK Başkanı İş adamı Halit Narin ve Eşi Özden Narin’de davete katılarak kızlarına destek verdiler.

TYD Yönetim Kurulu Başkanı Oya Narin, yaptığı  konuşmasıda, TYD’ye yaptıkları çalışmalardan ve desteklerden dolayı, TYD’nin eski Başkan ve üyelerine teşekkürlerini sundu. 

Oya Narin, “2018 yılında turizmde yeni bir dönüşüm başlayacak. Türkiye turizmi bundan sonra 6’ncı sıradan daha yukarılara çıkmayı hedeflemeli. Turizmde yeni bir atak başlayacak. Yatırımcılar da Türkiye turizmdeki yeni atağın dinamosudur” sözleriyle umutlarını ve inançlarını dile getirdi. 

Oya Narin gelecek yıllarda, turizmde öncülük görevini üstlenmeye devam edeceklerini, görev üstlendiği süre içerisinde son derece önemli araştırmalara imza atacaklarını, buna ilişkinde tüm üyelerin desteğini beklediklerini söyledi.
TYD Yönetim Kurulu Başkanı Oya Narin’in yaptığı konuşma sonrası, Yüksek Danışma Kurulu Başkanı Turgut Gür’e ve geçmiş dönem Başkanı Murat Ersoy’a teşekkür plaketlerini  takdim etdi. 
Turgut Gür konuşmasının özetinde birlik ve beraberlik içinde biriken bilgilerini ve tecrübelerini Turizm Yatırımcıları Derneğiyle paylaşacağını dile getirdi. Eski dönem başkanı Murat Ersoy turizmde iyi yerlere gelmenin ancak pazarlamayla olabileceğinin altını çizerek pazarlamanın önemini vurguladı. Sadece yatırımlar değil yatırımlarla birlikde pazarlamaya önem verilmesi gerektiğini, ancak yatırımların bu şekilde etkin ve verimli olabileceğini ifade etdi. 
Stratejik Ekonomi Araştırma Uzmanı Tülin Hattat, Bloomberg News’den Fethiye Sarol ile birlikde Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) Başkanı Timur Bayındır ile yaptığımız sohbet toplantısında, Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği (TYD) Başkanlığı’na seçilen Oya Narin'i makamında ziyaret ederek tebrik ettiğini, TYD Yönetim Kurulu Üyesi Banu Dedeman ve TÜROB Genel Müdürü İsmail Taşdemir’in de katıldığı ziyarette, Oya Narin’i tebrik ederek, TYD’nin bundan sonraki faaliyetlerinde başarı dileklerini sunduğunu, turizm sektörünün bu iki önemli meslek kurumunun, Türk turizminin içinde bulunduğu sıkıtınların aşılması konusunda işbirliği içinde olacaklarını söyledi. 
Eski Turizm Bakanı Bahattin Yücel’de Oya Narin’in çok başarılı bir grafik çizeceğine inandığını bizlerle paylaştı. 
yilmazparlar@yahoo.com